İçeriğe geç

K2Ders 04-40

Koryonik Villuslar

04.7 — Plasenta ve Fetal Zarlar · K2 Temel: Üniversiteye hazırlık ve sağlık bilimleri düzeyinde yapısal anatomi.

1.269 kelime · yaklaşık 8 dakika · 2 kaynak

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  • Villuslar koryondan spatium intervillosum'a uzanır; içleri bebeğe, dışları anneye bakar.
  • Birincil villus, syncytiotrophoblastus ile örtülü bir cytotrophoblastus çıkıntısıdır; yalnızca bir yüzeydir.
  • İkincil villusta ortaya mesoderma extraembryonicum girer; üçüncül villusta bu dokuda damarlar kurulur.
  • Sıra tersine çevrilemez: damar bir doku, doku bir çıkıntı olmadan kurulamaz.
  • Tutunma villusları plasentayı decidua basalis'e bağlar; ince serbest dallar alışverişi yapar.
  • Plasentayı chorion frondosum kurar; rahim boşluğuna bakan yüzün villusları geriler.
  • Gebelik ilerledikçe dallanma artar ve iki kanı ayıran duvar incelir.
  • Villuslar bebeğin genetik yapısını taşır; damarsız ve sıvıyla şişmiş villuslar mol gebeliği gösterir.

Bu derste villusların içinde bebeğin damarlarının nasıl kurulduğunu gördük. Bir sonraki derste bu damarları bebeğe bağlayan kordona bakacağız: kordonun neden iki tanesi bir yöne, bir tanesi öbür yöne giden üç damar taşıdığını, hangi damarın hangi kanı taşıdığını ve sürekli bükülüp dolanan bir kordonun içindeki damarların neden tıkanmadığını göreceğiz. Umbilikal Kordon.

Açılış

Gebeliğin on birinci haftasındaki bir kadının ilk çocuğunda kalıtsal bir kas hastalığı vardır. Kadın ve eşi, bu bebeğin aynı hastalığı taşıyıp taşımadığını gebeliğin erken döneminde öğrenmek ister. Kadın doğum uzmanı ultrason eşliğinde karın duvarından ince bir iğne ilerletir ve plasentanın gelişmekte olan bölümünden birkaç miligramlık doku alır. Birkaç gün sonra laboratuvar sonucu gelir: incelenen hücrelerin genetik yapısı annenin değil, bebeğin genetik yapısıdır. Aileyi şaşırtan şey, örneğin bebeğin kendisinden değil, annenin rahim duvarına gömülü duran plasentadan alınmış olmasıdır. Örneklenen doku, bebeğin çevresindeki zardan annenin kanına doğru uzanan küçük dallardır ve bu dallar, embriyonun kendisi gibi döllenmiş yumurtanın soyundan gelir.

Plasentanın alışveriş yüzeyini kuran dallar nasıl oluşur? Neden bir anda değil, birbirini izleyen aşamalarla kurulurlar? Ve gebelik ilerledikçe bu dallar neden daha verimli hâle gelir?

Bu derste ne olacak

Önce villusun ne olduğunu ve nereye uzandığını göreceğiz. Sonra villusun üç aşamada kurulduğunu ve bu aşamaların neden bu sırayla olmak zorunda olduğunu ele alacağız. Ardından dallanmanın artmasını ve iki kanı ayıran duvarın incelmesini açıklayacağız. Son olarak villuslar arasındaki iş bölümünü ve damarsız kalan villusların ortaya çıkardığı bir gebelik tablosunu inceleyeceğiz.

Sıfır noktası

Mekanizma

Villus nereye uzanır

Ders 04-39'da plasentanın, annenin kanı ile bebeğin kanını karıştırmadan buluşturmak için çok geniş bir yüzey ve çok ince bir ayırıcı kullandığını gördük. Bu yüzeyi kuran yapılar villuslardır. Villuslar bebeğin çevresindeki zardan, koryondan, çıkar ve annenin kanıyla dolu boşluğa, spatium intervillosum, doğru uzanır.

