İçeriğe geç

K2Ders 06-64

Metatars Kemikleri

06.7 — Alt Ekstremite Kemikleri · K2 Temel: Üniversiteye hazırlık ve sağlık bilimleri düzeyinde yapısal anatomi.

1.396 kelime · yaklaşık 9 dakika · 1 kaynak

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  • Ayakta beş tarak kemiği aynı sırada durur; hiçbiri çevrilmemiştir (Ders 06-52).
  • ELDE BİRİNCİ KEMİK YÖNÜYLE AYRILIR, AYAKTA KALINLIĞIYLA.
  • Yön bir kavrama işidir, kalınlık bir taşıma işi.
  • İkinci kemik iki kama arasına kenetlidir; birinci ve beşinci göreli oynaktır.
  • ORTA SABİT KENARLAR HAREKETLİ DÜZENİ AYAKTA DA GEÇERLİDİR (Ders 06-52).
  • Ayak zemine tabanının tamamıyla oturmaz; iki uçtan basar.
  • AYAK TABANI DÜZ BİR TAHTA DEĞİL, İKİ DESTEK ARASINDA GERİLMİŞ BİR YAYDIR.
  • Tarak kemikleri bu yayın ön kolunu kurar (Ders 06-63).
  • Kavisli sütun yük gelince esner, kalkınca toparlanır (Ders 06-34).
  • Yayın iki kazancı vardır: yükü dağıtmak ve geri vermek.
  • Kavis iç yanda yüksek, dış yanda alçaktır; ayak izi bunu gösterir.
  • Bir de enine kemer vardır; avuçta da aynısı kurulmuştu (Ders 06-52).
  • AYAKTA İKİ KEMER BİRBİRİNİ KESER; TABAN BİR KUBBE GİBİ DAVRANIR.
  • Kemeri ayakta tutan bağlar ve kirişler Kurs 07'ye havale edilir.
  • Birinci kemik kısa ve kalındır; yapı yükü izler (Ders 06-06).
  • Başının altında kirişin içine gömülü iki küçük kemik bulunur.
  • AYNI ÇÖZÜM ÜÇÜNCÜ KEZ: YÜKLÜ KİRİŞ KEMİK ÜZERİNDEN GEÇERSE ARAYA KEMİK GİREBİLİR (Ders 06-04, Ders 06-60).
  • AYNI ÖZELLİK İKİ UZUVDA İKİ AYRI KAZANÇ VERİR: KISALIK ELDE KUVVET, AYAKTA DAYANIM (Ders 06-53).
  • Beşinci kemiğin yana çıkan tümseğine bir kas kirişi tutunur (Ders 06-18).
  • Bu tümsek ayağın dış kenarında en güvenilir kılavuz noktadır (Ders 06-36, Ders 06-41).
  • KEMERİN İKİ ÖN AYAĞI VARDIR: İÇTE BİRİNCİ IŞIN, DIŞTA BEŞİNCİ.

Bir sonraki derste ayak parmaklarına geçiyoruz, ve orada bir orantı sorusu bekliyor. Elde parmaklar zincirin en uzun ve en işlek bölümüydü; kavramanın asıl işi onlarda bitiyordu. Ayakta ise parmaklar şaşırtıcı derecede kısa, neredeyse sıkışmış gibi duruyorlar. Üstelik kemik sayısı aynı, yalnız boyları kısalmış. Bir zincirin son halkaları neden bu kadar kısalır, ve kısaldıklarında ne iş yaparlar? Ayak falanksları.

Açılış

Ders 06-52'de avuçta beş tarak kemiği bulmuştuk ve biri ötekilerden ayrışıyordu. Başparmağınki çeyrek tur çevrilmişti; hareket düzlemi bu yüzden farklıydı ve avucun karşısına dönebiliyordu.

Ayakta o çevrilme yok. Beş kemik de aynı sırada, aynı yöne bakıyor.

Ama bu, beşinin birbirinin kopyası olduğu anlamına gelmiyor. Ayağını yandan gör: içteki kemik ötekilerden belirgin biçimde kısa ve kalın. Dıştaki ise arka ucundan yana doğru bir tümsek çıkarmış.

