İçeriğe geç

K2Ders 06-60

Patella

06.7 — Alt Ekstremite Kemikleri · K2 Temel: Üniversiteye hazırlık ve sağlık bilimleri düzeyinde yapısal anatomi.

1.387 kelime · yaklaşık 9 dakika · 1 kaynak

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  • Patella iki ucundan hiçbir kemiğe bağlanmaz; onu kiriş yerinde tutar.
  • Arka yüzü pürüzsüz bir eklem yüzeyidir ve femurun oluğunda kayar.
  • BAĞLANMAK KONUMU SABİTLER, TEMAS ETMEK ETMEZ.
  • Bir kiriş, geçtiği yerde bir kemik geliştirebilir (Ders 06-04).
  • Kemik yukarıda geniş, aşağıda tek uçta toplanan ters bir üçgendir.
  • Yapı taşıdığı yükün biçimini alır; kuvvet yukarıda yayılmış aşağıda toplanmıştır (Ders 06-58).
  • Sesamoid sayısı kişiden kişiye değişir; diz önündeki bazı kişilerde iki parçadır (Ders 00-18).
  • Diz büküldüğünde kiriş dizin önünde bir köşe dönmek zorundadır.
  • PATELLA BİR MAKARA GİBİ ÇALIŞIR; KÖŞEYİ EKLEM EKSENİNDEN UZAKLAŞTIRIR.
  • Aynı kuvvet, kaldıraç kolu uzadıkça daha çok iş yapar (Ders 06-04).
  • TROKANTERDE KEMİK DIŞA TAŞIYORDU, BURADA KİRİŞİN İÇİNE AYRI KEMİK KONUYOR (Ders 06-59).
  • Sabit çıkıntının yeri değişmez; kirişin içindeki kemik hareket boyunca kayar.
  • Pürüzsüz yüzey kayar, pürüzlü yüzey lif tutar (Ders 06-16).
  • BİR KİRİŞ KEMİĞİN ÜZERİNDEN GEÇMEK ZORUNDAYSA ARAYA KAYAN BİR YÜZEY KONUR.
  • Bilekte bant kirişi kemiğe bastırıyordu, dizde kemik kirişi kemikten uzaklaştırıyor (Ders 06-51).
  • İki zıt çözüm iki ayrı sorundan doğar: kaçmamak ve sürtünmemek.
  • Dirsekte aynı işi ulnanın arkaya çıkan çıkıntısı yapar (Ders 06-50).
  • AYNI SORUN İKİ UZUVDA İKİ AYRI YOLLA ÇÖZÜLMÜŞ.
  • Fark yöndedir: dirsekte kuvvet arkadan gelir ve çıkıntı arkadadır.
  • Dizde baldır kemiğinin önünde çıkıntı için yer yoktur; orada eklem yüzeyi vardır.
  • Dizin eklem türü ve çalışması Kurs 07'ye havale edilir.

Bir sonraki derste dizin altına iniyoruz. Femurun alt ucunda iki yuvarlak yüzey vardı; şimdi onların oturduğu kemiğe bakacağız, ve orada yuvarlak değil neredeyse düz bir tabla var. Yuvarlak bir yüzey düz bir tablaya oturduğunda temas alanı küçüktür. Üstelik baldırda iki kemik var ama bu tablayı yalnız biri taşıyor. Gövdenin bütün ağırlığı iki yuvarlak yüzeyden düz bir tablaya nasıl aktarılır? Tibia.

Açılış

Dizinin önündeki kemiği elinle tut ve oynat. Oynuyor.

Şimdi bunu başka bir kemikle dene. Dirseğini, bileğini, kaburganı tut — hiçbiri parmağının altında böyle serbest kaymaz. Çünkü hepsi bir yerlere bağlı.

Bu kemik bağlı değil. En azından öteki kemiklerin bağlandığı biçimde değil.

İki ucundan hiçbir kemiğe bağlanmıyor. Onu yerinde tutan şey kemik değil, içine gömüldüğü kiriş. Üstelik üst uzuvda, dirseğin önünde bunun bir eşi yok — orada böyle bir kemik hiç oluşmuyor. O hâlde iki soru birden var: hiçbir kemiğe bağlanmayan bir kemik ne iş yapar, ve dirsek neden aynı işe ihtiyaç duymuyor?