Villusun içi bebeğe, dışı anneye bakar. Alışveriş için üç şey birden gerekir: annenin kanına değen bir yüzey, o yüzeyin altında bir destek dokusu ve bu dokunun içinde bebeğin kanını taşıyan bir damar. Üçü aynı anda kurulamaz, çünkü her biri bir öncekinin üzerine kurulur.

Üç aşama

İkinci haftanın sonunda, Ders 04-17'de gördüğümüz trofoblastın iki katmanı arasında ilk değişiklik başlar. İçteki sitotrofoblast hücreleri çoğalarak dıştaki çok çekirdekli katmanın, syncytiotrophoblastus, içine doğru parmak gibi uzanır. Böylece ortası sitotrofoblast, dışı sinsityotrofoblast olan bir çıkıntı oluşur. Bu birincil villustur. Yüzey vardır, ama altında ne bir destek dokusu ne de bir damar bulunur.

Üçüncü haftanın başında, koryonu döşeyen gevşek bağ dokusu, mesoderma extraembryonicum, birincil villusun ortasına doğru büyür. Villusun ortası artık bağ dokusudur; çevresinde sitotrofoblast ve en dışta sinsityotrofoblast vardır. Bu ikincil villustur. Destek dokusu gelmiştir, ama damar henüz yoktur.

Üçüncü haftanın sonuna doğru villusun ortasındaki bağ dokusunda kan hücreleri ve küçük damarlar belirir. Bu damarlar koryondaki ve bebeği bağlayan saptaki damarlarla birleşir. Damar içeren villus üçüncül villustur. Bebeğin kalbi atmaya başladığında, kan bu damarlara ulaşır ve alışveriş başlar.

Sıra tersine çevrilemez. Damar, içinde uzanacağı bir doku olmadan kurulamaz; doku da onu taşıyacak bir çıkıntı olmadan yerleşemez. Villus, kendi ön koşullarını birbiri ardına kurar.

Tutunma ve serbest villuslar

Bazı villuslar uzanıp ucu rahim duvarına, decidua basalis'e, değene kadar büyür. Uçlarındaki sitotrofoblast hücreleri sinsityotrofoblastı delerek dışarı taşar ve rahim duvarı boyunca yayılarak plasentayı çevreleyen bir kabuk oluşturur. Bu büyük villuslar, tutunma villusları, plasentayı rahim duvarına bağlar.

Tutunma villuslarının yanlarından ise boşluğa doğru serbestçe uzanan, uçları hiçbir yere değmeyen dallar çıkar. Asıl alışveriş bu ince, serbest dallarda yapılır. Villuslar arasında böylece bir iş bölümü kurulur: kalın gövdeler taşır ve tutturur, ince dallar alışveriş yapar.

Başlangıçta koryonun her yanı villuslarla kaplıdır. Rahim duvarına bakan yüzdeki villuslar büyümeye ve dallanmaya devam eder; bu bölüm chorion frondosum olarak plasentayı kurar. Rahim boşluğuna bakan yüzdeki villuslar ise kan akımı azaldıkça geriler ve o yüz düz bir zara dönüşür.

Gebelik ilerledikçe iki değişim

Gebelik boyunca bebek büyür ve ihtiyacı artar. Villuslar bu artışı iki ayrı yoldan karşılar.

Dallanma artar. Gövde villuslarından yeni dallar, bu dallardan daha incesi çıkar. Son aylarda villusların büyük bölümü, ucunda bol kılcal damar bulunan ince uç dallardır. Plasentanın büyüklüğü çok artmadan alışveriş yüzeyi büyür.

İki kanı ayıran duvar incelir. İlk aylarda villusun yüzeyinde sinsityotrofoblastın altında kesintisiz bir sitotrofoblast katmanı vardır. Dördüncü ay dolaylarından itibaren bu katman yer yer kaybolur. Villusun içindeki kılcal damarlar da yüzeye doğru yaklaşır ve bazı yerlerde sinsityotrofoblastın hemen altına dayanır. Annenin kanı ile bebeğin kanı arasındaki uzaklık gebeliğin sonunda başlangıçtakinin küçük bir bölümüne iner. Geniş yüzey ile ince ayırıcı, gebelik ilerledikçe ikisi birlikte iyileşir.

