Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- sich (bei + Dativ) über + Akkusativ beschweren; "sich" düşmez.
- die Beschwerde = şikâyet; die Reklamation / reklamieren = ürün şikâyeti; die Reklame / Werbung = reklam.
- Sorun: olgu + yer + seit + Präsens; mit … (nicht) zufrieden sein.
- Geçmiş adımlar: Ich habe … am … gemeldet; Obwohl … versprochen wurde, …
- Beklenti: Ich erwarte, dass … / Ich bitte Sie, … zu … + süre (bis zum …, innerhalb einer Woche).
- Ton: möchte, könnten, bitte; çözümü tekrar edip doğrula (…, richtig?).
Kanca
Avludaki bisiklet parkı sonunda yapıldı, ama kasım gelince yeni bir dert çıktı: yatak odasındaki kalorifer iki haftadır soğuk. Yönetim şirketine bir kez telefonla bildirdin, biri geleceğini söyledi, gelmedi. Şimdi yeniden arıyorsun ve sabrın taşmış durumda. Aklındaki Türkçe cümle net: "Ben bu işten hiç memnun değilim, şikâyetçiyim!" Almancaya dökünce şöyle çıkıyor: "Ich bin nicht zufrieden von Ihnen, ich will eine Reklame machen!" Görevli şaşırıyor, çünkü son kelimeyle bir reklam vermek istediğini söyledin.
Şikâyet bir tartışma değil, bir sorunu çözdürme girişimidir. Almancada etkili bir şikâyet dört parçadan oluşur: sorun nedir, ne zamandan beri sürüyor, şimdiye kadar ne yaptın ve karşı taraftan ne bekliyorsun. Bu derste bu dört parçanın her biri için kalıpları, hem telefonda hem de yazıda nasıl kullanıldıklarını göreceğiz. Amacımız kararlı ama kaba olmayan bir ton kurmak.
Anlatım
"sich beschweren": şikâyet fiili
Almancada şikâyet etmenin temel fiili "sich beschweren"dir ve A2.25'teki gibi dönüşlüdür. Neyi şikâyet ettiğini "über" + Akkusativ ile, kime şikâyet ettiğini "bei" + Dativ ile söylersin: "Ich möchte mich über die Heizung beschweren" (Kalorifer hakkında şikâyette bulunmak istiyorum). "Ich habe mich schon beim Hausmeister beschwert" (Kapıcıya zaten şikâyet ettim). Konuşmada "sich wegen … beschweren" da duyulur: "Ich beschwere mich wegen des Lärms."
Yazı dilinde bir isim de kullanılır: "die Beschwerde" (şikâyet). "Ich möchte eine Beschwerde einreichen" (Bir şikâyette bulunmak istiyorum) resmî bir kalıptır. Satın alınan bir ürünle ilgili şikâyet için ise "die Reklamation" ve fiili "reklamieren" kullanılır: bozuk bir ürünü mağazaya geri götürüp değiştirilmesini ya da onarılmasını istemek. Türkçedeki "reklam" kelimesinin Almancadaki karşılığı ise "die Werbung" ya da daha eski bir kelime olan "die Reklame"dir; bu kelimeler şikâyetle ilgili değildir.
Birinci parça: sorunu olgularla anlatmak
Bir şikâyetin gücü, sorunu somut ve doğrulanabilir biçimde anlatmasından gelir. Duygu yerine olgu verilir: ne bozuk, nerede, ne zamandan beri. "Die Heizung im Schlafzimmer bleibt seit zwei Wochen kalt" (Yatak odasındaki kalorifer iki haftadır soğuk kalıyor). A2.11'deki "seit" burada çok işe yarar ve Türkçedeki "-dır" gibi Präsens ile kurulur, çünkü durum hâlâ sürmektedir.
