İçeriğe geç

Ders C2.5 · C2 · Uzman

20. yüzyıl: Kafka, Brecht, Thomas Mann

Modül: Edebiyat

1.410 kelime · 8 örnek cümle · yaklaşık 6 dakika okuma · seslendirme 9 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Kafka (1883–1924): sade düzyazı, kaçışsız dünya; Die Verwandlung, Der Process; kafkaesk.
  2. Kafka'nın açılışları: "musste … haben" tahmini ve "ohne dass … hätte" Konjunktiv II'si.
  3. Brecht (1898–1956): episches Theater, Verfremdungseffekt; Dreigroschenoper, Mutter Courage, Galilei.
  4. Verfremdung (yabancılaştırma, yöntem) ≠ Entfremdung (yabancılaşma, durum).
  5. Thomas Mann (1875–1955): Buddenbrooks, Zauberberg, Nobel 1929; uzun iç içe cümle ve ironi.
  6. Okuma yöntemi: Kafka'da bütünü sor, Brecht'te konumunu sor, Mann'da cümleyi yüklemden çöz.

Kanca

Bir yabancılar dairesinde üç haftadır bir belge bekliyorsun. Her gidişinde başka bir memur, başka bir form, başka bir kat. Alman bir arkadaşın hikâyeni dinledikten sonra tek bir kelimeyle özetliyor: "Das ist ja völlig kafkaesk." Türkçede de "kafkaesk" denir, ama bu kelimenin arkasındaki metni hiç okumadın. Bir akşam kitabı açıyorsun ve ilk cümle seni hazırlıksız yakalıyor: bir adam bir sabah uyanıyor ve dev bir böceğe dönüşmüş olduğunu görüyor. Cümlede tek bir tuhaf kelime yok; tuhaf olan, bu korkunç olayın bir iş raporu kadar sakin anlatılması.

C2.4'te ölçüsü ve kafiyesiyle Weimar'ın klasik dilini gördük. Yirminci yüzyılın başında Almanca edebiyat, aynı dilin bambaşka imkânlarını keşfetti. Bu derste üç yazarı ele alacağız: gündelik bir düzyazıyla kâbus gibi dünyalar kuran Franz Kafka, seyirciyi duygulandırmak yerine düşündürmek isteyen Bertolt Brecht ve sayfalar boyu süren cümleleri ve ince ironisiyle Thomas Mann. Her biri, bir C2 okurunun Almanca okurken karşılaşacağı ayrı bir dil deneyimini temsil eder.

Anlatım

Franz Kafka: sade dil, tedirgin edici dünya

Kafka 1883'te Prag'da doğdu ve 1924'te öldü; yazdıklarının büyük kısmı ölümünden sonra, arkadaşı Max Brod tarafından yayımlandı. Kafka, Brod'dan yayımlanmamış yazılarını yakmasını istemişti; Brod bu isteği yerine getirmedi ve bugün dünya edebiyatının temel metinleri arasında sayılan romanlar böylece okura ulaştı. En bilinen öyküsü "Die Verwandlung" (Dönüşüm, 1915) şu cümleyle başlar: "Als Gregor Samsa eines Morgens aus unruhigen Träumen erwachte, fand er sich in seinem Bett zu einem ungeheueren Ungeziefer verwandelt."

Kafka'nın dilinin gücü, sadeliğindedir. Cümleler açık, düzenli, neredeyse resmî bir yazışmanın diliyle kurulur; ama anlattıkları mantıksız, çıkışsız ve tedirgin edicidir. "Der Process" (Dava) romanı da aynı biçimde başlar: "Jemand musste Josef K. verleumdet haben, denn ohne dass er etwas Böses getan hätte, wurde er eines Morgens verhaftet." Bu cümlede C1.4'te gördüğün çıkarım anlamlı "musste" ve B2'deki Konjunktiv II ("getan hätte") birlikte çalışır: anlatıcı bile ne olduğunu bilmez, yalnız tahmin eder. Almanca günlük dile yerleşen "kafkaesk" sıfatı, işte bu dünyayı, anlaşılmaz ve kaçışsız bir bürokrasinin ya da durumun içinde kalmayı anlatır.

