Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- İskelet: giriş (konu + soru) → ana bölüm (argümanlar) → kendi görüş → sonuç (özet + öneri).
- Her argüman ayrı paragraf; iddia + gerekçe + örnek.
- Lehte: Dafür spricht, dass … / Ein wichtiges Argument für … ist …; aleyhte: Dagegen spricht … / Gegner wenden ein, dass …
- Görüş: Meiner Ansicht nach …, Ich bin der Auffassung, dass …, Für mich überwiegen …
- Sonuç: Zusammenfassend lässt sich sagen …, Abschließend möchte ich betonen …
- Ölçülü dil (viele, meistens, wahrscheinlich); "du" ve dolgu kelimeleri yok; kaynağı olmayan sayı uydurma.
Kanca
Belediye, şehir merkezini arabalara kapatmayı tartışıyor ve yerel gazete okurlardan kısa görüş yazıları istiyor. Sen de yazmaya karar veriyorsun ve ilk taslağın şöyle: "Ich finde, Autos sind schlecht. Jeder weiß das. Die Innenstadt muss autofrei werden. Das ist meine Meinung." Dört cümle, dört iddia; ama hiçbirinin arkasında bir gerekçe yok. Okur yazıyı bitirdiğinde neden böyle düşündüğünü bilmiyor ve karşı görüşü duymamış olmanın rahatsızlığıyla kalıyor.
Almanca bir yorum ya da görüş yazısı (Stellungnahme), bir görüşü yalnızca söylemekle yetinmez: onu gerekçelendirir, karşı görüşü ciddiye alır ve okuru adım adım bir sonuca götürür. B1.27'de görüş kalıplarını konuşmada, B2.15'te tek bir paragrafı kurmayı öğrendin. Bu derste birkaç paragraftan oluşan bir görüş yazısının iskeletini, her bölümünde kullanılan kalıpları ve bir argümanı ikna edici kılan üç adımı göreceğiz.
Anlatım
İskelet: giriş, ana bölüm, sonuç
Bir görüş yazısı üç bölümden oluşur. Giriş konuyu açar ve tartışılan soruyu ortaya koyar. Ana bölüm, lehte ve aleyhte argümanları tartar ve yazarın görüşünü gerekçelendirir. Sonuç, ana düşünceyi toparlar ve çoğu zaman bir öneri ya da ileriye dönük bir bakışla biter. B2.15'teki kural burada da geçerlidir: her argüman kendi paragrafını alır.
Girişte doğrudan kendi görüşünle başlamak yerine konunun neden önemli olduğunu göstermek okuru yazıya çeker: "In letzter Zeit wird immer häufiger darüber diskutiert, ob die Innenstadt autofrei werden sollte" (Son zamanlarda şehir merkezinin arabalara kapatılıp kapatılmaması giderek daha sık tartışılıyor). "Die Frage, ob …, ist umstritten" (… sorusu tartışmalıdır).
Argümanın üç adımı: iddia, gerekçe, örnek
Bir argümanı ikna edici kılan şey, bir iddiayı bir gerekçe ve bir örnekle desteklemesidir. Almanca yazı derslerinde bu yapı sık sık üç adım olarak öğretilir: iddia (Behauptung), gerekçe (Begründung) ve örnek (Beispiel). "Eine autofreie Innenstadt verbessert die Luftqualität" (iddia). "Denn ohne Autos gibt es deutlich weniger Abgase" (gerekçe). "Wer in einer verkehrsberuhigten Straße wohnt, merkt oft, dass dort weniger Lärm und Staub ist" (örnek).
Örneğin gerçekçi ve ölçülü olması önemlidir. Kaynağını gösteremeyeceğin bir sayıyı ya da bir araştırmayı uydurmak yerine, kendi gözleminden ya da genel bir deneyimden bir örnek vermek daha güvenlidir: "In meiner eigenen Straße, die seit einem Jahr verkehrsberuhigt ist, spielen jetzt Kinder auf dem Gehweg."
Lehte ve aleyhte kalıplar
Lehte bir argümanı tanıtmak için: "Ein wichtiges Argument für … ist, dass …" (… lehine önemli bir argüman, … olmasıdır). "Dafür spricht, dass …" (Bunun lehine … olduğu söylenebilir). "Befürworter argumentieren, dass …" (Destekleyenler … olduğunu savunuyor).
Aleyhte bir argümanı tanıtmak için: "Dagegen spricht, dass …" (Buna karşı … olduğu söylenebilir). "Gegner wenden ein, dass …" (Karşı çıkanlar … diye itiraz ediyor). "Allerdings darf man nicht vergessen, dass …" (Ancak … olduğunu unutmamak gerekir). Karşı görüşü adil biçimde aktarmak, yazarın kendi görüşünü zayıflatmaz; tersine, onu daha güvenilir kılar.
Kendi görüşün ve sonuç
Görüşünü bildirirken B1.27'deki kalıpların yazıdaki, daha resmî karşılıkları kullanılır: "Meiner Ansicht nach …" (Bana göre), "Ich bin der Auffassung, dass …" (… görüşündeyim), "Für mich überwiegen die Vorteile, weil …" (Benim için avantajlar ağır basıyor, çünkü …). Aynı kalıbı her paragrafta tekrarlamak yerine dönüşümlü kullanmak metni canlı tutar.
Sonuç bölümü yeni bir argüman getirmez; ana düşünceyi toparlar: "Zusammenfassend lässt sich sagen, dass …" (Özetle … denebilir). "Abschließend möchte ich betonen, dass …" (Son olarak … vurgulamak isterim). İleriye dönük bir öneri yazıyı güçlü bir biçimde kapatır: "Die Stadt sollte zunächst eine Testphase einführen."
