Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Unutma, öğrenmeden hemen sonra hızlıdır ve zamanla yavaşlar; aralıklı tekrar her seferinde bu hızı düşürür (Ebbinghaus, 1885).
- Kelime defterinde isim her zaman artikel, tekil ve çoğulla yazılır: der Tisch – die Tische.
- Fiili örnek cümleyle, kalıp ifadeyi bütün olarak yaz.
- Leitner kutusunda doğru bilinen kart ileri bölmeye geçer, yanlış bilinen kart birinci bölmeye döner.
- Tanımak yetmez; Almanca tarafı kapatıp kelimeyi kendin hatırlamaya çalış.
- Her gün kısa bir oturum, haftada bir tekrar günü; tekrar yeni konudan önce gelir.
- Derste kurtarıcı kalıplar: Noch einmal, bitte. Langsam, bitte. Was bedeutet das?
Kanca
Pazar akşamı üç saat oturup elli Almanca kelime ezberlediğini düşün. Liste bittiğinde hepsini biliyorsun; kendini test ediyorsun, neredeyse hiç hata yok. Çarşamba günü bir arkadaşın "masa Almancada neydi?" diye soruyor. Kelime dilinin ucunda, ama gelmiyor. Gelse bile artikelini hatırlamıyorsun: der mi, die mi?
Bu sahneyi yaşamayan dil öğrencisi yok gibidir ve sorun çoğu zaman emeğin azlığında değil, emeğin nereye harcandığındadır. Uzun ve seyrek oturumlar, tek kelimelik listeler, bir daha bakılmayan defterler hafızada kalıcı iz bırakmaz. Bu derste giriş seviyesini kapatırken sonraki bütün derslerde işine yarayacak üç aracı kuracağız: doğru tutulmuş bir kelime defteri, unutmadan önce tekrar ettiren bir sistem ve gerçekten sürdürebileceğin bir günlük plan.
Anlatım
Unutmak bir kusur değil, bir eğri
Alman psikolog Hermann Ebbinghaus 1885'te yayımladığı bellek çalışmasında kendi üzerinde uzun deneyler yaptı: anlamsız heceler ezberledi ve ne kadar süre sonra ne kadarını hatırladığını ölçtü. Bulduğu şey bugün unutma eğrisi olarak bilinir. Yeni öğrenilen bir bilginin büyük kısmı ilk saatlerde ve günlerde hızla kaybolur, sonra kayıp yavaşlar. Aynı çalışmanın ikinci önemli sonucu da şudur: bilgiyi aralıklarla yeniden çalıştığında her tekrardan sonra unutma daha yavaş olur.
Bu bulgunun dil öğrenen için anlamı basittir. Pazar akşamı elli kelimeyi bir kez çalışmak, çarşamba günü o kelimelerin önemli bir kısmının kaybolması için yeterli zamanı bırakır. Aynı elli kelimeyi haftaya yayıp her birine birkaç kez, giderek açılan aralıklarla dönmek ise aynı toplam sürede çok daha kalıcı bir sonuç verir. Ne kadar çalıştığın kadar ne zaman tekrar ettiğin de önemlidir.
Kelime defteri: tek kelime değil, tam kayıt
G.6'dan aklında kalması gereken tek alışkanlık, isimle artikelini ayırmamaktı. Kelime defteri bu kuralın yaşadığı yerdir. Almanca bir ismi defterine yazarken üç bilgiyi birlikte yaz: artikel, tekil ve çoğul. "der Tisch – die Tische – masa". Çoğul Almancada tek bir ekle yapılmaz ve biçimi çoğu zaman tahmin edilemez; A1'de çoğul yapılarını ayrıca çalışacağız, ama çoğulu ilk günden kelimeyle birlikte yazmak sonradan ikinci bir ezberden kurtarır.
Birçok öğrenci artikeli renkle de işaretler: eril isimler bir renkle, dişil isimler başka, nötr isimler üçüncü bir renkle. Bu bir kural değil, bir hafıza desteğidir. Göz rengi kelimeden önce yakalar ve zamanla "Lampe" kelimesini gördüğünde onun hangi renkte yazıldığını hatırlarsın. Hangi rengi seçtiğin önemli değil, her zaman aynı rengi kullanman önemli.
