İçeriğe geç

Ders B1.7 · B1 · Orta

Üç tabloyu kolayca ezberleme yöntemi

Modül: Sıfat Çekimi (Tam Sistem)

1.333 kelime · 8 örnek cümle · yaklaşık 6 dakika okuma · seslendirme 9 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Tek kural: isim grubunda güçlü sinyal (-r, -e, -s, -n, -m) bir kez bulunur; artikelde ya da sıfatta.
  2. Soru 1: Fiilden sonra mı? → ek yok.
  3. Soru 2: Ekli artikel var mı? → zayıf: -e (beş hücre: Nom tekil + dişil/nötr Akk), gerisi -en.
  4. Soru 3: Artikel yok ya da çıplak mı? → sıfat eksik artikelin sonunu alır; eril/nötr Genitiv -en.
  5. Sıfattan türeyen isimler aynı kurala uyar: der Deutsche / ein Deutscher; ein Bekannter.
  6. İsim düşse de ek kalır: Die blaue. Einen großen. Öbekleri bütün olarak ezberle: am nächsten Morgen, nach langer Zeit.

Kanca

Son üç derste üç tablo gördün: belirli artikelden sonra, belirsiz artikelden sonra, artikelsiz. Her biri dört hâl ve dört sütun; toplamda kırk sekiz hücre. Konuşurken her sıfat için bu tablolardan birini zihninde açıp doğru hücreyi bulmaya çalışırsan, cümle bitmeden karşındaki kişi konuyu değiştirir. Almanca konuşanlar tablo ezberlemez; bir sezgiyle konuşurlar. O sezginin arkasında ise tek bir basit mantık yatar.

Bu derste üç tabloyu tek bir karar sırasına indireceğiz: üç soru, her sıfat için birkaç saniye. Ardından bu yöntemin iki beklenmedik uygulamasını göreceğiz: sıfattan türeyen isimler ("ein Deutscher") ve ismin söylenmediği cümleler ("Ich nehme die blaue"). Son olarak tabloyu kalıcı hâle getirecek kalıp öbeklerini toplayacağız.

Anlatım

Tek kural: bir sinyal yeter

Almanca bir isim grubunda, hâli ve cinsiyeti açıkça gösteren bir "güçlü sinyal"e ihtiyaç duyar. Bu sinyal "der, die, das, den, dem, des" kelimelerinin son harfleridir: "-r, -e, -s, -n, -m". Sinyal ya artikelde ya da sıfatta bulunur; ikisinde birden bulunmaz ve hiçbirinde eksik kalmaz.

B1.4'te artikel sinyali taşıyordu ve sıfat sade kaldı: "der neue Laptop". B1.6'da artikel yoktu ve sinyali sıfat taşıdı: "frischer Fisch". B1.5'te ikisi karışıyordu: "einen neuen Job" cümlesinde sinyal artikelde, "ein neuer Job" cümlesinde ise sıfattaydı, çünkü "ein" çıplaktı. Üç tablo aslında bu tek kuralın üç görünüşüdür.

Karar sırası: üç soru

Bir sıfatın ekini bulmak için sırayla üç soru sor:

SoruCevap evet iseÖrnek
1. Sıfat bir fiilden sonra mı geliyor?Ek yok.Der Laptop ist neu.
2. Önünde sonu ekli bir artikel var mı (der, die, den, dieser, einen, meinem …)?Zayıf ek: -e ya da -en.den neuen Laptop, meinem neuen Chef
3. Artikel yok mu, ya da çıplak mı (ein, kein, mein)?Sıfat, eksik artikelin sonunu alır.ein neuer Laptop, frisches Brot

İkinci sorunun cevabı evetse son bir ayrım kalır: "-e" mi, "-en" mi? Burada tek bir resim yeterlidir. "-e" yalnızca beş hücrede görünür: üç cinsiyetin Nominativ'i ile dişil ve nötr Akkusativ. Bu hücrelerde artikel "der, die, das" ya da "eine" biçiminde, yani sözlükteki hâlinde durur. Artikel sözlük hâlinden uzaklaştıysa ("den", "dem", "der" olarak Dativ, "des", çoğul) sıfat "-en" alır.

