İçeriğe geç

Ders C2.13 · C2 · Uzman

Siyaset ve toplum üzerine tartışma

Modül: Düşünce Dünyası

1.376 kelime · 8 örnek cümle · yaklaşık 6 dakika okuma · seslendirme 9 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Almanya: Grundgesetz (1949), 16 Bundesländer, Bundestag ve Bundesrat.
  2. Bundeskanzler(in) hükümetin başı (Bundestag seçer); Bundespräsident(in) devletin başı, büyük ölçüde temsilî.
  3. Erststimme/Zweitstimme, Fünf-Prozent-Hürde, Koalition, Koalitionsvertrag.
  4. İsviçre: Bundesrat = hükümet, Volksabstimmung; Avusturya: Nationalrat.
  5. Tarafsız aktarma: Die Regierung betont …; Kritiker wenden ein …; X wirft Y vor, … zu …; Konjunktiv I.
  6. wählen ≠ abstimmen; Gendern bir tartışma konusudur, bağlamın kuralını izle.

Kanca

Seçim haftası. Akşam haberlerinde bir sunucu "die Zweitstimme", "die Fünf-Prozent-Hürde" ve "Koalitionsverhandlungen" diye konuşuyor. Ertesi gün iş yerinde bir meslektaşın, yeni hükümetin kimin tarafından seçileceğini soruyor ve sen "Der Bundespräsident natürlich" diye cevap veriyorsun; masadakiler bir an birbirine bakıyor. Öğle arası tartışma ısınıyor: biri bir partinin önerisini savunuyor, öbürü eleştiriyor, sen ise iki tarafın görüşünü aktarmaya çalışırken kendi fikrini istemeden araya karıştırdığını fark ediyorsun. C2 düzeyinde Almancan var, ama siyasi bir tartışmada hem kurumları doğru adlandırmak hem de görüşleri adil aktarmak ayrı bir beceri istiyor.

C2.12'de tarih ve felsefe tartışmalarının kavramlarını, Aydınlanma'nın "mündiger Bürger" idealini gördük. Bu derste o idealin bugünkü karşılığına, siyaset ve toplum üzerine konuşmaya geçiyoruz: Almanca konuşulan ülkelerin siyasi kurumları, bu kurumlar etrafında dönen tartışmaların sözcükleri, farklı görüşleri tarafsız aktarmanın kalıpları ve bu alanda Türkçe konuşanların en sık düştüğü kavram karışıklıkları.

Anlatım

Almanya'nın siyasi sistemi: temel kavramlar

Almanya federal ve parlamenter bir cumhuriyettir. Anayasanın yerini tutan temel yasa "Grundgesetz"tır ve 1949'da yürürlüğe girmiştir. Ülke on altı eyaletten (Bundesländer) oluşur; her eyaletin kendi parlamentosu ve hükümeti vardır. Federal düzeyde yasama işini iki organ paylaşır: halkın seçtiği federal meclis (Bundestag) ve eyaletlerin temsil edildiği federal konsey (Bundesrat).

Türkçe konuşanlar için en önemli ayrım, hükümetin başı ile devletin başı arasındadır. Hükümetin başı, Bundestag'ın seçtiği federal başbakandır (Bundeskanzler ya da Bundeskanzlerin); siyasi gücün merkezi odur. Devletin başı ise federal cumhurbaşkanıdır (Bundespräsident ya da Bundespräsidentin); görevi büyük ölçüde temsilî ve törenseldir. Bu yüzden kancadaki cevap yanlıştı: hükümeti Bundestag'daki çoğunluk kurar ve başbakanı Bundestag seçer.

Seçimlerde seçmenlerin iki oyu vardır. Birinci oy (Erststimme) seçim bölgesindeki bir aday için, ikinci oy (Zweitstimme) bir parti listesi için verilir; mecliste partilerin güç dengesini belirleyen esas olarak ikinci oydur. Bir partinin meclise girebilmesi için genel olarak oyların en az yüzde beşini alması gerekir; buna "Fünf-Prozent-Hürde" (yüzde beş barajı) denir. Hiçbir parti tek başına çoğunluğa ulaşamadığında partiler bir koalisyon (Koalition) kurar ve bir koalisyon anlaşması (Koalitionsvertrag) imzalar.

