Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Kavramlar: die Digitalisierung, künstliche Intelligenz (die KI), der Datenschutz, die Privatsphäre, soziale Medien.
- İngilizce isimler artikel alır; eğilim Almanca karşılıktan (die App), ama her kelimeyi artikeliyle öğren.
- İngilizce fiiller Almanca çekilir: gechattet, gepostet, gegoogelt ("-ed" değil).
- Almanca karşılıklar: herunterladen, hochladen (ayrılabilir), speichern, löschen, sich anmelden.
- Yalancı eşler: das Handy = cep telefonu; "kullanışlı" = praktisch; der Beamer = projeksiyon.
- Artı ve eksi: erleichtert den Alltag, flexibler arbeiten ↔ ständig erreichbar, Datenschutz schwieriger.
Kanca
Yeni işindeki ilk haftanda bir iş arkadaşın, şirketin kullandığı bir uygulamayı telefonuna yüklemeni istiyor. Sen de yardımcı olmak için şöyle cevap veriyorsun: "Kein Problem, ich herunterlade die App gleich. Die ist sehr handy!" İş arkadaşın bir an duraksıyor, sonra gülümsüyor: "Du meinst: Ich lade sie gleich herunter. Und ja, sie ist praktisch." Tek bir cümlede iki tuzak vardı: ayrılabilen bir fiil ve İngilizceden tanıdık gelen ama Almancada başka bir anlam taşıyan bir kelime.
Teknoloji ve dijitalleşme, Almancanın İngilizceden en çok kelime aldığı alandır. Bu, işini kolaylaştırır gibi görünür; ama bu kelimelerin artikelleri, fiil çekimleri ve bazen anlamları Almanca kurallarına göre değişir. Bu derste dijitalleşmenin temel kavramlarını, İngilizce kökenli kelimelerin Almancada nasıl davrandığını, İngilizceye benzeyen ama farklı anlam taşıyan kelimeleri ve bu konuda bir görüşü artıları ve eksileriyle anlatmanın yollarını göreceğiz.
Anlatım
Temel kavramlar
Dijitalleşme tartışmasının merkezinde şu kavramlar vardır: "die Digitalisierung" (dijitalleşme), "künstliche Intelligenz" (yapay zekâ; kısaca "die KI"), "der Datenschutz" (veri koruma), "die Privatsphäre" (mahremiyet), "soziale Netzwerke" ya da "soziale Medien" (sosyal ağlar, sosyal medya). Çalışma hayatında "das Homeoffice" (evden çalışma), "die Videokonferenz" (görüntülü toplantı) ve "die Cloud" (bulut) sık geçer.
Avrupa Birliği'ndeki veri koruma kuralları Almancada kısaca "die DSGVO" (Datenschutz-Grundverordnung, Genel Veri Koruma Tüzüğü) diye anılır. Bir web sitesine girdiğinde karşına çıkan çerez uyarıları ya da bir formun altındaki "Ich stimme der Datenschutzerklärung zu" (Gizlilik bildirimini kabul ediyorum) kutucuğu bu kurallarla ilgilidir.
İngilizce kökenli kelimeler: artikel
İngilizceden gelen isimler Almancada bir artikel almak zorundadır ve bu artikel her zaman tahmin edilemez. Sık görülen bir eğilim, kelimenin Almanca karşılığının artikelini almasıdır: "die App" (die Anwendung), "die E-Mail" (die Post, die Nachricht), "die Cloud" (die Wolke). Diğerleri kalıplaşmıştır: "der Computer", "der Laptop", "das Smartphone", "das Update", "das Passwort". Bazı kelimelerde bölgesel farklar vardır; örneğin "die E-Mail" Almanya'da yaygındır, Avusturya ve İsviçre'nin bazı bölgelerinde "das E-Mail" de duyulur. Güvenli yol, her yeni kelimeyi artikeliyle birlikte kaydetmektir.
İngilizce kökenli fiiller: Almanca çekim
İngilizceden gelen fiiller Almancada düzenli fiil gibi çekilir: kökün arkasına Almanca ekler gelir. "chatten" (sohbet etmek): ich chatte, du chattest, ich habe gechattet. "posten" (paylaşmak): ich poste, ich habe gepostet. "googeln" (Google'da aramak): ich google, ich habe gegoogelt. Partizip II'de İngilizcedeki "-ed" ekinin değil, Almanca "ge-…-t" kalıbının kullanıldığına dikkat et: "gechattet", "gepostet", "gegoogelt".
Birçok teknoloji fiilinin tamamen Almanca bir karşılığı vardır ve bunlar yazıda, özellikle resmî metinlerde tercih edilir: "herunterladen" (indirmek), "hochladen" (yüklemek), "speichern" (kaydetmek), "löschen" (silmek), "anmelden" (oturum açmak, kaydolmak), "abmelden" (oturumu kapatmak). "herunterladen" ve "hochladen" A1.22'deki gibi ayrılabilen fiillerdir: "Ich lade die Datei herunter", "Ich habe das Foto hochgeladen".
Yalancı eşler: İngilizceye benzeyen, ama başka anlam
Bazı kelimeler İngilizceden gelmiş gibi görünür ama Almancada başka bir anlam taşır ya da İngilizcede hiç bu anlamda kullanılmaz. En bilineni "das Handy"dir: Almancada cep telefonu demektir; İngilizcedeki "handy" ise "kullanışlı" anlamında bir sıfattır. "Kullanışlı" demek için Almancada "praktisch" denir. "der Beamer" projeksiyon cihazıdır; "das Homeoffice" evden çalışmadır. İngilizce bilen öğrenci bu kelimeleri İngilizce anlamlarıyla kullanmaya ya da İngilizcedeki karşılıklarını Almancaya taşımaya eğilimlidir.
