İçeriğe geç

K2Ders 09-27

Lenf Düğümünün Yapısı

09.4 — Lenfatik Sistemin Mimarisi · K2 Temel: Üniversiteye hazırlık ve sağlık bilimleri düzeyinde yapısal anatomi.

1.058 kelime · yaklaşık 7 dakika · 2 kaynak

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  • Lenf düğümü kapsülle sarılı, fasulye biçimli bir organdır; getirici damarlar dış yüzden girer, götürücü damar, arter ve ven hilum'dan geçer.
  • Düğümün içi ağ lifleri ve ağ hücrelerinden kurulu bir iskeleyle doludur.
  • Lenf sinus subcapsularis'ten kabuk sinüslerine, öz sinüslerine ve götürücü damara geçer; sinüslerdeki makrofajlar lenfi süzer.
  • Kabuktaki lenf foliküllerinde B lenfositleri toplanır; uyarılan foliküllerde çoğalma merkezi gelişir.
  • Derin kabukta T lenfositleri ve kandan lenfositlerin girdiği yüksek endotelli venüller bulunur.
  • Öz kordonlarında plazma hücreleri antikor salgılar.
  • Enfeksiyonda düğümler hassas ve hareketli, tümör yayılımında sert ve yapışık olabilir; bekçi düğüm biyopsisi gereksiz düğüm çıkarılmasını azaltır.

Bu derste lenfin bir düğümden geçip götürücü damarla ayrıldığını gördük. Bir bölgenin düğümlerinden çıkan götürücü damarlar zincirleme başka düğümlerden geçer ve sonunda birleşerek daha büyük lenf gövdelerini kurar. Bir sonraki derste bu gövdeleri, bedenin hangi bölgesinin lenfini taşıdıklarını ve hangilerinin eşli, hangisinin tek olduğunu göreceğiz. Lenf Trunkusları.

Açılış

Bedende birkaç yüz lenf düğümü vardır ve çoğu boyunda, koltuk altında, kasıkta, göğüs ve karın boşluğunda, büyük damarların çevresinde kümeler oluşturur. Her biri birkaç milimetreden bir iki santimetreye kadar büyüklükte, fasulye biçimli küçük bir organdır. Toplayıcı lenf damarları düğüme dış yüzünün birçok noktasından girer; lenf düğümün içindeki dar kanallardan yavaşça süzülür ve düğümden, fasulyenin çukur tarafındaki bir girintiden çıkan daha az sayıda damarla ayrılır. Düğüm bu yavaş geçiş sırasında lenfi hem süzer hem de içindeki bağışıklık hücrelerine gösterir.

Lenf düğümün içinde nasıl bir yoldan geçer? Bağışıklık hücreleri düğümün neresinde bekler ve oraya nereden gelir? Ve bir kanser ameliyatında cerrah neden tümöre en yakın tek bir düğümü ayrıca arar?

Bu derste ne olacak

Önce düğümün dış yapısını, kapsülünü, düğüme giren ve çıkan damarları ve damarların girip çıktığı girintiyi göreceğiz. Sonra lenfin kapsülün hemen altındaki kanaldan başlayıp düğümün merkezine ve oradan çıkışa uzanan yolunu izleyeceğiz. Ardından düğümün üç bölgesini, kabuğu, derin kabuğu ve özü, ve her bölgede hangi bağışıklık hücrelerinin toplandığını ele alacağız. Son olarak düğümlerin büyümesinin ne anlama gelebileceğini ve kanser cerrahisinde bekçi düğüm kavramını göreceğiz.

Sıfır noktası

Mekanizma

Kapsül, girinti ve iskele

Lenf düğümü sıkı bağ dokusundan bir kapsülle, capsula'yla, sarılıdır. Kapsülden düğümün içine doğru bölmeler, trabeculae, uzanır. Düğümün bir yanında, fasulyenin çukur yüzünde, hilum denen bir girinti vardır: düğüme giren arter ve düğümden çıkan ven ile götürücü lenf damarı buradan geçer. Getirici lenf damarları ise kapsülü dış yüzün birçok farklı noktasından deler.

Düğümün içini ince bir ağ doldurur. Bu ağ, ağ lifleri denen ince kolajen lifleriyle, fibrae reticulares'le, ve bu lifleri saran ağ hücreleriyle kurulur. Ağın gözleri lenfositler, makrofajlar ve diğer bağışıklık hücreleriyle doludur. Bu iskele hücrelere hem tutunacak bir yüzey hem de birbirleriyle karşılaşacakları bir düzen sağlar.

Lenfin yolu: kapsülden hilusa

Getirici damarlardan gelen lenf önce sinus subcapsularis'e dökülür. Bu kanaldan bölmelerin yanında uzanan kabuk sinüslerine, oradan düğümün merkezindeki öz sinüslerine geçer. Öz sinüsleri hilum'da birleşir ve götürücü damara açılır. Sinüslerin duvarı kesintili bir endotelle döşelidir ve içlerinden ağ lifleri geçer; bu lifler akışı böler ve yavaşlatır.

