İçeriğe geç

K2Ders 05-16

Apokrin Ter Bezleri

05.3 — Deri Ekleri · K2 Temel: Üniversiteye hazırlık ve sağlık bilimleri düzeyinde yapısal anatomi.

1.038 kelime · yaklaşık 7 dakika · 2 kaynak

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  • Apokrin bezler fossa axillaris'te, kasık, dış genital ve anüs çevresinde ve meme başı çevresinde bulunur.
  • Meatus acusticus externus'taki glandulae ceruminosae ve kirpik bezleri değişmiş apokrin bezlerdir; meme bezi de bu aileye yakındır.
  • Apokrin bezin salgı bölümü geniş boşluklu ve derindir; kanalı folliculus pili'nin üst bölümüne açılır.
  • Salgı az, koyu ve başlangıçta kokusuzdur; koku bakterilerin salgıyı parçalamasıyla oluşur.
  • "Apokrin" adı hücre tepesinin koparak ayrıldığı gözlemine dayanır ama salgının önemli bir bölümü hücre bozulmadan verilir.
  • Apokrin bezler ergenlikte hormonlarla çalışmaya başlar; ısı düzenlemesinde belirgin rol oynamaz.
  • ABCC11 genindeki bir farklılık kuru kulak kirini ve az koltuk altı kokusunu belirler; hidradenitis süpürativa apokrin bölgelerde foliküllerin tıkanmasıyla başlar.

Bu derste belirli bölgelere yerleşmiş apokrin bezleri gördük. Bir sonraki derste deri eklerinin sonuncusuna, tırnağa geçeceğiz: tırnak plağının kökte gizli duran bir bölgede üretilip parmak boyunca ileri itildiğini, kıldan farklı olarak dinlenme evresi olmadan sürekli büyüdüğünü ve pembe renginin altındaki tırnak yatağından geldiğini göreceğiz. Tırnak Anatomisi.

Açılış

Japon araştırmacılar 2006'da ilginç bir genetik bağlantı bildirdiler. Tek bir gendeki küçük bir farklılık, kulak kirinin ıslak ve yapışkan mı yoksa kuru ve pul pul mu olacağını belirliyordu. Sonraki çalışmalar, aynı farklılığı taşıyan kişilerde koltuk altı kokusunun da belirgin biçimde az olduğunu gösterdi. Kulak kiri ile koltuk altı kokusunun aynı genle ilişkili olması tesadüf değildir: kulak kanalındaki kir bezleri ile koltuk altındaki kokuya yol açan bezler aynı bez ailesinin üyeleridir. Bu bezlere apokrin bezler denir. Ekrin ter bezlerinden farklı olarak yalnız belirli bölgelerde bulunurlar, kıl folikülüne açılırlar ve ancak ergenlikte çalışmaya başlarlar.

Apokrin bezler nerede bulunur ve ekrin ter bezlerinden nasıl ayrılır? Salgılarını nasıl ve ne zaman üretirler? Ve beden kokusu, kulak kiri ve bazı deri hastalıkları bu bezlerle nasıl ilişkilidir?

Bu derste ne olacak

Önce apokrin bezlerin dağılımını ve yapısını, ekrin ter bezleriyle karşılaştırarak göreceğiz. Sonra salgılarının niteliğini ve adlarının hangi eski gözlemden geldiğini ele alacağız. Ardından bu bezlerin ergenlikte çalışmaya başlamasını ve beden kokusunun nasıl oluştuğunu açıklayacağız. Son olarak kulak kiri ve koltuk altı kokusunu belirleyen gen farklılığını ve apokrin bölgelerde görülen bir iltihaplı deri hastalığını inceleyeceğiz.

Sıfır noktası

Mekanizma

Dağılım ve yapı

Apokrin ter bezleri koltuk altında, fossa axillaris'te, kasık ve dış genital bölgede, anüs çevresinde ve meme başı çevresinde bulunur. Değişmiş apokrin bezler başka yerlerde de vardır. Dış kulak yolunda, meatus acusticus externus'ta, bulunan seruminöz bezler, glandulae ceruminosae, kulak kirinin bir bölümünü üretir; göz kapağının kenarında kirpiklerin foliküllerine açılan küçük bezler de bu ailedendir. Meme bezinin de gelişim bakımından değişmiş bir apokrin bez olduğu kabul edilir.

Ders 05-15'te gördüğümüz ekrin ter bezinden farklı olarak apokrin bezin salgı bölümü çok daha geniş bir boşluğa sahiptir ve dermisin en derininde ya da deri altı dokusunda yer alır. Kanalı yüzeye değil, kıl folikülünün, folliculus pili'nin, üst bölümüne, yağ bezinin açıldığı yerin hemen üstüne açılır. Salgı böylece foliküle ve oradan deri yüzeyine ulaşır. Ders 05-13'te gördüğümüz kıl folikülü, bu yüzden hem yağ bezinin hem apokrin bezin salgısını yüzeye taşır.

Salgının niteliği ve ad

Apokrin salgı, ekrin terden daha az ve daha koyu kıvamlıdır; içinde proteinler, yağlar ve başka organik maddeler bulunur. Bez yüzeye ulaştığında salgı neredeyse kokusuzdur. Salgı kıl folikülünün içinde ve deri yüzeyinde bekledikçe koltuk altındaki bakteriler onu parçalar ve kendine özgü kokuyu yapan uçucu maddeler oluşur.

