Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Akademik dil: isim üslubu + kişisel olmayan yapılar (Passiv, sich lassen, sein + zu, es-kalıpları).
- Tanıtma: Gegenstand der vorliegenden Arbeit ist …; Ziel dieser Arbeit ist es, … zu …
- Sonuç: Die Ergebnisse zeigen / deuten darauf hin / legen nahe, dass …; Aus den Daten geht hervor …
- Aktarma: Konjunktiv I (… sei), laut / nach / … zufolge.
- Ölçülü iddia: "beweisen" yerine zeigen, belegen, nahelegen; vermutlich, tendenziell.
- Denge: Genitiv zincirlerini kır; gerekirse bir kısmını fiile ya da yan cümleye aç.
Kanca
Bir Alman üniversitesinde bir dönem ödevi yazıyorsun ve giriş paragrafın şöyle başlıyor: "Ich finde das Thema sehr interessant. Ich will zeigen, dass die Studie beweist, dass Homeoffice die Leute glücklicher macht." Danışmanın kenara kısa bir not düşüyor: "Inhaltlich spannend – sprachlich zu persönlich und zu stark." Aynı fikir akademik Almancada şöyle kurulur: "Gegenstand der vorliegenden Arbeit ist der Zusammenhang zwischen Homeoffice und Arbeitszufriedenheit. Die Ergebnisse der Untersuchung deuten darauf hin, dass …"
Akademik Almanca, C1.1'de gördüğün isim üslubunun en yoğun kullanıldığı alandır. Ama isimleştirme orada yalnızca bir üslup değildir; yazarı geri plana çeken, olguları öne çıkaran ve iddiaları ölçülü sunan bir anlatım biçiminin parçasıdır. Bu derste akademik bir metnin kişisel olmayan kalıplarını, bir çalışmayı tanıtma ve kaynaktan aktarma biçimlerini, iddiaları yumuşatmayı ve isimleştirmede dengeyi nasıl koruyacağını göreceğiz.
Anlatım
Yazarı geri plana çekmek
Akademik Almancada geleneksel olarak "ich" az kullanılır; bazı alanlarda bugün daha kabul görse de, çoğu metinde olgular kişisel olmayan yapılarla anlatılır. Bunun için B2'de öğrendiğin araçlar birleşir: Passiv ("Im Folgenden wird gezeigt, …"), "sich lassen" ve "sein + zu" ("Es lässt sich feststellen, dass …", "Es ist anzunehmen, dass …") ve "es" ile kurulan kalıplar ("Es wird deutlich, dass …", "Es zeigt sich, dass …").
Bu kalıplar iddiayı kişisel bir görüş olarak değil, bir gözlemin ya da bir çıkarımın sonucu olarak sunar. "Ich glaube, dass die Mieten steigen" bir kanaattir; "Es ist davon auszugehen, dass die Mieten steigen" (Kiraların artacağını varsaymak gerekir) aynı içeriği bir değerlendirme olarak sunar.
Çalışmayı tanıtmak
Bir akademik metnin girişinde çalışmanın konusu, amacı ve yapısı isim ağırlıklı kalıplarla verilir. Konu için: "Gegenstand der vorliegenden Arbeit ist …" (Bu çalışmanın konusu …). Amaç için: "Ziel dieser Arbeit ist es, … zu untersuchen" (Bu çalışmanın amacı … incelemektir). Odak için: "Im Mittelpunkt steht die Frage, ob …" (Merkezde … sorusu yer alıyor). Yapı için: "Zunächst wird …, anschließend …" (Önce …, ardından …). "vorliegend" (elinizdeki, bu) kelimesi akademik dilde "diese" yerine sık kullanılır.
Sonuçlar da benzer kalıplarla aktarılır: "Die Ergebnisse zeigen, dass …" (Sonuçlar … gösteriyor). "Aus den Daten geht hervor, dass …" (Verilerden … anlaşılıyor). "Die Untersuchung legt nahe, dass …" (İnceleme … olduğunu düşündürüyor).
Kaynaktan aktarmak
Başka bir yazarın görüşünü aktarırken B2.11'deki Konjunktiv I akademik yazının temel aracıdır, çünkü aktarılan görüşü yazarın kendi görüşünden ayırır: "Die Autorin betont, dass die Datenlage unzureichend sei" (Yazar, veri durumunun yetersiz olduğunu vurguluyor). Kısa aktarımlar için edatlar kullanılır: "laut" ya da "nach" (-e göre), "zufolge" (-e göre; ismin arkasına gelir ve Dativ ister): "Der Studie zufolge …" (Çalışmaya göre …).
İddiayı ölçülü sunmak
Akademik dilde bir çalışmanın ne gösterdiğini abartmamak önemlidir. "beweisen" (kanıtlamak) güçlü bir fiildir ve çoğu zaman bir tek çalışma için fazla iddialıdır. Yerine daha ölçülü fiiller kullanılır: "zeigen" (göstermek), "belegen" (belgelemek), "nahelegen" (düşündürmek, akla getirmek), "darauf hindeuten" (işaret etmek). Zarflar da iddiayı yumuşatır: "vermutlich" (muhtemelen), "offenbar" (anlaşılan), "tendenziell" (eğilim olarak). "Die Ergebnisse deuten darauf hin, dass Homeoffice die Zufriedenheit tendenziell erhöht" cümlesi, kancadaki "beweist" cümlesinin akademik karşılığıdır.