Klinik bağ: villustan alınan örnek ve damarsız villus

Açılıştaki örneğin bebeğin genetik yapısını göstermesinin nedeni, villusların döllenmiş yumurtanın soyundan gelmesidir. Trofoblast da, villusun ortasındaki bağ dokusu da embriyoyla aynı kökenden gelir. Bu yüzden gebeliğin onuncu ile on üçüncü haftaları dolaylarında, plasentanın büyüyen bölümünden alınan küçük bir örnek, bebeğin kromozomları ve bazı kalıtsal hastalıkları hakkında bilgi verir. Plasentanın hücreleri bebekle çok nadiren farklı bir kromozom yapısı taşıyabilir; böyle bir şüphede sonuç başka bir yöntemle doğrulanır.

Villusların kuruluş sırası bozulduğunda görülen bir tablo da mol gebeliktir. Bu tabloda döllenme sırasındaki bir hata yüzünden normal bir embriyo gelişmez; trofoblast ise aşırı çoğalır. Villuslar üçüncü aşamaya ulaşamaz, içlerinde damar kurulmaz. Damarsız villusların ortasında sıvı birikir ve villuslar üzüm salkımı gibi şişer. Gebelik testinin ölçtüğü hormon sinsityotrofoblasttan salgılandığı için, kadının kanında bu hormon beklenenden çok yüksek çıkabilir; rahim gebelik haftasına göre büyük olabilir ve kanama görülebilir. Ultrasonda rahmin içinde embriyo yerine çok sayıda küçük kistçik görülür. Rahim temizlendikten sonra, trofoblast dokusunun tamamen ortadan kalktığından emin olmak için hormon düzeyi düzenli olarak izlenir.

Yaygın yanlışPlasentanın annenin dokusu olduğunu ve plasentadan alınan bir örneğin annenin genetik yapısını göstereceğini sanmak.
Doğrusu

Villuslar, onları örten trofoblast ve ortalarındaki bağ dokusu dahil, döllenmiş yumurtanın soyundan gelir ve bebeğin genetik yapısını taşır. Plasentanın anneye ait bölümü yalnızca villusların gömüldüğü rahim duvarıdır. Plasenta iki bedenin dokularının birlikte kurduğu bir organdır ve villuslar bebeğin tarafındadır.

Kendin dene

Toparlayalım

  • Villuslar koryondan spatium intervillosum'a uzanır; içleri bebeğe, dışları anneye bakar.
  • Birincil villus, syncytiotrophoblastus ile örtülü bir cytotrophoblastus çıkıntısıdır; yalnızca bir yüzeydir.
  • İkincil villusta ortaya mesoderma extraembryonicum girer; üçüncül villusta bu dokuda damarlar kurulur.
  • Sıra tersine çevrilemez: damar bir doku, doku bir çıkıntı olmadan kurulamaz.
  • Tutunma villusları plasentayı decidua basalis'e bağlar; ince serbest dallar alışverişi yapar.
  • Plasentayı chorion frondosum kurar; rahim boşluğuna bakan yüzün villusları geriler.
  • Gebelik ilerledikçe dallanma artar ve iki kanı ayıran duvar incelir.
  • Villuslar bebeğin genetik yapısını taşır; damarsız ve sıvıyla şişmiş villuslar mol gebeliği gösterir.

Bu derste villusların içinde bebeğin damarlarının nasıl kurulduğunu gördük. Bir sonraki derste bu damarları bebeğe bağlayan kordona bakacağız: kordonun neden iki tanesi bir yöne, bir tanesi öbür yöne giden üç damar taşıdığını, hangi damarın hangi kanı taşıdığını ve sürekli bükülüp dolanan bir kordonun içindeki damarların neden tıkanmadığını göreceğiz. Umbilikal Kordon.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Eğitim içeriğidir. Anatomik bilgi tıbbi tanı, tedavi ya da sağlık tavsiyesi değildir ve hiçbir tıp fakültesi dersinin veya klinik eğitimin yerine geçmez. Kişisel bir sağlık sorusu için hekime başvurun.