Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- lernen = öğrenmek, sınava çalışmak; studieren = üniversitede okumak, derinlemesine incelemek.
- benutzen = bir aracı kullanmak (günlük); verwenden = bir amaç için (resmî; malzeme, yöntem).
- gebrauchen = çoğu zaman "können gebrauchen" = işe yaramak.
- ändern = ayrıntı, plan; verändern = öz, görünüş, zamanla gelen değişim.
- sagen (içerik; jemandem etwas sagen), sprechen (dil; mit jemandem), reden (gündelik), erzählen (hikâye).
- Eş anlamlıları grup hâlinde ve tipik öbekleriyle öğren; sözlükte örnek cümlelere bak.
Kanca
Sınav haftasında bir Alman arkadaşın seni kütüphanede görüp soruyor: "Was machst du hier?" Sen cevap veriyorsun: "Ich studiere für die Prüfung morgen." Arkadaşın gülümsüyor: "Du lernst für die Prüfung. Studieren tust du an der Uni, das ist etwas anderes." Birkaç dakika sonra onun telefonunu ödünç almak istiyorsun: "Kann ich dein Handy kurz gebrauchen?" Arkadaşın telefonu uzatıyor, ama nazikçe ekliyor: "Klar, du kannst es benutzen." İki kelime çifti, Türkçede ve sözlükte aynı karşılığı taşıyor; Almancada ise farklı durumlara ait.
C1 düzeyinde kelime hazinesinin genişliği kadar inceliği de önemlidir. Pek çok Almanca kelimenin sözlükte aynı Türkçe karşılığı vardır, ama her biri belli bağlamlarda, belli üsluplarda ya da belli yapılarla daha doğal duyulur. Bu derste Türkçe konuşanların en sık karıştırdığı eş anlamlı grupları, aralarındaki anlam ve üslup farklarını ve bu farkları öğrenmenin yollarını göreceğiz.
Anlatım
lernen mi, studieren mi?
Türkçedeki "ders çalışmak" ve "okumak" (üniversitede okumak) ayrımı Almancada "lernen" ile "studieren" arasındadır. "lernen" bir şeyi öğrenmek ya da bir sınava hazırlanmaktır: "Ich lerne Deutsch", "Ich lerne für die Prüfung". "studieren" ise bir üniversitede bir bölümde okumak ya da bir şeyi derinlemesine incelemektir: "Ich studiere Medizin in Köln", "Sie hat die Unterlagen genau studiert" (belgeleri dikkatle inceledi). Okulda öğrenci olmak için ise "zur Schule gehen" denir.
benutzen, verwenden, gebrauchen
Üç fiil de "kullanmak" diye çevrilir. "benutzen" bir aracı, bir nesneyi ya da bir hizmeti kullanmaktır ve günlük dilde en yaygın olanıdır: "den Aufzug benutzen" (asansörü kullanmak), "dein Handy benutzen". "verwenden" bir şeyi belli bir amaç için kullanmaktır ve biraz daha resmîdir; malzemeler, yöntemler ve kelimeler için sık görülür: "Für dieses Rezept verwendet man frische Tomaten", "Welche Methode haben Sie verwendet?".
"gebrauchen" ise bugün çoğu zaman "işe yaramak" anlamında, özellikle "können" ile birlikte kullanılır: "Das kann ich gut gebrauchen" (Bu çok işime yarar). "Ich könnte Hilfe gebrauchen" (Yardıma ihtiyacım olabilir). Bir telefonu kısa süre kullanmak için "gebrauchen" pek doğal duyulmaz.
ändern mi, verändern mi?
"ändern" bir şeyi düzeltmek, bir ayrıntıyı ya da bir planı değiştirmektir: "den Plan ändern", "den Text ändern", "die Adresse ändern". "verändern" ise bir şeyin ya da birinin özünü, görünüşünü, çoğu zaman zamanla değiştirmesini anlatır: "Die Stadt hat sich in zehn Jahren stark verändert" (Şehir on yılda çok değişti). "Du hast dich verändert" (Değişmişsin; görünüşün ya da karakterin). Dönüşlü kullanımda "sich ändern" daha çok durumlar ve kurallar için ("Das Wetter ändert sich", "Die Regeln haben sich geändert"), "sich verändern" ise kişiler ve yerlerin köklü değişimi için yaygındır.
sagen, sprechen, reden, erzählen
Türkçedeki "söylemek" ve "konuşmak" ayrımı Almancada dört fiile dağılır. "sagen" bir içeriği bildirir ve bir nesne ister: "Er hat etwas Wichtiges gesagt", "Sag mir die Wahrheit". "sprechen" konuşma eylemini ya da bir dili bildirir; resmî ya da nötrdür: "Ich spreche Deutsch", "Kann ich mit Frau Weber sprechen?". "reden" daha gündeliktir ve çoğu zaman konuşmanın kendisini ya da çokluğunu vurgular: "Er redet zu viel", "Wir müssen reden". "erzählen" bir olayı, bir hikâyeyi anlatmaktır: "Erzähl mal, wie war der Urlaub?".
Nasıl öğrenmeli?
