İçeriğe geç

K1Ders 07-08

Eklem Yüzü ve Eklem Kıkırdağı

07.2 — Sinovyal Eklem Mimarisi · K1 Keşif: Ön bilgisi olmayan herkes için sade kavramsal giriş.

1.342 kelime · yaklaşık 9 dakika · 1 kaynak

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  • Bu bölüm yalnız sinovyal eklemlerin içini açar (Ders 07-04).
  • Mimarinin ilk parçası yüzeyin kendisidir.
  • Kemik yüzeyi tutunma için pürüzlüdür ve pürüzlü yüzey kaymaz (Ders 06-16, Ders 06-18).
  • Sert bir yüzey basıldığında yayılmaz; kuvvet küçük bir alana biner (Ders 06-18, Ders 06-61).
  • ÇIPLAK KEMİK NE KAYAR NE YAYAR; İKİ AYRI SORUN BİRDEN VARDIR.
  • Eklem kıkırdağını yalnız kayganlaştırıcı saymak işin yarısını görmektir.
  • Kaymak için ince ve kaygan, yaymak için kalın ve sıkışabilir bir katman gerekir.
  • Kıkırdağın yüzeyi kaygandır, kalınlığı sıkıştırılabilir (Ders 07-03).
  • KAPLAMA İKİ İŞİ BİRDEN YAPAR: YÜZEYİYLE KAYDIRIR, KALINLIĞIYLA YAYAR.
  • Kaygan olmak bir yüzey özelliği, yaymak bir hacim özelliğidir.
  • Öteki kıkırdak türü dirençlidir ama kaygan değildir (Ders 07-06).
  • Tibia tablasında çözüm yüzeyin altındaydı; burada üstündedir (Ders 06-61).
  • Kaplama her yeri değil, belli bir alanı örter.
  • KAPLAMANIN SINIRI HAREKET AÇIKLIĞININ SINIRIDIR (Ders 06-21).
  • YÜZEYİN GENİŞLİĞİ NE KADAR OYNANDIĞINI SÖYLER.
  • Yüzey biçimi ekseni, yüzey genişliği miktarı verir (Ders 06-22).
  • Derin ve dar yuva küçük kaplama, sığ ve geniş yüzey büyük menzil demektir (Ders 06-19).
  • Karşılıklı iki eklem yüzü birbirinin tam kopyası değildir.
  • TAM UYAN İKİ YÜZEY BİRBİRİNİN ÜZERİNDE GEZİNEMEZ; uyuşmazlık gezinmenin şartıdır (Ders 06-61).
  • Kaplama düzgün kalınlıkta değildir; yükün çok bindiği yerde kalınlaşır.
  • YAPI YÜKÜ İZLER KURALI KEMİKLE SINIRLI DEĞİLDİR (Ders 06-06).
  • Beslenme Ders 07-15'e, klinik sonuçlar Ders 00-16'ya havale edilir.

Bir sonraki derste bir adım dışa çıkıyoruz. Bu derste yüzeyi kapladık ama boşluk hâlâ açık duruyor — Ders 07-04'te kapatılması gerektiğini söylemiştik. Şimdi o kılıfa bakacağız, ve orada tanıdık bir çelişki var. Kılıf sızdırmaz olmalı, yoksa boşluk boşluk olmaktan çıkar. Ama aynı kılıf hareketi de engellememeli, yoksa boşluğun sağladığı bütün serbestlik boşa gider. Sıkı ve gevşek olmak zorunda olan bir yapı bu iki isteği nasıl karşılar? Fibröz kapsül ve sinovyal zar.

Açılış

Yeni bir bölüme giriyoruz, ve bu bölüm üç sınıftan yalnız birinin içini açacak.

Ders 07-04'te sebebini kurmuştuk: boşluk hem en çok imkânı hem en çok ek yapıyı getiriyor. Fibröz ve kıkırdak eklemlerde anlatılacak şey aradaki malzemeyle bitiyordu; burada malzemenin yokluğu bir mimari gerektiriyor.