Fiiller için tek başına mastar biçimi yetmez. "lernen – öğrenmek" yazmak yerine yanına kısa bir örnek cümle ekle: "Ich lerne Deutsch." Bir kelimeyi cümle içinde gördüğünde hem anlamını hem de nasıl kullanıldığını aynı anda öğrenirsin. Kalıp ifadeleri ise hiç parçalama; "Wie sagt man das auf Deutsch?" (Bunu Almancada nasıl söylersiniz?) cümlesi defterine tek bir satır olarak girsin.
| Tür | Defterde nasıl yazılır | Örnek |
|---|---|---|
| İsim | artikel + tekil – çoğul – anlam | der Tisch – die Tische – masa |
| Fiil | mastar – anlam – örnek cümle | lernen – öğrenmek – Ich lerne Deutsch. |
| Kalıp | cümlenin tamamı – anlam | Noch einmal, bitte. – Bir kez daha, lütfen. |
Leitner kutusu: kartlar kendi yerini bulur
Aralıklı tekrarı kâğıt kartlarla uygulamanın bilinen bir yolu Leitner sistemidir. Avusturyalı yazar Sebastian Leitner 1972'de yayımladığı "So lernt man lernen" (Böyle öğrenilir öğrenmek) kitabında bölmelere ayrılmış bir kart kutusunu tarif etti. Sistem sade bir ilkeye dayanır: bildiğin kartı daha seyrek, bilmediğin kartı daha sık görürsün.
Uygulaması şöyledir. Kartın bir yüzüne Türkçe anlamı, öbür yüzüne Almancasını artikeli ve çoğuluyla yazarsın. Bütün yeni kartlar birinci bölmeye girer. Birinci bölmeyi her gün çalışırsın; doğru bildiğin kart bir sonraki bölmeye geçer, yanlış bildiğin kart ise hangi bölmede olursa olsun birinci bölmeye geri döner. İleri bölmeleri daha seyrek, örneğin birkaç günde ya da haftada bir çalışırsın. Böylece iyi bildiğin kelimeler zamanını yemez, zorlandıkların ise sürekli önüne gelir.
Bugün aynı mantığı kullanan pek çok telefon uygulaması var. Kartları kâğıtta ya da ekranda tutman fark etmez; önemli olan iki şey: kartı çevirmeden önce cevabı gerçekten zihninde üretmen ve kartların bir sistemle geri dönmesi.
Tanımak değil, hatırlamak
Defterine bakıp "evet, bunu biliyorum" demek ile kelimeyi kendi başına bulmak aynı şey değildir. Birincisi tanımadır ve kolaydır; ikincisi hatırlamadır ve öğrenmeyi asıl pekiştiren odur. Bu yüzden çalışırken sayfanın Almanca tarafını kapat, Türkçeden başla ve Almancayı artikeliyle sesli söyle. Sonra kontrol et.
Hatırlamaya çalışıp bulamamak da boşa gitmez. Kelimeyi aramak için harcadığın çaba, cevabı gördüğünde onu daha güçlü yerleştirir. Hata yapmaktan kaçınmak yerine hatayı erken ve sık yapmak, bu yüzden iyi bir stratejidir.
Günlük plan: kısa ve her gün
Dil öğrenmede süreklilik, oturumun uzunluğundan daha önemlidir. Haftada bir kez üç saat yerine her gün yirmi ya da otuz dakika çalışmak, unutma eğrisinin her gün biraz geri itilmesi demektir. Sürdürülebilir bir günlük plan şöyle olabilir.
İlk beş dakikayı tekrara ayır: kart kutunun ya da uygulamanın o gün önüne getirdiği kartları çalış. Sonraki on dakikayı yeni konuya ver: bir ders oku, yeni kelimeleri defterine tam kayıtla yaz. Ardından beş dakika sesli çalış: dersin örnek cümlelerini yüksek sesle, vurgusunu ve melodisini taklit ederek oku. Son beş dakikada yaz: o gün öğrendiklerinle kendi hayatından üç kısa cümle kur.
Haftada bir gün yeni konu açma. O gün yalnız hafta boyunca öğrendiklerini tekrar et ve zorlandığın kartları ayrıca çalış. Plan sana göre esneyebilir; ama bir kural sabit kalmalı: tekrar, yeni konudan önce gelir.
