İçeriğe geç

K1Ders 09-01

Arter, Ven ve Kapiller Nedir?

09.1 — Dolaşım Ağının Mimarisi · K1 Keşif: Ön bilgisi olmayan herkes için sade kavramsal giriş.

1.132 kelime · yaklaşık 8 dakika · 2 kaynak

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  • Dolaşım devresi: aort → arterler → arterioller → kapillerler → venüller → venler → vena cava superior ve inferior → sağ kulakçık.
  • Büyük arterlerde basınç yaklaşık 120/80 mmHg'dir; aort kökünün çapı yaklaşık 2,5–3 cm'dir.
  • Arter duvarının elastik lifleri kalbin kesikli itişini sürekli bir akışa çevirir; kollajen genişlemeye sınır koyar.
  • Dolaşımdaki en büyük basınç düşüşü arteriollerde olur; arterioller kapiller yatağa giden kanı ayarlar.
  • Kapiller 5–10 µm çapındadır; duvarı tek kat endotel, bazal lamina ve perisitlerden oluşur.
  • Ven ince duvarlı ve geniş lümenlidir; dinlenmede kanın yaklaşık üçte ikisini tutar.
  • Arter ile ven kanın içeriğine göre değil yönüne göre ayrılır; akciğer ve göbek damarları bunun kanıtıdır.

Bu derste kanın kalpten çıkıp kalbe döndüğü tek bir devre çizdik. Aslında kalp iki ayrı devreyi aynı anda besler: biri bütün bedeni dolaşır, öteki yalnızca akciğerlere gidip gelir. Bu iki devrenin nerede ayrıldığını ve neden ayrı tutulduğunu bir sonraki derste göreceğiz. Sistemik ve Pulmoner Dolaşım.

Açılış

Yetişkin bir bedende yaklaşık beş litre kan dolaşır. Bu kan kalpten çıkar, dokulara ulaşır ve yeniden kalbe döner. Yol boyunca üç farklı damar tipinden geçer: arter, kapiller ve ven. Üçü de aynı kanı taşır ama duvarları birbirine hiç benzemez, çünkü her biri farklı bir basınçla ve farklı bir işle karşı karşıyadır.

Aorttan çıkan kanın basıncı her atımda yükselip düşer. Aynı kan birkaç saniye sonra elinin sırtındaki bir vende neredeyse hiç basınç taşımadan ilerler. Aradaki farkı hangi yapı yaratıyor, ve kan dokuya tam olarak nerede dokunuyor?

Bu derste ne olacak

Önce üç damar tipini adlarıyla ve temel ölçüleriyle tanıyacağız. Sonra arterin kalbin darbesini nasıl karşıladığını ve nasıl düzgün bir akışa çevirdiğini göreceğiz. Ardından kapillerin neden tek hücre kalınlığında olduğunu, venin neden ince duvarlı ama geniş olduğunu inceleyeceğiz. Son olarak arter ile veni kanın rengine göre değil yönüne göre ayırmayı öğreneceğiz.

Sıfır noktası

Mekanizma

Üç damar, tek bir devre

Kalbin sol karıncığı kanı aorta (aorta) pompalar. Aort dallanarak giderek küçülen arterlere, onlar da arteriollere ayrılır. Arterioller kapiller yataklara açılır; kapiller yataktan çıkan kan venüllerde toplanır, venüller birleşerek venleri, venler de sonunda vena cava superior ve vena cava inferior adlı iki büyük gövdeyi oluşturur. Bu iki gövde kanı kalbin sağ kulakçığına döker.

Devrenin her halkası bir öncekinden farklı bir iş görür. Arterler taşır ve basıncı korur, arterioller akışı ayarlar, kapillerler madde değişimini yapar, venler ise kanı toplayıp geri getirir. Aynı borunun farklı yerlerde farklı biçim almasının nedeni budur: bir damarın duvarı, o noktada karşılaştığı basınca ve gördüğü işe göre yapılmıştır.

Arter: darbeyi taşıyan ve yumuşatan duvar

Sağlıklı bir yetişkinde büyük arterlerdeki basınç her kalp atımında yaklaşık 120 mmHg'ye çıkar, iki atım arasında yaklaşık 80 mmHg'ye iner. Tansiyon ölçümünde manşonun kolu sarması ve stetoskobun dirsek çukuruna konması bu yüzdendir: ölçülen, arteria brachialis içindeki bu dalgalı basınçtır. Aortun kökü yaklaşık 2,5–3 cm çapındadır ve bu basıncın tam yükünü ilk karşılayan damardır.

Arter duvarının orta katmanı, tunica media, kalındır ve iki malzeme taşır. Elastik lifler kalp kasıldığında duvarın genişlemesine izin verir; kollajen lifler bu genişlemeye bir sınır koyar. Ders 03-28'de bağ dokusunda gördüğümüz bu iş bölümü, burada basınç altında çalışır. Aort ve truncus pulmonalis gibi kalbe en yakın arterlerde elastik lif o kadar boldur ki bunlara elastik arter denir.

