Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- wenn = koşul (-se): Wenn ich Zeit habe, komme ich; zaman (-ince): Wenn ich nach Hause komme, …
- Immer wenn … = her … -dığında; geçmişte tek olay için "als" B1'de.
- ob = dolaylı evet-hayır sorusu (-ip -mediğini): Ich weiß nicht, ob er kommt.
- Soru kelimeleri de dolaylı soru başlatır: Ich weiß nicht, wo er wohnt.
- Hepsinde çekimli fiil sonda; yan cümle başta ise fiil – virgül – fiil.
- wenn (bağlaç) ≠ wann (soru kelimesi) ≠ ob (belirsizlik); İngilizcedeki "if" iki bağlaca bölünür.
Kanca
Bir arkadaşın hafta sonu pikniğe gelip gelmeyeceğini soruyor. Sen emin değilsin ve İngilizceden bildiğin "if" kelimesini düşünerek cevap veriyorsun: "Ich weiß nicht, wenn ich Zeit habe." Arkadaşın gülümsüyor: "Du meinst: Ich weiß nicht, ob ich Zeit habe." Senin cümlen "Ne zaman vaktim olduğunda bilmiyorum" gibi bir anlama kaymıştı. İngilizcedeki tek bir "if", Almancada iki ayrı bağlaca bölünür: bir koşul için "wenn", bir belirsizlik için "ob".
A2.20 ve A2.21'de "weil" ve "dass" ile yan cümle kurmayı öğrendin. "wenn" ve "ob" da bu ailenin üyeleridir; fiili onlar da cümlenin sonuna iter. Türkçede bu iki anlamı farklı eklerle söyleriz: koşul için "-se" ("vaktim olursa"), belirsizlik için "-ip -mediğini" ("vaktim olup olmadığını"). Bu yüzden Türkçe sezgin burada seni İngilizceden daha iyi yönlendirir.
Anlatım
wenn: koşul
"wenn" en sık bir koşulu anlatır ve Türkçedeki "-se" ekine karşılık gelir: "Wenn ich Zeit habe, komme ich" (Vaktim olursa gelirim). "Wenn es regnet, bleiben wir zu Hause" (Yağmur yağarsa evde kalırız). Yan cümle kuralı burada da geçerlidir: "wenn" cümlesinde çekimli fiil en sondadır, "wenn" cümlesi başa geçerse A2.20'deki "fiil – virgül – fiil" deseni ortaya çıkar: "habe, komme".
Koşul cümlesi ana cümleden sonra da gelebilir: "Ich komme, wenn ich Zeit habe" (Vaktim olursa gelirim). Türkçede koşul hemen her zaman başta durur; Almancada iki sıra da doğaldır, ama koşulu vurgulamak istediğinde başa almak daha yaygındır.
wenn: zaman ve tekrar
"wenn" aynı zamanda bir zamanı da anlatır: "-dığında", "-ince". Bu anlamda şimdiki ya da gelecek zamanla kullanılır: "Wenn ich nach Hause komme, rufe ich dich an" (Eve gelince seni ararım). Geçmişte tekrar eden olaylar için de "wenn" kullanılır; geçmişte yalnız bir kez olmuş bir olay için ise başka bir bağlaç, "als" gerekir. Bu ikisinin ayrımını B1'de, geçmiş zaman biçimleriyle birlikte ayrıca göreceğiz. Şimdilik "wenn" kelimesini şimdiki ve gelecek zamanda güvenle kullanabilirsin.
"wenn" bazen "immer" (her zaman) ile birlikte, bir şeyin her tekrarlandığında olduğunu anlatır: "Immer wenn ich Kaffee trinke, kann ich nicht schlafen" (Ne zaman kahve içsem uyuyamıyorum). Türkçedeki "her … -dığında" yapısının karşılığıdır.
ob: -ip -mediğini
"ob" bir evet-hayır sorusunu dolaylı olarak aktarır ve Türkçedeki "-ip -mediğini" yapısına karşılık gelir. A1.18'de gördüğün "Kommt er morgen?" (Yarın geliyor mu?) sorusu, bir ana cümleye bağlandığında "ob" ile başlar: "Ich weiß nicht, ob er morgen kommt" (Yarın gelip gelmeyeceğini bilmiyorum). "Kannst du mir sagen, ob der Zug pünktlich ist?" (Trenin zamanında olup olmadığını söyleyebilir misin?).
"ob" en çok "wissen", "fragen", "sagen", "unsicher sein" gibi bilgi ve soru bildiren fiillerle kullanılır. Kibarca bir şey sormak için de sık kullanılır: "Ich möchte fragen, ob Sie heute Zeit haben" (Bugün vaktiniz olup olmadığını sormak istiyorum).
