İçeriğe geç

K3Ders 01-24

Palmar, Dorsal ve Plantar Terimleri

01.3 — Yön Bildiren Terimler · K3 Tıp: Tıp fakültesi düzeyinde terminoloji, komşuluk, damar, sinir, lenf, histoloji ve embriyoloji.

1.208 kelime · yaklaşık 8 dakika · 1 kaynak

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  • El ve ayak yüzeyleri bedene göre değil, uzvun kendisine göre adlandırılır; uzuv döndüğünde ad değişmez.
  • Elde palmar (avuç içi) ve dorsal (el sırtı); ayakta plantar (taban) ve dorsal (ayak sırtı).
  • İki temas yüzeyinin ayrı adı olmasının sebebi işlev farkıdır: biri kavrar, diğeri yük taşır.
  • El ve ayak homologdur ama anatomik pozisyonda yüzleri farklı yönlere bakar; sebebi gelişim sırasındaki ZIT dönmedir.
  • Aynı dönme, dirsek ile dizin ters yönlere bükülmesini de açıklar.
  • Tırnak her iki uzuvda da dorsal yüzdedir — pratik bir çıpa.
  • Yüzey adları hareket adlarının da parçasıdır: dorsifleksiyon, plantar fleksiyon.
  • Klinikte kesinlik sağlar: yaralanma yeri, damar yolu, duyu kaybının haritası.

Bir sonraki derste üçüncü istisna ailesine geçiyoruz: kemik adına dayalı yön terimleri.

Açılış

İkinci istisna ailesi. Bu kez sorun gelişimsel kıvrım değil, uzvun kendi ekseni.

El ve ayak, gövdenin ucundaki iki yassı yapıdır ve ikisinin de iki yüzü vardır. Bu yüzleri bedenin genel eksenleriyle adlandırmak işe yaramaz — çünkü el hareket ettiğinde yüzlerin bedene göre yönü değişir, ama yüzlerin kendi kimliği değişmez.

Avuç içi, el nereye dönerse dönsün avuç içidir. Bu yüzden ona kendi adı verilmiştir.

El ve ayak yüzeyleri bedene göre değil, kendilerine göre adlandırılır. Bu, uzvun döndüğünde tarifi bozulmayan tek yoldur.

Bu derste ne olacak

Terimleri tanımlayacağız. Sonra neden gerekli olduklarını, hareket örnekleriyle göreceğiz. Ardından el ile ayak arasındaki şaşırtıcı asimetriye bakacağız — ikisi homolog ama yüzleri farklı yönlere bakar. Son olarak bu terimlerin hareket adlandırmasında nasıl kullanıldığını ele alacağız.

Sıfır noktası

Yani:

  • Elin iki yüzü: palmar (avuç içi) ve dorsal (el sırtı).
  • Ayağın iki yüzü: plantar (taban) ve dorsal (ayak sırtı).

Dikkat: "dorsal" ikisinde de kullanılıyor ama palmar yalnız elde, plantar yalnız ayakta.

Mekanizma

Neden bedenin genel terimleri yetmiyor

Somut bir deneme.

Kolunu yana sarkıt ve avucunu öne çevir — anatomik pozisyon. Şimdi avuç içi bedene göre öne bakıyor. Yani "anterior yüz" diyebilirdik.

Şimdi avucunu arkaya çevir. Avuç içi artık arkaya bakıyor. Ama hâlâ avuç içi.

Eğer o yüzü "anterior" diye adlandırsaydık, elin her dönüşünde adı değişirdi. Anatomik pozisyon bu sorunu bir ölçüde çözer (Ders 01-10) ama tam çözmez: gerçek hayatta el sürekli döner ve klinikte tariflerin duruştan bağımsız olması gerekir.

Çözüm: yüzeye kendi adını vermek. Palmar, elin nereye baktığından bağımsızdır.

Yaygın yanlışEl yüzeyleri için "ön" ve "arka" kullanmak.
Doğrusu

Günlük konuşmada anlaşılır ama anatomik metinde belirsizdir. Bir yaralanmanın "elin ön yüzünde" olduğunu söylemek, hangi duruşta ölçüldüğüne bağlıdır; "palmar yüzünde" demek her duruşta aynı yeri gösterir.

