Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Sprichwort tam bir cümle ve genel bir yargıdır; Redewendung (C1.8) cümle içinde bir kalıptır.
- Atasözü düşünce düşünce çevrilir: Apfel ↔ Armut, kurze Beine ↔ yatsıya kadar yanan mum.
- Biçim sabittir: artikel ve kelime sırası değişmez (Übung macht den Meister).
- Masallar ve çocuk kitapları: Dornröschenschlaf, Aschenputtel, Max und Moritz, Zappelphilipp.
- Halk hikâyesi ve tarih: Schildbürgerstreich, nach Canossa gehen.
- Anti-Sprichwort asıl atasözünü bilmeyi gerektirir; yazıda atasözünü tek ve yerinde kullan.
Kanca
İşe başlayalı bir hafta oldu ve bu hafta zor geçti; her şey karışık, her sistem yeni. Cuma günü bir meslektaşın omzuna dokunuyor: "Kopf hoch, aller Anfang ist schwer." Ertesi hafta bir toplantıda, beş kişinin aynı sunumu düzeltmeye çalıştığını gören biri iç çekiyor: "Viele Köche verderben den Brei." Birkaç gün sonra, belediyenin yeni yaptırdığı ve hiçbir yere varmayan bir bisiklet yolunu gören komşun gülüyor: "Ein echter Schildbürgerstreich." İlk iki cümleyi bir şekilde çözüyorsun; üçüncüsünde ise elinde yalnızca bir kelime var ve o kelimenin arkasındaki hikâyeyi bilmiyorsun.
C1.8'de deyimleri ve kalıp ifadeleri gördük; C2.8'de ise birkaç yılda eskiyen gençlik kelimelerini. Bu derste dilin en uzun ömürlü katmanına bakıyoruz: yüzyıllardır dilde yaşayan atasözleri ve Almanca konuşanların ortak belleğindeki masallara, çocuk kitaplarına ve tarihî olaylara yapılan göndermeler. Amaç, bu sözleri tanımak, Türkçedeki karşılıklarıyla eşleştirmek ve yarım bir cümleyle yapılan bir imayı yakalayabilmek.
Anlatım
Atasözü ile deyim arasındaki fark
Atasözü (Sprichwort), kendi başına tam bir cümle olan ve genel bir yargı, bir öğüt ya da bir hayat deneyimi bildiren kalıplaşmış bir sözdür: "Aller Anfang ist schwer" (Her başlangıç zordur). Deyim (Redewendung) ise C1.8'de gördüğün gibi, bir cümlenin içine yerleşen ve kendi başına bir yargı bildirmeyen bir kalıptır: "jemandem die Daumen drücken" (birine şans dilemek). Atasözü bir sonuç söyler; deyim bir durumu adlandırır.
Atasözlerinin biçimi sabittir ve bu sabitlik bir parça onların gücüdür. Pek çoğu uyak ya da ses tekrarı taşır: "Ende gut, alles gut", "Wer rastet, der rostet" (Dinlenen paslanır). Bu yüzden bir atasözünün kelimelerini değiştirmek ya da sırasını bozmak, onu tanınmaz hâle getirir; tanıdık biçimde söylenmediğinde dinleyici imayı kaçırır.
Türkçe karşılıklar: aynı düşünce, farklı imge
Pek çok Almanca atasözünün Türkçede bir karşılığı vardır; ama karşılık çoğu zaman bambaşka bir imgeyle kurulur. Bu yüzden atasözü çevirisi kelime kelime değil, düşünce düşünce yapılır. "Der Apfel fällt nicht weit vom Stamm" (Elma ağacından uzağa düşmez) Türkçede "Armut dibine düşer" olur: aynı düşünce, farklı bir meyve. "Lügen haben kurze Beine" (Yalanların bacakları kısadır) Türkçede "Yalancının mumu yatsıya kadar yanar" ile karşılanır. "Viele Köche verderben den Brei" (Çok aşçı lapayı bozar) için Türkçede "Aşçı çok olunca çorba ya tuzlu ya tuzsuz olur" denir.