Bu ders K2 katmanında. Sonunda bu kemiğin kaldıraç kolunu nasıl uzattığını, ikinci işinin ne olduğunu, dirsekteki karşılığının neden ayrı bir kemik değil bir çıkıntı olduğunu ve bu kemiğin nasıl oluştuğunu bileceksin.

Bu derste ne olacak

Önce bağlanma ile temas arasındaki farkı ayıracağız. Sonra kemiğin asıl işini bulacağız — dersin merkezi orası. Ardından ikinci işine, kayma yüzeyine bakacağız. Son olarak dirsekle karşılaştırıp iki farklı çözümü göreceğiz.

Sıfır noktası

Ve Ders 06-59'un cümlesini yanında tut: çıkıntı dışa taşar çünkü kaldıraç kolu uzunluk ister.

Mekanizma

Bağlanmıyor ama temas ediyor

Önce bir ayrım yapalım, çünkü "hiçbir kemiğe bağlanmıyor" cümlesi eksik.

Bu kemiğin ön yüzü pürüzlü ve dışarı bakıyor. Arka yüzü ise pürüzsüz ve bir eklem yüzeyi — femurun alt ucundaki oluğa oturuyor, diz büküldükçe orada kayıyor.

Yani kemik bir kemiğe değiyor. Ama değmek ile bağlanmak aynı şey değil.

BAĞLANMAK KONUMU SABİTLER, TEMAS ETMEK ETMEZ — BİR KEMİK YERİNDE TUTULMADAN DA BİR YÜZEYE YASLANABİLİR.

Onu yerinde tutan şey kirişin kendisi. Ders 06-04'te sesamoid fikrini kurmuştuk: bir kiriş, geçtiği yerde bir kemik geliştirebiliyor.

Kemiğin biçimi de bunu doğruluyor. Üstten bakınca geniş, aşağı indikçe daralıp bir uçta toplanıyor — kabaca ters bir üçgen.

Sebep içinde durduğu kirişte. Yukarıda kirişi besleyen kas geniş bir alandan geliyor; aşağıda ise kiriş tek bir noktaya, baldır kemiğinin ön yüzündeki bir tümseğe tutunuyor. Yani kuvvet yukarıda yayılmış, aşağıda toplanmış.

Ders 06-58'de üç bölge için kurduğumuz kural burada tek kemikte çalışıyor: yapı taşıdığı yükün biçimini alır.

Bunun bir sonucu var ve dürüstlük gereği söylenmeli. Sesamoid kemikler kişiden kişiye sayıca değişebiliyor; el ve ayakta bulunan küçük olanların bir kısmı kimi kişide var, kimi kişide yok. Diz önündeki büyük olan ise herkeste bulunuyor, ama bazı kişilerde tek parça yerine iki parça hâlinde kalıyor. Ders 00-18: değişkenlik normalin içindedir.

Yaygın yanlışBu kemiği "dizi koruyan bir kalkan" diye tanımlamak ve orada bırakmak.
Doğrusu

Öne bakan yüzü gerçekten darbe alır, ama bir kemiğin var olması için korumak yeterli bir gerekçe değildi — Ders 06-01'den beri her yapıyı taşıdığı işle okuyoruz. Bu ayrımı kaçıran biri asıl soruyu soramaz: koruma için orada olsaydı, dirsek önünün neden korunmasız bırakıldığını açıklaması gerekirdi.

Köşeyi eksenden uzaklaştırmak

Dersin merkezine geldik.

Dizin üstündeki büyük kas, kirişiyle baldır kemiğine tutunuyor ve çekince dizi düzeltiyor. Şimdi kirişin izlediği yola bak.

Diz büküldüğünde kiriş düz bir hat çizemiyor. Dizin önünde bir köşe dönmek zorunda, çünkü dizin ekseni onun arkasında kalıyor.

İşte kemik tam o köşede.