Dorsal terimi neden ikisinde de var

Mantık şu: her iki uzuv da "sırt" ve "karın" yüzü olan yassı yapılar sayılır. Sırt yüzüne dorsal denir; karın yüzüne ise elde palmar, ayakta plantar özel adı verilir.

Neden iki farklı ad? Çünkü işlevleri çok farklıdır. Avuç içi kavrar ve dokunur; ayak tabanı yük taşır ve zeminle temas eder. Ayrı işlev, ayrı yapı, ayrı ad.

Yapısal fark somuttur: her ikisinde de temas yüzeyinde kalın ve özelleşmiş bir doku bulunur, ama kalınlığı ve düzeni farklıdır. Ayak tabanındaki yük taşıma yapıları elde bulunmaz.

El ile ayak arasındaki asimetri

Şimdi şaşırtıcı kısma geliyoruz.

El ve ayak homolog yapılardır (Ders 01-09): aynı ekstremite planının iki versiyonu. Ama anatomik pozisyonda yüzleri bedene göre farklı yönlere bakar:

  • Elde: palmar yüz öne, dorsal yüz arkaya bakar.
  • Ayakta: plantar yüz aşağı, dorsal yüz yukarı bakar.

Yani elde yüzler ön–arka ekseninde, ayakta yukarı–aşağı ekseninde dizilmiştir.

Bunun sebebi gelişimseldir. Embriyoda kol ve bacak tomurcukları benzer biçimde başlar; gelişim sırasında ikisi zıt yönlerde döner. Bu dönme, erişkindeki yüz yönlerini belirler ve aynı zamanda diz ile dirseğin neden ters yönlere büküldüğünü de açıklar.

Bu tek gelişimsel olay üç şeyi birden açıklıyor:

  1. El ve ayak yüzlerinin farklı yönlere bakması.
  2. Dirseğin arkaya, dizin öne bükülmesi.
  3. Kol ve bacaktaki kas gruplarının farklı düzenlenmesi.

Kurs 04 ve Kurs 13 bunu ayrıntısıyla ele alacak. Burada bilmen gereken: el ve ayak yüzeylerinin farklı davranması bir tuhaflık değil, bir dönmenin sonucudur.

Yaygın yanlışAyağı "aşağı bakan el" gibi düşünmek.
Doğrusu

Ders 01-12'de bu uyarıyı yapmıştık; şimdi gerekçesi de var. İkisi homolog ama dönmeleri zıt olduğu için yüzey yönleri karşılaştırılabilir değil.

Parmaklarda kullanım

Aynı terimler parmaklar için de geçerlidir ve orada özellikle işe yarar.

Bir parmağın palmar yüzü, dorsal yüzü, ve iki yanı vardır. Yanlar için medial/lateral yerine genellikle başparmak ve serçe parmak tarafı belirtilir — çünkü el döndüğünde medial/lateral kayar (Ders 01-17).

Tırnak dorsal yüzdedir. Basit bir çıpa: tırnağı gördüğün yüz dorsaldir, hem elde hem ayakta.

Hareket adlandırmasında kullanımı

Bu terimler yalnız yüzey adı değil; hareket adlarının da parçasıdır.

Ayak bileğinde iki temel hareket vardır ve ikisi de bu yüzeylerden adlandırılır:

  • Ayak sırtının bacağa yaklaşması — dorsifleksiyon.
  • Ayak tabanının aşağı doğru bakması — plantar fleksiyon.

Bu adlandırma, hareketi hangi yüzeyin yönlendirdiğini doğrudan söyler. Ders 01-41'de bu hareketleri ayrıntısıyla göreceğiz.

Elde de benzer kullanımlar vardır: bileğin avuç yönünde ya da el sırtı yönünde bükülmesi, ilgili yüzeyin adıyla anılır.

Bu, terminolojinin tutarlılığının güzel bir örneği: yüzey adı, o yüzeye doğru olan hareketin de adı oluyor.

Yüzeylerin yapısal farkı

İki yüzeyin ayrı adı olmasının somut bir karşılığı var: yapıları gerçekten farklı.

