Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Ayrılamayan ön ekler: be-, emp-, ent-, er-, ge-, miss-, ver-, zer-; vurgusuz, ayrılmaz, ge- almaz.
- ver-: değişim (verbessern), yanlışlık (sich verlaufen, sich verwählen), tükenme (verbrauchen), ters yön (verkaufen).
- zer-: parçalanma (zerbrechen); ent-: uzaklaşma, örtüyü kaldırma (entdecken, entfernen).
- miss-: yanlış, kötü (missverstehen); er-: sonuca ulaşma (erreichen, erfinden).
- be-: edatlı fiili doğrudan nesneli yapar (antworten auf → beantworten).
- Anlamlar eğilimdir; bağlamla doğrula ve fiili ön ekiyle birlikte öğren.
Kanca
Bir arkadaşın yeni şehrine taşınmış ve ilk haftasını anlatıyor: "Am ersten Tag habe ich mich verlaufen, dann habe ich mich verwählt und die falsche Nummer angerufen, und am Abend ist mir auch noch ein Glas zerbrochen." Sen "laufen" (yürümek), "wählen" (seçmek, numara çevirmek) ve "brechen" (kırmak) fiillerini tanıyorsun, ama cümlelerin anlamı onların anlamından farklı. "ver-" ve "zer-" gibi küçük ekler, fiile "yanlış", "paramparça" gibi yeni bir yön kazandırmış: yolunu kaybetmiş, yanlış numarayı çevirmiş, bardağı kırılıp paramparça olmuş.
A2.4'te "be-", "ver-", "er-", "ent-", "ge-", "zer-" gibi ön eklerin ayrılamadığını ve Partizip II'de "ge-" almadığını öğrendin. Bu ön eklerin bir de anlamı vardır ve bu anlam çoğu zaman öngörülebilir bir eğilim gösterir. C1 düzeyinde bu eğilimleri tanımak, yeni fiilleri tahmin etmeni ve kelime hazineni hızla genişletmeni sağlar. Bu derste en sık ayrılamayan ön ekleri, taşıdıkları anlam eğilimlerini ve bu eğilimlerin sınırlarını göreceğiz.
Anlatım
Ayrılamayan ön eklerin ortak özellikleri
Ayrılamayan ön ekler (be-, emp-, ent-, er-, ge-, miss-, ver-, zer-) vurgusuzdur: vurgu fiilin kökündedir, "ver-STE-hen", "zer-BRE-chen". Cümlede kökten hiç ayrılmazlar: "Ich verstehe das nicht", "Ich habe es verstanden". Partizip II'de "ge-" almazlar. Bu özellikler, onları "an-", "auf-", "mit-" gibi vurgulu ve ayrılabilen ön eklerden (A1.22) ayırır.
Ön eklerin anlamları kesin kurallar değil, eğilimlerdir; her fiil bir eğilime uymaz ve bazı fiillerin anlamı kökünden tamamen kopmuştur ("bekommen" = almak, "gehören" = ait olmak). Yine de bu eğilimler, bilmediğin bir fiili bağlam içinde tahmin etmek için güçlü bir araçtır.
ver-: değişim, yanlışlık, yok olma
"ver-" en çok kullanılan ve en çok anlamlı ön ektir. Birinci eğilim bir durum değişikliğidir, çoğu zaman bir sıfattan: "besser → verbessern" (iyileştirmek), "klein → verkleinern" (küçültmek), "lang → verlängern" (uzun → uzatmak). İkinci eğilim bir yanlışlıktır: "sich verlaufen" (yolunu kaybetmek, yürürken), "sich verfahren" (yolunu kaybetmek, araçla), "sich verwählen" (yanlış numara çevirmek), "sich verschreiben" (yazarken hata yapmak), "sich versprechen" (dili sürçmek).
Üçüncü eğilim bir şeyin tükenmesi ya da uzaklaşmasıdır: "brauchen → verbrauchen" (tüketmek), "schwinden → verschwinden" (kaybolmak), "reisen → verreisen" (yolculuğa çıkmak, gitmek). Dördüncü eğilim ters yöndür: "kaufen → verkaufen" (satmak), "mieten → vermieten" (kiraya vermek).
zer-, ent-/emp-, miss-, er-, be-
"zer-" bir şeyin parçalara ayrılmasını anlatır: "zerbrechen" (paramparça olmak ya da etmek), "zerreißen" (yırtıp parçalamak), "zerstören" (yok etmek), "zerschneiden" (kesip doğramak). "ent-" (dudak ünsüzlerinden önce "emp-") çoğu zaman bir uzaklaşma, kurtulma ya da bir örtünün kaldırılmasını anlatır: "decken → entdecken" (örtmek → keşfetmek, örtüsünü kaldırmak), "fern → entfernen" (uzak → uzaklaştırmak, çıkarmak), "kommen → entkommen" (kaçıp kurtulmak), "lassen → entlassen" (işten çıkarmak, taburcu etmek). Bazen bir başlangıcı da anlatır: "entstehen" (oluşmak, ortaya çıkmak).
"miss-" bir şeyin yanlış ya da kötü yapılmasını anlatır ve Türkçedeki "yanlış", "kötü" kelimelerine yakındır: "missverstehen" (yanlış anlamak), "missbrauchen" (kötüye kullanmak), "misstrauen" (güvenmemek), "misslingen" (başarısız olmak). "er-" çoğu zaman bir işin sonuca ulaşmasını anlatır: "reichen → erreichen" (ulaşmak), "finden → erfinden" (icat etmek), "arbeiten → erarbeiten" (çalışarak elde etmek).