Yani ayrışma sürüyor, ama başka bir eksende. Elde birinci kemik yönüyle ayrılıyordu; ayakta kalınlığıyla ayrılıyor. Ve bu tek gözlem, ayağın ne yaptığını doğrudan söylüyor: yön bir kavrama işidir, kalınlık bir taşıma işi.

Bu ders K2 katmanında. Sonunda bu beş kemiğin kemerin neresini kurduğunu, birinci ışının neden kalın olduğunu, altındaki iki küçük kemiğin ne yaptığını ve dış kenardaki tümseğin ne işe yaradığını bileceksin.

Bu derste ne olacak

Önce beş kemiği ve aralarındaki farkları tanıyacağız. Sonra ayağın bir tahta değil bir yay olduğunu göreceğiz — dersin merkezi orası. Ardından birinci ışına yaklaşacağız. Son olarak dış kenardaki tümseğe bakacağız.

Sıfır noktası

Ve Ders 06-56'nın cümlesini yanında tut: eldeki kemer kavramak için, ayaktaki kemer taşımak için kurulur.

Mekanizma

Beş kemik, tek sıra

Beş kemiği arka uçlarından öne doğru izle.

Arka uçları, Ders 06-63'te tanıdığımız küçük tarsal kemiklere oturuyor: içteki üçü üç kama biçimli kemiğe, dıştaki ikisi köşeli kemiğe.

Ön uçlarında ise yuvarlak başlar var; ayağını yere bastığında parmakların hemen gerisinde hissettiğin sert topaklar bunlar.

Şimdi farkları say.

Birincisi en kısa ve en kalın. Öteki dördü daha ince ve uzun.

Beşincisinin arka ucu yana taşıyor. Ötekilerde böyle bir çıkıntı yok.

Ortadakiler daha sıkı oturmuş. İkinci kemik özellikle, iki kama arasında bir yuvaya girmiş gibi kenetli; birinci ve beşinci ise göreli oynak.

Bu son gözlem tanıdık. Ders 06-52'de avuçta tam bunu bulmuştuk: orta sabit, kenarlar hareketli.

ORTA SABİT KENARLAR HAREKETLİ DÜZENİ AYAKTA DA GEÇERLİ — AMA ELDE KAVRAMAYA, BURADA ZEMİNE UYUMA YARAR.

Yaygın yanlışAyak tarağını "elin tarağının kısa hâli" gibi düşünmek.
Doğrusu

İki grup gerçekten aynı taslakta, ama farklar rastgele değil. Elde birinci kemik çevrilmişti; burada çevrilmiyor, kalınlaşıyor. Bu ayrımı kaçıran biri en somut soruyu soramaz: iki grup aynıysa, biri neden kavrayabiliyor da öteki kavrayamıyor?

Ayak bir tahta değil, bir yay

Dersin merkezine geldik.

Ayağını yere bas ve tabanının hangi bölgeleri yere değiyor diye düşün. Arkada topuk, önde parmak köklerinin gerisindeki topaklar, dışta ince bir şerit. Ortada, iç yanda ise bir boşluk var — orası yere değmiyor.

Yani ayak zemine tabanının tamamıyla oturmuyor. İki uçtan basıyor ve arasını yükseltiyor.

Ders 06-63'te yükün topuğa ve öne ayrıldığını kurmuştuk. Şimdi o iki çıkışın arasında ne olduğu görünüyor: gerilmiş bir kavis, ve bu beş kemik onun ön yarısı.

AYAK TABANI DÜZ BİR TAHTA DEĞİL, İKİ DESTEK ARASINDA GERİLMİŞ BİR YAYDIR — TARAK KEMİKLERİ O YAYIN ÖN KOLUNU KURAR.

Ders 06-34'te omurganın eğriliklerini yay olarak okumuştuk: kavisli bir sütun yük gelince hafifçe esner, kalkınca toparlanır. Aynı okuma burada.

