İçeriğe geç

Ders G.6 · Almancaya Giriş (Hiç bilmeyenler için)

Türkçe konuşanlar için Almancanın kolay ve zor yanları

1.616 kelime · 8 örnek cümle · yaklaşık 7 dakika okuma · seslendirme 11 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Türkçe ile Almanca akraba değildir, ama bazı konularda benzer bir mantıkla çalışır.
  2. Kolay yanlar: ö ve ü sesleri, büyük ölçüde okunduğu gibi yazı, hâl fikri, sen/siz ayrımı, yan cümlede ve iki parçalı fiilde sona giden fiil.
  3. Zor yanlar: der, die, das ile dilbilgisi cinsiyeti, belirli artikel, tek "o" yerine er/sie/es.
  4. Almancada hâli çoğu zaman ismin sonu değil, önündeki artikel gösterir: der Mann → den Mann.
  5. Türkçedeki yer ekleri Almancada ismin önündeki edatlarla verilir: in der Stadt.
  6. Ana cümlede çekimli fiil hep ikinci sıradadır: Heute arbeite ich.
  7. Her ismi artikeliyle öğren; zamir ve hâl hataları artikelden başlar.

Kanca

İki arkadaş aynı hafta Almancaya başlıyor. Birinin İngilizcesi çok iyi, öteki yalnız Türkçe biliyor. Üçüncü haftanın sonunda İngilizce bilen arkadaş "der, die, das" yüzünden bunalmış, çünkü İngilizcede her şey "the". Yalnız Türkçe bilen arkadaş ise hâl eklerini ve sona kaçan fiili şaşırtıcı derecede doğal bulmuş, ama onun da başka dertleri var: "o" dediği şeyin Almancada üç ayrı kelimesi olması aklını karıştırıyor.

Hangi dili konuşursan konuş, Almanca bazı yerlerde sana kapı açar, bazı yerlerde duvar örer. Türkçe konuşanın kapıları ve duvarları, İngilizce ya da Arapça konuşanınkilerle aynı yerde değildir. Bu derste Türkçenin sana nerede avantaj, nerede yük getirdiğini göreceğiz. Amaç dili korkutucu ya da kolay göstermek değil; emeğini nereye harcaman gerektiğini baştan bilmek.

Anlatım

Akraba değil, ama benzer düşünüyor

Önce bir gerçeği koyalım: Türkçe ile Almanca akraba diller değildir. Almanca, İngilizce ve Felemenkçe ile birlikte Cermen dillerindendir; Türkçe ise Türk dilleri ailesindendir. Kelime hazinelerinin büyük kısmı ortak bir kökten gelmez. G.1'de gördüğün otoban, şalter gibi kelimeler sonradan geçmiş ödünçlerdir.

Buna rağmen iki dil bazı konularda benzer bir mantıkla çalışır. Bu benzerlikler tesadüfi olsa da öğrenirken çok işe yarar, çünkü yeni bir düşünme biçimi kurmak yerine zaten bildiğin bir kalıbı Almanca kelimelerle doldurursun.

Kolay yan 1: sesler ve yazı

İlk beş derste bunun bir kısmını gördün. Almanca Latin alfabesiyle yazılır, ö ve ü sesleri Türkçede zaten var, ş ve ç seslerini sch ve tsch olarak tanıman yeterli. Yazı büyük ölçüde okunduğu gibidir: kuralları bir kez öğrendiğinde hiç görmediğin bir kelimeyi de çoğu zaman doğru okursun. İngilizcedeki gibi aynı harf grubunun her kelimede başka okunması Almancada çok daha seyrektir.

Kolay yan 2: fiil sona gidebiliyor

Türkçede fiil cümlenin sonundadır: "Kitabı okudum." Almanca ana cümlede fiili ikinci sıraya koyar, ama cümle iki parçalı bir fiil taşıdığında ikinci parça en sona gider. "Ich habe das Buch gelesen" cümlesinde "habe" ikinci sırada durur, asıl anlamı taşıyan "gelesen" (okunmuş) ise en sondadır. Türkçe kulak bu yapıyı tanır: nesne önce gelir, anlamın yükü sonda çözülür.