O mimarinin ilk parçası en dıştaki: yüzeyin kendisi.

Ders 07-06'da bir cümle kurmuştuk. Düz kıkırdak sinkondrozda bağlayıcıdır, sinovyal eklemde ise kaplamadır — rolü belirleyen malzeme değil, bulunduğu düzendir.

Şimdi o kaplamaya yakından bakıyoruz, ve iki soru soruyoruz. Bir kaplama neden gerekli? Kemik zaten sert bir malzeme; iki sert yüzey doğrudan birbirine değemez mi? Ve neden tam olarak bu malzeme? Kaygan bir şey isteniyorsa daha kaygan seçenekler düşünülebilir.

Bu ders K1 katmanında ve Bölüm 07.2'yi açıyor. Sonunda çıplak kemiğin neden yetmediğini, kaplamanın hangi iki işi birden yaptığını, eklem yüzünün sınırını neyin çizdiğini ve kalınlığın neden her yerde aynı olmadığını bileceksin.

Bu derste ne olacak

Önce çıplak kemiğin iki ayrı sorununu kuracağız. Sonra kaplamanın ikisini birden nasıl çözdüğünü göreceğiz — dersin merkezi orası. Ardından yüzeyin sınırını kimin çizdiğine bakacağız. Son olarak kalınlığı okuyacağız.

Sıfır noktası

Ve Ders 06-21'in cümlesini yanında tut: eklem yüzü anlık temas alanı değil, hareket boyunca temas edenlerin toplamıdır.

Mekanizma

Çıplak kemiğin iki sorunu

İki kemiğin doğrudan birbirine değdiğini düşün. Ne olur?

Birinci sorun sürtünme. Ders 06-16'da kurmuştuk: pürüzsüz yüzey kayar, pürüzlü yüzey lif tutar. Kemik yüzeyi tutunma için pürüzlüdür — Ders 06-18'de bunu bir bilgi kaynağı olarak kullandık. Ama pürüzlü bir yüzey kaymak için kötüdür, ve iki pürüzlü yüzey birbirini aşındırır.

İkinci sorun yükün toplanması. Ders 06-61'de tibia tablasında görmüştük: yuvarlak bir yüzey düz bir tablaya oturunca temas alanı küçük kalıyor. Ders 06-18'in ölçüsü devrede — gerilim, kuvvetin alana bölümüdür. Sert bir yüzey basıldığında yayılmaz; kuvvet olduğu gibi küçük bir noktaya biner.

ÇIPLAK KEMİK NE KAYAR NE YAYAR — İKİ AYRI SORUN BİRDEN VARDIR.

Ve dikkat: bunlar bağımsız iki sorun. Birini çözen bir çözüm ötekini çözmeyebilir.

Yaygın yanlışEklem kıkırdağını yalnız "kayganlaştırıcı bir tabaka" diye tanımlamak.
Doğrusu

Kayganlık yaptığı işin bir yarısı. Bu ayrımı kaçıran biri kalınlığın neden değiştiğini açıklayamaz: yalnız kaymak için olsaydı ince ve her yerde eşit bir film yeterdi, oysa değil.

Tek malzeme, iki iş

Dersin merkezine geldik.

İki sorunun çözümleri normalde birbiriyle çelişir.

Kaymak için çok ince, çok kaygan, sert bir film istersin. Ama böyle bir film yükü yaymaz; altındaki sert zemine olduğu gibi geçirir.

Yaymak için kalın ve sıkışabilir bir yastık istersin. Ama yumuşak bir yastık kaygan değildir.

Kaplama ikisini birden yapıyor, ve nasıl yaptığı Ders 07-03'te zaten kurulmuştu.

Orada kıkırdağın iki özelliğini ayırmıştık. Yüzeyi düzgün ve kaygan. Kalınlığı var, ve kalınlığı olan bir şey sıkıştırılabilir.

KAPLAMA İKİ İŞİ BİRDEN YAPAR — YÜZEYİYLE KAYDIRIR, KALINLIĞIYLA YAYAR.

