Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Tavsiye: sollte + mastar sonda: Du solltest mehr Wasser trinken; olumsuz: nicht / kein.
- sollte = Präteritum biçimi, Umlaut yok (solltest, sollten); könnte ve müsste ise Umlaut alır.
- Güç ölçeği: müssen (zorunluluk) > sollte (tavsiye) > könnte (öneri, seçenek).
- Yumuşatma: vielleicht, mal: Vielleicht solltest du mal Urlaub machen.
- An deiner Stelle / An Ihrer Stelle würde ich … — fiil ikinci kutuda, özne arkasında.
- Tavsiye istemek: Was soll ich machen? / Was würdest du machen? / Hast du einen Tipp? — Cevap: Danke für den Tipp! Gute Idee!
Kanca
Bir iş arkadaşın son haftalarda çok yorgun olduğunu anlatıyor: gece geç yatıyor, öğle yemeğini atlıyor, hafta sonu da çalışıyor. Ona yardımcı olmak istiyorsun ve Türkçedeki "Biraz dinlenmelisin" cümlesini çeviriyorsun: "Du musst dich ausruhen!" Arkadaşın biraz şaşkın bakıyor; cümlen bir doktorun ya da bir şefin talimatı gibi çıktı. Bir Alman aynı şeyi şöyle söylerdi: "Du solltest dich mal ausruhen."
Türkçedeki "-malı, -meli" eki hem zorunluluğu hem de tavsiyeyi anlatır: "Vergi ödemelisin" bir yükümlülüktür, "Bu kitabı okumalısın" ise dostça bir öneri. Almanca bu iki anlamı ayırır. Zorunluluk için A1.34'teki "müssen", tavsiye için ise "sollen" fiilinin A2.33'te gördüğün Konjunktiv II biçimi "sollte" kullanılır.
Anlatım
sollte: biçim ve yer
"sollte" biçimi, A2.26'daki Präteritum biçimiyle aynıdır ve Umlaut almaz: "ich sollte", "du solltest", "er sollte", "wir sollten", "ihr solltet", "sie/Sie sollten". Cümlenin geçmişten mi söz ettiği yoksa bir tavsiye mi verdiği bağlamdan anlaşılır: "Ich sollte um acht da sein" bir geçmiş plan, "Du solltest früher schlafen gehen" ise bir tavsiyedir.
Cümledeki yeri bütün modal fiillerdeki gibidir: "sollte" ikinci kutuda, asıl fiil mastar hâlinde sonda. "Du solltest mehr Wasser trinken" (Daha çok su içmelisin). "Sie sollten einen Termin beim Arzt machen" (Doktordan randevu almalısınız). Olumsuz tavsiye için "nicht" ya da "kein" gelir: "Du solltest nicht so viel Kaffee trinken", "Sie sollten keine Angst haben."
Güç ölçeği: müssen, sollte, könnte
Aynı konuda üç farklı güçte bir şey söyleyebilirsin. "müssen" bir zorunluluktur, başka seçenek yoktur: "Du musst den Vertrag unterschreiben" (Sözleşmeyi imzalaman gerekiyor). "sollte" bir tavsiyedir; konuşan bunun doğru olduğunu düşünür, ama karar dinleyenindir: "Du solltest den Vertrag genau lesen." "könnte" ise yalnızca bir seçenek sunar, bir fikir verir: "Du könntest auch einen Anwalt fragen" (Bir avukata da sorabilirsin).
| Fiil | Güç | Örnek | Türkçe |
|---|---|---|---|
| müssen | zorunluluk | Du musst zum Arzt. | Doktora gitmek zorundasın. |
| sollte | tavsiye | Du solltest zum Arzt gehen. | Doktora gitmelisin. |
| könnte | öneri, seçenek | Du könntest auch zum Arzt gehen. | Doktora da gidebilirsin. |
Tanımadığın biriyle ya da bir iş ortamında konuşurken "sollte" ve "könnte" daha güvenlidir; "müssen" yalnızca gerçek bir kural ya da zorunluluk varsa kullanılır. Tavsiyeyi daha da yumuşatmak için başına "vielleicht" (belki) ya da "mal" eklenir: "Vielleicht solltest du mal Urlaub machen." Bu iki küçük kelime tavsiyeyi bir öneriye yaklaştırır ve karşındakine karar alanı bırakır.
An deiner Stelle …
Tavsiye vermenin çok yaygın bir başka yolu, kendini karşındakinin yerine koymaktır: "An deiner Stelle würde ich …" (Senin yerinde olsam …). "Sie" ile: "An Ihrer Stelle würde ich …". Bu kalıpta A2.33'teki "würde" kullanılır ve asıl fiil sona gider: "An deiner Stelle würde ich mit dem Chef sprechen" (Senin yerinde olsam şefle konuşurdum).
"An deiner Stelle" cümlenin birinci kutusunu doldurur; bu yüzden A1.16'daki kural gereği fiil ikinci kutuya gelir ve özne onun arkasına geçer: "An deiner Stelle würde ich …", "An deiner Stelle ich würde" değil. Aynı kalıp bir fikir bildirmek için de kullanılır: "Ich würde das nicht machen" (Ben olsam bunu yapmazdım).