Üçüncü sorunun cevabı evetse iş daha da basittir: eksik olan belirli artikeli düşün ve onun son harfini sıfata ver. "ein ___ Laptop" → "der Laptop" → "-er". "mit kalt___ Wasser" → "dem Wasser" → "-em". Tek istisna eril ve nötr Genitiv'dir; orada sıfat "-en" alır, çünkü ismin kendisi "-s" sinyalini taşır.

Birinci uygulama: sıfattan türeyen isimler

Almancada bazı isimler aslında sıfattır: "der Deutsche" (Alman), "der Bekannte" (tanıdık), "der Erwachsene" (yetişkin), "der Kranke" (hasta). Bu isimler büyük harfle yazılır, ama bir sıfat gibi çekimlenir; yani aynı karar sırasına uyar. "der Deutsche" ama "ein Deutscher", "die Deutsche" ama "eine Deutsche", çoğulda "die Deutschen" ama artikelsiz "Deutsche".

Türkçe konuşanlar için "Türke / Türkin" A1.4'ten tanıdıktır; bu kelimeler normal isimdir. "Deutsch-" ise sıfattan türediği için farklı davranır: "Er ist Deutscher", "Sie ist Deutsche", "Mein Nachbar ist ein netter Deutscher". Aynı kalıp "Ein Bekannter hat mir geholfen" (Bir tanıdık bana yardım etti) gibi günlük cümlelerde de karşına çıkar.

İkinci uygulama: ismi söylemeden

Bir alışverişte ya da bir seçim yaparken ismi tekrar etmek gerekmez: "Welche Jacke nimmst du? – Die blaue." "Ich möchte einen Kaffee. – Einen großen oder einen kleinen?" İsim düşse de sıfat, sanki isim oradaymış gibi ekini korur. Karar sırası değişmez: "die blaue (Jacke)", "einen großen (Kaffee)", "ein kleines (Bier)".

Kalıp öbekleri: sezginin yakıtı

Karar sırası öğrenirken işe yarar; konuşurken ise hız, ezberlenmiş öbeklerden gelir. Sık kullanılan öbekleri bütün olarak öğrenirsen, tablo zamanla sezgiye dönüşür: "den ganzen Tag" (bütün gün), "am nächsten Morgen" (ertesi sabah), "in der letzten Zeit" (son zamanlarda), "mit freundlichen Grüßen", "ein schönes Wochenende", "vielen Dank", "zum ersten Mal" (ilk kez), "nach langer Zeit" (uzun zaman sonra). Her öbek bir hücrenin canlı örneğidir.

Örnekler

Her örnekte karar sırasındaki hangi sorunun cevabı verdiğini söyle.

Birinci örnek birinci soruya, ikinci ve yedinci örnekler ikinci soruya, üçüncü, dördüncü, beşinci ve sekizinci örnekler üçüncü soruya cevap verir. Altıncı örnekte isim düşmüş olsa da "die blaue" eki korunur.

Sık yapılan hatalar

Yaygın yanlışSıfattan türeyen ismi normal isim gibi çekimlemek: "Er ist ein Deutsche", "Ein Bekannte hat angerufen" (erkek için).
Doğrusu

— "der Deutsche" biçimini sözlükten öğrenen öğrenci onu "der Lehrer" gibi sabit bir isim sanır. Oysa bu isimler sıfat gibi çekimlenir; "ein" çıplak olduğu için eril Nominativ'de "-er" gerekir. Doğrusu: "Er ist ein Deutscher." "Ein Bekannter hat angerufen." Kadın için: "Sie ist eine Deutsche." "Eine Bekannte hat angerufen."