Yan cümlelerde benzerlik daha da güçlüdür. "Ich lerne Deutsch, weil ich in Berlin arbeite" cümlesinin ikinci yarısında fiil "arbeite" tam sonda durur: "çünkü ben Berlin'de çalışıyorum" diye kelime kelime gidersen, Türkçedeki sırayı neredeyse aynen bulursun. İngilizce konuşan öğrencilerin en çok zorlandığı konulardan biri olan "fiil sona kaçıyor" kuralı, sana büyük ihtimalle doğal gelecek.

Kolay yan 3: hâl ekleri fikri

Türkçede bir ismin cümledeki görevini ekler söyler: "adam" (yalın), "adamı" (belirtme), "adama" (yönelme), "adamın" (tamlayan). Almancada da isimlerin böyle görevleri vardır ve adları sana tanıdık gelecek: Akkusativ Türkçedeki -i hâline, Dativ -e hâline, Genitiv -in hâline büyük ölçüde karşılık gelir.

İngilizce konuşan bir öğrenci için "bir ismin görevine göre biçim değiştirmesi" baştan öğrenilmesi gereken yabancı bir fikirdir. Sen ise bu fikri her gün kullanıyorsun. Almancada farklı olan, işareti kimin taşıdığıdır; bunu birazdan zor yanlar arasında göreceğiz.

Kolay yan 4: sen ve siz

Türkçede tanımadığın birine "siz", arkadaşına "sen" dersin. Almancada da aynı ayrım vardır: resmî "Sie" ve samimi "du". Bu ayrımı olmayan dillerden gelen öğrenciler kimle nasıl konuşacaklarını öğrenirken zorlanır; senin sezgin büyük ölçüde doğru çalışır. Ayrıntılarına A1'in ilk modülünde döneceğiz.

Zor yan 1: der, die, das

Türkçede ismin cinsiyeti yoktur. "Masa", "lamba", "pencere" kelimelerinin hiçbiri erkek ya da dişi değildir. Almancada ise her ismin bir dilbilgisi cinsiyeti vardır ve bu cinsiyet isimle birlikte gelen artikelde görünür: "der Tisch" (masa, eril), "die Lampe" (lamba, dişil), "das Fenster" (pencere, nötr).

Bu cinsiyet çoğu zaman gerçek dünyadaki cinsiyetle ilgili değildir. Masanın erkek, lambanın kadın olmasının bir mantığı yoktur; bu yalnızca dilin bir özelliğidir. Türkçe konuşan için Almancanın en büyük duvarı büyük ihtimalle budur ve baştan bir alışkanlık gerektirir: bir ismi hiçbir zaman artikelsiz öğrenmemek. "Tisch" değil, "der Tisch".

Türkçede belirli artikel de yoktur. "Kitap masada" dediğimizde hangi kitabın kastedildiği bağlamdan anlaşılır. Almanca bu bilgiyi kelimeyle söyler: "das Buch" (belirli kitap), "ein Buch" (bir kitap). Bu da Türkçe konuşanın kısa sürede alışması gereken yeni bir adımdır.

Zor yan 2: tek "o", üç kelime

Türkçede "o" hem erkek, hem kadın, hem de bir nesne için kullanılır. Almancada üç ayrı kelime vardır: "er" (o, eril), "sie" (o, dişil), "es" (o, nötr). Üstelik bu seçim gerçek cinsiyete değil ismin artikeline göre yapılır. Masadan söz ederken "er" dersin, çünkü "der Tisch" erildir; lambadan söz ederken "sie", çünkü "die Lampe" dişildir. Bu yüzden artikeli bilmemek, yalnız artikelde değil cümlenin geri kalanında da hata doğurur.