Dengeyi korumak
İsimleştirme akademik metne yoğunluk ve nesnellik kazandırır, ama aşırıya kaçınca metni okunmaz hâle getirir. En sık tuzak, art arda dizilen Genitiv zincirleridir: "die Untersuchung der Auswirkungen der Maßnahmen der Stadt zur Senkung der Mieten". Dört Genitiv üst üste binince okur neyin neye bağlı olduğunu izleyemez. Böyle bir zinciri kırmanın yolu, bir kısmını C1.2'deki gibi bir fiile ya da bir ilgi cümlesine açmaktır: "die Untersuchung, wie sich die Maßnahmen der Stadt auf die Mieten auswirken".
| İşlev | Kalıp |
|---|---|
| konu | Gegenstand der vorliegenden Arbeit ist … |
| amaç | Ziel dieser Arbeit ist es, … zu untersuchen. |
| yapı | Im Folgenden wird zunächst … dargestellt. |
| sonuç | Die Ergebnisse deuten darauf hin, dass … |
| aktarma | Die Autorin betont, dass … sei. / Der Studie zufolge … |
| yumuşatma | legt nahe, vermutlich, tendenziell |
Örnekler
Her örnekte kişisel olmayan yapıyı ya da isimleştirilmiş öğeyi bul.
Beşinci örnek kancadaki "beweist" cümlesinin ölçülü karşılığıdır. Yedinci örnekteki "sei" Konjunktiv I'dir ve görüşün yazara ait olduğunu gösterir.
Sık yapılan hatalar
Yaygın yanlışAkademik metinde kişisel kalıplar kullanmak: "Ich finde, dass …", "Ich will zeigen, dass …", "Meiner Meinung nach …".
— Görüş yazısında (B2.16) doğal olan kalıpları akademik metne taşıyan öğrenci, metni öznel bir sesle doldurur. Akademik dilde gözlem ve çıkarım kişisel olmayan yapılarla sunulur. Doğrusu: "Es lässt sich feststellen, dass …" "Ziel dieser Arbeit ist es zu zeigen, dass …"
Yaygın yanlışBir çalışmanın sonucunu abartmak: "Die Studie beweist, dass …", "Das ist sicher so".
— Güçlü görünmek isteyen öğrenci en kesin fiili seçer. Tek bir çalışma çoğu zaman bir şeyi kanıtlamaz, yalnızca gösterir ya da düşündürür; abartılı bir iddia metnin güvenilirliğini azaltır. Doğrusu: "Die Studie zeigt, dass …" "Die Ergebnisse legen nahe, dass …"
Yaygın yanlışGenitiv zincirleri kurmak: "die Untersuchung der Auswirkungen der Maßnahmen der Stadt zur Senkung der Mieten".
— İsim üslubunu akademik dilin kuralı sanan öğrenci her şeyi isimleştirir. Üç ya da daha fazla Genitiv art arda gelince okur yapıyı izleyemez. Doğrusu: zincirin bir kısmını açmak: "die Untersuchung, wie sich die Maßnahmen der Stadt auf die Mieten auswirken".
Mini alıştırma
Cevaplar
- "Es ist anzunehmen, dass die Kosten steigen werden."
- "Ziel dieser Arbeit ist es, die Nutzung des Fahrrads in der Stadt zu untersuchen."
- "Die Studie legt nahe, dass Sport glücklicher machen kann." ya da "Die Ergebnisse deuten darauf hin, dass …"
- "Der Autor schreibt, die Methode sei nicht zuverlässig."
- Örnek: "die Analyse, warum immer mehr Menschen den Bus nutzen"
Özet kartı
- Akademik dil: isim üslubu + kişisel olmayan yapılar (Passiv, sich lassen, sein + zu, es-kalıpları).
- Tanıtma: Gegenstand der vorliegenden Arbeit ist …; Ziel dieser Arbeit ist es, … zu …
- Sonuç: Die Ergebnisse zeigen / deuten darauf hin / legen nahe, dass …; Aus den Daten geht hervor …
- Aktarma: Konjunktiv I (… sei), laut / nach / … zufolge.
- Ölçülü iddia: "beweisen" yerine zeigen, belegen, nahelegen; vermutlich, tendenziell.
- Denge: Genitiv zincirlerini kır; gerekirse bir kısmını fiile ya da yan cümleye aç.
Sonraki derse köprü
Akademik dilde bir iddiayı yumuşatmanın bir yolu da modal fiillerdir: "Das dürfte an den Kosten liegen" (Bu muhtemelen maliyetlerden kaynaklanıyordur). Burada "dürfen" izin anlamında değil, bir tahmin anlamında kullanılmıştır. Modal fiillerin bu gizli anlamı yalnızca akademik dilde değil, gündelik konuşmada da çok yaygındır: "Er muss krank sein" (Hasta olmalı), "Sie könnte schon zu Hause sein" (Evde olabilir). Sıradaki derste modal fiillerin tahmin bildiren kullanımını ve kesinlik derecelerini göreceğiz.