Sinüslerin duvarlarına ve liflerine tutunmuş makrofajlar, yavaşlayan lenfin içindeki mikropları, hücre artıklarını ve yabancı parçacıkları yakalayıp yutar. Sinüs duvarının kesintili yapısı, lenfin içindeki maddelerin ve hücrelerin düğüm dokusunun içine de sızabilmesini sağlar. Böylece lenf düğümden ayrılmadan önce hem süzülmüş olur hem de taşıdığı yabancı maddeler bağışıklık hücrelerine gösterilir. Kanser hücreleri de düğüme lenfle geldiğinde ilk olarak bu kapsül altı kanalda birikir.

Üç bölge ve hücreleri

Düğümün en dış kısmı kabuk bölgesidir. Burada B lenfositlerinin toplandığı yuvarlak kümeler, lenf folikülleri bulunur. Bir folikül bir mikroba karşı uyarıldığında ortasında açık renkli bir bölge, çoğalma merkezi (centrum germinale) gelişir; B lenfositleri burada çoğalır ve antikor üreten hücrelere dönüşmeye hazırlanır.

Foliküllerin altındaki derin kabukta çoğunlukla T lenfositleri bulunur. Bu bölgede küp biçimli endotel hücreleriyle döşeli özel venüller vardır. Kanla gelen lenfositler bu venüllerin duvarından geçerek düğüme girer. Böylece düğüm lenfositleri yalnızca lenften değil, doğrudan kandan da alır; lenfositlerin büyük bölümü düğüme bu yoldan girer.

Düğümün merkezindeki öz bölgesinde, öz kordonları (chordae medullares) denen hücre şeritleri ile bunların arasındaki öz sinüsleri yan yana uzanır. Kordonlarda antikor salgılayan plazma hücreleri ve makrofajlar bulunur. Plazma hücrelerinin salgıladığı antikorlar götürücü damarlarla lenfe ve oradan kana karışır.

Klinik bağ: şişen düğüm ve bekçi düğüm

Bir enfeksiyon sırasında düğümdeki lenfositler çoğalır, foliküllerde çoğalma merkezleri büyür ve düğüm şişer. Kapsül gerildiği için bu tür büyümüş düğümler çoğunlukla hassas ve ağrılıdır, elle itildiğinde yer değiştirebilir. Buna karşılık ağrısız, sert, çevre dokulara yapışık ve haftalar içinde küçülmeyen bir düğüm, düğüme yayılmış bir tümörü düşündürebilir ve hekim tarafından değerlendirilmesi gerekir.

Bir organın lenfinin ilk ulaştığı düğüme bekçi düğüm denir. Meme kanseri ve deri kanserlerinin bazı türlerinde tümörün çevresine boya ya da işaretli bir madde verilir ve bu maddenin ilk ulaştığı düğüm ameliyatta bulunup çıkarılır. Bekçi düğümde tümör hücresi yoksa, o bölgedeki öteki düğümlerde de bulunma olasılığı düşüktür ve bütün düğümlerin çıkarılmasına çoğu zaman gerek kalmaz. Ders 09-25'te gördüğümüz koldaki lenfödem riski bu yaklaşımla belirgin olarak azalmıştır.

Yaygın yanlışLenf düğümünün lenfositlerini yalnızca kendisine gelen lenften aldığını düşünmek.
Doğrusu

Lenfositlerin büyük bölümü düğüme kandan, derin kabuktaki yüksek endotelli venüllerin duvarından geçerek girer. Lenf ise düğüme mikropları ve yabancı maddeleri getirir; düğüm, kandan gelen lenfositler ile lenften gelen bu maddelerin karşılaştığı yerdir.

Kendin dene

Toparlayalım

  • Lenf düğümü kapsülle sarılı, fasulye biçimli bir organdır; getirici damarlar dış yüzden girer, götürücü damar, arter ve ven hilum'dan geçer.
  • Düğümün içi ağ lifleri ve ağ hücrelerinden kurulu bir iskeleyle doludur.
  • Lenf sinus subcapsularis'ten kabuk sinüslerine, öz sinüslerine ve götürücü damara geçer; sinüslerdeki makrofajlar lenfi süzer.
  • Kabuktaki lenf foliküllerinde B lenfositleri toplanır; uyarılan foliküllerde çoğalma merkezi gelişir.
  • Derin kabukta T lenfositleri ve kandan lenfositlerin girdiği yüksek endotelli venüller bulunur.
  • Öz kordonlarında plazma hücreleri antikor salgılar.
  • Enfeksiyonda düğümler hassas ve hareketli, tümör yayılımında sert ve yapışık olabilir; bekçi düğüm biyopsisi gereksiz düğüm çıkarılmasını azaltır.

Bu derste lenfin bir düğümden geçip götürücü damarla ayrıldığını gördük. Bir bölgenin düğümlerinden çıkan götürücü damarlar zincirleme başka düğümlerden geçer ve sonunda birleşerek daha büyük lenf gövdelerini kurar. Bir sonraki derste bu gövdeleri, bedenin hangi bölgesinin lenfini taşıdıklarını ve hangilerinin eşli, hangisinin tek olduğunu göreceğiz. Lenf Trunkusları.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Eğitim içeriğidir. Anatomik bilgi tıbbi tanı, tedavi ya da sağlık tavsiyesi değildir ve hiçbir tıp fakültesi dersinin veya klinik eğitimin yerine geçmez. Kişisel bir sağlık sorusu için hekime başvurun.