Zor yan 3: işareti artikel taşıyor

Hâl fikri tanıdık demiştik; farklı olan, işaretin yeridir. Türkçede ek isme yapışır: "adamı". Almancada hâl çoğu zaman ismin kendisinde değil, önündeki artikelde görünür: "der Mann" (adam) → "Ich sehe den Mann" (adamı görüyorum). "Mann" kelimesi değişmedi; değişen "der"den "den"e dönen artikeldir.

Türkçe konuşanın buradaki tipik hatası, ismin sonunda bir değişiklik aramak ve artikele bakmamaktır. Artikelin hâle ve cinsiyete göre değiştiği tablolar A1 ve A2 boyunca adım adım gelecek; şimdilik yalnız şunu bil: Almancada hâlin sesi, ismin önünde duyulur.

Zor yan 4: edat önde, ek arkada değil

Türkçede yer ve yön bilgisi çoğu zaman isme eklenen bir ekle verilir: "evde", "şehre", "okuldan". Almanca bu bilgiyi ismin önüne gelen ayrı bir kelimeyle, bir edatla verir: "in der Stadt" (şehirde), "aus der Schule" (okuldan), "zu Hause" (evde). Türkçe sırayı Almancaya çevirirken edatı unutmak ya da sona koymak sık görülür.

Zor yan 5: ana cümlede fiil hep ikinci

Yan cümlede fiilin sona gitmesi tanıdıktı, ama ana cümlede Almanca katı bir kural uygular: çekimli fiil ikinci sırada durur. Cümle "heute" (bugün) ile başlarsa, özne fiilden sonraya geçer: "Heute arbeite ich zu Hause" (Bugün evde çalışıyorum). Türkçede özneyi ve fiili istediğin gibi yerleştirdiğin için bu kural başlangıçta yapay gelebilir. A1'de adına "altın kural" diyeceğimiz bu yapıyı ayrıca çalışacağız.

Türkçeden gelenAlmancada
Kolay: ö, ü, ş ve ç sesleriö, ü, sch, tsch
Kolay: hâl ekleri fikriAkkusativ, Dativ, Genitiv
Kolay: sen / siz ayrımıdu / Sie
Kolay: yan cümlede fiil sondaweil ich in Berlin arbeite
Zor: cinsiyetsiz isimlerder, die, das
Zor: tek "o"er, sie, es
Zor: ek ismin sonundahâli artikel taşır: den Mann
Zor: yer eki (evde, şehre)edat önde: in der Stadt
Zor: serbest söz dizimiana cümlede fiil ikinci sırada

Örnekler

Okunuşlarda uzun sesliyi çift harf, ince ch sesini [h], vurgulu heceyi büyük harf gösteriyor. Her cümlede kolay ya da zor yanlardan hangisinin göründüğünü bulmaya çalış.

Dördüncü örnekteki "er" kelimesine dikkat et. Türkçede masadan "o" diye söz ederiz ve kimse erkek mi kadın mı diye düşünmez. Almancada "der Tisch" eril olduğu için masa "er" olur; bu cümle, artikeli bilmenin neden cümlenin sonuna kadar işe yaradığını gösteriyor.

Sık yapılan hatalar

Yaygın yanlışİsmi artikelsiz ezberlemek: "Tisch = masa".
Doğrusu

— Türkçede isimler cinsiyetsiz olduğu için kelime defterine yalnız kelimeyi yazmak doğal gelir. Artikel sonradan öğrenilmeye çalışıldığında her kelime ikinci kez ezberlenir ve çoğu zaman yanlış hatırlanır. Doğrusu: her ismi artikeliyle öğren ve yaz: "der Tisch = masa", "die Lampe = lamba".

