İçeriğe geç

Ders B1.3 · B1 · Orta

Hikâye ve anı anlatma teknikleri

Modül: Hikâye Anlatma

1.456 kelime · 8 örnek cümle · yaklaşık 7 dakika okuma · seslendirme 10 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Sahneyle başla: Es war …, Ich war damals …, Ich hatte gerade … (Präteritum + Plusquamperfekt).
  2. Anı açılışı: Ich erinnere mich noch gut an + Akk; Das war vor … Jahren; Als Kind …
  3. Dönüm noktası: plötzlich, auf einmal; sonuç: zum Glück, leider, im letzten Moment, endlich — hepsinden sonra fiil gelir.
  4. Duygu: Ich hatte Angst, Ich war überrascht, Ich freute mich, Mir war das peinlich; duyguyu bir ayrıntıyla göster.
  5. Yazıda Präteritum, konuşmada Perfekt (war/hatte/modal Präteritum); bir anlatıda çizgiyi koru.
  6. Kapanış: Am Ende …, Seitdem …, Heute lache ich darüber; damals (o zamanlar) ≠ dann (sonra).

Kanca

Bir akşam yemeğinde herkes sırayla en unutulmaz yolculuğunu anlatıyor. Sıra sana geliyor ve cümleler dilbilgisi açısından doğru çıkıyor: "Ich bin nach Wien gefahren. Ich habe ein Hotel gebucht. Ich habe den Stephansdom gesehen. Ich bin nach Hause gefahren." Masadakiler kibarca başını sallıyor, ama kimse "Ve sonra?" diye sormuyor. Ardından bir iş arkadaşın anlatmaya başlıyor: "Es war ein kalter Abend im Dezember, und ich stand allein am Bahnhof in Wien. Plötzlich …" Herkes susup dinliyor.

Fark dilbilgisinde değil, anlatım tekniğinde. A2.5'te bir hafta sonunu "zuerst", "dann", "am Ende" ile sıraya koymayı öğrenmiştin; B1.1 ve B1.2'de de Präteritum ile Plusquamperfekt'i. Bu derste bu araçları bir hikâyeye dönüştürmenin yollarını göreceğiz: bir sahne kurmak, dinleyiciyi beklenmedik ana hazırlamak, duyguyu göstermek ve anıyı bir anlamla kapatmak.

Anlatım

Bir sahneyle başlamak

İyi bir anı, olayla değil, sahneyle başlar: ne zaman, nerede, hava nasıldı, sen neredeydin. Bu arka plan cümleleri Präteritum ile kurulur ve çoğu zaman "sein" ve "haben" ile yapılır: "Es war ein heißer Tag im August." "Ich war damals neunzehn und hatte gerade mein Abitur gemacht." (O zamanlar on dokuz yaşındaydım ve liseyi yeni bitirmiştim.) İkinci cümlede B1.2'deki Plusquamperfekt, hikâyenin başlamasından önceki durumu verir.

Anı olduğunu belirtmek için birkaç kalıp çok kullanılır. "Ich erinnere mich noch gut an …" (… hâlâ iyi hatırlıyorum) A2.25'teki dönüşlü fiili "an" edatı ve Akkusativ ile kullanır: "Ich erinnere mich noch gut an meinen ersten Tag in Deutschland." "Das war vor zehn Jahren" ya da "Damals …" (o zamanlar) ile zaman çerçevesi çizilir. Çocukluk anıları için "Als Kind …" (çocukken) kısa ve doğal bir açılıştır: "Als Kind verbrachte ich jeden Sommer bei meiner Großmutter."

Olayı hareketlendirmek: plötzlich, auf einmal

Sahneden sonra olay gelir ve dinleyicinin dikkatini çekmek için bir dönüm noktası işaretlenir. En sık kullanılan kelimeler "plötzlich" (birdenbire) ve "auf einmal" (bir anda) kelimeleridir. Bu kelimeler birinci kutuyu doldurur; A1.16'daki kural gereği fiil hemen arkadan gelir: "Plötzlich klingelte das Telefon." "Auf einmal ging das Licht aus."

