Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Şimdi, gerçek dışı: Wenn ich Zeit hätte, würde ich kommen (würde + mastar; sein/haben/modal kısa biçim).
- Geçmiş, gerçek dışı: hätte/wäre + Partizip II, iki cümlede de; "würde" yok.
- hätte mi wäre mi? Perfekt'teki gibi: bin gekommen → wäre gekommen.
- "wenn" düşerse fiil başa: Hätte ich das gewusst, wäre ich gekommen.
- Karışık: geçmiş koşul + şimdiki sonuç (… gelernt hätte, könnte ich jetzt …).
- Pişmanlık, sitem: hätte + mastar + modal mastar (anrufen sollen, sagen können); "gekonnt" değil.
Kanca
Cumartesi sabahı pazara gidiyorsun ve tezgâhların boş olduğunu görüyorsun. Bir komşu açıklıyor: pazar bu hafta tatil nedeniyle cuma günü kurulmuş, duyuru da apartman panosunda asılıymış. Hayal kırıklığını anlatmak istiyorsun ve Türkçe cümle aklında hazır: "Bilseydim, dün gelirdim." Almancaya dökünce şöyle çıkıyor: "Wenn ich das gewusst würde, ich komme gestern." Komşu gülümsüyor ve cümleyi düzeltiyor: "Ach so, wenn du das gewusst hättest, wärst du gestern gekommen."
Bu cümle olmamış bir geçmişi anlatıyor: bilmedin ve gelmedin. Türkçede bunun için "-seydi" ve "-irdi" ekleri vardır. Almancada aynı iş Konjunktiv II'nin geçmiş biçimiyle yapılır ve yapı A2.33'teki "hätte" ile "wäre" kelimelerine dayanır. Bu derste önce şimdiki zamandaki gerçek dışı koşulu tamamlayacağız, sonra onu geçmişe taşıyacağız ve son olarak pişmanlığı ve sitemi anlatan modal yapıları göreceğiz.
Anlatım
Önce şimdiki zaman: Wenn ich Zeit hätte, …
A2.33'te "hätte", "wäre", "könnte" ve "würde" kelimelerini kibar ricalar için kullandın ve bunların bir de gerçek dışı durumları anlatan bir kullanımı olduğunu gördün. Şimdi o kullanımı tamamlayalım. Şu an gerçek olmayan bir koşulu ve onun sonucunu anlatırken iki cümlede de Konjunktiv II kullanılır: "Wenn ich Zeit hätte, würde ich dich besuchen" (Vaktim olsa seni ziyaret ederdim). Gerçekte vaktin yok ve ziyaret etmiyorsun.
Çoğu fiil için Konjunktiv II "würde" + mastar ile kurulur: "würde besuchen", "würde kaufen", "würde fahren". "sein", "haben" ve modal fiiller ise kendi kısa biçimlerini kullanır: "wäre", "hätte", "könnte", "müsste", "dürfte". "Wenn ich reich wäre, würde ich ein Haus am Meer kaufen" (Zengin olsaydım denizin kenarında bir ev alırdım). "Wenn er mehr üben würde, könnte er besser spielen" (Daha çok çalışsa daha iyi çalabilirdi).
"wenn" bir yan cümle başlatır ve A2.22'deki kural geçerlidir: çekimli fiil sona gider. Yan cümle başta olduğunda, ana cümlenin çekimli fiili virgülün hemen arkasından gelir.
Geçmişe taşımak: hätte/wäre + Partizip II
Olmamış bir geçmiş anlatılırken Konjunktiv II'nin geçmiş biçimi kullanılır. Yapı Perfekt'e çok benzer: Perfekt'teki "habe" ya da "bin" yerine "hätte" ya da "wäre" gelir, Partizip II aynen kalır. "Ich habe es gewusst" (Biliyordum) → "Ich hätte es gewusst" (Bilirdim). "Ich bin gekommen" (Geldim) → "Ich wäre gekommen" (Gelirdim).