Tavsiye istemek ve cevap vermek
Birinden tavsiye isterken A1.36'daki "Was soll ich machen?" (Ne yapayım?) sorusunu kullanabilirsin. A2.33'teki biçimlerle daha yumuşak sorular kurulur: "Was würdest du machen?" (Sen olsan ne yapardın?), "Was meinst du?" (Sen ne dersin?). Kısa ve samimi bir soru da mümkündür: "Hast du einen Tipp für mich?" (Bana bir tavsiyen var mı?).
Tavsiyeyi A2.21'deki "dass" cümlesiyle de verebilirsin; o zaman "sollte" yan cümlenin sonuna gider: "Ich finde, dass du mehr Sport machen solltest." Burada "ich finde" (bence) tavsiyenin kişisel bir görüş olduğunu açıkça gösterir. Tavsiye alınca cevap da kısa ve kibardır: "Danke für den Tipp!" (Tavsiye için teşekkürler!), "Gute Idee!" (İyi fikir!), "Das mache ich" (Öyle yapacağım).
Örnekler
Her örnekte tavsiyenin gücünü belirle: zorunluluk, tavsiye ya da öneri.
Birinci örnekte A2.25'teki dönüşlü fiil "sich ausruhen" kullanılır: zamir "sollte" fiilinin arkasına gelir, mastar sona gider. Yedinci örnekte "sollte" yan cümlede olduğu için en sondadır.
Sık yapılan hatalar
Yaygın yanlışDostça bir tavsiye için "müssen" kullanmak: "Du musst dieses Buch lesen!", "Sie müssen mehr schlafen."
— Türkçedeki "-malısın" eki hem zorunluluğu hem tavsiyeyi karşıladığı için öğrenci ilk öğrendiği "müssen" fiilini seçer. Almancada bu cümle bir talimat gibi duyulur ve karşındakinin karar hakkını elinden alır. Tavsiye için "sollte" kullanılır. Doğrusu: "Du solltest dieses Buch lesen." "Sie sollten mehr schlafen." ("Du musst dieses Buch lesen!" coşkulu bir öneri olarak da duyulur, ama bu kullanım bir kitap ya da yemek gibi şeylerle sınırlıdır.)
Yaygın yanlış"sollte" biçimine Umlaut eklemek: "Du söllst", "Sie söllten mehr schlafen."
— A2.33'te "könnte" ve "müsste" biçimlerinin Umlaut aldığını öğrenen öğrenci, aynı kuralı "sollen" fiiline de uygular. "sollen" ve "wollen" Konjunktiv II'de Umlaut almaz; biçimleri Präteritum ile aynıdır. Doğrusu: "Du solltest …" "Sie sollten mehr schlafen."
Yaygın yanlış"An deiner Stelle" kalıbından sonra özneyi fiilden önce koymak: "An deiner Stelle ich würde zum Arzt gehen."
— Türkçedeki "Senin yerinde olsam ben …" sırası ve İngilizcedeki "If I were you, I would …" kalıbı öğrenciyi özneyle devam etmeye yönlendirir. Almancada "An deiner Stelle" birinci kutuyu doldurur ve fiil ikinci kutuda kalmak zorundadır. Doğrusu: "An deiner Stelle würde ich zum Arzt gehen."
Mini alıştırma
Cevaplar
- "Du solltest früher aufstehen." "Sie sollten mehr Obst essen."
- "Du musst einen Kurs machen." → "Du solltest einen Kurs machen." → "Du könntest einen Kurs machen."
- "An deiner Stelle würde ich den Job nehmen."
- "Du solltest mehr lernen, an deiner Stelle würde ich jeden Tag üben." (Umlaut yok; fiil ikinci kutuda)
- "Vielleicht solltest du zum Arzt gehen. An deiner Stelle würde ich morgen einen Termin machen."
Özet kartı
- Tavsiye: sollte + mastar sonda: Du solltest mehr Wasser trinken; olumsuz: nicht / kein.
- sollte = Präteritum biçimi, Umlaut yok (solltest, sollten); könnte ve müsste ise Umlaut alır.
- Güç ölçeği: müssen (zorunluluk) > sollte (tavsiye) > könnte (öneri, seçenek).
- Yumuşatma: vielleicht, mal: Vielleicht solltest du mal Urlaub machen.
- An deiner Stelle / An Ihrer Stelle würde ich … — fiil ikinci kutuda, özne arkasında.
- Tavsiye istemek: Was soll ich machen? / Was würdest du machen? / Hast du einen Tipp? — Cevap: Danke für den Tipp! Gute Idee!
Sonraki derse köprü
A2 düzeyinin son dersi bir tekrar ve bir deneme sınavı olacak. Perfekt'ten Dativ'e, edatlardan sıfat eklerine, yan cümlelerden kibar konuşmaya kadar A2'de öğrendiklerini bir arada göreceğiz ve bunları Goethe A2 sınavının biçimine benzeyen okuma, dinleme, yazma ve konuşma görevleriyle sınayacağız. Kendi zayıf noktalarını bulmak için o dersteki görevleri ders kitabına bakmadan çözmeni öneririm.