Kalp kasıldığında aort genişler ve atılan kanın bir kısmını duvarında depolar. Kalp gevşediğinde genişlemiş duvar geri çekilir ve depoladığı kanı ileri iter. Bu sayede kalp aralıklı pompaladığı hâlde dokulara giden akış iki atım arasında kesilmez; kesikli bir itiş, duvarın esnekliğiyle sürekli bir akışa çevrilir. Yaşla birlikte elastik liflerin azalması bu tamponu zayıflatır ve büyük basınç değerinin yükselmesinin başlıca nedenlerinden biri olur.

Kapiller: tek hücrelik duvar

Arteriollere gelindiğinde basınç büyük ölçüde düşmüştür; dolaşımdaki en büyük basınç kaybı bu küçük, kaslı duvarlı damarlarda olur. Arterioller duvarlarındaki düz kası kasıp gevşeterek arkalarındaki kapiller yatağa ne kadar kan gideceğini belirler.

Kapillerin çapı yaklaşık 5–10 µm'dir. Bir alyuvarın çapı yaklaşık 7–8 µm olduğu için alyuvarlar kapillerden çoğu zaman tek sıra hâlinde, hafifçe bükülerek geçer. Kapiller duvarı yalnızca bir kat endotel hücresi, onun altındaki bazal lamina (lamina basalis) ve yer yer duvara sarılan perisitlerden oluşur. Arter ve vende bulunan kaslı ve bağ dokulu dış katmanlar burada yoktur.

Bu incelik bir eksiklik değil, işin kendisidir. Oksijen, karbondioksit, glukoz ve atık maddeler kan ile doku arasında difüzyonla yer değiştirir ve difüzyon mesafe kısaldıkça hızlanır. Vücuttaki hücrelerin büyük çoğunluğu bir kapillere birkaç hücre uzaklıktan daha yakındır. Kapiller tiplerinin geçirgenliğe göre nasıl ayrıldığını Ders 09-07'de ayrıca inceleyeceğiz.

Ven: düşük basınç, geniş hacim

Kapiller yataktan çıkan kan venüllere geçtiğinde basıncın çoğunu kaybetmiştir; kalbe yakın büyük venlerde basınç yalnızca birkaç mmHg'dir. Bu yüzden ven duvarı aynı çaptaki bir arterinkinden çok daha incedir ve tunica media katmanı zayıftır. Venin en kalın katmanı genellikle dış katman, tunica externa'dır.

İnce duvarlı ve geniş lümenli olan ven, basınç biraz arttığında kolayca genişler. Bu özellik venleri bir depo hâline getirir: dinlenme sırasında kanın yaklaşık üçte ikisi sistemik venlerde bulunur. Bu yüzden venlere hacim damarları da denir. Kanama ya da ayağa kalkma gibi durumlarda bu depodaki kan dolaşıma kaydırılabilir.

Düşük basınç venin kendi sorununu da doğurur. Ayakta durulurken bacak venlerindeki kan kalbe ulaşmak için yer çekimine karşı yükselmek zorundadır. Kol ve bacak venlerindeki kapakçıklar (valvulae venosae) kanın geri kaçmasını önler; bunların yapısını ayrıca ele alacağız.

Yaygın yanlışArteri "temiz kan", veni "kirli kan" taşıyan damar diye tanımlamak.
Doğrusu

Bu tanım akciğer dolaşımında tersine döner: truncus pulmonalis ve dalları oksijeni az kanı akciğere götürür ama arterdir; venae pulmonales oksijence zengin kanı kalbe getirir ama vendir. Doğum öncesinde de vena umbilicalis annenin plasentasından oksijenli kanı taşır. Arter ile veni ayıran şey kanın içeriği değil, akışın yönüdür: arter kalpten uzaklaştırır, ven kalbe getirir.

Kendin dene

Toparlayalım

  • Dolaşım devresi: aort → arterler → arterioller → kapillerler → venüller → venler → vena cava superior ve inferior → sağ kulakçık.
  • Büyük arterlerde basınç yaklaşık 120/80 mmHg'dir; aort kökünün çapı yaklaşık 2,5–3 cm'dir.
  • Arter duvarının elastik lifleri kalbin kesikli itişini sürekli bir akışa çevirir; kollajen genişlemeye sınır koyar.
  • Dolaşımdaki en büyük basınç düşüşü arteriollerde olur; arterioller kapiller yatağa giden kanı ayarlar.
  • Kapiller 5–10 µm çapındadır; duvarı tek kat endotel, bazal lamina ve perisitlerden oluşur.
  • Ven ince duvarlı ve geniş lümenlidir; dinlenmede kanın yaklaşık üçte ikisini tutar.
  • Arter ile ven kanın içeriğine göre değil yönüne göre ayrılır; akciğer ve göbek damarları bunun kanıtıdır.

Bu derste kanın kalpten çıkıp kalbe döndüğü tek bir devre çizdik. Aslında kalp iki ayrı devreyi aynı anda besler: biri bütün bedeni dolaşır, öteki yalnızca akciğerlere gidip gelir. Bu iki devrenin nerede ayrıldığını ve neden ayrı tutulduğunu bir sonraki derste göreceğiz. Sistemik ve Pulmoner Dolaşım.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Eğitim içeriğidir. Anatomik bilgi tıbbi tanı, tedavi ya da sağlık tavsiyesi değildir ve hiçbir tıp fakültesi dersinin veya klinik eğitimin yerine geçmez. Kişisel bir sağlık sorusu için hekime başvurun.