Yani iki iş malzemenin iki ayrı özelliğine düşmüş durumda. Kaygan olması bir yüzey özelliği; yayması bir hacim özelliği.

Ve şimdi ikinci soru cevaplanıyor: neden bu malzeme? Çünkü daha kaygan seçenekler bulunabilir ama onların kalınlığı yoktur. Ders 07-06'da gördüğümüz öteki kıkırdak türü ise dirençlidir ama kaygan değildir.

Bir karşılaştırma daha var. Ders 06-61'de aynı sorunu tibia tablasında çözmüştük ve çözüm yüzeyin altındaydı — süngerimsi doku yükü içeride yayıyordu.

Burada çözüm yüzeyin üstünde. İki katman birlikte çalışıyor: üstte kaplama, altta süngerimsi kemik.

Yüzeyin sınırını kim çizer

Üçüncü bölümde bir gözlem var, ve doğrudan okunabilir.

Bir eklem kemiğine bak. Kaplama her yeri örtmüyor; belli bir alanda başlıyor ve belli bir yerde bitiyor.

Peki o sınırı kim çiziyor?

Ders 06-21'de cevabı kurmuştuk: eklem yüzü anlık temas alanı değil, hareket boyunca temas edenlerin toplamıdır.

Kaplama tam olarak o toplamı örtüyor. Ne eksik ne fazla.

KAPLAMANIN SINIRI HAREKET AÇIKLIĞININ SINIRIDIR — YÜZEYİN GENİŞLİĞİ NE KADAR OYNANDIĞINI SÖYLER.

Bu, bir kemiğe bakıp hareketi okumanın en doğrudan yolu. Ders 06-22'nin yordamında ikinci soru yüzey biçiminin hareket eksenini vermesiydi; şimdi üçüncü bir bilgi ekleniyor — yüzeyin genişliği hareketin miktarını veriyor.

Ders 06-19'un ölçeğiyle birleştir: derin ve dar bir yuva hem kararlılık hem küçük bir kaplama alanı demek. Sığ ve geniş bir yüzey ise büyük menzil.

Bir ayrıntı daha var, ve ilk bakışta kusur gibi görünür. Karşılıklı iki eklem yüzü birbirinin tam kopyası değildir; biri genellikle ötekinden geniş, ve kavisleri birebir uyuşmaz.

Bu bilerek böyle. Tam uyan iki yüzey birbirinin üzerinde gezinemez — her noktası aynı anda temas ettiği için kilitlenir.

İKİ EKLEM YÜZÜ BİRBİRİNİN TAM KOPYASI DEĞİLDİR — TAM UYAN İKİ YÜZEY BİRBİRİNİN ÜZERİNDE GEZİNEMEZ.

Ders 06-61'de tibia tablasında bunun sonucunu görmüştük: temas noktası küçük kalıyor ama hareket boyunca yer değiştiriyor. Uyuşmazlık, o gezinmenin şartı.

Kalınlık her yerde aynı değil

Kapanışta bir ayrıntı var, ve tanıdık bir kural onu açıklıyor.

Kaplama düzgün kalınlıkta bir boya katmanı gibi değil. Bazı yerlerde daha kalın, bazı yerlerde daha ince.

Kalın olduğu yerler, yükün en çok bindiği yerler.

Ders 06-06'da kurmuştuk: yapı yükü izler. O kuralı kemikler için kullanmıştık — femurun kalınlığı, etmoidin inceliği.

YAPI YÜKÜ İZLER KURALI KEMİKLE SINIRLI DEĞİL — KAPLAMA DA YÜKÜN ÇOK OLDUĞU YERDE KALINDIR.

Yani kaplamanın kalınlık haritası da okunabilir bir bilgi; hangi bölgenin daha çok bastığını söylüyor.

Ve burada dersi sınırlıyoruz. Bu katmanın nasıl beslendiği, zarar gördüğünde ne olduğu bu dersin konusu değil. Beslenme Ders 07-15'te ele alınacak; klinik sonuçlar Ders 00-16'ya havale edilir.