Artılar ve eksiler
Dijitalleşme B2 düzeyinde sık tartışılan bir konudur ve B2.16'daki görüş yazısı kalıplarıyla ele alınır. Artılar için: "Die Digitalisierung erleichtert den Alltag" (Dijitalleşme günlük hayatı kolaylaştırıyor). "Man kann flexibler arbeiten" (Daha esnek çalışılabilir). Eksiler için: "Viele Menschen sind ständig erreichbar und fühlen sich gestresst" (Birçok insan sürekli ulaşılabilir durumda ve kendini stresli hissediyor). "Der Schutz persönlicher Daten wird schwieriger" (Kişisel verilerin korunması zorlaşıyor). B2.5'teki "erreichbar" sıfatı burada doğal bir yer bulur.
| Alan | Kelimeler |
|---|---|
| kavramlar | die Digitalisierung, künstliche Intelligenz, der Datenschutz, die Privatsphäre |
| cihaz ve yazılım | der Computer, der Laptop, das Smartphone, das Handy, die App, das Update |
| eylemler | herunterladen, hochladen, speichern, löschen, sich anmelden |
| İngilizce kökenli fiiller | chatten → gechattet, posten → gepostet, googeln → gegoogelt |
Örnekler
Her örnekte teknoloji kelimelerini ve varsa ayrılabilen ya da İngilizce kökenli fiilleri bul.
Birinci ve ikinci örneklerde "herunterladen" ve "hochladen" ayrılabilen fiillerdir. Üçüncü örnekte İngilizce kökenli "googeln" fiilinin Partizip II'si Almanca "ge-…-t" kalıbıyla kurulmuştur.
Sık yapılan hatalar
Yaygın yanlışAyrılabilen teknoloji fiillerini ayırmamak: "Ich herunterlade die App", "Ich hochlade das Foto".
— Türkçedeki "indiriyorum", "yüklüyorum" tek kelime olduğu için öğrenci Almanca fiili de bölmez. "herunterladen" ve "hochladen" A1.22'deki gibi ayrılabilen fiillerdir; ön ek cümlenin sonuna gider. Doğrusu: "Ich lade die App herunter." "Ich lade das Foto hoch."
Yaygın yanlışİngilizce kökenli fiillere İngilizce "-ed" eki koymak: "Ich habe gechatted", "Sie hat das Foto geposted", "Ich habe es gegoogled".
— İngilizce bilen öğrenci, kelimenin kökenini düşünerek İngilizce geçmiş zaman ekini kullanır. Almancaya giren fiiller Almanca kurallara uyar ve Partizip II'si "ge-…-t" ile kurulur. Doğrusu: "Ich habe gechattet." "Sie hat das Foto gepostet." "Ich habe es gegoogelt."
Yaygın yanlışYalancı eşleri İngilizce anlamıyla kullanmak: "Die App ist sehr handy", "Mein Mobile ist kaputt".
— İngilizceyi iyi bilen öğrenci, "handy" kelimesini sıfat olarak, cep telefonu için de İngilizcedeki "mobile" kelimesini kullanır. Almancada "Handy" bir isimdir ve cep telefonu demektir; "kullanışlı" için "praktisch" denir. Doğrusu: "Die App ist sehr praktisch." "Mein Handy ist kaputt."
Mini alıştırma
Cevaplar
- "die App, das Smartphone, der Computer, das Update, der Datenschutz"
- "Ich habe mit meiner Schwester gechattet." "Er hat ein Foto gepostet." "Wir haben das Restaurant gegoogelt."
- "Ich lade die Datei herunter." "Du musst dich zuerst anmelden."
- "Mein Handy ist sehr praktisch. Ich habe gestern ein Video heruntergeladen."
- Örnek: "Die Digitalisierung macht das Arbeiten flexibler. Allerdings sind viele Menschen ständig erreichbar, und der Datenschutz wird schwieriger."
Özet kartı
- Kavramlar: die Digitalisierung, künstliche Intelligenz (die KI), der Datenschutz, die Privatsphäre, soziale Medien.
- İngilizce isimler artikel alır; eğilim Almanca karşılıktan (die App), ama her kelimeyi artikeliyle öğren.
- İngilizce fiiller Almanca çekilir: gechattet, gepostet, gegoogelt ("-ed" değil).
- Almanca karşılıklar: herunterladen, hochladen (ayrılabilir), speichern, löschen, sich anmelden.
- Yalancı eşler: das Handy = cep telefonu; "kullanışlı" = praktisch; der Beamer = projeksiyon.
- Artı ve eksi: erleichtert den Alltag, flexibler arbeiten ↔ ständig erreichbar, Datenschutz schwieriger.
Sonraki derse köprü
Dijitalleşme toplumun nasıl bir arada yaşadığını da değiştiriyor: insanların birbirleriyle nasıl iletişim kurduğunu, nerede buluştuğunu ve nasıl bir topluluk oluşturduğunu. Sıradaki derste toplum ve kültür konusuna geçiyoruz: "die Gesellschaft" (toplum), "die Vielfalt" (çeşitlilik), "die Integration" (uyum), "das Ehrenamt" (gönüllü çalışma) ve "der Verein" (dernek) gibi kavramlar, Almanca konuşulan ülkelerdeki toplumsal hayatın bazı özellikleri ve bu konularda farklı bakış açılarını saygılı bir dille anlatmanın yolları.