Olayın nasıl sonuçlandığını anlatmak için başka bir kelime grubu vardır: "zum Glück" (neyse ki), "leider" (maalesef), "im letzten Moment" (son anda), "endlich" (sonunda). "Zum Glück fand ich meinen Pass im letzten Moment." Bu kelimeler anlatıya bir yön verir: dinleyici neyin iyi, neyin kötü gittiğini hemen anlar.

KelimeİşlevÖrnek
plötzlich / auf einmalbeklenmedik anPlötzlich hörte ich einen Schrei.
zum Glückiyi sonuçZum Glück war niemand verletzt.
leiderkötü sonuçLeider war der letzte Zug schon weg.
im letzten MomentgerilimIm letzten Moment sprang ich in den Bus.
endlichuzun bekleyişin sonuEndlich kam die Antwort.

Duyguyu göstermek

Bir anı, anlatanın ne hissettiğini söylediğinde canlanır. Duygular için birkaç yapı kullanılır. "haben" ile: "Ich hatte große Angst" (Çok korktum). "sein" ile: "Ich war total überrascht" (Tamamen şaşırmıştım), "Ich war erleichtert" (Rahatladım). Dönüşlü fiillerle: "Ich freute mich riesig" (Çok sevindim), "Ich ärgerte mich" (Sinirlendim). Dativ ile: "Mir war das so peinlich" (Bu benim için çok utanç vericiydi).

Duyguyu yalnızca adlandırmak yerine, onu bir ayrıntıyla göstermek anlatıyı daha etkili kılar: "Ich hatte Angst" yerine "Meine Hände zitterten, und ich konnte kaum sprechen" (Ellerim titriyordu ve neredeyse konuşamıyordum). Bu teknik her dilde işe yarar; Almancada da dinleyiciyi sahnenin içine çeker.

Konuşurken ve yazarken

A2.27'de gördüğün ayrım anlatıda da geçerlidir. Yazılı bir hikâyede, bir blog yazısında ya da bir e-postadaki anıda ana olaylar Präteritum ile sıralanır. Sözlü bir anlatıda ise olaylar genellikle Perfekt ile anlatılır, "war", "hatte" ve modal fiiller Präteritum'da kalır: "Wir sind in Wien angekommen, aber es war schon dunkel, und wir konnten das Hotel nicht finden."

Önemli olan, bir anlatı içinde seçtiğin çizgiyi korumaktır. Yazılı bir hikâyede bir cümle Präteritum, sonraki Perfekt olursa metin dağınık görünür.

Anıyı kapatmak

İyi bir anı bir sonuçla ya da bir yorumla biter. "Am Ende" (sonunda) olayın nasıl bittiğini söyler. "Seitdem …" (o zamandan beri) anının bugüne etkisini anlatır: "Seitdem fahre ich nie ohne Stadtplan in eine neue Stadt." "Heute lache ich darüber" (Bugün buna gülüyorum) ya da "Diesen Tag vergesse ich nie" (Bu günü hiç unutmam) gibi cümleler dinleyiciye neden bu hikâyeyi anlattığını gösterir.

Örnekler

Her örnekte kullanılan tekniği bul: sahne, dönüm noktası, duygu ya da kapanış.

Dördüncü ve beşinci örneklerde "plötzlich" ve "zum Glück" birinci kutudadır, fiil hemen arkadan gelir. Son örnek, anının bugüne bıraktığı bir alışkanlığı anlatır; bu yüzden şimdiki zamandadır.

Sık yapılan hatalar

Yaygın yanlış"hatırlamak" fiilini dönüşsüz ve edatsız kullanmak: "Ich erinnere den Tag", "Erinnerst du das?"
Doğrusu

— Türkçedeki "o günü hatırlıyorum" cümlesinde fiil doğrudan bir nesne alır ve öğrenci bu yapıyı Almancaya aktarır. "sich erinnern" hem dönüşlü zamir hem de "an" edatı ister; hatırlanan şey "an"dan sonra Akkusativ'de gelir. Doğrusu: "Ich erinnere mich an den Tag." "Erinnerst du dich an unseren Urlaub?"

