Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Çekim: soll, sollst, soll, sollen, sollt, sollen; tekilde ünlü değişmeyen tek modal, ich = er.
- İletilen istek: Der Arzt sagt, ich soll mehr Wasser trinken. Du sollst sie anrufen.
- Teklif ve danışma: Soll ich …? (-eyim mi?), Sollen wir …? (-elim mi?), Was soll ich machen?
- Üçüncü kişiye istek: Er soll warten (Beklesin). Genel öneri: Man soll viel Obst essen.
- müssen gerçek ya da içten gelen zorunluluk; sollen dışarıdan gelen beklenti, uyulmayabilir.
- Teklife cevap: Ja, gern! / Ja, bitte. / Nein, danke.
Kanca
Ofiste masana döndüğünde iş arkadaşın başını ekranından kaldırıyor: "Frau Keller sucht dich. Du sollst sie anrufen." İki cümleyi de çözüyorsun: biri seni arıyor ve senden bir şey istiyor. Burada iş arkadaşın sana bir emir vermiyor; başka birinin isteğini sana iletiyor. Almanca bu tür iletilmiş istekleri tek bir modal fiille söyler: "sollen". Türkçede aynı cümle "Onu aramanı istiyor" ya da kısaca "Onu arayacakmışsın" diye kurulur.
Önceki üç derste istek, zorunluluk ve izin anlatan modal fiilleri gördün. "sollen" bu grubun farklı bir üyesidir: yapılması gereken şeyin kaynağı konuşan değil, başka biridir. Bir doktorun önerisi, bir öğretmenin ödevi, bir kuralın gereği ya da bir arkadaşın iletisi. Bu derste "sollen" fiilinin çekimini, dört temel kullanımını ve "müssen" ile arasındaki farkı öğreneceğiz.
Anlatım
Çekim: ünlü değişmeyen tek modal
"sollen" modal fiiller arasında tekil kişilerde kök ünlüsünü değiştirmeyen tek fiildir; "o" her kişide korunur. Öteki modallar gibi "ich" ile "er" biçimleri aynıdır.
| Kişi | sollen | Türkçe (yaklaşık) |
|---|---|---|
| ich | soll | -eyim, -mem gerekiyor |
| du | sollst | -men isteniyor |
| er / sie / es | soll | -sin, -mesi gerekiyor |
| wir | sollen | -elim, -memiz gerekiyor |
| ihr | sollt | -meniz isteniyor |
| sie / Sie | sollen | -sinler, -meleri gerekiyor |
Tablodaki Türkçe karşılıklar yaklaşıktır, çünkü "sollen" Türkçede tek bir yapıya denk gelmez. Anlamı cümlenin bağlamı belirler; aşağıdaki dört kullanım bu bağlamların en sıklarıdır. Cümle kuruluşu öteki modallarla aynıdır: "soll" ikinci kutuda, mastar sonda.
1. Başkasının isteğini iletmek
"sollen" en çok, başka birinin isteğini ya da talimatını aktarmak için kullanılır: "Der Arzt sagt, ich soll mehr Wasser trinken" (Doktor daha fazla su içmemi söylüyor). "Deine Mutter sagt, du sollst sie anrufen" (Annen onu aramanı söylüyor). Kancadaki cümle de bu türdendir. İsteğin sahibi cümlede adıyla geçmese de dinleyen, talimatın konuşandan gelmediğini anlar.
Türkçede bu anlam çoğu zaman "söylüyor / istiyor" fiiliyle ya da "-mış" ekiyle verilir: "Onu aramalıymışsın." Almanca ise bu aktarmayı modal fiilin içine yerleştirir. "sagt" fiilinden sonra gelen cümle burada olağan sırasıyla kurulur: "ich soll …". Almancanın başka bir cümle bağlama yolunu ileride ayrıca göreceğiz.
2. Soll ich …? Teklif ve danışma
"Soll ich …?" sorusu birine bir şey yapmayı teklif eder ya da onun ne istediğini sorar: "Soll ich das Fenster aufmachen?" (Pencereyi açayım mı?), "Soll ich dich abholen?" (Seni alayım mı?). Türkçedeki "-eyim mi?" yapısı bu sorunun neredeyse birebir karşılığıdır. Aynı soru çoğulda da kullanılır: "Sollen wir gehen?" (Gidelim mi?).
Bir karar karşısında kararsız kaldığında da aynı kalıp işe yarar: "Was soll ich machen?" (Ne yapayım? Ne yapmam gerekiyor?). Bu soru hem gerçek bir danışma, hem de çaresizlik anlatan bir iç çekiş olabilir; tonlama hangisi olduğunu söyler.
3. Üçüncü kişiye iletilen istek
Türkçedeki "-sin" emir eki ("Gelsin", "Beklesin") başka birine iletilecek bir isteği anlatır. Almancada bu anlam "sollen" ile karşılanır: "Er soll kommen" (Gelsin), "Sie soll warten" (Beklesin). Bir telefon görüşmesinde ya da resepsiyonda sık duyulur: "Herr Yılmaz soll bitte zur Rezeption kommen" (Bay Yılmaz lütfen resepsiyona gelsin).