Bezin adı, eski mikroskop gözlemlerine dayanır. Araştırmacılar salgı hücrelerinin tepe kısmının koparak salgıyla birlikte ayrıldığını gördüklerini düşündüler ve bu salgı biçimine "apokrin" adını verdiler. Sonraki çalışmalar salgının önemli bir bölümünün ekrin bezlerdeki gibi hücre bütünlüğü bozulmadan verildiğini gösterdi. Ad kaldı, ama bezin salgı biçimini tam olarak anlatmaz.

Ergenlik ve sinirler

Apokrin bezler doğumda vardır ama çocuklukta küçük ve etkisizdir. Ergenlikte artan cinsiyet hormonları bu bezleri büyütür ve çalıştırır. Koltuk altı kokusunun ergenlikte ortaya çıkması ve aynı dönemde bu bölgelerde kalın kılların belirmesi, iki olayın aynı hormonlarla başlamasından kaynaklanır.

Ekrin ter bezleri ısıya yanıt verirken apokrin bezler ısı düzenlemesinde belirgin bir rol oynamaz. Bu bezler daha çok heyecan, korku ve gerginlikle uyarılır. Onları uyaran sinir lifleri de ekrin bezlerinkinden farklıdır. Apokrin salgının insanda sosyal ya da kokuyla ilgili bir işlevi olup olmadığı tartışılmaktadır; bu konuda kesin bir sonuç yoktur.

Klinik bağ: kulak kiri, koku ve iltihap

Yoshiura ve arkadaşları 2006'da kulak kirinin türünü belirleyen farkı ABCC11 adlı bir gende buldular. Bu gen, apokrin bez hücrelerinin salgıya bazı maddeleri taşımasında görev alan bir proteini kodlar. Genin işlevini azaltan biçimini iki kopya hâlinde taşıyan kişilerde kulak kiri kuru ve pul pul olur; bu biçim Doğu Asya toplumlarında çok yaygın, Avrupa ve Afrika kökenli toplumlarda ise seyrektir. Sonraki çalışmalar aynı gen biçimini taşıyanlarda koltuk altı kokusunun da belirgin biçimde az olduğunu gösterdi. Bu, iki farklı bölgedeki apokrin bezlerin aynı salgı düzeneğini paylaştığının güzel bir kanıtıdır.

Hidradenitis süpürativa, koltuk altında, kasıkta ve meme altında tekrarlayan ağrılı şişlikler, akıntılı yaralar ve zamanla kalın izler bırakan kronik bir hastalıktır. Uzun süre apokrin bezlerin iltihabı sanıldı ve adı da bunu yansıtır. Bugün hastalığın asıl başlangıç noktasının kıl folikülünün tıkanması ve iltihaplanması olduğu, apokrin bezlerin ise sonradan etkilendiği düşünülmektedir. Hastalığın apokrin bölgelere yerleşmesi, bu bölgelerdeki kıl foliküllerinin ve bezlerin özel yapısıyla ilişkilidir.

Yaygın yanlışTerin kendisinin kötü koktuğunu düşünmek.
Doğrusu

Ekrin ter büyük ölçüde su ve tuzdur ve kokusuzdur; apokrin salgı da deri yüzeyine çıktığında neredeyse kokusuzdur. Koku, apokrin salgının koltuk altı gibi bölgelerde bakteriler tarafından parçalanmasıyla oluşur; bu yüzden ergenlikten önce ve bu bezlerin az çalıştığı kişilerde belirgin değildir.

Kendin dene

Toparlayalım

  • Apokrin bezler fossa axillaris'te, kasık, dış genital ve anüs çevresinde ve meme başı çevresinde bulunur.
  • Meatus acusticus externus'taki glandulae ceruminosae ve kirpik bezleri değişmiş apokrin bezlerdir; meme bezi de bu aileye yakındır.
  • Apokrin bezin salgı bölümü geniş boşluklu ve derindir; kanalı folliculus pili'nin üst bölümüne açılır.
  • Salgı az, koyu ve başlangıçta kokusuzdur; koku bakterilerin salgıyı parçalamasıyla oluşur.
  • "Apokrin" adı hücre tepesinin koparak ayrıldığı gözlemine dayanır ama salgının önemli bir bölümü hücre bozulmadan verilir.
  • Apokrin bezler ergenlikte hormonlarla çalışmaya başlar; ısı düzenlemesinde belirgin rol oynamaz.
  • ABCC11 genindeki bir farklılık kuru kulak kirini ve az koltuk altı kokusunu belirler; hidradenitis süpürativa apokrin bölgelerde foliküllerin tıkanmasıyla başlar.

Bu derste belirli bölgelere yerleşmiş apokrin bezleri gördük. Bir sonraki derste deri eklerinin sonuncusuna, tırnağa geçeceğiz: tırnak plağının kökte gizli duran bir bölgede üretilip parmak boyunca ileri itildiğini, kıldan farklı olarak dinlenme evresi olmadan sürekli büyüdüğünü ve pembe renginin altındaki tırnak yatağından geldiğini göreceğiz. Tırnak Anatomisi.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Eğitim içeriğidir. Anatomik bilgi tıbbi tanı, tedavi ya da sağlık tavsiyesi değildir ve hiçbir tıp fakültesi dersinin veya klinik eğitimin yerine geçmez. Kişisel bir sağlık sorusu için hekime başvurun.