İçeriğe geç

K3Ders 05-18

Arrector Pili ve Pilosebase Ünite

05.3 — Deri Ekleri · K3 Tıp: Tıp fakültesi düzeyinde terminoloji, komşuluk, damar, sinir, lenf, histoloji ve embriyoloji.

1.138 kelime · yaklaşık 8 dakika · 2 kaynak

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  • Musculus arrector pili, eğik duran kıl folikülünü papiller dermise bağlayan küçük bir düz kastır.
  • Kas kasıldığında folikülü dikleştirir, deride ürperme, cutis anserina, oluşturur ve yağ bezine baskı yapar.
  • Kası truncus sympathicus'tan gelen, noradrenalin salgılayan sempatik lifler uyarır; soğuk ve güçlü duygular kasılmayı başlatır.
  • Kıl folikülü, glandulae sebaceae ve kılı dikleştiren kas birlikte pilosebase üniteyi oluşturur.
  • Kasın tutunduğu çıkıntı bölgesinde folikülün kök hücreleri bulunur; Cotsarelis ve arkadaşları bunu 1990'da gösterdi.
  • Alopesi areatada kök hücreler korunur ve saç yeniden çıkabilir; nedbeli saç dökülmesinde çıkıntı bölgesi yok olur ve kayıp kalıcıdır.
  • Horner sendromunda aynı tarafta terleme ve ürperme kaybolabilir.

Bu derste deri eklerini tamamladık. Bir sonraki bölümde deriyi besleyen damarlara geçeceğiz: dermisteki atardamarların biri derinde, biri yüzeye yakın iki düzlemde ağ oluşturduğunu, bu ağların dikey dallarla bağlandığını ve kılcal ağı atlayan kestirme bağlantıları göreceğiz. Derinin Arteriyel Pleksusları.

Açılış

Saç dökülmesi nedeniyle dermatoloğa başvuran iki kişinin saçlı derisinde birer kel alan vardır. Birinde alan yuvarlaktır, derisi olağan görünür ve yakından bakınca kıl deliklerinin yerli yerinde durduğu görülür. Ötekinde alanın derisi parlak ve düzdür; kıl delikleri kaybolmuş, yerini ince bir iz dokusu almıştır. Hekim birinci hastaya saçlarının büyük olasılıkla yeniden çıkacağını, ikinciye ise bu alanda yeni saç beklenmemesi gerektiğini söyler. Aradaki fark, kıl folikülünün küçük bir bölgesinde saklı duran kök hücrelerin yaşayıp yaşamadığıdır. Bu bölge, kılı dikleştiren küçük kasın foliküle tutunduğu yerin hemen yakınındadır.

Kılı dikleştiren kas nereye tutunur ve kasıldığında ne olur? Kıl folikülü, yağ bezi ve bu kas neden tek bir birim sayılır? Ve folikülün yenilenme gücü nerede saklıdır?

Bu derste ne olacak

Önce kılı dikleştiren kasın, musculus arrector pili'nin, yapısını ve tutunma yerlerini göreceğiz. Sonra kasılmasının deride yarattığı değişiklikleri ve onu uyaran sinirleri ele alacağız. Ardından kıl folikülü, yağ bezi ve bu kasın birlikte oluşturduğu pilosebase üniteyi ve folikülün kök hücre bölgesini açıklayacağız. Son olarak iz bırakan ve bırakmayan saç dökülmelerini ve sempatik sinir hasarında ürpermenin kaybolmasını inceleyeceğiz.

Sıfır noktası

Mekanizma

Kasın yapısı ve tutunması

Ders 05-13'te kıl folikülünün deri yüzeyine dik değil, eğik durduğunu ve dermise indiğini gördük. Musculus arrector pili bu eğik folikülün alt yüzüne, yağ bezinin hemen altındaki bir noktadan tutunur. Öteki ucu yukarı ve yana doğru uzanarak papiller dermise, epidermisin hemen altındaki bağ dokusuna bağlanır. Kas böylece folikül ile deri yüzeyi arasında, folikülün açık yaptığı tarafta, bir üçgenin kenarı gibi durur.

Bu kas iskelet kası değil, düz kastır. İstemli olarak kasılamaz; kasılmasını otonom sinir sistemi yönetir. İki ucu da deriye tutunduğu için kasılması bir eklemi değil, derinin kendisini ve kılı hareket ettirir.

Kasılmanın sonuçları

Kas kasıldığında folikülün alt ucunu yukarı ve yana çeker. Eğik duran folikül dikleşir ve kıl deri yüzeyine göre daha dik bir konuma geçer. Aynı anda kasın tutunduğu dermis noktası aşağı çekilir; kılın çıktığı yerin çevresindeki deri kabarır, kas tutunma yerinde ise küçük bir çukur oluşur. Deride tavuk derisine benzeyen bu görünüme ürperme denir ve Latince cutis anserina olarak adlandırılır.

Kas kasılırken aynı folikülün yanında duran yağ bezine de baskı yapar. Bu baskının yağ bezinin salgısını foliküle ve deri yüzeyine doğru itmeye yardım ettiği düşünülür. Kürklü hayvanlarda kılların dikleşmesi kürkün arasında hava tabakasını kalınlaştırarak ısı yalıtımını artırır ve tehdit anında hayvanı olduğundan iri gösterir. İnsanda kıllar seyrek ve ince olduğu için bu etkiler çok küçüktür.