Ve yayın kazancı iki katlı. Birincisi yük yayılıyor: tek bir düz levha bütün ağırlığı aynı anda taşırdı, kavis ise kuvveti iki desteğe dağıtıyor. İkincisi geri veriyor: basınçta hafifçe düzleşen kemer, ayak kalkarken eski biçimine dönüyor.

Kavis iç yanda daha yüksek, dış yanda daha alçak. Bu yüzden ayak izine baktığında dış kenar boyunca bir şerit görünür, iç kenarda ise boşluk kalır.

Bir kavis daha var, ve o enine. Ders 06-52'de avuçta bir enine kemer kurmuştuk; ayakta da beş kemik arka uçlarında yan yana dururken yine bir kavis çiziyor.

Yani ayakta iki kemer üst üste biniyor: biri topuktan öne uzanıyor, öteki içten dışa. İkisinin kesişmesi tabanı bir kubbe gibi çalıştırıyor — tek yönde değil, her yönde esneyip toparlanabilen bir yüzey.

AYAKTA İKİ KEMER BİRBİRİNİ KESER — BU YÜZDEN TABAN BİR KAVİS DEĞİL, BİR KUBBE GİBİ DAVRANIR.

Burada dürüst bir sınır var. Kemeri ayakta tutan şey yalnız kemiklerin dizilimi değil; altında gerilmiş bağlar ve kirişler de var. Onlar kemik değil, ve Kurs 07'ye havale edilir.

Birinci ışın neden kalın

Şimdi içteki kemiğe yaklaşalım.

Kısa ve kalın. Ders 06-06'nın kuralı doğrudan okur: yapı yükü izler. Demek ki buradan çok yük geçiyor.

Neden? Çünkü kemerin yüksek tarafı burası, ve ayak yerden ayrılırken son temas noktası da burası. Ağırlık öne doğru geçtikçe iç kenara toplanıyor.

Bir de altında bir ayrıntı var. Bu kemiğin başının altında, kirişin içine gömülü iki küçük kemik bulunuyor.

Tanıdık geldi mi? Ders 06-04'te sesamoid fikrini kurmuş, Ders 06-60'ta diz önündeki büyük örneği okumuştuk.

AYNI ÇÖZÜM ÜÇÜNCÜ KEZ: YÜKLÜ BİR KİRİŞ KEMİĞİN ÜZERİNDEN GEÇİYORSA ARAYA BİR KEMİK GİREBİLİR.

Ve şimdi elle karşılaştır. Ders 06-53'te başparmağın kısalığının kuvvet kazandırdığını kurmuştuk: kısa zincirin ucundaki kuvvet artıyordu.

Ayakta da birinci kemik kısa, ama kazanç aynı değil. Orada kısalık kuvvet üretmek içindi, burada kalınlıkla birleşip yük taşımak için.

AYNI ÖZELLİK İKİ UZUVDA İKİ AYRI KAZANÇ VERİR — KISALIK ELDE KUVVET, AYAKTA DAYANIM ANLAMINA GELİR.

Dış kenardaki tümsek

Son olarak beşinci kemiğe bakalım.

Arka ucundan yana doğru bir çıkıntı taşıyor, ve bu çıkıntı derinin hemen altında. Ayağının dış kenarında, ortaya yakın bir yerde parmakla kolayca bulunuyor.

İki işi var.

Birincisi tutunma. Ders 06-18'in kuralıyla okunur: bir kas kirişi buraya tutunuyor, ve çıkıntı o çekmenin izi.

İkincisi işaret olmak. Ders 06-36 ve Ders 06-41'de elle bulunan çıkıntıların sayma başlangıcı verdiğini kurmuştuk. Ayağın dış kenarında bu en güvenilir kılavuz nokta.

Ve kemerin ön desteği tek değil.

KEMERİN İKİ ÖN AYAĞI VARDIR: İÇTE BİRİNCİ IŞIN, DIŞTA BEŞİNCİ — İKİSİ ARASINDA KALAN ÜÇ KEMİK KAVSİ KURAR.

Yani beş kemik üç ayrı iş bölüşmüş: içteki taşıyor, dıştaki dayanıyor, ortadakiler köprü kuruyor.