Bazı atasözlerinde imge iki dilde de aynıdır: "Wer zuletzt lacht, lacht am besten" (Son gülen iyi güler), "Stille Wasser sind tief" (Durgun su derin olur). Bazılarının ise Türkçede birebir bir karşılığı yoktur ve anlamı açıklamak gerekir: "Morgenstund hat Gold im Mund" (Sabah saatinin ağzında altın vardır) Türkçede en yakın hâliyle "Erken kalkan yol alır" düşüncesine denk gelir. "Man soll den Tag nicht vor dem Abend loben" (Günü akşam olmadan övmemeli) ise Türkçedeki "Dereyi görmeden paçaları sıvama" ile benzer bir uyarı taşır.
Masallar ve çocuk kitaplarından göndermeler
Almanca konuşan hemen herkesin çocuklukta duyduğu hikâyelerin başında Grimm masalları gelir; Grimm Kardeşler onları 19. yüzyılın başında derleyip yayımladı. "Rotkäppchen" (Kırmızı Başlıklı Kız), "Hänsel und Gretel", "Aschenputtel" (Külkedisi) ve "Dornröschen" (Uyuyan Güzel) bugün de herkesin bildiği hikâyelerdir ve gündelik konuşmada imayla anılır. Uzun süre hareketsiz kalan, hiç değişmeyen bir yer ya da kurum için "Dornröschenschlaf" (Uyuyan Güzel uykusu) denir: "Das Dorf lag jahrzehntelang im Dornröschenschlaf" (Köy onlarca yıl derin bir uykudaydı). Külkedisi'nin güvercinlere söylediği "Die Guten ins Töpfchen, die Schlechten ins Kröpfchen" (İyiler çömleğe, kötüler kursağa), bugün bir ayıklama işi için şakayla alıntılanır.
Resimli çocuk kitapları da benzer bir iz bıraktı. Wilhelm Busch'un "Max und Moritz" adlı resimli hikâyesi, iki yaramaz çocuğun muzipliklerini anlatır; bir şakanın ardından "Dieses war der erste Streich" (Bu birinci muziplikti) dizesi hâlâ alıntılanır. Heinrich Hoffmann'ın "Struwwelpeter" kitabındaki "Zappelphilipp" (yerinde duramayan Philipp) ise bugün yerinde duramayan bir çocuk için gündelik bir kelimeye dönüşmüştür.
Halk hikâyeleri ve tarihten göndermeler
Kancadaki "Schildbürgerstreich", Schilda adlı hayalî bir kasabanın saf ve beceriksiz halkını anlatan halk hikâyelerinden gelir. Hikâyelerden birinde Schildalılar pencere koymayı unuttukları belediye binasına ışığı çuvallarla ve kovalarla içeri taşımaya çalışır. Bugün kelime, zahmetli ama anlamsız bir kamu işini, özellikle bürokratik bir saçmalığı anlatmak için kullanılır: "Die neue Umleitung ist ein Schildbürgerstreich."
Tarihten gelen göndermeler de sıktır. "Nach Canossa gehen" (Canossa'ya gitmek), bir hükümdarın bir papanın önünde tövbe etmek zorunda kaldığı 11. yüzyıl olayından gelir ve bugün birinin yenilgiyi kabul edip boyun eğmesini anlatır: "Nach dem Streit musste der Minister nach Canossa gehen." Bu tür göndermeler çoğu zaman tek bir kelimeyle yapılır; arkasındaki hikâyeyi bilmeyen okur, cümlenin anlamını ancak yarım yakalar.
Oyunlaştırılmış atasözleri
Atasözleri bu kadar bilindiği için sık sık esprili biçimde bozulur; bu tür sözlere "Anti-Sprichwort" denir. "Wer zuletzt lacht, denkt zu langsam" (Son gülen, yavaş düşünür) bilinen bir örnektir. C2.7'de gördüğün kelime oyunları gibi, bu bozulmuş sözler de ancak asıl atasözü bilindiğinde komik olur. Atasözünü bilmek, onun espri yapılmış hâlini de anlamanın ön koşuludur.
