Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- zu yok: modal fiiller, gehen + mastar, lassen, bleiben, sehen, hören.
- zu var: fiillerden sonra (versuchen, anfangen, aufhören, vergessen, vorhaben, hoffen).
- zu var: isimlerden sonra (Lust haben, Zeit haben, Angst haben).
- zu var: es ist + sıfat (schwer, wichtig, schön).
- zu mastarın hemen önünde, yapı sonda; ayrılabilen fiilde araya: anzurufen.
- Aynı özne: zu + mastar; farklı özne: dass: Ich hoffe, bald zu kommen / dass du bald kommst.
Kanca
Bir cumartesi sabahı arkadaşın seni alışverişe çağırıyor. Canın istemiyor ve bunu söylemek istiyorsun: "Ich habe keine Lust einkaufen gehen." Arkadaşın anlıyor, ama cümleyi tamamlıyor: "Keine Lust, einkaufen zu gehen? Okay." Aynı gün bir iş arkadaşına yazdığın mesajda ise tersini yapıyorsun: "Ich muss heute zu arbeiten." Bu kez "zu" fazlaydı. Hangi fiilden sonra "zu" gelir, hangisinden sonra gelmez?
Türkçede bir fiili başka bir kelimeye bağlamak için mastar ya da isim-fiil kullanılır: "alışverişe gitmeye hevesim yok", "dakik olmaya çalışıyorum", "seni aramayı unuttum". Almancada bu işi çoğu zaman "zu + mastar" yapısı görür. B1.11'de "um … zu" ile bu ailenin ilk üyesini gördün ve geri kalanını buraya bırakmıştık. Bu derste "zu"nun ne zaman gerektiğini, ne zaman gerekmediğini ve cümledeki yerini öğreneceğiz.
Anlatım
Önce: zu gelmeyen yerler
"zu" kuralını anlamanın en kolay yolu, önce gelmediği yerleri bilmektir. A1.33–A1.36'daki modal fiillerden sonra mastar çıplak gelir: "Ich kann schwimmen", "Ich muss arbeiten", "Wir wollen reisen". A2.32'deki "gehen + mastar" kalıbında da "zu" yoktur: "Ich gehe schwimmen". "lassen", "bleiben" ve algı fiilleri ("sehen", "hören") de bu gruba girer: "Ich lasse das Auto reparieren" (Arabayı tamir ettiriyorum). Bu kısa listeyi ezberlersen, geri kalan hemen her yerde, yani bir fiil başka bir fiile, bir isme ya da bir sıfata bağlandığında, "zu" gerektiğini bilirsin.
zu + mastar: üç kaynak
"zu + mastar" üç tür kelimeden sonra gelir. Birincisi fiillerdir: "versuchen" (denemek), "anfangen" / "beginnen" (başlamak), "aufhören" (bırakmak), "vergessen" (unutmak), "vorhaben" (niyetinde olmak), "hoffen" (ummak), "planen" (planlamak). "Ich versuche, pünktlich zu sein" (Dakik olmaya çalışıyorum). "Ich habe vergessen, dich anzurufen" (Seni aramayı unuttum).
İkincisi isimlerdir, özellikle "haben" ile kurulan kalıplar: "Lust haben" (canı istemek), "Zeit haben" (vakti olmak), "Angst haben" (korkmak), "die Möglichkeit haben" (imkânı olmak). "Ich habe keine Lust, einkaufen zu gehen." "Hast du Zeit, mir zu helfen?" Bu isimlerin hepsi bir istek, bir imkân ya da bir duygu anlatır ve arkasından gelen eylemi "zu" ile bağlar.
Üçüncüsü "es ist" + sıfat kalıplarıdır: "Es ist schwer, Deutsch zu lernen" (Almanca öğrenmek zor). "Es ist wichtig, genug zu schlafen" (Yeterince uyumak önemli). "Es ist schön, dich zu sehen" (Seni görmek güzel). Bu kalıplar görüş bildirmenin ve değerlendirme yapmanın en sık yollarındandır.
Cümlede yer ve virgül
"zu + mastar" yapısı cümlenin sonuna gider; mastarın bütün öğeleri "zu"dan önce sıralanır: "Ich habe vor, nächstes Jahr in Wien eine Wohnung zu suchen." Ayrılabilen fiillerde, B1.11'de gördüğün gibi, "zu" önek ile kök arasına girer ve kelime bitişik yazılır: "anzurufen", "aufzuhören", "einzukaufen". "Ich habe angefangen, früher aufzustehen."