Bertolt Brecht: düşündüren tiyatro

Brecht 1898'de doğdu ve 1956'da öldü; oyun yazarı, şair ve tiyatro kuramcısıydı. Onun "epik tiyatro" (episches Theater) adını verdiği anlayış, seyircinin sahnedeki olaylara kapılıp kahramanla özdeşleşmesini değil, mesafe alıp düşünmesini ister. Bunun için kullandığı yöntemlere "yabancılaştırma etkisi" (Verfremdungseffekt, kısaca V-Effekt) denir: oyuncunun seyirciye doğrudan seslenmesi, sahnede şarkıların eylemi kesmesi, olayların önceden anlatılması. Amaç, alışılmış olanı tuhaf göstererek seyircinin onu sorgulamasını sağlamaktır.

Brecht'in en bilinen oyunları arasında Kurt Weill'in müziğiyle sahnelenen "Die Dreigroschenoper" (Üç Kuruşluk Opera, 1928), "Mutter Courage und ihre Kinder" (Cesaret Ana ve Çocukları) ve "Leben des Galilei" (Galileo'nun Hayatı) vardır. Dili kısa, keskin ve öğreticidir; şiirlerinde ve şarkılarında da gündelik konuşmaya yakın, yalın bir üslup kullanır. Dreigroschenoper'den gelen bir satır bugün kanatlı bir söz olarak dolaşır: "Erst kommt das Fressen, dann kommt die Moral" (Önce karın doyar, sonra ahlak gelir). C1.17'de "fressen" kelimesinin kaba seviyede, insanlar için küçümseyici olduğunu görmüştük; Brecht burada bu kelimeyi bilerek seçer.

Thomas Mann: uzun cümle, ince ironi

Thomas Mann 1875'te Lübeck'te doğdu ve 1955'te öldü. İlk romanı "Buddenbrooks" (1901), bir tüccar ailesinin dört kuşak boyunca çöküşünü anlatır; Mann 1929'da Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı. "Der Zauberberg" (Büyülü Dağ, 1924), bir sanatoryumda geçen ve zaman, hastalık ve Avrupa'nın düşünce dünyası üzerine uzanan büyük bir romandır. 1933'ten sonra Nazi Almanyası'ndan ayrıldı ve yıllarını sürgünde, önce İsviçre'de, sonra Amerika Birleşik Devletleri'nde geçirdi.

Mann'ın düzyazısı, Kafka'nınkinin tam tersidir. Cümleleri uzundur, iç içe yan cümleler, ara sözler ve tamlamalarla örülür; bir cümle bazen yarım sayfa sürer. Bu uzunluğun içinde sürekli bir ironi vardır: anlatıcı kahramanlarını hem ciddiye alır hem de hafifçe alaya alır. Mann okumak, C1'de gördüğün cümle çerçevesini ve yan cümle düzenini en uç noktada sınar. Bir C2 okuru için iyi bir yöntem, uzun bir cümleyi önce ana yüklemine kadar okumak, sonra ara sözleri tek tek yerine yerleştirmektir.

Üç dil, üç okuma yöntemi

Bu üç yazar, bir C2 okuruna üç ayrı beceri öğretir. Kafka, sade bir dilin altındaki belirsizliği okumayı öğretir: her cümleyi anlarsın, ama bütünün ne anlama geldiğini sorman gerekir. Brecht, bir metnin seni nasıl konumlandırdığına dikkat etmeyi öğretir: sahne ya da şiir seni duygulandırmak mı istiyor, yoksa düşündürmek mi? Mann ise uzun ve katmanlı bir cümleyi sabırla çözmeyi, ironiyi sezmeyi ve anlatıcının sesiyle kahramanın sesini ayırmayı öğretir.

Örnekler

Her örnekte hangi yazarın dil dünyasına yakın olduğunu ve neden öyle olduğunu söyle.

Sık yapılan hatalar

Yaygın yanlışDas war total kafkaisch.
Doğrusu

→ Das war völlig kafkaesk. — Türkçede de "kafkaesk" kullanıldığı için doğru biçim akla kolay gelir, ama Almanca konuşurken yazarların adından sıfat türetmenin olağan yolu "-isch" olduğu için "kafkaisch" gibi bir biçim kurulabilir. Yerleşik ve sözlükte kayıtlı biçim "kafkaesk"tir; "brechtisch" ve "goethisch" gibi biçimler ise başka yazarlar için kullanılır.