Ve yaptığı iş şu: köşeyi öne doğru itiyor. Kiriş kemiğin üstünden geçtiği için, dönüş noktası ekleme yaslanmıyor, ondan bir kemik kalınlığı kadar uzakta gerçekleşiyor.

Ders 06-04'te kaldıraç fikrini kurmuştuk: aynı kuvvet, kolu uzadıkça daha çok iş yapar.

PATELLA BİR MAKARA GİBİ ÇALIŞIR — KİRİŞİN DÖNDÜĞÜ KÖŞEYİ EKLEM EKSENİNDEN UZAKLAŞTIRIR.

Şimdi bir önceki dersle bağla. Ders 06-59'da trokanterin neden dışa taştığını sormuştuk, cevap kaldıraç koluydu. Orada kemiğin kendisi dışa taşıyordu.

Burada aynı ihtiyaç var ama çözüm başka: taşacak bir çıkıntı yerine, kirişin içine ayrı bir kemik konmuş.

TROKANTERDE KEMİK DIŞA TAŞIYORDU, BURADA KİRİŞİN İÇİNE AYRI BİR KEMİK KONUYOR — AYNI KAZANÇ, BAŞKA ÇÖZÜM.

Ve bu çözümün bir üstünlüğü var. Sabit bir çıkıntı hep aynı yerde durur; kirişin içindeki bir kemik ise diz büküldükçe kayar, yani kaldıraç kolu hareket boyunca ayarlanır.

İkinci iş: kayan yüzey

Kemiğin bir işi daha var, ve o Ders 06-16'nın kuralından çıkıyor: pürüzsüz yüzey kayar, pürüzlü yüzey lif tutar.

Bu kemik olmasaydı kiriş doğrudan femurun ucuna sürtünerek geçerdi. Yumuşak bir yapının sert bir kemiğin üzerinden, üstelik gövdenin ağırlığı altında defalarca geçmesi kötü bir düzenleme.

Araya bu kemik giriyor ve temas artık kiriş ile kemik arasında değil, kemik ile kemik arasında oluyor. İki eklem yüzeyi birbirinin üstünde kayıyor.

BİR KİRİŞ KEMİĞİN ÜZERİNDEN GEÇMEK ZORUNDAYSA ARAYA KAYAN BİR YÜZEY KONUR.

Burada bir karşılaştırma daha var. Ders 06-51'de bilekte bir bandın tavan kurup kirişleri kemiğe bastırdığını görmüştük. Orada bant kirişi kemiğe yaklaştırıyordu, burada kemik kirişi kemikten uzaklaştırıyor.

İki zıt çözüm, çünkü iki ayrı sorun: bilekte kirişin kaçmaması gerekiyordu, dizde kirişin sürtünmemesi.

Dirsekte neden yok

Şimdi açılıştaki ikinci soruya dönelim. Dirsek de bükülüyor, orada da bir kas kolu düzeltiyor. Neden orada böyle bir kemik yok?

Cevap dirsekte zaten var — ama ayrı bir kemik olarak değil.

Ders 06-50'de ulnanın üst ucunu kurmuştuk: dirseğin arkasında yukarı çıkan bir çıkıntı var ve kol düzelirken kemik kemiğe çarpıyor. O çıkıntı aynı zamanda kolu düzelten kasın tutunduğu yer.

Ve çıkıntı eklemin arkasında, eksenden uzakta duruyor. Yani kaldıraç kolu zaten uzun.

AYNI SORUN İKİ UZUVDA İKİ AYRI YOLLA ÇÖZÜLMÜŞ — DİRSEKTE KOMŞU KEMİĞİN KENDİ ÇIKINTISIYLA, DİZDE KİRİŞİN İÇİNE KONAN AYRI BİR KEMİKLE.

Peki neden aynı yol iki yerde de kullanılmamış? Fark yönde. Dirsekte kolu düzelten kas arkadan çekiyor ve çıkıntı da arkada, yani kuvvetin geldiği yönde. Dizde ise kas önden çekiyor ama baldır kemiğinin önünde yukarı çıkan böyle bir çıkıntı yok — orada eklem yüzeyi var.

Yani dizde çıkıntı için yer yok, ve boşluk kirişin içine yerleşen bir kemikle doldurulmuş.