Soru kelimeleriyle: wo, wann, warum …
"ob" yalnızca evet-hayır sorularını aktarır. Bir soru kelimesiyle başlayan sorular ise aynı soru kelimesiyle aktarılır ve soru kelimesi yan cümleyi başlatır: "Wo wohnt er?" → "Ich weiß nicht, wo er wohnt" (Nerede oturduğunu bilmiyorum). "Wann kommt der Bus?" → "Weißt du, wann der Bus kommt?" (Otobüsün ne zaman geldiğini biliyor musun?). A1.17'deki bütün soru kelimeleri bu şekilde yan cümle başlatabilir ve hepsinde çekimli fiil sona gider.
| Doğrudan soru | Dolaylı soru | Türkçe |
|---|---|---|
| Kommt er morgen? | Ich weiß nicht, ob er morgen kommt. | Yarın gelip gelmeyeceğini bilmiyorum. |
| Ist das richtig? | Ich frage, ob das richtig ist. | Bunun doğru olup olmadığını soruyorum. |
| Wo wohnt er? | Ich weiß nicht, wo er wohnt. | Nerede oturduğunu bilmiyorum. |
| Wann kommt der Bus? | Weißt du, wann der Bus kommt? | Otobüsün ne zaman geldiğini biliyor musun? |
wenn, wann, ob: üç kelime, üç iş
Bu dersin en önemli ayrımı üç benzer kelime arasındadır. "wenn" bir koşul ya da zaman anlatan bağlaçtır ("-se", "-ince"). "wann" bir soru kelimesidir ve "ne zaman?" diye sorar: "Wann kommst du?" "ob" ise dolaylı bir evet-hayır sorusudur ("-ip -mediğini"). Türkçede bu üçü üç ayrı yapıyla söylenir; bu yüzden Türkçe cümleyi düşünmek, İngilizcedeki "if/when" ikilisinden daha güvenli bir yol gösterir.
Örnekler
Her örnekte "wenn", "ob" ya da soru kelimesini bul ve Türkçe karşılığını söyle.
Birinci ile dördüncü örnekleri karşılaştır: aynı kelimeler, ama "wenn" bir koşul, "ob" bir belirsizlik anlatır. Altıncı ve yedinci örneklerde soru kelimeleri yan cümle başlatır ve fiil sona gider.
Sık yapılan hatalar
Yaygın yanlışBelirsizlik için "wenn" kullanmak: "Ich weiß nicht, wenn er kommt."
— İngilizcedeki "I don't know if he comes" kalıbını bilen öğrenci "if" kelimesini "wenn" ile karşılar. Belirsizlik ve dolaylı evet-hayır sorusu "ob" ile kurulur. Doğrusu: "Ich weiß nicht, ob er kommt." Türkçedeki "gelip gelmeyeceğini" yapısını düşünmek doğru seçimi kolaylaştırır.
Yaygın yanlışSoru kelimesi yerine "wenn" kullanmak: "Wenn kommst du?"
— "wenn" ile "wann" kelimelerinin sesi çok yakın olduğu için öğrenci ikisini karıştırır. Soru sormak için "wann" kullanılır; "wenn" bir soru başlatmaz. Doğrusu: "Wann kommst du?" (Ne zaman geliyorsun?). "wenn" bir koşul ya da zaman bildirir: "Wenn du kommst, …"
Yaygın yanlışDolaylı soruda fiili ikinci kutuda bırakmak: "Ich weiß nicht, wo wohnt er", "Weißt du, wann kommt der Bus?"
— Doğrudan sorunun sırasını ezberleyen öğrenci, soruyu bir cümleye bağladığında sırayı değiştirmez. Dolaylı soru bir yan cümledir ve çekimli fiil en sona gider. Doğrusu: "Ich weiß nicht, wo er wohnt." "Weißt du, wann der Bus kommt?"
Mini alıştırma
Cevaplar
- "Ich komme, wenn ich fertig bin." (koşul) "Ich weiß nicht, ob ich fertig bin." (belirsizlik)
- "Ich weiß nicht, ob Anna heute kommt."
- "Können Sie mir sagen, wo die Post ist?"
- "Wann beginnt der Kurs?" (soru kelimesi wann)
- "Wenn das Wetter schön ist, gehen wir in den Park."
Özet kartı
- wenn = koşul (-se): Wenn ich Zeit habe, komme ich; zaman (-ince): Wenn ich nach Hause komme, …
- Immer wenn … = her … -dığında; geçmişte tek olay için "als" B1'de.
- ob = dolaylı evet-hayır sorusu (-ip -mediğini): Ich weiß nicht, ob er kommt.
- Soru kelimeleri de dolaylı soru başlatır: Ich weiß nicht, wo er wohnt.
- Hepsinde çekimli fiil sonda; yan cümle başta ise fiil – virgül – fiil.
- wenn (bağlaç) ≠ wann (soru kelimesi) ≠ ob (belirsizlik); İngilizcedeki "if" iki bağlaca bölünür.
Sonraki derse köprü
Bağlaçlarla kurduğun bu dört yan cümle türünü artık günlük konulara taşıyabilirsin; ilk durak beden ve sağlık. İlk derste vücut bölümlerinin adlarını, artikelleriyle ve çoğul biçimleriyle öğreneceğiz: "der Kopf" (baş), "die Hand" (el), "das Bein" (bacak) gibi. A2.10'daki eczane cümlesi "etwas gegen Kopfschmerzen" içinde bu kelimelerden biri zaten saklıydı: "der Kopf" ve "die Schmerzen" birleşip tek bir isim olmuştu. Vücut kelimelerinin böyle birleşik isimlerde nasıl kullanıldığını da orada göreceksin.