4. Kurallar ve genel öneriler
Toplumsal kurallar ya da genel öneriler de "sollen" ile söylenir, çoğu zaman "man" ile: "Man soll nicht bei Rot über die Straße gehen" (Kırmızıda karşıya geçilmemeli). "Man soll viel Obst essen" (Çok meyve yemeli). Bu cümleler bir yasaktan çok, kabul görmüş bir doğruyu ya da tavsiyeyi anlatır. A1.34'te sözünü ettiğimiz ölçülü tavsiye budur.
müssen mi, sollen mi?
İki fiil de Türkçeye çoğu zaman "-meli" diye çevrilir, ama zorunluluğun kaynağı farklıdır. "müssen" gerçek bir zorunluluk ya da içten gelen bir gereklilik anlatır; başka seçenek yoktur: "Ich muss arbeiten, sonst verliere ich den Job" (Çalışmak zorundayım). "sollen" ise dışarıdan gelen bir beklentidir; kişi uymayabilir: "Ich soll mehr Sport machen, aber ich habe keine Zeit" (Daha çok spor yapmam gerekiyor, ama vaktim yok).
| Cümle | Zorunluluğun kaynağı | Türkçe |
|---|---|---|
| Ich muss zum Arzt. | durum, gerçek ihtiyaç | Doktora gitmem lazım. |
| Ich soll zum Arzt. | biri söyledi | Doktora gitmem isteniyor. |
| Du musst das lesen! | konuşanın ısrarı | Bunu okumalısın! |
| Du sollst das lesen. | öğretmen, ödev | Bunu okuman isteniyor. |
Örnekler
Her örnekte isteğin kimden geldiğini bul: konuşandan mı, başka birinden mi?
Üçüncü ve dördüncü örnekler Türkçedeki "-eyim mi?" ve "-elim mi?" yapısının karşılığıdır. Sekizinci örnekte "aber" ile gelen ikinci cümle, "sollen" ile anlatılan beklentiye uyulmayabileceğini gösterir; "müssen" ile bu cümle çelişkili duyulurdu.
Sık yapılan hatalar
Yaygın yanlışTeklif ederken "müssen" ya da "können" kullanmak: "Muss ich das Fenster aufmachen?"
— Türkçedeki "Pencereyi açayım mı?" sorusunda bir modal kelime görünmediği için öğrenci ilk aklına gelen "müssen" fiiline uzanır. Cümle "Pencereyi açmak zorunda mıyım?" anlamına gelir ve teklif değil, yakınma gibi duyulur. Doğrusu: "Soll ich das Fenster aufmachen?"
Yaygın yanlışKendi aldığın kararı "sollen" ile söylemek: "Morgen soll ich Deutsch lernen."
— Türkçedeki "Yarın Almanca çalışmalıyım" cümlesinde karar konuşanındır; "-meli = sollen" diye öğrenen öğrenci bu cümleyi "sollen" ile kurar. Almanca cümle ise "Yarın Almanca çalışmam bekleniyor, biri öyle istedi" anlamına gelir. Kendi kararın ya da gerçek bir gereklilik için: "Morgen muss ich Deutsch lernen."
Yaygın yanlış"Soll ich …?" teklifine "Ja, du sollst" diye cevap vermek.
— Soruyu cevaplarken öğrenci aynı fiili tekrarlamanın doğal olduğunu düşünür. "Ja, du sollst" kulağa bir emir gibi gelir. Teklife cevap vermenin doğal yolları: "Ja, gern!" (Evet, memnuniyetle), "Ja, bitte" (Evet, lütfen) ya da "Nein, danke, das ist nicht nötig" (Hayır, teşekkürler, gerek yok).
Mini alıştırma
Cevaplar
- ich soll, du sollst, ihr sollt.
- "Soll ich dich vom Bahnhof abholen?"
- "Der Lehrer sagt, wir sollen die Übung machen." (öğretmenden gelen istek) "Es ist spät, ich muss jetzt gehen." (gerçek gereklilik)
- "Deine Mutter sagt, du sollst sie anrufen."
- "Was sollen wir machen?"
Özet kartı
- Çekim: soll, sollst, soll, sollen, sollt, sollen; tekilde ünlü değişmeyen tek modal, ich = er.
- İletilen istek: Der Arzt sagt, ich soll mehr Wasser trinken. Du sollst sie anrufen.
- Teklif ve danışma: Soll ich …? (-eyim mi?), Sollen wir …? (-elim mi?), Was soll ich machen?
- Üçüncü kişiye istek: Er soll warten (Beklesin). Genel öneri: Man soll viel Obst essen.
- müssen gerçek ya da içten gelen zorunluluk; sollen dışarıdan gelen beklenti, uyulmayabilir.
- Teklife cevap: Ja, gern! / Ja, bitte. / Nein, danke.
Sonraki derse köprü
Modal fiillerle olumsuz cümle kurarken "nicht" ve "kein" arasında sık sık seçim yaptın: "Ich kann heute nicht kommen", "Sie dürfen keinen Alkohol trinken". Bu modülün son dersinde bu iki olumsuzluk kelimesini bir arada ele alacağız. Hangisinin bir ismi, hangisinin bir fiili ya da sıfatı olumsuzladığını ve "nicht" kelimesinin cümlede nereye yerleştiğini adım adım göreceksin.