Ana cümle ile "zu + mastar" yapısı arasına genellikle virgül konur, özellikle yapı uzunsa ya da bir isme ("Lust", "Zeit") bağlıysa. Yapı yalnızca iki kelimeden oluşuyorsa virgül bazen düşer: "Ich versuche zu schlafen." Emin olmadığında virgül koymak her zaman güvenlidir.
dass ile karşılaştırma
"zu + mastar" yapısı çoğu zaman A2.21'deki "dass" cümlesinin kısa biçimidir. Özneler aynıysa kısa yapı tercih edilir: "Ich hoffe, dass ich bald komme" yerine "Ich hoffe, bald zu kommen." Özneler farklıysa "dass" zorunludur: "Ich hoffe, dass du bald kommst." Bu, B1.11'deki "um … zu" / "damit" ayrımının aynısıdır: kendi öznesi olmayan yapı, ana cümlenin öznesini ödünç alır.
Örnekler
Her örnekte "zu"yu bul ve onu hangi kelimenin (fiil, isim ya da sıfat) gerektirdiğini söyle.
Son örnek iki yapıyı yan yana gösterir: "muss arbeiten" modal fiilden sonra "zu" almaz, "hoffe, … zu kommen" ise alır. Yedinci örnekte "wiedersehen" ayrılabilir bir fiildir ve "zu" araya girer.
Sık yapılan hatalar
Yaygın yanlışModal fiilden sonra "zu" kullanmak: "Ich muss heute zu arbeiten", "Kannst du mir zu helfen?"
— "zu + mastar" kuralını yeni öğrenen öğrenci onu her mastara uygular. Modal fiiller ("können", "müssen", "wollen", "dürfen", "sollen", "möchten") mastarı her zaman çıplak ister. Doğrusu: "Ich muss heute arbeiten." "Kannst du mir helfen?"
Yaygın yanlışBir isim ya da fiilden sonra "zu" kelimesini unutmak: "Ich habe keine Lust einkaufen gehen", "Ich versuche pünktlich sein".
— Türkçede "gitmeye", "olmaya" ekleri fiilin içinde kaybolduğu için öğrenci Almancada ayrı bir kelime eklemesi gerektiğini fark etmez; modal fiillerdeki çıplak mastar da bu alışkanlığı güçlendirir. "Lust", "Zeit", "versuchen", "vergessen" gibi kelimeler "zu" ister. Doğrusu: "Ich habe keine Lust, einkaufen zu gehen." "Ich versuche, pünktlich zu sein."
Yaygın yanlış"zu"yu yanlış yere koymak: "Ich versuche zu pünktlich sein", "Ich habe vergessen, zu dich anrufen".
— Türkçe konuşan öğrenci "zu"yu bir edat gibi görür ve cümlenin başına ya da nesnenin önüne yerleştirir. "zu" her zaman mastarın hemen önünde durur; ayrılabilen fiillerde önek ile kök arasına girer. Doğrusu: "Ich versuche, pünktlich zu sein." "Ich habe vergessen, dich anzurufen."
Mini alıştırma
Cevaplar
- "Ich kann gut kochen." (modal, zu yok) "Ich habe Angst, allein zu reisen." (isim: Angst) "Wir gehen heute schwimmen." (gehen + mastar, zu yok)
- "Es ist wichtig, jeden Tag Wasser zu trinken."
- "Ich habe vor, morgen früher aufzustehen."
- "Ich muss gehen, aber ich habe vergessen, die Tür abzuschließen." (modalden sonra zu yok; zu ayrılabilen fiilin içine)
- "Ich habe angefangen, Deutsch zu sprechen. Manchmal ist es schwer, das richtige Wort zu finden, aber ich versuche, jeden Tag zu üben."
Özet kartı
- zu yok: modal fiiller, gehen + mastar, lassen, bleiben, sehen, hören.
- zu var: fiillerden sonra (versuchen, anfangen, aufhören, vergessen, vorhaben, hoffen).
- zu var: isimlerden sonra (Lust haben, Zeit haben, Angst haben).
- zu var: es ist + sıfat (schwer, wichtig, schön).
- zu mastarın hemen önünde, yapı sonda; ayrılabilen fiilde araya: anzurufen.
- Aynı özne: zu + mastar; farklı özne: dass: Ich hoffe, bald zu kommen / dass du bald kommst.
Sonraki derse köprü
"zu + mastar" yapısı başka edatlarla da birleşir ve yeni anlamlar kazanır. B1.11'deki "um … zu" bir amacı anlatıyordu; aynı çerçeveyi kullanan iki yapı daha vardır: "ohne … zu" (-meden, -maksızın) ve "statt … zu" (-mek yerine). Sıradaki derste "Er ist gegangen, ohne tschüss zu sagen" ve "Statt zu lernen, schläft er" gibi cümleleri ve bu yapıların "dass" ile kurulan uzun biçimlerini göreceğiz.