Kötü haberi yumuşak bir girişle vermek resmî yazıda yaygındır: "Leider muss ich Ihnen mitteilen, dass …" (Maalesef size … olduğunu bildirmek zorundayım). Konuşmada daha kısa bir giriş yeterlidir: "Ich habe ein Problem mit …" (… ile ilgili bir sorunum var). Memnuniyetsizliği doğrudan söylemek istersen "zufrieden" sıfatı "mit" + Dativ ister: "Ich bin mit dem Service nicht zufrieden" (Hizmetten memnun değilim).
İkinci parça: şimdiye kadar ne oldu?
Şikâyetin ciddiyetini gösteren şey, sorunun daha önce bildirilmiş olmasıdır. Burada Perfekt ve B1.10'daki "obwohl" işe yarar: "Ich habe das Problem am 3. November telefonisch gemeldet" (Sorunu 3 Kasım'da telefonla bildirdim). "Obwohl mir ein Techniker versprochen wurde, ist niemand gekommen" (Bana bir teknisyen sözü verilmesine rağmen kimse gelmedi). İkinci cümledeki "versprochen wurde" B1.22'deki geçmiş zaman Passiv'idir; kimin söz verdiği önemli olmadığında şikâyet dilinde sık görülür.
Tarih vermek şikâyeti güçlendirir. "am 3. November" (3 Kasım'da), "vor zehn Tagen" (on gün önce), "bereits zweimal" (zaten iki kez) gibi ifadeler karşı tarafın kayıtlarını kontrol etmesini kolaylaştırır.
Üçüncü parça: beklentiyi açıkça söylemek
Şikâyet bir beklentiyle biter; beklentisi belirsiz bir şikâyet çoğu zaman sonuçsuz kalır. En net kalıp "Ich erwarte, dass …" (… bekliyorum) kalıbıdır: "Ich erwarte, dass die Heizung bis Freitag repariert wird" (Kaloriferin cuma gününe kadar tamir edilmesini bekliyorum). Daha yumuşak bir biçim B1.17'deki "zu" mastarıyla kurulur: "Ich bitte Sie, das Problem so schnell wie möglich zu lösen" (Sorunu olabildiğince çabuk çözmenizi rica ediyorum).
Bir süre (Frist) belirtmek beklentiyi somutlaştırır: "bis zum 20. November" (20 Kasım'a kadar), "innerhalb einer Woche" (bir hafta içinde; B1.20'deki Genitiv edatı). Ürün şikâyetlerinde beklenti genellikle üç seçenekten biridir: onarım ("die Reparatur"), değişim ("den Artikel umtauschen") ya da paranın iadesi ("das Geld zurückbekommen").
Ton: kararlı ama kaba değil
Öfkeli bir şikâyet çoğu zaman karşı tarafı savunmaya iter. Almancada kararlılık yüksek sesle değil, açık cümlelerle ve kibar biçimlerle kurulur. "Ich will sofort mein Geld zurück!" yerine "Ich möchte bitte mein Geld zurückbekommen" demek aynı talebi taşır ama konuşmayı açık tutar. A2.33'teki "könnten" ve "würde" burada da işe yarar: "Könnten Sie mir bitte sagen, wann der Techniker kommt?"
Karşı taraf bir çözüm önerirse onu tekrar edip doğrulamak B1.29'daki telefon kapanışına benzer: "Also, der Techniker kommt morgen zwischen acht und zwölf Uhr, richtig?" Bu cümle hem yanlış anlamayı önler hem de verilen sözü kayda geçirir.
| Parça | Konuşma | Yazı |
|---|---|---|
| giriş | Ich habe ein Problem mit … | Leider muss ich Ihnen mitteilen, dass … |
| sorun | … ist seit … kaputt. | … funktioniert seit dem … nicht mehr. |
| geçmiş | Ich habe schon zweimal angerufen. | Ich habe den Mangel (kusur) am … gemeldet. |
| beklenti | Wann kommt jemand? | Ich erwarte, dass … bis zum … |
Örnekler
Her örnekte cümlenin şikâyetin hangi parçasına ait olduğunu söyle.