Yaygın yanlışİsim düşünce sıfatı eksiz bırakmak: "Welche Jacke? – Die blau", "Ich nehme einen groß."
Doğrusu

— İsim söylenmediği için öğrenci sıfatın bir şeyi nitelemediğini düşünür ve onu fiilden sonraki sıfat gibi çıplak bırakır. Almancada isim düşse de sıfat, ismin yerini tutan bir kelime olarak ekini korur. Doğrusu: "Die blaue." "Ich nehme einen großen."

Yaygın yanlışArtikelsiz Genitiv'de eril ve nötr isimle "-es" kullanmak: "trotz schlechtes Wetters", "wegen starkes Regens".
Doğrusu

— Güçlü çekimde sıfatın belirli artikelin sonunu aldığını bilen öğrenci "des" kelimesinden "-es" ekini çıkarır. Bu tek istisnada ismin kendisi "-s" sinyalini taşıdığı için sıfat "-en" alır. Doğrusu: "trotz schlechten Wetters", "wegen starken Regens".

Mini alıştırma

Cevaplar

  1. "Das Essen war lecker." (fiilden sonra, ek yok) "Wir haben ein leckeres Essen gekocht." (çıplak "ein", nötr Akkusativ: -es) "Mit dem leckeren Essen waren alle zufrieden." (ekli artikel, Dativ: -en)
  2. "Ein Erwachsener muss das bezahlen." "Meine Bekannten kommen aus Köln."
  3. "Ich möchte ein kleines, nicht ein großes."
  4. "Mein neuer Kollege ist ein sehr netter Deutscher, aber sein Büro ist klein." (çıplak "mein" → -er; "ein … Deutscher"; fiilden sonra ek yok)
  5. "am nächsten Tag", "zum ersten Mal", "nach langer Zeit", "den ganzen Abend"

Özet kartı

  1. Tek kural: isim grubunda güçlü sinyal (-r, -e, -s, -n, -m) bir kez bulunur; artikelde ya da sıfatta.
  2. Soru 1: Fiilden sonra mı? → ek yok.
  3. Soru 2: Ekli artikel var mı? → zayıf: -e (beş hücre: Nom tekil + dişil/nötr Akk), gerisi -en.
  4. Soru 3: Artikel yok ya da çıplak mı? → sıfat eksik artikelin sonunu alır; eril/nötr Genitiv -en.
  5. Sıfattan türeyen isimler aynı kurala uyar: der Deutsche / ein Deutscher; ein Bekannter.
  6. İsim düşse de ek kalır: Die blaue. Einen großen. Öbekleri bütün olarak ezberle: am nächsten Morgen, nach langer Zeit.

Sonraki derse köprü

Sıfat modülü burada tamamlanıyor; sıradaki modül yan cümleleri genişletiyor. B1.2'de "Als ich ankam, war der Zug schon abgefahren" cümlesinde "als" bağlacını bir kalıp olarak görmüştük, A2.22'de de "wenn" bağlacının geçmişteki kullanımını sonraya bırakmıştık. Sıradaki derste Türkçedeki "-dığında" ekinin geçmişte neden iki ayrı bağlaca bölündüğünü göreceğiz: bir kez olan olay için "als", tekrar eden olaylar için "wenn".

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

  • Kanca: üç büyük tablo ekranı doldurur; kırk sekiz hücre bir anda yanıp söner, sonra tek bir "sinyal" ışığına doğru küçülür.
  • Sinyal kuralında her isim grubunun üstünde tek bir ampul yanar: bazen artikelin, bazen sıfatın üstünde.
  • Karar sırası bir akış şeması olarak gösterilir: üç kapı, her kapının arkasında bir ek kartı.
  • "-e beşlisi" dört hâlli tablonun üst sol köşesinde bir L harfi biçiminde vurgulanır.
  • Sıfattan türeyen isim bölümünde "deutsch" kartı büyük harfle "Deutsche" olur, ama ekleri sıfat kartı gibi değişmeye devam eder.
  • Örnek cümleleri anadili Almanca bir ses okur; altıncı örnekte düşen isim soluk bir yazıyla görünüp kaybolur.