Kaynağın ayak tarağını tarsal kemiklerden hemen sonra vermesi bir sıra kararı, ve elde de aynısını yapmıştı. Ama gerekçe farklı. Elde tarak, bilekten gelen kemeri sürdüren bir geçiş bölgesiydi. Ayakta tarak, yükün ikiye ayrıldığı noktadan sonraki ön kolu — yani bir sürdürme değil, bir tamamlama. Bu ders ancak arka ayak bilindikten sonra yazılabilir, çünkü yayın öteki ucu orada.

Kendin dene

Toparlayalım

  • Ayakta beş tarak kemiği aynı sırada durur; hiçbiri çevrilmemiştir (Ders 06-52).
  • ELDE BİRİNCİ KEMİK YÖNÜYLE AYRILIR, AYAKTA KALINLIĞIYLA.
  • Yön bir kavrama işidir, kalınlık bir taşıma işi.
  • İkinci kemik iki kama arasına kenetlidir; birinci ve beşinci göreli oynaktır.
  • ORTA SABİT KENARLAR HAREKETLİ DÜZENİ AYAKTA DA GEÇERLİDİR (Ders 06-52).
  • Ayak zemine tabanının tamamıyla oturmaz; iki uçtan basar.
  • AYAK TABANI DÜZ BİR TAHTA DEĞİL, İKİ DESTEK ARASINDA GERİLMİŞ BİR YAYDIR.
  • Tarak kemikleri bu yayın ön kolunu kurar (Ders 06-63).
  • Kavisli sütun yük gelince esner, kalkınca toparlanır (Ders 06-34).
  • Yayın iki kazancı vardır: yükü dağıtmak ve geri vermek.
  • Kavis iç yanda yüksek, dış yanda alçaktır; ayak izi bunu gösterir.
  • Bir de enine kemer vardır; avuçta da aynısı kurulmuştu (Ders 06-52).
  • AYAKTA İKİ KEMER BİRBİRİNİ KESER; TABAN BİR KUBBE GİBİ DAVRANIR.
  • Kemeri ayakta tutan bağlar ve kirişler Kurs 07'ye havale edilir.
  • Birinci kemik kısa ve kalındır; yapı yükü izler (Ders 06-06).
  • Başının altında kirişin içine gömülü iki küçük kemik bulunur.
  • AYNI ÇÖZÜM ÜÇÜNCÜ KEZ: YÜKLÜ KİRİŞ KEMİK ÜZERİNDEN GEÇERSE ARAYA KEMİK GİREBİLİR (Ders 06-04, Ders 06-60).
  • AYNI ÖZELLİK İKİ UZUVDA İKİ AYRI KAZANÇ VERİR: KISALIK ELDE KUVVET, AYAKTA DAYANIM (Ders 06-53).
  • Beşinci kemiğin yana çıkan tümseğine bir kas kirişi tutunur (Ders 06-18).
  • Bu tümsek ayağın dış kenarında en güvenilir kılavuz noktadır (Ders 06-36, Ders 06-41).
  • KEMERİN İKİ ÖN AYAĞI VARDIR: İÇTE BİRİNCİ IŞIN, DIŞTA BEŞİNCİ.

Bir sonraki derste ayak parmaklarına geçiyoruz, ve orada bir orantı sorusu bekliyor. Elde parmaklar zincirin en uzun ve en işlek bölümüydü; kavramanın asıl işi onlarda bitiyordu. Ayakta ise parmaklar şaşırtıcı derecede kısa, neredeyse sıkışmış gibi duruyorlar. Üstelik kemik sayısı aynı, yalnız boyları kısalmış. Bir zincirin son halkaları neden bu kadar kısalır, ve kısaldıklarında ne iş yaparlar? Ayak falanksları.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Eğitim içeriğidir. Anatomik bilgi tıbbi tanı, tedavi ya da sağlık tavsiyesi değildir ve hiçbir tıp fakültesi dersinin veya klinik eğitimin yerine geçmez. Kişisel bir sağlık sorusu için hekime başvurun.