Birinci örnekte "mich" dönüşlü zamirdir ve "über" Akkusativ ister. İkinci örnekte "seit zwei Wochen" Dativ çoğul "-n" ekini alır ve fiil Präsens'tedir, çünkü kalorifer hâlâ soğuktur.
Sık yapılan hatalar
Yaygın yanlış"sich beschweren" fiilinde dönüşlü zamiri unutmak: "Ich beschwere über den Lärm", "Ich möchte beschweren".
— Türkçede "şikâyet etmek" dönüşlü değildir; öğrenci bu yüzden "sich" parçasını atlar. "beschweren" dönüşsüz kullanıldığında "ağırlaştırmak, yük bindirmek" anlamına gelir. Doğrusu: "Ich beschwere mich über den Lärm." "Ich möchte mich beschweren."
Yaygın yanlış"zufrieden" sıfatını "von" ile kurmak: "Ich bin nicht zufrieden von Ihrem Service."
— Türkçedeki "-den memnun olmak" ayrılma hâli taşıdığı için öğrenci Almancada "von" edatına uzanır. "zufrieden" her zaman "mit" + Dativ ister. Doğrusu: "Ich bin mit Ihrem Service nicht zufrieden."
Yaygın yanlışŞikâyet için "Reklame" kelimesini kullanmak: "Ich möchte eine Reklame machen."
— Türkçedeki "reklam" kelimesi Almancadaki "Reklamation" kelimesine çok benzediği için öğrenci ikisini karıştırır; bazen de tersine "reklamieren" fiilini "reklam yapmak" sanır. "die Reklame" reklam demektir; ürün şikâyeti "die Reklamation", genel şikâyet "die Beschwerde"dir. Doğrusu: "Ich möchte diesen Artikel reklamieren." ya da "Ich möchte eine Beschwerde einreichen."
Mini alıştırma
Cevaplar
- "Ich möchte mich über den Lärm meines Nachbarn beschweren." ("Nachbar" n-Deklination: des Nachbarn)
- "Ich bin mit dem Hotel nicht zufrieden und ich beschwere mich über das Zimmer." (mit + Dativ; dönüşlü "mich")
- "Die Waschmaschine funktioniert seit zehn Tagen nicht." (Präsens; "Tagen" Dativ çoğul)
- "Ich erwarte, dass das Geld innerhalb einer Woche zurücküberwiesen wird."
- "Ich möchte den Wasserkocher bitte umtauschen." ya da "Könnten Sie mir bitte einen neuen Wasserkocher geben?"
Özet kartı
- sich (bei + Dativ) über + Akkusativ beschweren; "sich" düşmez.
- die Beschwerde = şikâyet; die Reklamation / reklamieren = ürün şikâyeti; die Reklame / Werbung = reklam.
- Sorun: olgu + yer + seit + Präsens; mit … (nicht) zufrieden sein.
- Geçmiş adımlar: Ich habe … am … gemeldet; Obwohl … versprochen wurde, …
- Beklenti: Ich erwarte, dass … / Ich bitte Sie, … zu … + süre (bis zum …, innerhalb einer Woche).
- Ton: möchte, könnten, bitte; çözümü tekrar edip doğrula (…, richtig?).
Sonraki derse köprü
Kalorifer sorunu yalnızca senin binanda değilmiş: birkaç gün sonra yerel bir haber sitesinde, şehrin eski binalarındaki ısıtma arızalarıyla ilgili bir haber görüyorsun. Haber dili, bu dersteki şikâyet dilinden çok farklıdır: başlıklar kısaltılmış, fiiller çoğu zaman Passiv ya da Präteritum'da, ve kimin ne söylediği özenle belirtilir. Sıradaki derste Almanca haberleri okumayı ve dinlemeyi ele alacağız: bir başlığı nasıl çözeceğini, habercinin bir bilgiyi kaynağına nasıl bağladığını ve bir haberin özünü birkaç cümleyle nasıl aktaracağını göreceğiz.