Argümanların sırası
Argümanları dizmenin iki yaygın yolu vardır. Birincisinde önce karşı görüşün argümanları, sonra kendi görüşünü destekleyenler gelir; böylece yazı senin tarafında biter. İkincisinde lehte ve aleyhte argümanlar karşılıklı tartılır. Her iki yolda da güçlü argümanı sona bırakmak etkilidir, çünkü okurun aklında en son okuduğu kalır.
Autofreie Innenstadt – eine gute Idee?
In letzter Zeit wird immer häufiger darüber diskutiert, ob unsere Innenstadt autofrei werden sollte. Die Frage ist umstritten.
Gegner wenden ein, dass Geschäfte Kunden verlieren könnten. Außerdem wäre es für ältere Menschen schwieriger, ins Zentrum zu kommen.
Dafür spricht jedoch, dass die Luft sauberer und die Straßen sicherer würden. In meiner eigenen Straße, die seit einem Jahr verkehrsberuhigt ist, spielen jetzt Kinder auf dem Gehweg.
Meiner Ansicht nach überwiegen die Vorteile. Die Stadt sollte zunächst eine Testphase einführen und gute Busverbindungen anbieten.
Örnekler
Her örnekte cümlenin yazının hangi bölümüne ve argümanın hangi adımına ait olduğunu söyle.
Üçüncü örnekte "könnten" B2.1'deki Konjunktiv II'dir ve karşı görüşün bir olasılık olarak aktarıldığını gösterir. İkinci ve beşinci örnekler bir iddiayı dile getirir; bu iddiaların ardından bir gerekçe ve bir örnek gelmesi gerekir.
Sık yapılan hatalar
Yaygın yanlışGörüşü gerekçesiz bırakmak: "Autos sind schlecht. Die Innenstadt muss autofrei werden."
— Kendi görüşünden emin olan öğrenci, okurun da aynı şeyi düşündüğünü varsayar ve gerekçeyi atlar. Almanca görüş yazısında bir iddia ancak bir gerekçe ve bir örnekle birlikte değer taşır. Doğrusu: "Eine autofreie Innenstadt wäre sinnvoll, denn sie würde die Luft verbessern. In meiner Straße …"
Yaygın yanlışGenellemeler ve mutlak ifadeler kullanmak: "Jeder weiß, dass …", "Das ist immer so", "Niemand will Autos."
— Güçlü görünmek isteyen öğrenci, kanıtlanamayacak genellemelere başvurur. Bu ifadeler okurun güvenini sarsar, çünkü tek bir karşı örnek onları çürütür. Doğrusu: ölçülü ifadeler kullanmak: "Viele Menschen …", "In den meisten Fällen …", "Es ist wahrscheinlich, dass …"
Yaygın yanlışResmî yazıda okura "du" ile seslenmek ve konuşma dilini kullanmak: "Stell dir vor, du wohnst im Zentrum …", "Das ist halt so."
— Konuşmada ikna etmek için okura doğrudan seslenmeye alışan öğrenci bu alışkanlığı yazıya taşır. Bir gazete ya da sınav görüş yazısında genel "man" yapısı, Passiv ve resmî kalıplar beklenir; "halt" gibi dolgu kelimeleri yazıya girmez. Doğrusu: "Man stelle sich vor, im Zentrum zu wohnen …" ya da daha sade: "Wer im Zentrum wohnt, …"
Mini alıştırma
Cevaplar
- "In letzter Zeit wird immer häufiger darüber diskutiert, ob die Vier-Tage-Woche eingeführt werden sollte."
- Örnek: "Die Vier-Tage-Woche macht Mitarbeiter zufriedener, denn sie haben mehr Zeit für Familie und Erholung. Eine Freundin von mir arbeitet seit einem Jahr so und ist deutlich weniger gestresst."
- "Gegner wenden ein, dass vier Tage für manche Unternehmen nicht ausreichen könnten."
- Örnek: "Viele Menschen wünschen sich kürzere Arbeitszeiten."
- Örnek: "Zusammenfassend lässt sich sagen, dass die Vier-Tage-Woche viele Vorteile, aber auch Risiken hat. Unternehmen sollten sie zunächst in einer Testphase ausprobieren."
Özet kartı
- İskelet: giriş (konu + soru) → ana bölüm (argümanlar) → kendi görüş → sonuç (özet + öneri).
- Her argüman ayrı paragraf; iddia + gerekçe + örnek.
- Lehte: Dafür spricht, dass … / Ein wichtiges Argument für … ist …; aleyhte: Dagegen spricht … / Gegner wenden ein, dass …
- Görüş: Meiner Ansicht nach …, Ich bin der Auffassung, dass …, Für mich überwiegen …
- Sonuç: Zusammenfassend lässt sich sagen …, Abschließend möchte ich betonen …
- Ölçülü dil (viele, meistens, wahrscheinlich); "du" ve dolgu kelimeleri yok; kaynağı olmayan sayı uydurma.
Sonraki derse köprü
Görüş yazılarında ve sınavlarda sık karşılaşılan bir görev daha vardır: bir grafiği ya da tabloyu Almanca anlatmak. Bir anketin sonucunu, bir oranın yıllar içindeki değişimini ya da iki grubun karşılaştırmasını kelimelere dökmek, kendine özgü kalıplar ister: "Die Grafik zeigt …", "Der Anteil ist von … auf … gestiegen", "Im Vergleich zu …". Sıradaki derste bu kalıpları, yüzde ve oran bildiren ifadeleri ve bir grafikten bir sonuç çıkarmanın ölçülü yolunu göreceğiz.