Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Bildirim: konuşmada dass + Präsens ya da Konjunktiv II; yazıda Konjunktiv I.
- Evet-hayır sorusu: ob + fiil sonda; soru kelimeli: wann/wo/warum + fiil sonda.
- Emir: sollen (ich soll / solle …); rica: bitten + zu (Er bat mich, … zu …).
- Kişi kayar: ich → er, du → ich, Sie → wir.
- Zaman ve yer kayar: morgen → am nächsten Tag, gestern → am Tag davor, hier → dort.
- Aktarma fiili tonu taşır: sagen, erzählen, erklären, behaupten, versprechen, wissen wollen.
Kanca
Akşam eve dönüyorsun ve ev arkadaşın Lena sana bir haber veriyor: ev sahibi aramış. Sen de Lena'nın söylediklerini, o sırada evde olmayan üçüncü ev arkadaşınız Murat'a mesajla aktarmak istiyorsun. Ev sahibinin sözleri şunlarmış: "Kommt morgen um zehn jemand vorbei? Der Techniker repariert die Heizung. Lassen Sie bitte die Tür offen!" Senin ilk taslağın şöyle: "Der Vermieter hat gefragt, dass morgen jemand kommt. Er sagt, lass die Tür offen." Murat anlıyor, ama cümlelerin ikisi de Almanca kulağına yamuk geliyor.
B2.11'de haberlerdeki bildirim cümlelerini Konjunktiv I ile aktardın. Gündelik hayatta ise soruları, ricaları ve emirleri de aktarırız ve çoğu zaman bunu konuşma dilinde, Konjunktiv I kullanmadan yaparız. Bu derste bir sözün türüne göre nasıl aktarıldığını, aktarırken kişilerin, zamanın ve yerin nasıl kaydığını ve konuşma ile yazı arasındaki farkı göreceğiz.
Anlatım
Bildirim cümleleri: konuşmada ve yazıda
Bir bildirimi aktarırken yazıda ve resmî dilde B2.11'deki Konjunktiv I kullanılır: "Er sagte, der Techniker komme morgen." Gündelik konuşmada ise çoğu insan Präsens ya da Konjunktiv II ile aktarır: "Er hat gesagt, dass der Techniker morgen kommt." "Er hat gesagt, der Techniker würde morgen kommen." Üçü de anlaşılır ve doğrudur; fark üsluptadır.
Aktarmada kullanılan fiiller sözün tonunu da taşır: "sagen" (söylemek), "erzählen" (anlatmak), "erklären" (açıklamak), "meinen" (demek, düşünmek), "behaupten" (iddia etmek), "versprechen" (söz vermek). "Er behauptet, er habe nichts gewusst" (Hiçbir şey bilmediğini iddia ediyor) cümlesindeki "behaupten", konuşanın bu sözden şüphe ettiğini de gösterir.
Sorular: ob ve soru kelimeleri
Evet-hayır soruları A2.22'deki "ob" ile aktarılır ve fiil sona gider: "Kommt morgen jemand?" → "Er hat gefragt, ob morgen jemand kommt" (Yarın birinin gelip gelmeyeceğini sordu). Soru kelimesi olan sorular aynı kelimeyle aktarılır; soru kelimesi burada bir bağlaç gibi davranır ve fiil yine sona gider: "Wann kommt der Techniker?" → "Sie wollte wissen, wann der Techniker kommt" (Teknisyenin ne zaman geleceğini öğrenmek istedi).
Soru aktarmanın en sık fiilleri "fragen" ve "wissen wollen"dir. Türkçede "-ip -mediğini", "ne zaman … -eceğini" gibi eklerle yapılan işi Almancada "ob" ya da soru kelimesi + sonda fiil yapar.
Emirler ve ricalar: sollen, bitten … zu
Bir emir ya da talimat aktarılırken emir kipi korunmaz; yerine "sollen" gelir: "Lass die Tür offen!" → "Er hat gesagt, ich soll die Tür offen lassen" (Kapıyı açık bırakmamı söyledi). Yazıda "sollen" Konjunktiv I'e girer: "Er sagte, ich solle die Tür offen lassen." "sollen" burada A1.36'daki gibi başkasının isteğini taşır.
Kibar bir rica ise daha çok "bitten" + "zu" mastarıyla aktarılır: "Lassen Sie bitte die Tür offen!" → "Er hat uns gebeten, die Tür offen zu lassen" (Kapıyı açık bırakmamızı rica etti). Resmî yazıda bazen "mögen" fiilinin Konjunktiv I'i de görülür: "Er bat, man möge die Tür offen lassen." Bu biçim eskice ve resmî bir tondadır; gündelik konuşmada "bitten … zu" ya da "sollen" yeterlidir.
Kaymalar: kişi, zaman, yer
Aktarırken söz, konuşanın bakış açısından aktaranın bakış açısına taşınır. Önce zamirler kayar: ev sahibinin "ich" dediği kişi aktarımda "er" olur, "Sie" dediği kişiler "wir" ya da "ihr" olur. "Ich rufe Sie an" → "Er hat gesagt, er ruft uns an."
