K2Ders 06-30
Maksilla ve Mandibula
06.4 — Kafatasına Genel Bakış · K2 Temel: Üniversiteye hazırlık ve sağlık bilimleri düzeyinde yapısal anatomi.
1.394 kelime · yaklaşık 9 dakika · 2 kaynak
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Çiğneme kuvveti kafatasına tutunan musculus temporalis ve musculus masseter'de üretilir, alt çene, dişler ve üst çene yoluyla kafatasına döner: kapalı bir döngü.
- Mandibula kalın, hareketli ve tek parçadır; maksilla sabit, ince duvarlı ve sinus maxillaris'i taşır.
- Alt çene bir kaldıraçtır; azı dişleri eklem ve kaslara yakın olduğu için ön dişlerden daha güçlü ısırır.
- Yüz, çiğneme yükünün yukarı çıktığı dikey sütunlar boyunca kalınlaşmış, aralarında incelmiştir; hava boşluğu bu ince bölgededir.
- Dişler kemiğe tutunmaz, processus alveolaris'in yuvalarına oturur ve lifli bir bağla asılır.
- Diş taşıyan kemik dişlerden gelen yükle var olur; diş kaybından sonra yük kalktığı için erir.
- Dişsiz çenede kemik sırtı alçalınca nervus mentalis'in deliği üst kenara yaklaşır ve takma diş siniri sıkıştırabilir.
Bu derste yüzün iki büyük kemiğini ve çiğneme kuvvetinin yukarı çıktığı sütunları gördük. Bir sonraki derste yüzün küçük kemiklerine geçiyoruz ve "küçük" sözcüğü hemen bir soru doğuruyor, çünkü bu sütunlardan biri doğrudan elmacık kemiğinin üzerinden geçer. Dört küçük kemiğin dördünün de bambaşka işler gördüğünü ve bir kemiğin öneminin boyutundan değil, nerede durduğundan geldiğini göreceğiz. Zigomatik, Nazal, Lakrimal ve Palatin Kemikler.
Açılış
Yetmiş iki yaşındaki bir kadın, yirmi yıldır kullandığı alt takma dişinin artık hiç oturmadığından yakınır. Takma diş konuşurken kalkar, yemek yerken yerinden oynar; son aylarda çenesinin önünde, takma dişin kenarının bastığı bir noktada keskin bir ağrı da başlamıştır. Diş hekimi ağzına baktığında, dişlerin bir zamanlar oturduğu kemik sırtının neredeyse tamamen kaybolduğunu, alt çenenin ön bölümünün düz ve alçak bir kemik bandına dönüştüğünü görür. Grafide alt çene kemiğinin genç bir insanınkine göre çok daha ince olduğu ve çenenin ön yüzündeki küçük sinir deliğinin, olması gerekenden çok daha yukarıda, kemiğin üst kenarına yakın durduğu görülür. Hekim, yeni bir takma diş yapmanın sorunu çözmeyeceğini, takma dişi tutturacak vidalar için de önce kemiğin yeniden kurulması gerekebileceğini söyler. Kadının sorusu şudur: dişleri çekildi diye çene kemiği neden eriyip gitsin?
Çiğneme kuvveti kafatasında nereden doğar ve nereye gider? Sert bir şeyi neden ön dişlerle değil, azı dişleriyle kırarız? Ve dişleri taşıyan kemik, dişler gidince neden değişir?
Bu derste ne olacak
Önce çiğneme kuvvetinin kafatası içinde nasıl kapalı bir döngü kurduğunu göreceğiz. Sonra alt çeneyi bir kaldıraç olarak okuyacağız. Ardından yüzün neden her yerinde aynı kalınlıkta olmadığına bakacağız. Son olarak dişleri taşıyan kemiğin dişlerle ilişkisini kuracak ve açılıştaki kadına döneceğiz.
Sıfır noktası
Mekanizma
Kuvvet burada üretilir
Kafatasının öbür kemikleri dışarıdan gelen kuvvetleri karşılıyordu: başın ağırlığı, darbeler, kasların çekmesi. Çiğneme kemiklerinde kuvvet içeride üretilir. Ağzı kapatan güçlü kaslar kafatasına tutunur: şakağı kaplayan geniş kas, musculus temporalis, kafatasının yan duvarından iner ve alt çenenin kolunun ön ucuna tutunur; yanağın arkasında elle hissedilen kalın kas, musculus masseter, elmacık kemerinden çenenin köşesine iner. Bu kaslar kasıldığında alt çeneyi yukarı çeker. Alt çenenin dişleri lokmaya, lokma üst çenenin dişlerine bastırır. Üst çene kafatasına sabittir ve aldığı kuvveti yüzün kemiklerinden geçirerek yukarı, kafatası tabanına iletir.