Temas yüzeylerinde (avuç içi ve ayak tabanı) deri kalındır, kılsızdır ve altındaki dokuya sıkı bağ demetleriyle bağlanmıştır. Bu bağlanma önemli: deri kaymaz, çünkü kavrarken ve basarken kayması işlevi bozar. Ayrıca bu yüzeylerde ter bezleri yoğundur ve dokunma duyusu çok gelişmiştir.

Sırt yüzlerinde deri incedir, gevşek bağlıdır ve kıl taşır. Gevşek olması gerekir: parmaklar bükülürken deri gerilmek zorundadır. Bir yumruk yaptığında el sırtındaki derinin ne kadar gerildiğini görebilirsin.

Bu fark, ödem ve şişliğin neden ağırlıkla sırt yüzünde göründüğünü de açıklar: gevşek doku sıvıyı alır, sıkı bağlı doku almaz.

Yani terim ayrımı, yalnız bir adlandırma tercihi değil — iki gerçekten farklı yapıyı işaret ediyor.

Klinik kullanım

Bu terimlerin klinik değeri kesinlikten gelir.

Yaralanma tarifinde: "Elin dorsal yüzünde" ifadesi, elin duruşundan bağımsız olarak tek bir yeri gösterir.

Damar ve sinir tarifinde: El ve ayakta yüzeyel damarlar ağırlıklı olarak dorsal yüzde, kalın koruyucu doku ise palmar ve plantar yüzdedir. Bu, hem damar yolu açmanın hem nabız aramanın neden belirli yüzeylerde yapıldığını açıklar.

Duyu değerlendirmesinde: Elin ve ayağın iki yüzü farklı sinirlerden duyu alır. Hangi yüzde his kaybı olduğu, hangi sinirin etkilendiğini daraltır — Ders 00-15'teki lokalizasyon düşüncesinin doğrudan uygulaması.

Parmak numaralandırması

Yüzey terimleriyle birlikte kullanılan bir başka kesinleştirme aracı: parmakların numaralandırılması.

Parmaklar başparmaktan başlayarak numaralanır ve bu, hem elde hem ayakta aynı yönde ilerler. Numara kullanmanın avantajı, ad karışıklığını ortadan kaldırmasıdır — parmak adları günlük dilde kişiden kişiye ve dilden dile değişir, numara değişmez.

Klinik yazımda genellikle ikisi birlikte verilir: hem numara hem taraf bilgisi. "Sağ elin ikinci parmağının dorsal yüzü" ifadesi, üç ayrı belirsizliği birden kapatır: hangi el, hangi parmak, hangi yüz.

Bu, bu bölümün bütününde tekrar eden ilkeyi bir kez daha gösteriyor: her terim bir belirsizliği kapatmak için vardır. Ders 01-26'da bunu bir arada çalıştıracağız.

Kendin dene

Toparlayalım

  • El ve ayak yüzeyleri bedene göre değil, uzvun kendisine göre adlandırılır; uzuv döndüğünde ad değişmez.
  • Elde palmar (avuç içi) ve dorsal (el sırtı); ayakta plantar (taban) ve dorsal (ayak sırtı).
  • İki temas yüzeyinin ayrı adı olmasının sebebi işlev farkıdır: biri kavrar, diğeri yük taşır.
  • El ve ayak homologdur ama anatomik pozisyonda yüzleri farklı yönlere bakar; sebebi gelişim sırasındaki ZIT dönmedir.
  • Aynı dönme, dirsek ile dizin ters yönlere bükülmesini de açıklar.
  • Tırnak her iki uzuvda da dorsal yüzdedir — pratik bir çıpa.
  • Yüzey adları hareket adlarının da parçasıdır: dorsifleksiyon, plantar fleksiyon.
  • Klinikte kesinlik sağlar: yaralanma yeri, damar yolu, duyu kaybının haritası.

Bir sonraki derste üçüncü istisna ailesine geçiyoruz: kemik adına dayalı yön terimleri.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Eğitim içeriğidir. Anatomik bilgi tıbbi tanı, tedavi ya da sağlık tavsiyesi değildir ve hiçbir tıp fakültesi dersinin veya klinik eğitimin yerine geçmez. Kişisel bir sağlık sorusu için hekime başvurun.