Kaynağın mimariyi en dıştaki yüzeyden başlatması bir sıra kararı. Sonraki dersler dışa doğru genişliyor: önce kaplama, sonra boşluğu saran kılıf, sonra boşluğun içindeki sıvı, sonra araya giren ek yapılar. Yani sıra bir katman düzeni izliyor, ve her ders bir öncekinin bıraktığı açığı kapatıyor — bu derste kaplama kuruldu ama boşluk hâlâ açık kaldı.

Kendin dene

Toparlayalım

  • Bu bölüm yalnız sinovyal eklemlerin içini açar (Ders 07-04).
  • Mimarinin ilk parçası yüzeyin kendisidir.
  • Kemik yüzeyi tutunma için pürüzlüdür ve pürüzlü yüzey kaymaz (Ders 06-16, Ders 06-18).
  • Sert bir yüzey basıldığında yayılmaz; kuvvet küçük bir alana biner (Ders 06-18, Ders 06-61).
  • ÇIPLAK KEMİK NE KAYAR NE YAYAR; İKİ AYRI SORUN BİRDEN VARDIR.
  • Eklem kıkırdağını yalnız kayganlaştırıcı saymak işin yarısını görmektir.
  • Kaymak için ince ve kaygan, yaymak için kalın ve sıkışabilir bir katman gerekir.
  • Kıkırdağın yüzeyi kaygandır, kalınlığı sıkıştırılabilir (Ders 07-03).
  • KAPLAMA İKİ İŞİ BİRDEN YAPAR: YÜZEYİYLE KAYDIRIR, KALINLIĞIYLA YAYAR.
  • Kaygan olmak bir yüzey özelliği, yaymak bir hacim özelliğidir.
  • Öteki kıkırdak türü dirençlidir ama kaygan değildir (Ders 07-06).
  • Tibia tablasında çözüm yüzeyin altındaydı; burada üstündedir (Ders 06-61).
  • Kaplama her yeri değil, belli bir alanı örter.
  • KAPLAMANIN SINIRI HAREKET AÇIKLIĞININ SINIRIDIR (Ders 06-21).
  • YÜZEYİN GENİŞLİĞİ NE KADAR OYNANDIĞINI SÖYLER.
  • Yüzey biçimi ekseni, yüzey genişliği miktarı verir (Ders 06-22).
  • Derin ve dar yuva küçük kaplama, sığ ve geniş yüzey büyük menzil demektir (Ders 06-19).
  • Karşılıklı iki eklem yüzü birbirinin tam kopyası değildir.
  • TAM UYAN İKİ YÜZEY BİRBİRİNİN ÜZERİNDE GEZİNEMEZ; uyuşmazlık gezinmenin şartıdır (Ders 06-61).
  • Kaplama düzgün kalınlıkta değildir; yükün çok bindiği yerde kalınlaşır.
  • YAPI YÜKÜ İZLER KURALI KEMİKLE SINIRLI DEĞİLDİR (Ders 06-06).
  • Beslenme Ders 07-15'e, klinik sonuçlar Ders 00-16'ya havale edilir.

Bir sonraki derste bir adım dışa çıkıyoruz. Bu derste yüzeyi kapladık ama boşluk hâlâ açık duruyor — Ders 07-04'te kapatılması gerektiğini söylemiştik. Şimdi o kılıfa bakacağız, ve orada tanıdık bir çelişki var. Kılıf sızdırmaz olmalı, yoksa boşluk boşluk olmaktan çıkar. Ama aynı kılıf hareketi de engellememeli, yoksa boşluğun sağladığı bütün serbestlik boşa gider. Sıkı ve gevşek olmak zorunda olan bir yapı bu iki isteği nasıl karşılar? Fibröz kapsül ve sinovyal zar.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Eğitim içeriğidir. Anatomik bilgi tıbbi tanı, tedavi ya da sağlık tavsiyesi değildir ve hiçbir tıp fakültesi dersinin veya klinik eğitimin yerine geçmez. Kişisel bir sağlık sorusu için hekime başvurun.