Kasların zaten kafatasına tutunduğu hatırlandığında, kuvvetin bir halka çizdiği görülür: kafatasından çıkan kas çekişi, alt çene, dişler ve üst çene yoluyla yine kafatasına döner. Başın ağırlığı yukarıdan aşağı tek yönde akarken, çiğneme yükü kapalı bir döngü kurar ve bu döngünün her halkası yeterince güçlü olmak zorundadır.
İki çenenin bu halkadaki rolü farklıdır. Alt çene kasların bağlandığı, hareket eden ve kuvveti dişlere taşıyan kalın, tek parça bir kemiktir; iki yarısı bebeklikte orta hatta kaynaşır. Üst çene ise kafatasına sabit, ince duvarlı ve içinde yüzün en büyük hava boşluğunu, sinus maxillaris, taşıyan bir kemiktir; kuvveti karşılayıp yukarı dağıtır.
Kaldıraç: neden azı dişleri
Alt çene bir kaldıraç gibi çalışır. Destek noktası arkada, şakak kemiğindeki çene eklemindedir. Kasların çektiği yer eklemin biraz önündedir. Yükün karşılandığı yer ise dişlerdir. Azı dişleri eklem ve kaslara yakın, ön dişler ise onlardan uzaktadır.
Bir kaldıraçta, aynı kas kuvveti destek noktasına ve kas tutunmasına yakın bir yerde daha büyük bir kuvvet üretir, ama daha az yol alır; uzak bir noktada ise daha az kuvvet üretir, ama daha çok yol alır. Azı dişleri bu yüzden ön dişlerden belirgin biçimde daha güçlü ısırır. Sert bir şeyi kırmak için onu ağzın arkasına, azı dişlerinin arasına almak bundandır; ön dişler ise kesmek ve koparmak için hız ve açıklık kazandırır. Dişlerin biçimleri de bu işbölümünü yansıtır: önde ince ve keskin, arkada geniş ve çok tümsekli.
Yüz her yerinde güçlü değil
Çiğneme kuvvetinin üst çeneden yukarı çıktığını söyledik, ama üst çene ince duvarlı bir kemiktir ve içi büyük ölçüde boştur. Bu kadar ince bir kemik bu kuvveti nasıl taşır?
Ders 06-29'da yükün geçmediği yerde malzemenin azaltılabildiğini görmüştük. Aynı kural tersinden de geçerlidir: yükün geçtiği yerde malzeme artar. Yüz kemiklerinde, çiğneme kuvvetinin yukarı çıktığı hatlar boyunca kalınlaşmış dikey kemik sütunları vardır. Biri ön dişlerin üstünden burun deliğinin yanından yukarı, alın kemiğine; biri azı dişlerinin üstünden elmacık kemiğine; biri de arkada sfenoidin aşağı inen çıkıntılarına doğru uzanır. Bu sütunların arasındaki bölgeler ise incedir; üst çenenin hava boşluğu tam bu sütunların arasında, yükün geçmediği yerde durur. Yüz her yerinde güçlü değildir; yükün çıktığı hatlar boyunca kalınlaşmış, aralarında incelmiştir.
Bu düzenin bir sonucu da vardır. Yüze önden gelen bir darbe, yukarı doğru gelen çiğneme yükü için kurulmuş bu sütunlara enlemesine çarpar ve yüzün orta bölümü, aradaki ince bölgelerden kolayca kırılabilir.
Dişleri taşıyan kemik
Kemiğin komşularıyla şimdiye kadar iki tür ilişkisini gördük: yüzeyine tutunmak ve yüzeyinde kaymak. Dişler ikisine de uymaz. Dişler kemiğin içine, diş taşıyan çıkıntının yuvalarına oturur ve kökleri, yuvanın duvarına ince bir lifli bağla asılıdır. Çiğneme sırasında dişe gelen kuvvet bu bağ aracılığıyla yuvanın kemiğine aktarılır.
Diş taşıyan çıkıntı, dişlerden gelen bu yükle var olur ve biçimlenir. Ders 06-13'te kemiğin biçiminin yüzeylerinde süren ekleme ve kaldırmayla biriktiğini görmüştük. Diş çekildiğinde o bölgedeki yuva önce kanla, sonra yeni kemikle dolar; ama yük ortadan kalktığı için kemik sırtı yeniden yapılanma sırasında kaldırılan malzemenin yerine yenisini koymaz ve zamanla erir. Dişini kaybetmiş bir çenede diş taşıyan çıkıntı alçalır ve incelir.