Eş anlamlıları ayrı ayrı değil, bir grup olarak ve her birini tipik bir öbekle birlikte öğrenmek en etkili yoldur. "den Aufzug benutzen", "eine Methode verwenden", "Das kann ich gebrauchen" gibi öbekler, kelimenin hangi bağlama ait olduğunu hafızana birlikte kaydeder. Bir kelimeden emin değilsen, iyi bir sözlüğün örnek cümlelerine bakmak ve kelimenin hangi isimlerle birlikte geçtiğini görmek (Kollokation) işe yarar.
| Grup | Kelime | Tipik kullanım |
|---|---|---|
| öğrenmek | lernen / studieren | für die Prüfung lernen / Medizin studieren |
| kullanmak | benutzen / verwenden / gebrauchen | den Aufzug benutzen / eine Methode verwenden / Das kann ich gebrauchen |
| değiştirmek | ändern / verändern | den Plan ändern / sich stark verändern |
| söylemek, konuşmak | sagen / sprechen / reden / erzählen | etwas sagen / Deutsch sprechen / zu viel reden / eine Geschichte erzählen |
Örnekler
Her örnekte seçilen kelimenin neden o bağlama uyduğunu söyle.
Altıncı ve yedinci örnekler "değiştirmek" fiilinin iki yüzünü gösteriyor: bir planın ayrıntısı ile bir şehrin bütün görünüşü. Beşinci örnekte "gebrauchen" bir işe yarama anlamı taşıyor.
Sık yapılan hatalar
Yaygın yanlışSınava çalışmak için "studieren" kullanmak: "Ich studiere für die Prüfung", "Ich studiere Deutsch am Abend".
— Türkçedeki "çalışmak" ve İngilizcedeki "study" kelimelerini düşünen öğrenci her tür öğrenme için "studieren" seçer. Almancada "studieren" bir üniversite eğitimi ya da derinlemesine bir incelemedir; bir sınava hazırlanmak ya da bir dil öğrenmek "lernen" ile söylenir. Doğrusu: "Ich lerne für die Prüfung." "Ich lerne abends Deutsch."
Yaygın yanlışBir nesneyi kısa süre kullanmak için "gebrauchen" demek: "Kann ich dein Handy gebrauchen?", "Ich gebrauche den Aufzug".
— Sözlükte "gebrauchen = kullanmak" karşılığını gören öğrenci, onu "benutzen" ile eş tutar. Günümüz Almancasında "gebrauchen" çoğunlukla "işe yaramak" anlamında, "können" ile birlikte kullanılır. Doğrusu: "Kann ich dein Handy benutzen?" "Ich benutze den Aufzug."
Yaygın yanlış"sagen" fiilini "konuşmak" anlamında ya da kişiyi doğrudan nesne yaparak kullanmak: "Er sagt mit mir", "Ich sage ihn".
— Türkçedeki "söylemek" ve "konuşmak" ayrımını tam yansıtmayan öğrenci "sagen" fiilini her iki anlamda kullanır. "sagen" bir içerik ister; kişi Dativ olur ("jemandem etwas sagen"); birisiyle konuşmak ise "sprechen mit" ya da "reden mit" ile söylenir. Doğrusu: "Er spricht mit mir." "Ich sage ihm die Wahrheit."
Mini alıştırma
Cevaplar
- "Mein Bruder studiert Informatik an der TU." / "Ich lerne jeden Tag zehn neue Wörter."
- "Darf ich Ihren Stift benutzen?" / "In der Arbeit wurde eine neue Methode verwendet." / "Ein bisschen Ruhe könnte ich jetzt gut gebrauchen."
- "Ich muss mein Passwort ändern." / "Seit der Geburt ihres Kindes hat sie sich sehr verändert."
- "Kannst du mir sagen, wie spät es ist?" / "Wir reden (ya da sprechen) später darüber." / "Opa erzählt gern Geschichten von früher."
- "Ich lerne für den Test. Kann ich bitte dein Buch benutzen? Sprich später mit mir." (ya da "Lass uns später reden.")
Özet kartı
- lernen = öğrenmek, sınava çalışmak; studieren = üniversitede okumak, derinlemesine incelemek.
- benutzen = bir aracı kullanmak (günlük); verwenden = bir amaç için (resmî; malzeme, yöntem).
- gebrauchen = çoğu zaman "können gebrauchen" = işe yaramak.
- ändern = ayrıntı, plan; verändern = öz, görünüş, zamanla gelen değişim.
- sagen (içerik; jemandem etwas sagen), sprechen (dil; mit jemandem), reden (gündelik), erzählen (hikâye).
- Eş anlamlıları grup hâlinde ve tipik öbekleriyle öğren; sözlükte örnek cümlelere bak.
Sonraki derse köprü
Kelimeleri incelikle seçmek, bir metni kendi cümlelerinle yeniden anlatırken özellikle önemlidir. Kelime Gücü modülü bu dersle kapanıyor; sıradaki modül akademik Almancaya geçiyor ve ilk konusu özet çıkarmak. Bir metnin ana düşüncesini bulmak, onu kendi kelimelerinle ve daha kısa biçimde aktarmak, yazarın görüşünü kendi görüşünden ayırmak ve "Der Text behandelt …", "Die Autorin vertritt die These, dass …" gibi kalıpları kullanmak sıradaki dersin konusu.