Avusturya ve İsviçre

Avusturya da parlamenter bir cumhuriyettir; federal meclisine "Nationalrat" denir ve hükümetin başı "Bundeskanzler" unvanını taşır. İsviçre ise farklı bir modeldir: tek bir hükümet başı yoktur, yedi üyeli federal konsey (Bundesrat) ülkeyi birlikte yönetir. İsviçre'nin en belirgin özelliği doğrudan demokrasidir: vatandaşlar yılda birkaç kez, ulusal ya da yerel sorular üzerine halk oylamalarında (Volksabstimmungen) doğrudan karar verir. Aynı kelime, "Bundesrat", Almanya'da eyaletlerin konseyini, İsviçre'de ise hükümeti anlatır; bu da C1.18 ve C1.19'da gördüğümüz çok merkezli Almancanın siyasi dildeki bir yansımasıdır.

Görüşleri tarafsız aktarmak

Siyasi bir tartışmada iki beceri birbirinden ayrılır: bir görüşü aktarmak ve bir görüşe sahip olmak. Bir haberde, bir raporda ya da kendi yorumunun öncesinde, farklı tarafların görüşlerini adil biçimde aktarmak gerekir. Bunun Almancada yerleşik kalıpları vardır: "Die Regierung betont, dass …" (Hükümet … olduğunu vurguluyor), "Kritiker wenden ein, dass …" (Eleştirenler … diye itiraz ediyor), "Aus Sicht der Opposition …" (Muhalefetin bakış açısından …). Başkasının sözünü aktarırken kullandığın Konjunktiv I burada da temel araçtır: "Die Ministerin sagte, die Reform sei notwendig."

Suçlama ya da eleştiri aktarırken "vorwerfen" (birini bir şeyle suçlamak) fiili sık kullanılır ve Dativ ile Akkusativ birlikte ister: "Die Opposition wirft der Regierung vor, die Pläne zu spät vorgelegt zu haben" (Muhalefet hükümeti planları geç sunmakla suçluyor). Bu yapı, aktaranın kendisinin suçlamadığını, yalnızca bir tarafın suçlamasını aktardığını açıkça gösterir.

Kendi görüşünü aktarılan görüşlerden ayırmak için C1.10'daki özet ilkesi burada da geçerlidir: önce taraflar, sonra açıkça işaretlenmiş bir kişisel değerlendirme. "Ich persönlich halte …" (Ben şahsen … buluyorum) ya da "Meines Erachtens …" (Bence) gibi bir geçiş, okura ya da dinleyiciye artık kimin konuştuğunu söyler.

Cinsiyete duyarlı dil: bir tartışmanın kendisi

Almanca konuşulan ülkelerde kamusal dilin kendisi de bir tartışma konusudur. Siyasetçiler konuşmalarına sık sık "liebe Bürgerinnen und Bürger" (sevgili yurttaşlar, kelimesi kelimesine kadın ve erkek yurttaşlar) diye başlar; bazı metinlerde "Studierende" (öğrenciler), "Mitarbeitende" (çalışanlar) gibi cinsiyetsiz biçimler ya da "Bürger*innen" gibi yıldızlı yazımlar kullanılır. Buna gündelik dilde "Gendern" denir.

Bu uygulama Almanca konuşulan toplumlarda tartışmalıdır: bir kesim bunu eşitliğin gereği olarak görür, bir başka kesim ise okunabilirliği bozan ya da dayatılan bir dil olarak eleştirir; bazı kurumlar yıldızlı yazımı resmî metinlerde kullanmaz. Bir C2 konuşanı için önemli olan taraf tutmak değil, bu biçimleri tanımak, bir metnin hangi tercihi yaptığını fark etmek ve kendi yazdığı bağlamın (bir üniversite, bir şirket, bir resmî kurum) kurallarını izlemektir.

Örnekler

Aşağıdaki cümlelerin hangisi bir kurumu adlandırıyor, hangisi bir görüşü aktarıyor, hangisi kendi değerlendirmesini ayırıyor?

Sık yapılan hatalar

Yaygın yanlışDer Bundespräsident bildet die neue Regierung.
Doğrusu

→ Die Mehrheit im Bundestag bildet die Regierung und wählt den Bundeskanzler. — Türkiye'de cumhurbaşkanı yürütmenin başıdır; bu yüzden Türkçe konuşanlar Almanya'daki "Bundespräsident"e aynı rolü yükleyebilir. Almanya'da hükümetin başı Bundeskanzler'dir ve siyasi güç ondadır; Bundespräsident'in görevi büyük ölçüde temsilîdir.