Klinik bağ: dişsiz kalan çene
Açılıştaki kadına dönelim. Dişleri çekildikten sonra yıllar içinde alt çenesindeki diş taşıyan çıkıntı büyük ölçüde erimiştir. Takma diş, artık var olmayan bir sırtın üzerine oturmaya çalıştığı için tutunacak yer bulamaz ve hareket eder. Alt çenede bu erime üst çeneden genellikle daha belirgindir.
Çenenin ön yüzündeki küçük delikten, alt dudağın ve çenenin derisinin duyusunu taşıyan bir sinir, nervus mentalis, çıkar. Gençte bu delik, kemiğin yüksekliğinin ortalarına yakın, diş köklerinin altındadır. Diş taşıyan çıkıntı eriyip kemiğin üst kenarı aşağı indikçe, delik göreli olarak kemiğin üst kenarına yaklaşır. Takma dişin kenarı sonunda doğrudan bu deliğin ve içinden çıkan sinirin üstüne basar; kadının çenesinin önünde hissettiği keskin ağrı bundandır.
Tedavinin mantığı da bu dersten çıkar. Takma dişi kemiğe vidalarla tutturmak, vidaların oturacağı yeterli kemik gerektirir. Kemik çok erimişse, önce başka bir yerden alınan ya da yapay bir malzemeyle sırt yeniden kurulur. Vidalar yerleşip çiğneme kuvvetini yeniden kemiğe aktarmaya başladığında, kemiğe yük geri döner ve çevresindeki kemiğin erimesi büyük ölçüde yavaşlar. Diş kaybından sonra yuvayı korumaya yönelik girişimlerin değeri de buradan gelir.
Yaygın yanlışÜst ve alt çeneyi aynı işi yapan iki simetrik parça sanmak.
Alt çene kasların bağlandığı, hareket eden, kalın ve tek parça bir kaldıraçtır; kuvveti taşır ve dişlere iletir. Üst çene kafatasına sabit, ince duvarlı ve içi büyük ölçüde boş bir kemiktir; kuvveti karşılar ve yüzün kalın sütunları boyunca yukarı dağıtır. Aynı döngünün iki ucunda iki farklı iş görürler.
Kendin dene
Toparlayalım
- Çiğneme kuvveti kafatasına tutunan musculus temporalis ve musculus masseter'de üretilir, alt çene, dişler ve üst çene yoluyla kafatasına döner: kapalı bir döngü.
- Mandibula kalın, hareketli ve tek parçadır; maksilla sabit, ince duvarlı ve sinus maxillaris'i taşır.
- Alt çene bir kaldıraçtır; azı dişleri eklem ve kaslara yakın olduğu için ön dişlerden daha güçlü ısırır.
- Yüz, çiğneme yükünün yukarı çıktığı dikey sütunlar boyunca kalınlaşmış, aralarında incelmiştir; hava boşluğu bu ince bölgededir.
- Dişler kemiğe tutunmaz, processus alveolaris'in yuvalarına oturur ve lifli bir bağla asılır.
- Diş taşıyan kemik dişlerden gelen yükle var olur; diş kaybından sonra yük kalktığı için erir.
- Dişsiz çenede kemik sırtı alçalınca nervus mentalis'in deliği üst kenara yaklaşır ve takma diş siniri sıkıştırabilir.
Bu derste yüzün iki büyük kemiğini ve çiğneme kuvvetinin yukarı çıktığı sütunları gördük. Bir sonraki derste yüzün küçük kemiklerine geçiyoruz ve "küçük" sözcüğü hemen bir soru doğuruyor, çünkü bu sütunlardan biri doğrudan elmacık kemiğinin üzerinden geçer. Dört küçük kemiğin dördünün de bambaşka işler gördüğünü ve bir kemiğin öneminin boyutundan değil, nerede durduğundan geldiğini göreceğiz. Zigomatik, Nazal, Lakrimal ve Palatin Kemikler.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.
Eğitim içeriğidir. Anatomik bilgi tıbbi tanı, tedavi ya da sağlık tavsiyesi değildir ve hiçbir tıp fakültesi dersinin veya klinik eğitimin yerine geçmez. Kişisel bir sağlık sorusu için hekime başvurun.