"be-" ise daha çok dilbilgisel bir iş görür: edatla kullanılan bir fiili doğrudan nesne alan bir fiile çevirir. "antworten auf die Frage" → "die Frage beantworten" (soruyu cevaplamak), "wohnen in einem Haus" → "ein Haus bewohnen" (bir evde oturmak), "über das Problem sprechen" → "das Problem besprechen" (sorunu görüşmek). B2.8'deki edatlı fiillerin bu karşılıkları resmî dilde sık görülür.
| Ön ek | Eğilim | Örnekler |
|---|---|---|
| ver- | değişim / yanlışlık / tükenme / ters yön | verbessern, sich verlaufen, verbrauchen, verkaufen |
| zer- | parçalanma | zerbrechen, zerreißen, zerstören |
| ent-/emp- | uzaklaşma, örtüyü kaldırma | entdecken, entfernen, entkommen |
| miss- | yanlış, kötü | missverstehen, missbrauchen, misstrauen |
| er- | sonuca ulaşma | erreichen, erfinden, erarbeiten |
| be- | doğrudan nesne | beantworten, bewohnen, besprechen |
Örnekler
Her örnekte ön eki bul ve kökün anlamını nasıl değiştirdiğini söyle.
Beşinci örnekte "miss-" vurgulu okunur ("MİS-fer-ştan-den"); ayrılamayan ön ekler arasında "miss-" bazen vurgu alan bir istisnadır, ama yine de ayrılmaz. Sekizinci örnekte "be-" edatlı "antworten auf" fiilini doğrudan nesne alan "beantworten" fiiline çevirmiş.
Sık yapılan hatalar
Yaygın yanlışAyrılamayan ön eki ayırmak: "Ich stehe das nicht ver", "Er kauft sein Auto ver".
— "aufstehen" ve "einkaufen" gibi ayrılabilen fiilleri iyi bilen öğrenci, her ön eki cümlenin sonuna gönderir. "ver-", "be-", "zer-" gibi ön ekler kökten ayrılmaz ve fiil ikinci kutuda tek parça kalır. Doğrusu: "Ich verstehe das nicht." "Er verkauft sein Auto."
Yaygın yanlış"be-" ile kurulan fiile edat eklemek: "Ich beantworte auf die Frage", "Wir besprechen über das Problem".
— Temel fiilin edatını ("antworten auf", "sprechen über") hatırlayan öğrenci, onu "be-" ile kurulan fiile de taşır. "be-" edatın işini üstlenir ve fiil doğrudan bir Akkusativ nesnesi alır. Doğrusu: "Ich beantworte die Frage." ya da "Ich antworte auf die Frage." "Wir besprechen das Problem." ya da "Wir sprechen über das Problem."
Yaygın yanlışPartizip II'ye "ge-" eklemek: "Ich habe mich geverlaufen", "Das Glas ist gezerbrochen".
— Perfekt'in genel kuralını mekanik olarak uygulayan öğrenci, ayrılamayan ön ekli fiillere de "ge-" ekler. A2.4'teki kural gereği bu fiiller Partizip II'de "ge-" almaz. Doğrusu: "Ich habe mich verlaufen." "Das Glas ist zerbrochen."
Mini alıştırma
Cevaplar
- "zerreißen" = yırtıp parçalamak; "missbrauchen" = kötüye kullanmak; "entkommen" = kaçıp kurtulmak.
- "Ich habe mich verwählt, entschuldigen Sie." (ya da "Ich habe die falsche Nummer gewählt") / "Wir müssen den Vertrag verlängern."
- "Wir besprechen morgen den Plan."
- "Ich habe dich verstanden, aber ich verstehe die Aufgabe nicht."
- "Ich habe mich verfahren und bin nicht rechtzeitig zur Besprechung gekommen."
Özet kartı
- Ayrılamayan ön ekler: be-, emp-, ent-, er-, ge-, miss-, ver-, zer-; vurgusuz, ayrılmaz, ge- almaz.
- ver-: değişim (verbessern), yanlışlık (sich verlaufen, sich verwählen), tükenme (verbrauchen), ters yön (verkaufen).
- zer-: parçalanma (zerbrechen); ent-: uzaklaşma, örtüyü kaldırma (entdecken, entfernen).
- miss-: yanlış, kötü (missverstehen); er-: sonuca ulaşma (erreichen, erfinden).
- be-: edatlı fiili doğrudan nesneli yapar (antworten auf → beantworten).
- Anlamlar eğilimdir; bağlamla doğrula ve fiili ön ekiyle birlikte öğren.
Sonraki derse köprü
Ön ekler bir fiilin anlamını değiştiriyordu; son ekler ise bir kelimenin türünü değiştirir. C1.1'de "-ung" ve "-heit/-keit" ile isim üretmeyi gördün. Almancada bir kök, son eklerle bir ağaç gibi dallanır: "lesen" → "der Leser", "lesbar", "die Lesbarkeit", "leserlich". Sıradaki derste isim, sıfat ve zarf üreten en sık son ekleri, bu eklerin artikel ve anlam üzerindeki etkisini ve tek bir kökten bütün bir kelime ailesi türetmeyi göreceğiz.