İçeriğe geç

Ders C2.2 · C2 · Uzman

Anlam incelikleri ve ton

Modül: Üslup ve Retorik

1.468 kelime · 8 örnek cümle · yaklaşık 7 dakika okuma · seslendirme 10 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Sözlük anlamı ile çağrışım ayrıdır: sparsam/geizig, beharrlich/stur; kelime seçimi bir yargıdır.
  2. Örtmeceleri çöz: Preisanpassung, Personalabbau, Nullwachstum, Herausforderung.
  3. Az söyleme ve Litotes: nicht schlecht = iyi; nicht ganz unproblematisch = ciddi sorun.
  4. Arbeitszeugnis: iyi niyetli ve doğru; stets zur vollsten Zufriedenheit en iyi, "bemüht" uyarı işareti.
  5. Ton kelimeleri: denn, eigentlich, schon … aber, wohl, eben; ilk konumda fiil ikinci sırada kalır.
  6. Yumuşatma hitapta ve değerlendirmede yerindedir; bulguyu saklamak için kullanılmaz.

Kanca

Dört yıl çalıştığın şirketten ayrılıyorsun ve eline bir iş belgesi (Arbeitszeugnis) veriliyor. Belge baştan sona olumlu görünüyor: "Frau Yıldız war stets bemüht, die ihr übertragenen Aufgaben zu unserer Zufriedenheit zu erledigen. Sie war bei Kolleginnen und Kollegen beliebt." Mutlu bir şekilde belgeyi Alman bir arkadaşına gösteriyorsun. Arkadaşın yüzünü buruşturuyor: "Das ist kein gutes Zeugnis. ‚Stets bemüht' heißt: Sie hat es versucht, aber nicht geschafft." Tek bir olumsuz kelime yok, ama belge bir sonraki işverene açık bir mesaj veriyor.

Bir önceki ders konuşmayı bütün hâlinde, kürsüden bakarak ele aldı. C2 düzeyinde anlamın önemli bir kısmı ise çok daha küçük seçimlerde saklıdır: bir kelimenin çağrışımında, bir örtmecede, bir küçük kelimede ya da söylenmeyen bir şeyde. Bu derste çağrışım ile sözlük anlamı arasındaki farkı, Almanca iş ve kamu dilinin örtmecelerini, iş belgelerinin kendine özgü dilini ve bir cümlenin tonunu değiştiren küçük kelimeleri ele alacağız.

Anlatım

Sözlük anlamı ve çağrışım

Her kelimenin bir sözlük anlamı (Denotation) ve bir de çağrışımı (Konnotation) vardır. Sözlük anlamı kelimenin neyi gösterdiğidir; çağrışım ise o kelimeyle birlikte gelen değerlendirme, duygu ya da bağlamdır. "sparsam" ve "geizig" aynı davranışı gösterir, harcamayı az tutmak; ama birincisi olumlu (tutumlu), ikincisi olumsuzdur (cimri). "beharrlich" (azimli) ile "stur" (inatçı), "neugierig" (meraklı) ile "interessiert" (ilgili), "selbstbewusst" (özgüvenli) ile "arrogant" (kibirli) de benzer çiftlerdir.

C1.9'da eş anlamlıların kullanım ve üslup farklarını görmüştün. C2 düzeyinde soru, bir kelimenin hangi bağlama uyduğunun ötesine geçer: bu kelimeyi seçtiğimde, anlattığım kişi ya da durum hakkında dinleyiciye hangi yargıyı geçirmiş olurum? Aynı toplantıyı anlatırken "Sie hat ihre Meinung deutlich vertreten" ile "Sie hat sich aufgespielt" arasındaki fark bir üslup farkı değil, bir hükümdür.

Örtmece: yumuşatılmış gerçek

Örtmece (Euphemismus), hoş olmayan bir gerçeği daha yumuşak bir kelimeyle anlatmaktır. Almanca iş ve kamu dilinde örtmeceler çok yaygındır ve bir C2 okuru onları ilk okumada çözebilmelidir. "Preisanpassung" (fiyat uyarlaması) çoğu zaman bir zamdır. "Freisetzung von Mitarbeitern" ya da "Personalabbau" (personel azaltma) işten çıkarmadır. "Nullwachstum" (sıfır büyüme) durgunluğu, "Minuswachstum" ise daralmayı süsler. "suboptimal" kötü, "eine Herausforderung" ise çoğu zaman bir sorun demektir.