Yaygın yanlışAm Sonntag stimmen wir den neuen Bundestag ab.
Doğrusu

→ Am Sonntag wählen wir den neuen Bundestag. — Türkçedeki "oy vermek" hem bir kişiyi ya da partiyi seçmeyi hem de bir konuda oylamayı karşılar. Almancada bu iki eylem ayrıdır: "wählen" temsilci ve parti seçmek, "abstimmen (über + Akk)" ise bir öneri ya da yasa üzerine oylamaktır: "Das Parlament stimmt über das Gesetz ab."

Yaygın yanlışDie Opposition sagt, dass die Regierung lügt.
Doğrusu

→ Die Opposition wirft der Regierung vor, die Öffentlichkeit falsch informiert zu haben. — Bir suçlamayı "sagen" ile ve bildirme kipinde aktarmak, aktaranın bu suçlamayı onayladığı izlenimini verebilir. "vorwerfen" ve Konjunktiv I, suçlamanın bir tarafa ait olduğunu ve aktaranın mesafesini dil bilgisiyle gösterir.

Mini alıştırma

Cevaplar

  1. (a) Bundeskanzler(in); (b) Bundespräsident(in); (c) Bundesrat; (d) Nationalrat.
  2. "Die Bürger wählen ein neues Parlament." / "Das Parlament stimmt über das Gesetz ab."
  3. Örnek: "Die Regierung betont, die Reform sei notwendig. Kritiker wenden dagegen ein, sie sei zu teuer."
  4. "Die Opposition wirft der Regierung vor, die Kosten verschwiegen zu haben."
  5. Örnek: "Ich persönlich halte beide Argumente für berechtigt, sehe aber die Kosten als das größere Problem."

Özet kartı

  1. Almanya: Grundgesetz (1949), 16 Bundesländer, Bundestag ve Bundesrat.
  2. Bundeskanzler(in) hükümetin başı (Bundestag seçer); Bundespräsident(in) devletin başı, büyük ölçüde temsilî.
  3. Erststimme/Zweitstimme, Fünf-Prozent-Hürde, Koalition, Koalitionsvertrag.
  4. İsviçre: Bundesrat = hükümet, Volksabstimmung; Avusturya: Nationalrat.
  5. Tarafsız aktarma: Die Regierung betont …; Kritiker wenden ein …; X wirft Y vor, … zu …; Konjunktiv I.
  6. wählen ≠ abstimmen; Gendern bir tartışma konusudur, bağlamın kuralını izle.

Sonraki derse köprü

Bu derste Almanca bir siyasi tartışmayı anlamak ve aktarmak için gereken kavramları gördük; "Bundespräsident" ile "cumhurbaşkanı" arasındaki fark, bir kelimenin iki dilde aynı görünüp farklı bir gerçekliği anlatabileceğini de gösterdi. Bu, çevirinin tam kalbindeki sorundur. Yeni modülümüz çeviriye geçiyor ve ilk dersi Türkçe ile Almanca arasında çeviri teknikleri: kelimeyi değil anlamı aktarmak, iki dilin farklı cümle yapılarını birbirine uyarlamak ve bir metni hedef dilde doğal kılmak.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

  • Kanca: bir seçim gecesi ekranı; "Zweitstimme", "Fünf-Prozent-Hürde" ve "Koalition" kelimeleri grafiklerin üzerinde belirir; ertesi gün bir ofis masasında yanlış cevaba düşen kısa bir sessizlik.
  • Siyasi sistem bir şema olarak: Bundestag ve Bundesrat iki sütun, Bundeskanzler Bundestag'dan çıkan bir ok, Bundespräsident sembolik bir tacı andıran sade bir işaretle.
  • İki oy: bir oy pusulasının sol ve sağ sütunları ayrı renklerle; yüzde beş çizgisinin altında kalan bir çubuk soluklaşır.
  • İsviçre: bir takvimde yılda birkaç kez işaretlenen halk oylaması günleri.
  • Tarafsız aktarma: iki konuşma balonu yan yana, ortada aktaran kişinin nötr bir çerçevesi; kişisel görüş ayrı bir renkte belirir.
  • Örnek cümleleri anadili Almanca bir ses okur; haber sunucusunun dengeli ve tarafsız tonuyla seslendirilir.