Örnekler
Bu cümleler hem kelime defterinin nasıl görüneceğini gösteriyor hem de derste ve günlük hayatta işine yarayacak kalıplar. Okunuşlarda artık tanıdığın işaretler var: çift harf uzun sesli, [h] ince ch, [hh] kalın ch.
İlk üç örnek çoğulun ne kadar farklı biçimler alabildiğini gösteriyor: "Tische" bir -e ekler, "Lampen" bir -n ekler, "Fenster" ise hiç değişmez. Artikel de çoğulda hep "die" olur. Bu yüzden çoğulu tahmin etmeye çalışmak yerine kelimeyle birlikte yazmak en kısa yoldur.
Sık yapılan hatalar
Yaygın yanlışKelime defterine yalnız "Tisch = masa" yazmak.
— Türkçede isimlerin cinsiyeti ve düzensiz çoğulu olmadığı için bir kelimeyi anlamıyla yazmak yeterli gelir. Almancada artikeli ve çoğulu sonraya bırakan öğrenci aynı kelimeye üç ayrı kez döner. Doğrusu: "der Tisch – die Tische – masa". Her isim artikel ve çoğulla birlikte deftere girer.
Yaygın yanlışHep yeni kelime öğrenip eskilere dönmemek.
— İlerlemeyi yeni sayfalarla ölçmek doğal gelir; dönüp eskiye bakmak yerinde saymak gibi hissettirir. Oysa tekrar edilmeyen kelimeler birkaç gün içinde büyük ölçüde kaybolur ve yeni kelimeler de aynı yolu izler. Doğrusu: her oturuma tekrarla başla, yeni konuya ondan sonra geç.
Yaygın yanlışHaftada bir kez uzun oturum yapmak.
— Yoğun iş ve okul temposunda çalışmayı hafta sonuna toplamak pratik görünür. Uzun bir oturumun sonunda dikkat düşer ve arada geçen altı gün unutma eğrisine bolca zaman tanır. Doğrusu: her gün kısa bir oturum, haftada bir de tekrar günü. Yirmi dakika, üç saatlik bir pazar oturumundan çoğu zaman daha çok şey bırakır.
Mini alıştırma
Cevaplar
- der Tisch – die Tische – masa; die Lampe – die Lampen – lamba; das Fenster – die Fenster – pencere.
- Birinci bölmeye geri döner. Yanlış bilinen kart, hangi bölmede olursa olsun baştan başlar ve yeniden sık görülür.
- Örnek bir plan: 5 dakika tekrar, 8 dakika yeni ders, 4 dakika sesli okuma, 3 dakika üç cümle yazma. Süreler değişebilir; tekrarın yeni konudan önce gelmesi değişmez.
- "Langsam, bitte." (Yavaş, lütfen.) ve "Was bedeutet das?" (Bu ne demek?) Tekrar istemek için "Noch einmal, bitte." da kullanılabilir.
Özet kartı
- Unutma, öğrenmeden hemen sonra hızlıdır ve zamanla yavaşlar; aralıklı tekrar her seferinde bu hızı düşürür (Ebbinghaus, 1885).
- Kelime defterinde isim her zaman artikel, tekil ve çoğulla yazılır: der Tisch – die Tische.
- Fiili örnek cümleyle, kalıp ifadeyi bütün olarak yaz.
- Leitner kutusunda doğru bilinen kart ileri bölmeye geçer, yanlış bilinen kart birinci bölmeye döner.
- Tanımak yetmez; Almanca tarafı kapatıp kelimeyi kendin hatırlamaya çalış.
- Her gün kısa bir oturum, haftada bir tekrar günü; tekrar yeni konudan önce gelir.
- Derste kurtarıcı kalıplar: Noch einmal, bitte. Langsam, bitte. Was bedeutet das?
Sonraki derse köprü
Giriş seviyesi burada bitiyor: Almancanın nerede konuşulduğunu, seslerini, vurgusunu, Türkçeyle ilişkisini ve nasıl çalışacağını biliyorsun. Kelime defterinin ilk sayfasına yazacağın kelimeler de hazır. A1'in ilk dersinde insanlarla ilk teması kuracağız: sabah, öğlen ve akşam nasıl selam verildiğini, bir yerden ayrılırken ne denildiğini ve tanımadığın biriyle bir arkadaşın arasında selamın nasıl değiştiğini göreceğiz.