Bu yüzden yardımcı fiil seçimi A2.1'deki kurala uyar: Perfekt'i "sein" ile kuran fiiller (gehen, kommen, fahren, bleiben, passieren) burada "wäre" alır, geri kalanlar "hätte" alır. "Wenn der Bus pünktlich gewesen wäre, hätte ich den Zug nicht verpasst" (Otobüs zamanında gelseydi treni kaçırmazdım). "Wenn du mich gefragt hättest, wäre ich mitgekommen" (Bana sorsaydın ben de gelirdim).
Türkçe karşılığı çoğu zaman "-seydi … -irdi" ya da "-miş olsaydı … -irdi" biçimindedir. Almancada iki cümlenin ikisi de geçmiş Konjunktiv'dedir; "würde" bu yapıda kullanılmaz. "würde gekommen sein" gibi bir biçim dil bilgisi açısından kurulabilir, ama ağır duyulur ve günlük dilde neredeyse hiç kullanılmaz.
"wenn" olmadan: fiil başta
Almancada koşul cümlesi "wenn" kelimesi olmadan da kurulabilir; o zaman çekimli fiil cümlenin en başına geçer: "Hätte ich das gewusst, wäre ich gestern gekommen" (Bunu bilseydim dün gelirdim). "Wäre der Bus pünktlich gewesen, hätte ich den Zug erreicht." Bu biçim özellikle yazıda ve biraz daha özenli konuşmada görülür. Anlam aynıdır; yalnızca "wenn" düşmüş ve fiil onun yerini almıştır.
Karışık zamanlar: geçmiş koşul, şimdiki sonuç
Bazen geçmişte olmamış bir şey bugünü etkiler. O zaman koşul cümlesi geçmiş Konjunktiv'de, sonuç cümlesi şimdiki Konjunktiv'de olur: "Wenn ich damals Deutsch gelernt hätte, könnte ich jetzt mit meinen Nachbarn sprechen" (O zaman Almanca öğrenmiş olsaydım şimdi komşularımla konuşabilirdim). "Wenn du gestern früher ins Bett gegangen wärst, wärst du jetzt nicht so müde" (Dün daha erken yatsaydın şimdi bu kadar yorgun olmazdın).
Pişmanlık ve sitem: hätte … sollen / können / müssen
Geçmişe dönük pişmanlık ve sitemin en doğal yolu modal fiillerle kurulur. Burada özel bir kural vardır: modal fiil Partizip II biçimine ("gekonnt", "gesollt") girmez, mastar hâlinde kalır. Cümlenin sonunda iki mastar yan yana durur: asıl fiil ve modal fiil. "Ich hätte früher anrufen sollen" (Daha erken aramam gerekirdi). "Du hättest mir das sagen können!" (Bunu bana söyleyebilirdin!). "Wir hätten nicht so viel essen müssen" (Bu kadar çok yememiz gerekmezdi).
Bu yapılarda yardımcı fiil her zaman "hätte"dir, asıl fiil "sein" alan bir fiil olsa bile: "Ich hätte früher gehen sollen" (Daha erken gitmem gerekirdi). Anlam farklarına dikkat et: "hätte … sollen" bir pişmanlığı ya da doğru olanı ("-meliydim"), "hätte … können" kaçırılmış bir olanağı ya da sitemi ("-ebilirdin"), "hätte … müssen" bir zorunluluğu anlatır.
| İfade | Yapı | Örnek |
|---|---|---|
| şimdi, gerçek dışı | wenn … hätte/wäre/würde …, würde … | Wenn ich Zeit hätte, würde ich kommen. |
| geçmiş, gerçek dışı | wenn … hätte/wäre + Partizip II, hätte/wäre + Partizip II | Wenn ich es gewusst hätte, wäre ich gekommen. |
| "wenn" olmadan | fiil başa | Hätte ich es gewusst, wäre ich gekommen. |
| karışık | geçmiş koşul, şimdiki sonuç | Wenn ich geübt hätte, könnte ich es jetzt. |
| pişmanlık, sitem | hätte + mastar + modal mastar | Du hättest anrufen sollen. |
Örnekler
Her örnekte gerçekte ne olduğunu Türkçe söyle: "Bilmedim, gelmedim" gibi.