Örtmeceyi tanımak ile kullanmak ayrı becerilerdir. Nazik bir e-postada "Das ist leider noch nicht ganz ausgereift" (Bu maalesef henüz tam olgunlaşmamış) demek, "Das ist schlecht" demekten daha uygundur; ama bir raporda ya da bir açıklamada örtmeceyi bilgi saklamak için kullanmak güvenilirliği zayıflatır. C1.16'da gördüğün gibi, bulgu tarafsız ve açık söylenir; yumuşatma değerlendirmenin ve hitabın işidir.

Az söyleyerek çok söylemek

Almanca konuşanlar, özellikle iş ve resmî ortamlarda, sık sık az söyleme (Understatement) yoluna gider. "Nicht schlecht" (fena değil) çoğu zaman düpedüz bir övgüdür. "Das ist nicht ganz unproblematisch" (Bu pek sorunsuz değil) aslında "Bu ciddi bir sorun" demektir; olumsuzun olumsuzuyla kurulan bu yapıya dilbilimde "Litotes" denir. "Das war ganz okay" bir iş arkadaşından geldiğinde hafif bir hayal kırıklığı, "Das ist interessant" bir toplantıda söylendiğinde bazen kibar bir şüphe taşır.

Bu yüzden Almancada tonu okumak, kelimenin kendisi kadar vurgusuna, bağlamına ve konuşanın kim olduğuna bakmayı gerektirir. Türkçede de benzer ince ayarlar vardır: "Fena değil" Türkçede de bazen gerçek bir övgüdür. Almanca bir iş ortamında ise bu tür ifadeler o kadar sık karşına çıkar ki, onları çözmeden bir toplantının gerçek sonucunu kaçırabilirsin.

İş belgesinin dili

Kancadaki durum Almanya'ya özgü bir türle ilgilidir: iş belgesi (Arbeitszeugnis). Bir çalışan işten ayrılırken işverenden yazılı bir iş belgesi isteyebilir. Yasa ve mahkeme kararları bu belgenin hem doğru hem de iyi niyetli (wohlwollend) olmasını ister; gizli, olumsuz mesajlar içermemesi gerektiğini de açıkça söyler. Bu iki talep arasındaki gerilimde yıllar içinde, her cümlesi olumlu görünen ama kendi içinde derecelendirilmiş bir dil gelişmiştir.

En bilinen örnek memnuniyet formülüdür (Zufriedenheitsformel). Yaygın okumaya göre "stets zu unserer vollsten Zufriedenheit" (her zaman en tam memnuniyetimizle) en iyi değerlendirmedir; "stets zu unserer vollen Zufriedenheit" iyi, "stets" olmadan "zu unserer vollen Zufriedenheit" ise orta bir değerlendirme sayılır. "vollsten" kelimesi dil bilgisi açısından tuhaftır, çünkü "voll" normalde üstünlük derecesi almaz; ama iş belgesi dilinde yerleşmiş ve mahkemelerce de bu anlamda tanınmıştır. "bemüht" (çabaladı) ise belgede bir uyarı işareti olarak okunur: çaba vardı, sonuç yoktu.

Tonu değiştiren küçük kelimeler

"mal", "halt", "ja" ve "doch" artık tanıdık. Onların yanında birkaç küçük kelime daha, bir cümlenin tonunu sessizce değiştirir. Soru cümlesindeki "denn" soruyu yumuşatır ve ilgi katar: "Wo wohnst du denn?" "Wo wohnst du?" sorusundan daha sıcaktır. "eigentlich" bir iddiayı yumuşatır ("Das ist eigentlich eine gute Idee") ya da konuyu değiştirir ("Wie spät ist es eigentlich?"). "schon" kısmi bir kabulü işaretler ve bir "aber"i haber verir: "Das stimmt schon, aber …" (Doğru, ama …). "wohl" bir tahmini belirtir: "Er ist wohl krank" (Herhalde hasta). "eben" değiştirilemez bir durumu kabul eder: "Das ist eben so."

Bu kelimelerin Türkçede tam karşılıkları yoktur; aynı işi çoğu zaman ton, ek ya da "ki", "işte", "herhalde" gibi kelimeler görür. Onları öğrenmenin en iyi yolu, çeviri aramak yerine bir cümlenin onlarla ve onlarsız okunuşunu karşılaştırmaktır. C2 düzeyinde amaç, bu kelimeleri kendi konuşmanda aşırıya kaçmadan, doğal bir sıklıkla kullanabilmektir.

Örnekler

Her örnekte cümlenin tonunu belirleyen kelimeyi bul ve tonunu Türkçeyle anlat.

