Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Bazı kelimeler bir hayat biçimini taşır: Feierabend, Gemütlichkeit, Heimat, Fernweh.
- Tek kelimeye sıkışmış kavramlar: Schadenfreude, Fremdschämen, Torschlusspanik.
- "doch": olumsuz bir soruya itiraz eden olumlu cevap.
- Kolay gelsin ≠ Es soll leicht kommen; Geçmiş olsun ≠ her durumda Gute Besserung.
- Stratejiler: işlevsel karşılık, açıklayarak çeviri, özgün kelimeyi korumak, alıntı kelime, gerekirse atlamak.
- Akrabalık hitapları (abi, abla, amca) Almancaya taşınmaz; yabancıya "Entschuldigung" ve "Sie".
Kanca
Almanya'daki ilk iş gününde, bir meslektaşının masasının yanından geçerken refleksle "Kolay gelsin!" demek istiyorsun ve bir an duruyorsun: bunun Almancası ne? Aklına gelen "Es soll leicht kommen" cümlesini söylemekten son anda vazgeçiyorsun. Akşam bir Alman arkadaşın, iş çıkışı bir kafede otururken iç çekiyor: "Endlich Feierabend. Und hier ist es so richtig gemütlich." İki kelimeyi de Türkçeye çevirmeye çalışıyorsun ve her denemede bir şeyin eksik kaldığını hissediyorsun. Ertesi hafta bir komşunun evine hırsız girdiğini duyunca ona "Gute Besserung!" diyorsun; komşu şaşkınlıkla gülümsüyor.
Bir önceki ders cümle yapılarıyla uğraştı. Burada ise sorun yapıda değil kültürde: bazı sözler bir toplumun gündelik alışkanlıklarından doğar ve başka bir dile taşındığında yarım kalır. Bu derste Almancadan Türkçeye ve Türkçeden Almancaya zor geçen ifadeleri, onları aktarmanın stratejilerini ve bir karşılık bulunamadığında bile iletişimi sürdürmenin yollarını ele alacağız.
Anlatım
Almancadan Türkçeye: tek kelimede bir hayat biçimi
A2.31'de iş gününün sonunu anlatan "Feierabend" kelimesini görmüştün. Kelimenin sözlük karşılığı "mesai sonu"dur, ama Almanca konuşan biri için taşıdığı duygu bundan geniştir: işin bittiği, akşamın ve kişisel zamanın başladığı, hak edilmiş bir rahatlamanın anı. "Schönen Feierabend!" (İyi akşamlar, işin bitti, keyfini çıkar) diye iş yerinden ayrılan birine söylenen dileğe Türkçede tam oturan bir karşılık bulmak zordur.
"Gemütlichkeit" ve sıfatı "gemütlich" benzer bir kelimedir. Bir mekânın ya da bir anın sıcak, rahat, huzurlu ve samimi olduğunu anlatır; Türkçede "rahat", "sıcak", "huzurlu", "samimi" kelimelerinin her biri anlamın bir parçasını karşılar, hiçbiri tamamını değil. "Heimat" kelimesi "memleket", "vatan", "yurt" arasında durur ve aidiyet, çocukluk ve duygusal bir bağlılık taşır. "Fernweh" (uzak yerlere duyulan özlem) ile "Heimweh" (sıla hasreti) ise bir çift oluşturur: biri gitme, öbürü dönme isteğidir.
Bazı Almanca kelimeler, uzun bir açıklamanın tek kelimeye sıkıştırılmış hâlidir. "Schadenfreude", başkasının talihsizliğinden duyulan sinsi sevinçtir. "Fremdschämen", başkası adına utanmaktır. "Torschlusspanik", bir fırsatın kaçmakta olduğu, "kapı kapanmadan" bir şey yapmak gerektiği paniğidir. Bu kelimelerin bir kısmı öyle sıra dışı bulunmuştur ki başka dillere, örneğin İngilizceye, olduğu gibi geçmiştir: "Schadenfreude" ve "Kindergarten" gibi.