Dizin eklem olarak nasıl çalıştığı, hangi türe girdiği yine Kurs 07'nin konusu; burada yalnız kemiklerin biçimini ve kuvvet yolunu okuduk.

Kaynağın patellayı femurdan hemen sonra ve baldır kemiklerinden önce vermesi bir sıra kararı. Bu kemik ne yukarıdaki ne aşağıdaki zincirin halkası; ikisinin arasındaki kuvvet yoluna ait. Femur bilinmeden kirişin döndüğü köşe görünmez, baldır kemikleri bilinmeden kirişin nereye vardığı. Kaynak bu yüzden onu tam ortaya koymuş.

Kendin dene

Toparlayalım

  • Patella iki ucundan hiçbir kemiğe bağlanmaz; onu kiriş yerinde tutar.
  • Arka yüzü pürüzsüz bir eklem yüzeyidir ve femurun oluğunda kayar.
  • BAĞLANMAK KONUMU SABİTLER, TEMAS ETMEK ETMEZ.
  • Bir kiriş, geçtiği yerde bir kemik geliştirebilir (Ders 06-04).
  • Kemik yukarıda geniş, aşağıda tek uçta toplanan ters bir üçgendir.
  • Yapı taşıdığı yükün biçimini alır; kuvvet yukarıda yayılmış aşağıda toplanmıştır (Ders 06-58).
  • Sesamoid sayısı kişiden kişiye değişir; diz önündeki bazı kişilerde iki parçadır (Ders 00-18).
  • Diz büküldüğünde kiriş dizin önünde bir köşe dönmek zorundadır.
  • PATELLA BİR MAKARA GİBİ ÇALIŞIR; KÖŞEYİ EKLEM EKSENİNDEN UZAKLAŞTIRIR.
  • Aynı kuvvet, kaldıraç kolu uzadıkça daha çok iş yapar (Ders 06-04).
  • TROKANTERDE KEMİK DIŞA TAŞIYORDU, BURADA KİRİŞİN İÇİNE AYRI KEMİK KONUYOR (Ders 06-59).
  • Sabit çıkıntının yeri değişmez; kirişin içindeki kemik hareket boyunca kayar.
  • Pürüzsüz yüzey kayar, pürüzlü yüzey lif tutar (Ders 06-16).
  • BİR KİRİŞ KEMİĞİN ÜZERİNDEN GEÇMEK ZORUNDAYSA ARAYA KAYAN BİR YÜZEY KONUR.
  • Bilekte bant kirişi kemiğe bastırıyordu, dizde kemik kirişi kemikten uzaklaştırıyor (Ders 06-51).
  • İki zıt çözüm iki ayrı sorundan doğar: kaçmamak ve sürtünmemek.
  • Dirsekte aynı işi ulnanın arkaya çıkan çıkıntısı yapar (Ders 06-50).
  • AYNI SORUN İKİ UZUVDA İKİ AYRI YOLLA ÇÖZÜLMÜŞ.
  • Fark yöndedir: dirsekte kuvvet arkadan gelir ve çıkıntı arkadadır.
  • Dizde baldır kemiğinin önünde çıkıntı için yer yoktur; orada eklem yüzeyi vardır.
  • Dizin eklem türü ve çalışması Kurs 07'ye havale edilir.

Bir sonraki derste dizin altına iniyoruz. Femurun alt ucunda iki yuvarlak yüzey vardı; şimdi onların oturduğu kemiğe bakacağız, ve orada yuvarlak değil neredeyse düz bir tabla var. Yuvarlak bir yüzey düz bir tablaya oturduğunda temas alanı küçüktür. Üstelik baldırda iki kemik var ama bu tablayı yalnız biri taşıyor. Gövdenin bütün ağırlığı iki yuvarlak yüzeyden düz bir tablaya nasıl aktarılır? Tibia.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Eğitim içeriğidir. Anatomik bilgi tıbbi tanı, tedavi ya da sağlık tavsiyesi değildir ve hiçbir tıp fakültesi dersinin veya klinik eğitimin yerine geçmez. Kişisel bir sağlık sorusu için hekime başvurun.