Sık yapılan hatalar

Yaygın yanlışEigentlich ich finde die Idee gut.
Doğrusu

→ Eigentlich finde ich die Idee gut. ya da Ich finde die Idee eigentlich gut. — Türkçedeki "aslında" cümle başında serbestçe durur ve cümlenin geri kalanını etkilemez. Almancada "eigentlich" birinci konuma girdiğinde fiil hemen ardından gelir ve özne fiilden sonraya kayar. Tonu yumuşatan kelime, cümlenin dil bilgisi düzenini bozmamalıdır.

Yaygın yanlış(Bir meslektaşın önerisine, toplantıda) Ihr Vorschlag ist schlecht.
Doğrusu

→ Ihr Vorschlag ist noch nicht ganz ausgereift. Könnten wir ihn gemeinsam weiterentwickeln? — Açık sözlü bir yargı, Almanca iş dilinde de doğrudan bir saldırı gibi duyulur. Az söyleme ve yapıcı bir öneri, aynı eleştiriyi ilişkiyi zedelemeden iletir. Ama tersine, bir raporun bulgu bölümünde aynı yumuşatma bilgi saklamak olur.

Yaygın yanlış(İş belgesini okurken) „Sie war stets bemüht" – sehr gut, sie hat sich immer angestrengt!
Doğrusu

→ „Stets bemüht" gilt im Zeugnis als Warnsignal: Die Mühe war da, der Erfolg nicht. — İş belgesinin her cümlesi olumlu göründüğü için, dilin iç derecelendirmesini bilmeyen okur zayıf bir belgeyi iyi sanabilir. Kendi belgeni aldığında memnuniyet formülüne ve "bemüht" gibi işaretlere bak; gerekiyorsa işverenden düzeltme istemek mümkündür.

Mini alıştırma

Cevaplar

  1. sparsam/geizig; beharrlich/stur; selbstbewusst/arrogant (her çiftte ilki olumlu, ikincisi olumsuz çağrışımlı).
  2. Preisanpassung = zam; Personalabbau = işten çıkarma; Nullwachstum = büyümenin durması; suboptimal = kötü, yetersiz.
  3. Örnek: "Die Präsentation ist inhaltlich stark, vielleicht aber noch etwas lang. Könnten wir sie etwas kürzen?"
  4. "Eigentlich wollte ich heute früher gehen." ya da "Ich wollte heute eigentlich früher gehen."
  5. (b) daha iyidir; en iyi değerlendirme olarak okunur. (a) orta bir değerlendirme sayılır.

Özet kartı

  1. Sözlük anlamı ile çağrışım ayrıdır: sparsam/geizig, beharrlich/stur; kelime seçimi bir yargıdır.
  2. Örtmeceleri çöz: Preisanpassung, Personalabbau, Nullwachstum, Herausforderung.
  3. Az söyleme ve Litotes: nicht schlecht = iyi; nicht ganz unproblematisch = ciddi sorun.
  4. Arbeitszeugnis: iyi niyetli ve doğru; stets zur vollsten Zufriedenheit en iyi, "bemüht" uyarı işareti.
  5. Ton kelimeleri: denn, eigentlich, schon … aber, wohl, eben; ilk konumda fiil ikinci sırada kalır.
  6. Yumuşatma hitapta ve değerlendirmede yerindedir; bulguyu saklamak için kullanılmaz.

Sonraki derse köprü

Anlam inceliklerini gündelik bir e-postada ve bir iş belgesinde gördük. Bazı durumlarda ise ton, kelimenin yanı sıra bütün bir konuşma türünün kurallarıyla belirlenir: bir düğünde, bir emeklilik töreninde, bir cenazede ya da bir açılışta söz alan kişi, türün beklediği hitapları ve sıralamayı bilmek zorundadır. Sıradaki derste resmî konuşma ve söyleve geçiyoruz: hitap sırası, kutlama ve anma konuşmalarının kalıpları ve bir resmî konuşmanın yapısı.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

  • Kanca: bir iş belgesi yakın planda; her cümle yeşil görünür, ama "stets bemüht" satırında bir uyarı lambası yanıp söner.
  • Çağrışım çiftleri bir terazinin iki kefesinde: sparsam ile geizig aynı ağırlıkta, ama farklı renkte.
  • Örtmeceler bir perde olarak: "Preisanpassung" yazılı perde kalktığında arkasında "Preiserhöhung" görünür.
  • Memnuniyet formülü bir merdiven: en üst basamakta "stets … vollsten", aşağıya doğru derecelenir.
  • Küçük kelimeler bir renk paleti: aynı cümle "denn", "eigentlich", "schon" ile farklı renklere boyanır.
  • Örnek cümleleri anadili Almanca bir ses okur; aynı cümlenin tonu küçük kelimeli ve kelimesiz iki kez seslendirilir.