Küçük ama çevrilmesi zor: "doch"
Tek hecelik bir kelime de çevirmenin önünde durabilir. Olumsuz bir soruya itiraz ederek olumlu cevap verirken Almancada "ja" değil "doch" kullanılır: "Du hast das Fenster nicht zugemacht, oder?" "Doch!" (Pencereyi kapatmadın, değil mi? Kapattım!). Türkçede bu durumda "Evet" de "Hayır" da karışıklık yaratabilir; Türkçe konuşan genellikle fiili tekrarlar ya da "ya" ekler: "Kapattım ya!" A1.18'de evet-hayır sorularıyla tanıştığın bu kelimenin çevirideki zorluğu tam da burada ortaya çıkar. C2.1'de "doch"un ortak zemin kuran vurgusuz kullanımını görmüştük; burada ise vurgulu, itiraz eden bir cevap sözüdür.
Türkçeden Almancaya: nezaketin kalıpları
Türkçenin günlük nezaket kalıplarının bir kısmı Almancada tek bir karşılık bulmaz. "Kolay gelsin", çalışan birine söylenen, işine kolaylık dileyen bir selamdır; Almancada bu işlevi tam karşılayan tek bir kalıp yoktur. Bağlama göre "Viel Erfolg!" (Kolay gelsin, başarılar), bir mağazada ya da bir ofiste yalnızca "Hallo!" ya da "Guten Tag!", gündelik bir ortamda bazen "Frohes Schaffen!" denebilir; bu sonuncusu ise kimi zaman hafif şakacı duyulur.
"Geçmiş olsun" Türkçede bir hastalıktan kaza ve hırsızlığa kadar her türlü kötü olayın ardından söylenir. Almancadaki "Gute Besserung" (acil şifalar) ise yalnızca hastalık ve yaralanma için kullanılır. Bir hırsızlığın ya da bir kazanın ardından başka kalıplar gerekir: "Das tut mir leid" (Çok üzüldüm), "Hoffentlich ist niemandem etwas passiert" (Umarım kimseye bir şey olmamıştır). "Ellerine sağlık" ise bir yemeğin ardından söylenir; Almancada bunun yerine yemeği ya da emeği övmek gelir: "Das war köstlich, vielen Dank!"
Bazı Türkçe kelimeler ise bir dünya görüşü taşır. "Kısmet", "nasip", "hüzün" ya da "gurbet" gibi kelimelerin Almancada bir çevirisi bulunabilir ("Schicksal", "Melancholie", "Fremde"), ama bu çeviriler kelimenin Türkçedeki kültürel ve duygusal yükünü tam taşımaz. Edebî bir çeviride çevirmen bazen bu kelimeleri özgün hâlleriyle bırakır ve bağlamla ya da bir açıklamayla okura taşır.
Aktarmanın stratejileri
Bir karşılık bulunamadığında çevirmenin önünde birkaç yol vardır. İşlevsel karşılık, kalıbın kelimelerini değil, durumdaki işlevini çevirir: "Afiyet olsun" → "Guten Appetit" gibi bir eşdeğer bulunduğunda sorun çıkmaz; "Ellerine sağlık" → "Das war köstlich, danke!" ise aynı işlevi başka bir biçimle görür. Açıklayarak çeviri (Umschreibung), kelimenin anlamını birkaç kelimeyle açar: "Schadenfreude" → "başkasının başına gelen kötülüğe sevinme".
Özgün kelimeyi korumak, özellikle edebî metinlerde, kültürel rengi saklamanın yoludur; okura bağlamla ya da kısa bir açıklamayla yardım edilir. Bazı kelimeler ise zamanla alıntı kelime (Lehnwort) olarak öbür dile yerleşir. Son olarak, işlevi bağlamda zaten karşılanan bir kalıp bazen hiç çevrilmez; bir çeviri her kelimeyi değil, bütünün etkisini korumaya çalışır.