Yaygın yanlışTürkçe söz dizimini ana cümleye taşımak: "Ich Deutsch lerne."
Doğrusu

— Türkçede fiil sonda durduğu için ana cümlede de fiil sona itilir. Almancada ana cümlede çekimli fiil ikinci sıradadır. Doğrusu: "Ich lerne Deutsch." Fiil sonda yalnız yan cümlede ya da iki parçalı fiilin ikinci parçasında durur.

Yaygın yanlışCansız bir nesne için hep "es" kullanmak: "Der Tisch ist alt. Es ist schwer."
Doğrusu

— Türkçedeki "o" cinsiyetsiz olduğu için öğrenci nesneler için nötr "es"i seçer. Almancada zamir ismin artikeline uyar. Doğrusu: "Der Tisch ist alt. Er ist schwer." Lamba için "sie", pencere için "es" denir.

Mini alıştırma

Cevaplar

  1. İkisinde de anlamı taşıyan fiil sonda: "okudum" ve "gelesen". Almancada ikinci sıradaki "habe" yardımcıdır, asıl anlam sona gider; Türkçedeki sıraya benzer.
  2. Sie ist neu (die Lampe dişil), es ist groß (das Fenster nötr), er ist alt (der Tisch eril).
  3. Artikel "den" gösteriyor. "Mann" değişmedi; "der" belirtme hâlinde "den" oldu.
  4. Doğrusu: "Heute arbeite ich zu Hause." Cümle "heute" ile başladığı için çekimli fiil "arbeite" ikinci sıraya geçer, özne "ich" ondan sonra gelir.

Özet kartı

  1. Türkçe ile Almanca akraba değildir, ama bazı konularda benzer bir mantıkla çalışır.
  2. Kolay yanlar: ö ve ü sesleri, büyük ölçüde okunduğu gibi yazı, hâl fikri, sen/siz ayrımı, yan cümlede ve iki parçalı fiilde sona giden fiil.
  3. Zor yanlar: der, die, das ile dilbilgisi cinsiyeti, belirli artikel, tek "o" yerine er/sie/es.
  4. Almancada hâli çoğu zaman ismin sonu değil, önündeki artikel gösterir: der Mann → den Mann.
  5. Türkçedeki yer ekleri Almancada ismin önündeki edatlarla verilir: in der Stadt.
  6. Ana cümlede çekimli fiil hep ikinci sıradadır: Heute arbeite ich.
  7. Her ismi artikeliyle öğren; zamir ve hâl hataları artikelden başlar.

Sonraki derse köprü

Bu dersin en pratik sonucu tek bir alışkanlıktı: bir ismi artikelsiz yazma. Peki bu alışkanlığı bir deftere, bir telefon uygulamasına ya da kartlara nasıl dökeceksin, öğrendiğin kelimeyi unutmadan önce ne zaman yeniden göreceksin ve günde kaç dakika ayırmalısın? Bir sonraki derste giriş seviyesini çalışma yöntemiyle kapatacağız: artikeli ve çoğulu yanında duran bir kelime defteri, aralıkları giderek uzayan bir tekrar sistemi ve sürdürebileceğin bir günlük plan.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

  • Kanca: iki öğrenci iki ayrı kapının önünde; birinin önünde "der, die, das" duvarı, ötekinin önünde "er, sie, es" duvarı yükselir.
  • Fiil sona gidiyor bölümünde Türkçe ve Almanca cümleler üst üste konur; "okudum" ile "gelesen" aynı hizada parlar.
  • Hâl bölümünde Türkçe "adam → adamı" satırında ek ismin sonunda, Almanca "der Mann → den Mann" satırında değişiklik artikelde renklenir.
  • er/sie/es için masa, lamba, pencere ikonları; her ikonun üstünde artikeli ve zamiri belirir.
  • Kolay/zor tablosu iki sütunlu kartlar olarak açılır, kolaylar yeşil, zorlar turuncu kenarlıkla.
  • Örnek cümleleri anadili Almanca bir ses okur.