Son örnekte koşul bir yan cümleyle değil, "ohne" ile kuruluyor; gerçekte yardım edildi ve iş başarıldı. Bu kısa yol, teşekkür ederken sık kullanılır.
Sık yapılan hatalar
Yaygın yanlışGeçmiş koşulu "würde" ile kurmak: "Wenn ich das gewusst würde", "Wenn ich Zeit gehabt würde".
— "würde" kelimesini Konjunktiv II'nin genel işareti olarak öğrenen öğrenci onu her yere koyar. Geçmişteki gerçek dışı durum "hätte" ya da "wäre" + Partizip II ile kurulur; "würde" burada yer almaz. Doğrusu: "Wenn ich das gewusst hätte, …" "Wenn ich Zeit gehabt hätte, …"
Yaygın yanlışYardımcı fiili Perfekt'ten bağımsız seçmek: "Ich hätte früher gekommen", "Wir hätten nach Hause gegangen".
— Konjunktiv II'yi "hätte" ile özdeşleştiren öğrenci her fiilde "hätte" kullanır. Yardımcı fiil Perfekt'teki gibi seçilir: "bin gekommen" olan fiil "wäre gekommen" olur. Doğrusu: "Ich wäre früher gekommen." "Wir wären nach Hause gegangen."
Yaygın yanlışModal fiili Partizip II'ye çevirmek: "Du hättest mir das sagen gekonnt", "Ich hätte anrufen gesollt".
— Perfekt kuralını mekanik olarak uygulayan öğrenci modal fiile de "ge-" ekler. Başka bir mastarla birlikte kullanılan modal fiil mastar hâlinde kalır ve cümlenin en sonuna gider. Doğrusu: "Du hättest mir das sagen können." "Ich hätte anrufen sollen."
Mini alıştırma
Cevaplar
- "Wenn ich ein Auto hätte, würde ich ans Meer fahren."
- "Wenn ich den Wecker gehört hätte, wäre ich nicht zu spät gekommen."
- "Wären wir früher losgefahren, hätten wir einen Parkplatz gefunden."
- "Wenn du mich angerufen hättest, hätte ich dich abgeholt. Du hättest mir schreiben können." (hättest + Partizip II; ana cümlede fiil virgülden hemen sonra; modal mastar)
- "Ich hätte gestern früher ins Bett gehen sollen. Wenn ich früher ins Bett gegangen wäre, wäre ich jetzt nicht müde."
Özet kartı
- Şimdi, gerçek dışı: Wenn ich Zeit hätte, würde ich kommen (würde + mastar; sein/haben/modal kısa biçim).
- Geçmiş, gerçek dışı: hätte/wäre + Partizip II, iki cümlede de; "würde" yok.
- hätte mi wäre mi? Perfekt'teki gibi: bin gekommen → wäre gekommen.
- "wenn" düşerse fiil başa: Hätte ich das gewusst, wäre ich gekommen.
- Karışık: geçmiş koşul + şimdiki sonuç (… gelernt hätte, könnte ich jetzt …).
- Pişmanlık, sitem: hätte + mastar + modal mastar (anrufen sollen, sagen können); "gekonnt" değil.
Sonraki derse köprü
Buraya kadar kurduğumuz cümleler bir koşul ve bir sonuç anlatıyordu: "bilseydim, gelirdim". Türkçede bunun yanında sonucu hiç söylemeden yalnızca bir özlemi dile getiren bir kelime vardır: "keşke". Sıradaki derste Almancada bu duygunun nasıl söylendiğini göreceğiz: "Wenn ich doch mehr Zeit hätte!", "Hätte ich nur früher angefangen!" gibi "doch" ve "nur" ile güçlenen dilek cümlelerini ve "Ich wünschte, …" kalıbını; şimdiye ve geçmişe yönelik dilekleri ayırmayı.