Örnekler
Aşağıdaki ifadelerin hangisi Almancaya özgü bir kavramı, hangisi bir Türkçe kalıbın işlevsel karşılığını gösteriyor?
Sık yapılan hatalar
Yaygın yanlışEs soll leicht kommen!
→ Viel Erfolg! ya da yalnızca Guten Tag! — Türkçedeki "Kolay gelsin" birebir aktarıldığında dinleyene anlamsız, hatta tuhaf gelir. Bu kalıbın işlevi selamlaşmak ve iyi dilek bildirmektir; Almancada bu işlevi bağlama göre bir selam ya da "Viel Erfolg!" üstlenir.
Yaygın yanlış(Evine hırsız giren komşuya) Gute Besserung!
→ Das tut mir wirklich leid. Kann ich irgendwie helfen? — Türkçedeki "Geçmiş olsun" her tür kötü olay için söylenebildiği için "Gute Besserung" onun genel karşılığı sanılır. Oysa "Gute Besserung" yalnızca hastalık ve yaralanma için geçerlidir; bir kaza, hırsızlık ya da başka bir aksilikte üzüntü bildiren ve yardım öneren bir cümle gerekir.
Yaygın yanlış(Tanımadığın yaşlı bir adama) Großer Bruder, wo ist der Bahnhof?
→ Entschuldigung, wissen Sie, wo hier der Bahnhof ist? — Türkçede yabancılara "abi", "abla", "amca", "teyze" gibi akrabalık sözleriyle seslenmek sıcak ve saygılı bir hitaptır. Almancada bu kelimelerin birebir çevirisi ("großer Bruder", "Onkel") tuhaf ya da alaycı duyulur; yabancılara "Entschuldigung" ile başlayan ve "Sie" kullanan nötr bir hitap beklenir.
Mini alıştırma
Cevaplar
- "Guten Appetit!"; "Das war köstlich, vielen Dank!"; bağlama göre "Viel Erfolg!" ya da yalnızca "Guten Tag!".
- (a) doğru; (b) yanlış, "Das tut mir leid" gerekir; (c) doğru; (d) yanlış, "Das tut mir sehr leid" gerekir.
- "Schadenfreude": başkasının başına gelen kötülüğe gizlice sevinme; "Torschlusspanik": bir fırsatın ya da zamanın kaçmakta olduğu duygusuyla gelen panik.
- "Doch, ich bin ziemlich müde!"
- Örnek: "'Gemütlich' bir yerin ya da anın rahat, sıcak ve huzurlu olduğunu anlatır. Mum ışığında, dostlarla geçen sakin bir akşam tam olarak gemütlich'tir."
Özet kartı
- Bazı kelimeler bir hayat biçimini taşır: Feierabend, Gemütlichkeit, Heimat, Fernweh.
- Tek kelimeye sıkışmış kavramlar: Schadenfreude, Fremdschämen, Torschlusspanik.
- "doch": olumsuz bir soruya itiraz eden olumlu cevap.
- Kolay gelsin ≠ Es soll leicht kommen; Geçmiş olsun ≠ her durumda Gute Besserung.
- Stratejiler: işlevsel karşılık, açıklayarak çeviri, özgün kelimeyi korumak, alıntı kelime, gerekirse atlamak.
- Akrabalık hitapları (abi, abla, amca) Almancaya taşınmaz; yabancıya "Entschuldigung" ve "Sie".
Sonraki derse köprü
Çeviri modülüyle C2'nin içerik dersleri kapanıyor: üslup ve retorikten edebiyata, yaşayan dilden yazma ustalığına, düşünce dünyasından çeviriye uzanan bir yol yürüdük. Şimdi bu seviyenin bütününü, Almancanın en yüksek düzeyini belgeleyen sınavın biçiminde sınama zamanı. Sıradaki ders C2 finali: Goethe-Zertifikat C2'nin, adıyla Großes Deutsches Sprachdiplom'un yapısını tanıyıp bu formatta bir deneme yapacağız.