K1Ders 05-13
Kıl ve Kıl Folikülü
05.3 — Deri Ekleri · K1 Keşif: Ön bilgisi olmayan herkes için sade kavramsal giriş.
1.092 kelime · yaklaşık 7 dakika · 2 kaynak
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Kıl, keratinle dolmuş ölü hücrelerden oluşur; gövdesi, scapus pili, damarsız ve sinirsiz olduğu için kesilince acımaz.
- Kılın dışta kütikula, ortada renk taşıyan korteks ve kalın kıllarda ortada bir öz vardır.
- Folliculus pili, epidermisin dermise inen çöküntüsüdür; dibindeki bulbus pili kılı üretir.
- Soğanın tabanındaki kıl papillası damarları taşır ve büyümeyi yönlendirir; kıl dipten uzar.
- Kılın rengi soğandaki melanositlerden gelir; lanugo, ince tüy ve son kıl olmak üzere üç tür kıl vardır.
- Folikül büyüme, gerileme ve dinlenme evrelerinden geçer; kılın boyunu büyüme evresinin süresi belirler.
- Telojen dökülmede foliküller eşzamanlı dinlenmeye girer; bazı kanser ilaçları büyüme evresindeki kılların üretimini keser.
Bu derste kıl folikülünü ve kılın nasıl üretildiğini gördük. Bir sonraki derste foliküle açılan ilk bezi, yağ bezini göreceğiz: hücrelerinin salgıyı dışarı vermek yerine kendileri parçalanarak salgıya dönüştüğünü ve bu bezin avuç içi ile ayak tabanında neden bulunmadığını. Sebase Bezler.
Açılış
Doğum yaptıktan üç ay sonra bir kadın, tarağında ve yastığında her zamankinden çok daha fazla saç teli bulmaya başlar. Saçlarının döküldüğünden korkar; oysa birkaç ay içinde dökülme kendiliğinden durur ve saçlar yeniden sıklaşır. Gebelik boyunca saç köklerinin çoğu büyüme evresinde kalmış, doğumdan sonra ise çok sayıda kök aynı anda dinlenme evresine geçmiştir. Birkaç ay süren dinlenmenin sonunda bu kökler eski kılları birlikte döker. Bu tablo, kılın kesintisiz uzayan bir iplik değil, her biri kendi döngüsünü yaşayan küçük bir organın ürünü olduğunu gösterir. Bu organa kıl folikülü denir.
Kıl nerede ve nasıl üretilir? Kesildiğinde neden acımaz, çekildiğinde neden acır? Ve bir kıl ne kadar uzar, neden sonunda dökülür?
Bu derste ne olacak
Önce kılın kendisini, deri dışında kalan gövdesini ve katmanlarını göreceğiz. Sonra kılı üreten folikülü, dibindeki soğanı ve soğanın içindeki papillayı ele alacağız. Ardından kılın rengini, türlerini ve büyüme döngüsünü açıklayacağız. Son olarak döngünün bozulduğu iki dökülme türünü inceleyeceğiz.
Sıfır noktası
Mekanizma
Kılın kendisi
Kıl, deri yüzeyinin dışında kalan gövdesiyle, scapus pili, ve derinin içinde kalan köküyle birlikte ölü hücrelerden oluşan bir yapıdır. Ders 05-07'de keratinositlerin keratinle dolup ölerek boynuz katmanını oluşturduğunu gördük. Kıl da aynı biçimde, keratinle dolmuş ve birbirine sıkıca kenetlenmiş ölü hücrelerden yapılır; ama buradaki keratin daha serttir. İçinde damar ya da sinir bulunmaz. Bu yüzden saç kesilirken hiçbir şey hissedilmez.
Kılın enine kesitinde üç katman görülür. En dışta kiremit gibi üst üste binmiş yassı hücrelerden oluşan kütikula bulunur. Ortada kılın büyük bölümünü oluşturan ve rengini taşıyan korteks yer alır. Kalın kıllarda ortada gevşek hücrelerden oluşan bir öz bulunabilir; ince kıllarda bu öz yoktur.
Folikül ve soğan
Kıl folikülü epidermisin dermise, bazen deri altı dokusuna kadar inen bir çöküntüsüdür. Folikülün duvarı epidermisle süreklidir ve dışını bir bağ dokusu kılıfı sarar. Folikülün dibinde genişlemiş kıl soğanı, bulbus pili, bulunur. Soğanın tabanına dışarıdan bir bağ dokusu çıkıntısı, kıl papillası, girer. Bu papilla soğanı besleyen damarları taşır ve soğandaki hücrelere ne kadar süre ve ne hızla bölüneceklerini bildiren sinyaller gönderir.
Papillayı saran soğan hücreleri vücudun en hızlı bölünen hücreleri arasındadır. Bölünen hücreler yukarı doğru itilir, keratinle dolar, ölür ve kılı oluşturur. Kıl böylece uçtan değil dipten uzar; yeni hücreler alttan eklendikçe eski kısım yukarı ve dışarı doğru itilir. Folikülün çevresini ise kılın en küçük hareketini algılayan sinir uçları sarar. Kıl çekildiğinde acının hissedilmesi, kılın kendisinden değil, bu canlı folikülden kaynaklanır. Folikülün yan duvarına kılı dikleştiren küçük düz kas, musculus arrector pili, tutunur; bu kas ve folikülle birlikte çalışan yapılar ilerideki bir derste ele alınacak.