Sinirler ve uyaranlar

Kılı dikleştiren kas, sempatik sinir sisteminin lifleriyle uyarılır. Bu lifler omuriliğin yanındaki sinir zincirinden, truncus sympathicus'tan, çıkar ve kan damarlarıyla birlikte deriye ulaşır. Ders 05-15'te ekrin ter bezlerine giden sempatik liflerin asetilkolin salgıladığını gördük; kılı dikleştiren kasa gidenler ise noradrenalin salgılar.

Ürperme en sık soğukta ortaya çıkar. Korku, heyecan ve güçlü duygular da aynı yanıtı başlatır; bazı insanlar dokunaklı bir müzik dinlerken ürperdiklerini anlatır. Ürperme bölgesel olarak da tetiklenebilir: soğuk bir cismin değdiği deride ürperme çevreye yayılarak başlar.

Pilosebase ünite ve çıkıntı bölgesi

Kıl folikülü, Ders 05-14'te gördüğümüz yağ bezi, glandulae sebaceae, ve kılı dikleştiren kas bir arada gelişir ve birlikte çalışır. Bu üç yapıya birlikte pilosebase ünite denir; koltuk altı gibi bölgelerde foliküle açılan apokrin bez de bu birimin parçası sayılır. Birimin yapıları aynı kanala, folikülün ağzına açılır ve birinin hastalığı ötekileri de etkiler.

Kasın foliküle tutunduğu nokta, folikülün en önemli bölgelerinden biridir. Cotsarelis ve arkadaşları 1990'da bu çıkıntı bölgesinde uzun süre bölünmeden bekleyen kök hücreler bulunduğunu gösterdiler. Bu hücreler her büyüme döngüsünün başında folikülün alt bölümünü yeniden kurar; deri yaralandığında ise yüzeye göç ederek epidermisin onarımına katılır. Fare çalışmaları, kılı dikleştiren kasın ve ona gelen sempatik sinirin bu kök hücrelerin etkinliğini düzenleyen çevrenin bir parçası olduğunu da göstermiştir.

Klinik bağ: iki tür saç dökülmesi ve Horner sendromu

Açılıştaki birinci hastada görülen yuvarlak kel alan, alopesi areata, bağışıklık sisteminin büyüme evresindeki kıl soğanına saldırmasıyla oluşur. Saldırı folikülün alt bölümünü hedef alır ve çıkıntı bölgesindeki kök hücreler çoğunlukla korunur. Folikül yerinde kaldığı için kıl delikleri görünür ve bağışıklık saldırısı durduğunda saç yeniden çıkabilir.

Nedbeli saç dökülmelerinde ise iltihap folikülün üst bölümüne, çıkıntı bölgesine yerleşir. Kök hücreler yok olduğunda folikül kendini yeniden kuramaz; yerini iz dokusu alır, kıl delikleri kaybolur ve dökülme kalıcı olur. Bu yüzden hekimler kel alanda kıl deliklerinin varlığına dikkatle bakar ve gerektiğinde küçük bir deri parçası alarak iltihabın folikülün hangi düzeyinde yerleştiğini inceler.

Kılı dikleştiren kasın sinirleri de tanıda yol gösterir. Horner sendromunda yüzün bir yarısına giden sempatik sinir yolu kesintiye uğrar. Aynı tarafta göz kapağı düşer, göz bebeği küçülür, terleme azalır; soğuk ya da duygusal bir uyaranda ürperme de bu tarafta görülmeyebilir. Terleme ve ürperme kaybının hangi bölgede olduğu, sempatik yolun nerede kesildiğini kestirmeye yardım eder.

Yaygın yanlışKılı dikleştiren kası yalnızca ürperme yaratan, insanda işlevini yitirmiş gereksiz bir yapı sanmak.
Doğrusu

Bu kas kıl folikülü ve yağ beziyle birlikte bir birim oluşturur; tutunduğu çıkıntı bölgesi, folikülün ve hasar sonrası epidermisin yenilenmesini sağlayan kök hücreleri barındırır. Bu bölgenin yok olup olmaması, saç dökülmesinin kalıcı olup olmayacağını belirler.

Kendin dene

Toparlayalım

  • Musculus arrector pili, eğik duran kıl folikülünü papiller dermise bağlayan küçük bir düz kastır.
  • Kas kasıldığında folikülü dikleştirir, deride ürperme, cutis anserina, oluşturur ve yağ bezine baskı yapar.
  • Kası truncus sympathicus'tan gelen, noradrenalin salgılayan sempatik lifler uyarır; soğuk ve güçlü duygular kasılmayı başlatır.
  • Kıl folikülü, glandulae sebaceae ve kılı dikleştiren kas birlikte pilosebase üniteyi oluşturur.
  • Kasın tutunduğu çıkıntı bölgesinde folikülün kök hücreleri bulunur; Cotsarelis ve arkadaşları bunu 1990'da gösterdi.
  • Alopesi areatada kök hücreler korunur ve saç yeniden çıkabilir; nedbeli saç dökülmesinde çıkıntı bölgesi yok olur ve kayıp kalıcıdır.
  • Horner sendromunda aynı tarafta terleme ve ürperme kaybolabilir.

Bu derste deri eklerini tamamladık. Bir sonraki bölümde deriyi besleyen damarlara geçeceğiz: dermisteki atardamarların biri derinde, biri yüzeye yakın iki düzlemde ağ oluşturduğunu, bu ağların dikey dallarla bağlandığını ve kılcal ağı atlayan kestirme bağlantıları göreceğiz. Derinin Arteriyel Pleksusları.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Eğitim içeriğidir. Anatomik bilgi tıbbi tanı, tedavi ya da sağlık tavsiyesi değildir ve hiçbir tıp fakültesi dersinin veya klinik eğitimin yerine geçmez. Kişisel bir sağlık sorusu için hekime başvurun.