Örnekler
Her örneğin atasözü mü, kültürel gönderme mi, yoksa bozulmuş bir söz mü olduğunu söyle ve Türkçe anlamını ver.
Sık yapılan hatalar
Yaygın yanlışDie Birne fällt unter ihren Baum.
→ Der Apfel fällt nicht weit vom Stamm. — Türkçedeki "Armut dibine düşer" atasözü kelime kelime çevrildiğinde Almanca konuşan biri için anlaşılır ama tuhaf bir cümle olur ve atasözü olarak tanınmaz. Atasözleri imgeyle değil düşünceyle çevrilir; Almancada aynı düşünce elmayla anlatılır.
Yaygın yanlışÜbung macht Meister.
→ Übung macht den Meister. — Atasözlerinin biçimi sabittir; bir artikel ya da bir kelimenin eksik olması, sözü tanıdık kalıptan uzaklaştırır. Türkçede artikel olmadığı için Almanca bir atasözündeki "den", "die" gibi küçük kelimeler kolayca düşer; bir atasözünü öğrenirken onu artikeliyle birlikte, bir bütün olarak ezberle.
Yaygın yanlış(Bir deneme yazısının her paragrafında) Wie man so schön sagt: Aller Anfang ist schwer. … Wie das Sprichwort sagt: Ende gut, alles gut.
→ Ein treffendes Sprichwort an der richtigen Stelle genügt. — Atasözlerini bir yazıda sık sık kullanmak metni klişeleştirir; Almanca yazı dilinde bu tür hazır kalıplara çoğu zaman "Floskel" (içi boş kalıp) denir ve olumsuz karşılanır. Yerinde kullanılan tek bir atasözü güçlü bir vurgu yaratır, sıralanmış atasözleri ise yazarın kendi düşüncesini gölgeler.
Mini alıştırma
Cevaplar
- Yalancının mumu yatsıya kadar yanar; Aşçı çok olunca çorba ya tuzlu ya tuzsuz olur; Son gülen iyi güler.
- "Der Apfel fällt nicht weit vom Stamm."
- Örnek: "Um einen einzigen Parkausweis zu bekommen, musste ich drei Formulare ausfüllen und zweimal zum Amt – ein echter Schildbürgerstreich."
- Birinin yenilgiyi kabul edip boyun eğmesi, özür dilemek zorunda kalması; bir hükümdarın bir papanın önünde tövbe ettiği 11. yüzyıl olayından gelir.
- Örnek: "Morgenstund hat Gold im Mund – aber nur, wenn man ausgeschlafen hat."
Özet kartı
- Sprichwort tam bir cümle ve genel bir yargıdır; Redewendung (C1.8) cümle içinde bir kalıptır.
- Atasözü düşünce düşünce çevrilir: Apfel ↔ Armut, kurze Beine ↔ yatsıya kadar yanan mum.
- Biçim sabittir: artikel ve kelime sırası değişmez (Übung macht den Meister).
- Masallar ve çocuk kitapları: Dornröschenschlaf, Aschenputtel, Max und Moritz, Zappelphilipp.
- Halk hikâyesi ve tarih: Schildbürgerstreich, nach Canossa gehen.
- Anti-Sprichwort asıl atasözünü bilmeyi gerektirir; yazıda atasözünü tek ve yerinde kullan.
Sonraki derse köprü
Atasözleri, bir topluluğun yüzyıllar içinde damıttığı hazır yargılardır; kullanışlıdırlar ama bir düşünceyi kendi başına geliştirmenin yerini tutmazlar. Bir sonraki adımda hazır cevaplardan kendi sorularına geçiyoruz. Sıradaki derste deneme (Essay) yazmayı ele alıyoruz: açık uçlu bir soruyu kişisel ama düşünceli bir sesle tartmak, bir düşünceyi adım adım geliştirmek ve denemenin, okulda öğrenilen tartışmacı yazıdan (Erörterung) nasıl ayrıldığını görmek.