Zaman ve yer ifadeleri de aktarmanın ne zaman ve nerede yapıldığına göre değişir. Söz aynı gün aynı yerde aktarılıyorsa bir şey değişmez; ama birkaç gün sonra aktarılıyorsa "morgen" kafa karıştırır. O zaman şu kaymalar kullanılır: "heute → an diesem Tag, am selben Tag", "gestern → am Tag davor, am Vortag", "morgen → am nächsten Tag, am folgenden Tag", "jetzt → damals, in dem Moment", "hier → dort". Türkçede de aynı mantık vardır: bir hafta önceki "yarın geleceğim" sözü, bugün "ertesi gün geleceğini söyledi" diye aktarılır.
| Doğrudan söz | Aktarım (sonradan, başka yerde) |
|---|---|
| heute | an diesem Tag / am selben Tag |
| gestern | am Tag davor / am Vortag |
| morgen | am nächsten Tag / am folgenden Tag |
| jetzt | damals / in dem Moment |
| hier | dort |
| ich / wir | er, sie / sie |
Örnekler
Her örnekte aktarılan sözün türünü (bildirim, soru, emir, rica) ve kayan öğeleri bul.
İlk beş örnek konuşma dilindedir ve Präsens ya da Perfekt kullanır; son üçü yazı diline yakındır ve Konjunktiv I taşır. Altıncı ve yedinci örneklerde "gestern" ve "morgen" sırasıyla "am Tag davor" ve "am nächsten Tag" olarak kaymıştır.
Sık yapılan hatalar
Yaygın yanlışSoruyu "dass" ile aktarmak: "Er hat gefragt, dass morgen jemand kommt."
— Bildirim cümlelerini "dass" ile aktarmaya alışan öğrenci soruları da aynı bağlaçla kurar. "dass" bir bilgi aktarır, soru değil; evet-hayır sorusu "ob" ile, soru kelimeli soru o kelimeyle aktarılır. Doğrusu: "Er hat gefragt, ob morgen jemand kommt."
Yaygın yanlışEmir kipini aktarımda korumak: "Er hat gesagt, lass die Tür offen", "Sie sagte, ruf mich an".
— Türkçede "kapıyı açık bırak dedi" gibi bir aktarma doğal olduğu için öğrenci emri olduğu gibi bırakır. Almancada bu yalnızca tırnak içindeki doğrudan sözde mümkündür; dolaylı aktarımda emir "sollen" ya da "bitten … zu" ile kurulur. Doğrusu: "Er hat gesagt, ich soll die Tür offen lassen." "Sie hat mich gebeten, sie anzurufen."
Yaygın yanlışSoru kelimeli aktarımda fiili ikinci sırada bırakmak: "Sie wollte wissen, wann kommt der Zug an", "Er fragte, wo wohnst du".
— Doğrudan sorunun sırasını koruyan öğrenci, soru kelimesinin artık bir bağlaç gibi davrandığını unutur. Aktarılan soruda fiil sona gider ve zamir aktarana göre kayar. Doğrusu: "Sie wollte wissen, wann der Zug ankommt." "Er fragte, wo ich wohne."
Mini alıştırma
Cevaplar
- "Die Nachbarin fragt, ob ich ihren Schlüssel gesehen habe."
- "Der Lehrer wollte wissen, warum ich zu spät komme." ("du" → "ich")
- "Die Mutter sagte, ich soll mein Zimmer aufräumen." (yazıda: "ich solle …")
- "Die Kollegin hat mich gebeten, ihr die Datei zu schicken."
- "Er sagte, er fahre am nächsten Tag nach Wien." (konuşmada: "… er fährt am nächsten Tag nach Wien")
Özet kartı
- Bildirim: konuşmada dass + Präsens ya da Konjunktiv II; yazıda Konjunktiv I.
- Evet-hayır sorusu: ob + fiil sonda; soru kelimeli: wann/wo/warum + fiil sonda.
- Emir: sollen (ich soll / solle …); rica: bitten + zu (Er bat mich, … zu …).
- Kişi kayar: ich → er, du → ich, Sie → wir.
- Zaman ve yer kayar: morgen → am nächsten Tag, gestern → am Tag davor, hier → dort.
- Aktarma fiili tonu taşır: sagen, erzählen, erklären, behaupten, versprechen, wissen wollen.
Sonraki derse köprü
Aktarılan sözleri birbirine bağlarken, bir nedeni ya da bir çelişkiyi göstermek için B1'deki "deshalb" ve "trotzdem" kelimelerini kullanıyordun. Yazı dilinde bu işi yapan daha resmî bağlayıcılar vardır: "folglich" ve "infolgedessen" bir sonucu, "dennoch" bir karşıtlığı daha ağırbaşlı bir tonla bildirir. Sıradaki derste bu bağlayıcıları, cümle içindeki yerlerini ve bir metni mantıklı bir akışla kurmak için nasıl kullanılacaklarını göreceğiz.