Yaygın yanlış„Ohne dass er etwas Böses getan hätte" = „Er hatte etwas Böses getan."
Doğrusu

→ „getan hätte" ist Konjunktiv II: Er hat nichts Böses getan. — Türkçede "hätte" ile "hatte" arasındaki fark tek bir ünlüden ibaret gibi görünür ve ilk okumada gözden kaçar. Kafka'nın cümlesinde "ohne dass" ile gelen Konjunktiv II, eylemin gerçekleşmediğini söyler: Josef K. hiçbir kötülük yapmamıştır. Bu tek harf, romanın bütün adaletsizlik duygusunu taşır.

Yaygın yanlışVerfremdungseffekt = Entfremdung (yabancılaşma).
Doğrusu

→ Verfremdung = yabancılaştırma (bilinçli bir sanat yöntemi); Entfremdung = yabancılaşma (toplumsal ya da psikolojik bir durum). — Türkçede iki kavram yalnız bir ekle ayrılır ve çoğu zaman birbirine karıştırılır. Brecht'in "Verfremdung"u seyirciye uygulanan bir tekniktir; "Entfremdung" ise insanın işinden, çevresinden ya da kendinden kopmasını anlatan ayrı bir kavramdır.

Mini alıştırma

Cevaplar

  1. Die Verwandlung – Kafka; Buddenbrooks – Thomas Mann; Die Dreigroschenoper – Brecht; Der Zauberberg – Thomas Mann; Der Process – Kafka.
  2. C1.4'teki tahmin bildiren "müssen" + Perfekt mastarı: "Birisi ona iftira etmiş olmalı." Anlatıcı olayı bilmez, çıkarım yapar.
  3. Örnek: "Für einen einzigen Stempel musste ich vier verschiedene Ämter besuchen – das war wirklich kafkaesk."
  4. Örnek: "Der Verfremdungseffekt soll verhindern, dass sich das Publikum mit den Figuren identifiziert. Das Vertraute wird fremd gemacht, damit man darüber nachdenkt."
  5. Örnek: "Kafka schreibt klare, fast nüchterne Sätze über eine rätselhafte Welt, während Thomas Mann lange, verschachtelte Sätze voller Ironie baut."

Özet kartı

  1. Kafka (1883–1924): sade düzyazı, kaçışsız dünya; Die Verwandlung, Der Process; kafkaesk.
  2. Kafka'nın açılışları: "musste … haben" tahmini ve "ohne dass … hätte" Konjunktiv II'si.
  3. Brecht (1898–1956): episches Theater, Verfremdungseffekt; Dreigroschenoper, Mutter Courage, Galilei.
  4. Verfremdung (yabancılaştırma, yöntem) ≠ Entfremdung (yabancılaşma, durum).
  5. Thomas Mann (1875–1955): Buddenbrooks, Zauberberg, Nobel 1929; uzun iç içe cümle ve ironi.
  6. Okuma yöntemi: Kafka'da bütünü sor, Brecht'te konumunu sor, Mann'da cümleyi yüklemden çöz.

Sonraki derse köprü

Bu üç yazarın eserleri artık klasikleşti; okullarda okunuyor, tiyatrolarda oynanıyor. Almanca edebiyat ise 1945'ten sonra da, bugün de yazılmaya devam ediyor ve yeni sesler kazanıyor; bunların bir kısmı, Almancayı ikinci bir dil olarak edinen ya da iki dil arasında büyüyen yazarlardan geliyor. Sıradaki derste çağdaş yazarlara geçiyoruz: savaş sonrası edebiyatından bugünün romanına uzanan çizgi ve göçün Almanca edebiyata kattığı sesler.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

  • Kanca: bir yabancılar dairesinde sonsuz bir koridor ve birbirine açılan kapılar; bir form uçup bir kitap sayfasına dönüşür ve Kafka'nın ilk cümlesi belirir.
  • Kafka: temiz, düz çizgili bir yazı sayfası, arkasında giderek kararan bir labirent.
  • Brecht: bir sahne; oyuncu dördüncü duvarı kırıp seyirciye döner, sahnenin üstünde "V-Effekt" tabelası iner.
  • Thomas Mann: tek bir cümle bir sayfa boyunca kıvrılarak uzar; ana yüklem kırmızıyla, ara sözler gri parantezlerle gösterilir.
  • Üç yazar üç renkli bir zaman çizelgesinde; 1933 ve 1945 kesik çizgilerle işaretlenir.
  • Alıntıları anadili Almanca bir ses okur; Kafka cümleleri sakin ve düz, Brecht satırları keskin, Mann'ı anlatan cümleler akıcı bir tonla seslendirilir.