Renk ve kıl türleri
Kılın rengi soğandaki melanositlerden gelir. Ders 05-08'de derideki melanositlerin pigmenti komşu keratinositlere aktardığını gördük; soğandaki melanositler de pigmenti kılı oluşturacak hücrelere aktarır. Kahverengi-siyah ve kırmızı-sarı pigmentin oranı kılın rengini belirler. Yaşla birlikte soğandaki melanositler azalır ve pigment üretimi durur; kıl korteksinde pigment kalmayınca saç ağarır.
Vücutta üç tür kıl bulunur. Anne karnında bebeği saran ince, pigmentsiz kıllara lanugo denir ve doğumdan önce ya da kısa süre sonra dökülür. Vücudun büyük bölümünü ince, kısa, açık renkli tüyler, vellus, kaplar. Saçlı deri, kaş, kirpik ve ergenlikten sonra koltuk altı, kasık ve erkeklerde yüz kılları ise kalın ve renkli olan son kıllardır. Ergenlikte artan erkeklik hormonları, bu bölgelerdeki ince tüylerin foliküllerini kalın kıl üreten foliküllere dönüştürür.
Büyüme döngüsü
Kıl folikülü sürekli çalışmaz; bir döngü içinde çalışır. Büyüme evresinde soğan hücreleri bölünür ve kıl uzar; saçlı deride bu evre yıllarca sürebilir. Ardından birkaç haftalık bir gerileme evresi gelir: soğandaki bölünme durur ve folikül kısalır. Sonra birkaç ay süren dinlenme evresi başlar. Bu evrenin sonunda eski kıl dökülür ve aynı folikülde yeni bir kıl büyümeye başlar.
Bir kılın ulaşabileceği boy, büyüme evresinin süresine bağlıdır. Saçlı derinin büyüme evresi uzun olduğu için saç çok uzayabilir; kaşların ve kirpiklerin büyüme evresi kısa olduğu için bu kıllar kesilmese de belirli bir boyun ötesine geçmez. İnsanda komşu foliküller birbirinden bağımsız döngüler yaşar. Her gün bir miktar saçın dökülmesi, dinlenme evresini tamamlayan foliküllerin olağan işidir.
Klinik bağ: iki dökülme
Açılıştaki kadında görülen telojen dökülme, foliküllerin döngüsünün eşzamanlanmasından doğar. Yüksek ateşli bir hastalık, büyük bir ameliyat, doğum ya da ağır bir sarsıntı çok sayıda folikülü aynı anda büyüme evresinden çıkarır. Bu foliküller dinlenme evresinin sonunda, yani birkaç ay sonra, kıllarını birlikte döker. Foliküller yok olmadığı için dökülme geçicidir ve saç zamanla eski yoğunluğuna döner.
Kanser tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar ise hızla bölünen hücreleri hedef alır. Kıl soğanının hücreleri bu ilaçlardan hızla etkilenir ve büyüme evresindeki kılların üretimi birden kesilir. Kıllar tedaviden birkaç hafta sonra dökülür; tedavi bittikten sonra foliküller çoğunlukla yeniden çalışmaya başlar.
Yaygın yanlışSaçın ucundan uzayan canlı bir doku olduğunu, kesildikçe daha hızlı ya da daha gür çıkacağını düşünmek.
Kıl, folikülün dibindeki soğanda üretilip yukarı itilen ölü hücrelerden oluşur; ucunun kesilmesi soğana ulaşmaz. Kılın ne kadar uzayacağını ve ne sıklıkta döküleceğini folikülün büyüme döngüsü belirler.
Kendin dene
Toparlayalım
- Kıl, keratinle dolmuş ölü hücrelerden oluşur; gövdesi, scapus pili, damarsız ve sinirsiz olduğu için kesilince acımaz.
- Kılın dışta kütikula, ortada renk taşıyan korteks ve kalın kıllarda ortada bir öz vardır.
- Folliculus pili, epidermisin dermise inen çöküntüsüdür; dibindeki bulbus pili kılı üretir.
- Soğanın tabanındaki kıl papillası damarları taşır ve büyümeyi yönlendirir; kıl dipten uzar.
- Kılın rengi soğandaki melanositlerden gelir; lanugo, ince tüy ve son kıl olmak üzere üç tür kıl vardır.
- Folikül büyüme, gerileme ve dinlenme evrelerinden geçer; kılın boyunu büyüme evresinin süresi belirler.
- Telojen dökülmede foliküller eşzamanlı dinlenmeye girer; bazı kanser ilaçları büyüme evresindeki kılların üretimini keser.
Bu derste kıl folikülünü ve kılın nasıl üretildiğini gördük. Bir sonraki derste foliküle açılan ilk bezi, yağ bezini göreceğiz: hücrelerinin salgıyı dışarı vermek yerine kendileri parçalanarak salgıya dönüştüğünü ve bu bezin avuç içi ile ayak tabanında neden bulunmadığını. Sebase Bezler.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.
Eğitim içeriğidir. Anatomik bilgi tıbbi tanı, tedavi ya da sağlık tavsiyesi değildir ve hiçbir tıp fakültesi dersinin veya klinik eğitimin yerine geçmez. Kişisel bir sağlık sorusu için hekime başvurun.