Yaygın yanlış"o zamanlar" için "dann" kullanmak: "Dann war ich zwanzig und wohnte in Köln."
Doğrusu

— Türkçedeki "o zaman" hem "o zamanlar, o dönemde" hem de "ondan sonra" anlamına gelir ve öğrenci ilk öğrendiği "dann" kelimesini seçer. Almanca bu iki anlamı ayırır: "dann" sıradaki olayı ("sonra"), "damals" ise geçmişteki bir dönemi ("o zamanlar") anlatır. Doğrusu: "Damals war ich zwanzig und wohnte in Köln." "Zuerst aßen wir, dann gingen wir spazieren."

Yaygın yanlışYazılı bir hikâyede Präteritum ile Perfekt'i gelişigüzel karıştırmak: "Ich stieg in den Zug. Dann habe ich einen alten Freund getroffen. Wir sprachen lange."
Doğrusu

— Konuşmada Perfekt'e, okumada Präteritum'a alışan öğrenci iki zamanı aynı metinde sırayla kullanır. Yazılı anlatıda ana olaylar tek bir çizgide, Präteritum'la ilerlemelidir. Doğrusu: "Ich stieg in den Zug. Dann traf ich einen alten Freund. Wir sprachen lange."

Mini alıştırma

Cevaplar

  1. Örnek: "Es war ein regnerischer Morgen im März, und ich wartete an der Bushaltestelle."
  2. "Plötzlich bellte der Hund." "Plötzlich klingelte mein Handy."
  3. "Damals wohnte ich noch bei meinen Eltern." "Wir frühstückten, dann fuhren wir los."
  4. "Ich erinnere mich gut an den Sommer. Damals war ich zwölf, und plötzlich kam mein Vater nach Hause."
  5. Örnek: "Es war ein heißer Tag im Juli, und ich war allein in Rom. Plötzlich merkte ich, dass mein Portemonnaie weg war. Ich hatte große Angst. Zum Glück fand ein Kellner es im Café. Seitdem trage ich mein Geld immer in der Innentasche."

Özet kartı

  1. Sahneyle başla: Es war …, Ich war damals …, Ich hatte gerade … (Präteritum + Plusquamperfekt).
  2. Anı açılışı: Ich erinnere mich noch gut an + Akk; Das war vor … Jahren; Als Kind …
  3. Dönüm noktası: plötzlich, auf einmal; sonuç: zum Glück, leider, im letzten Moment, endlich — hepsinden sonra fiil gelir.
  4. Duygu: Ich hatte Angst, Ich war überrascht, Ich freute mich, Mir war das peinlich; duyguyu bir ayrıntıyla göster.
  5. Yazıda Präteritum, konuşmada Perfekt (war/hatte/modal Präteritum); bir anlatıda çizgiyi koru.
  6. Kapanış: Am Ende …, Seitdem …, Heute lache ich darüber; damals (o zamanlar) ≠ dann (sonra).

Sonraki derse köprü

İyi bir hikâye canlı betimlemeler ister: "ein kalter Abend", "der letzte Zug", "mit einem alten Freund". A2.18'de sıfat eklerine bir giriş yapmıştık; B1'in ikinci modülünde bu sistemi bütünüyle kuracağız. Sıradaki derste belirli artikelden (der, die, das) sonra gelen sıfatların bütün hâllerdeki eklerini göreceğiz ve "-e" ile "-en" arasındaki seçimin neden bu kadar düzenli olduğunu anlayacaksın.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

  • Kanca: bir yemek masası; ilk anlatı düz bir çizgi gibi akar, ikinci anlatıda ekranda bir sahne açılır (soğuk bir istasyon, kar, tek bir figür).
  • Sahne bölümünde üç katman görünür: zaman, yer, kişi; her katmana bir Präteritum cümlesi yerleşir.
  • plötzlich tablosunda her kelimenin yanında küçük bir simge: şimşek (plötzlich), güneş (zum Glück), bulut (leider), saat (im letzten Moment).
  • Duygu bölümünde "Ich hatte Angst" kartı, titreyen iki el çizimine dönüşür.
  • damals/dann hatasında iki ok: "damals" geçmişte bir alanı, "dann" iki olay arasındaki geçişi gösterir.
  • Örnek cümleleri anadili Almanca bir ses hikâye anlatıcısı tonuyla okur; dördüncü örnekten önce kısa bir sessizlik bırakılır.