Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- müssen: muss, musst, muss, müssen, müsst, müssen. dürfen: darf, darfst, darf, dürfen, dürft, dürfen.
- müssen zorunluluk anlatır (-meli, zorunda, lazım): Ich muss arbeiten. Yönle fiil düşebilir: Ich muss zum Arzt.
- dürfen izin anlatır: Hier darf man parken. Kibar izin sorusu: Darf ich …?
- nicht müssen = zorunluluk yok; nicht dürfen = yasak. Türkçedeki "-memeli" → nicht dürfen.
- İsimle yasak: dürfen + kein: Sie dürfen keinen Alkohol trinken.
- Hizmet dilinde dürfen: Was darf es sein? Was darf ich Ihnen bringen?
Kanca
Bir müzede fotoğraf çekmek üzereyken görevli yanına geliyor: "Hier dürfen Sie nicht fotografieren." Sen özür dileyip makineyi indiriyorsun. Ertesi gün bir arkadaşına aynı kuralı anlatmak istiyorsun ve şöyle diyorsun: "Im Museum muss man nicht fotografieren." Arkadaşın gülüyor: "Ich muss nicht? Gut, aber ich darf?" Senin cümlen "Müzede fotoğraf çekmek zorunda değilsin" anlamına gelmişti. Yasak ile zorunluluğun olmaması Almancada iki ayrı fiille söylenir ve olumsuz biçimleri tamamen farklı şeyler anlatır.
A1.33'te "können" ile yapabildiğini söylemeyi öğrendin. Şimdi sıra, birbirinin karşısında duran iki modal fiilde: zorunluluğu anlatan "müssen" (-meli, zorunda olmak) ve izni anlatan "dürfen" (-ebilmek, izinli olmak). İkisi de "können" ile aynı çerçeveyi kullanır; asıl fark, "nicht" eklendiğinde ortaya çıkar.
Anlatım
Çekimler
İki fiil de "können" gibi tekil kişilerde kök ünlüsünü değiştirir ve "ich" ile "er" biçimleri yine aynıdır. "müssen" tekilde "ü" yerine "u", "dürfen" ise "ü" yerine "a" alır.
| Kişi | müssen | dürfen |
|---|---|---|
| ich | muss | darf |
| du | musst | darfst |
| er / sie / es | muss | darf |
| wir | müssen | dürfen |
| ihr | müsst | dürft |
| sie / Sie | müssen | dürfen |
"du musst" biçiminde kök zaten "s" ile bittiği için ek yalnızca "-t" olur: "musst", "mussst" değil. "ich muss" ve "er muss" biçimlerinde A1.33'teki kural geçerlidir: "-t" yoktur. "er musst" ya da "er darft" gibi biçimler bulunmaz.
müssen: zorunluluk
"müssen" bir şeyin yapılması gerektiğini, başka seçeneğin olmadığını anlatır: "Ich muss heute arbeiten" (Bugün çalışmak zorundayım), "Du musst den Pass mitbringen" (Pasaportu yanında getirmelisin). Zorunluluğun kaynağı bir kural, bir ihtiyaç ya da bir durum olabilir: "Ich muss jetzt gehen, mein Bus kommt" (Şimdi gitmem lazım, otobüsüm geliyor).
Türkçede bu anlam için birkaç yol vardır: "-meli", "zorunda olmak", "lazım", "gerek". Almanca bunların hepsini çoğu zaman tek fiille karşılar. Cümle kuruluşu "können" ile aynıdır: "muss" ikinci kutuda, mastar sonda. Ayrılabilen fiiller yine birleşik kalır: "Ich muss um sechs aufstehen" (Altıda kalkmam lazım).
Bir yere gitmek zorunda olduğunu söylerken hareket fiili çoğu zaman düşer: "Ich muss zum Arzt" (Doktora gitmem lazım), "Ich muss nach Hause" (Eve gitmem lazım). "gehen" söylenmese de yön bildiren kelime anlamı taşır.
Türkçedeki "-meli" bir de tavsiye anlatır: "Bu kitabı mutlaka okumalısın." Almancada gündelik konuşmada bu tür coşkulu bir tavsiye de "müssen" ile söylenir: "Das Buch musst du lesen!" Burada gerçek bir zorunluluk yoktur; konuşan, kitabı çok beğendiğini anlatır. Daha ölçülü bir öneri ya da başkasından gelen bir tavsiye için ise "sollen" fiili kullanılır; onu iki ders sonra ayrıca göreceğiz.
dürfen: izin
"dürfen" bir şeyin yapılmasına izin olduğunu anlatır: "Hier darf man parken" (Burada park etmek serbest), "Du darfst heute länger bleiben" (Bugün daha uzun kalabilirsin, izin var). İzin istemenin kibar yolu "Darf ich …?" sorusudur: "Darf ich hier sitzen?" (Buraya oturabilir miyim?), "Darf ich das Fenster aufmachen?" A1.33'te aynı soruyu "Kann ich …?" ile de kurmuştuk; "Darf ich …?" daha kibar ve resmî duyulur, özellikle yabancılarla ve iş ortamında.
Bu fiili aslında daha önce duydun. A1.27'de satıcının "Was darf es sein?" sorusu ve A1.28'de garsonun "Was darf ich Ihnen bringen?" sorusu "dürfen" ile kurulur. Kelime kelime "Ne olmasına izin var?" ve "Size ne getirmeme izin var?" gibi çok nazik bir soru biçimidir. Hizmet dilinde "dürfen" bu yüzden sık duyulur.
nicht müssen ≠ nicht dürfen
Dersin en önemli noktası burasıdır. İki fiil olumluyken birbirine yakın görünür, ama "nicht" ile birleşince anlamları ayrılır.
"nicht müssen" zorunluluğun olmadığını anlatır: "Du musst nicht kommen" (Gelmek zorunda değilsin, gelmesen de olur). Seçim sana kalmıştır. "nicht dürfen" ise yasaktır: "Du darfst nicht kommen" (Gelmemelisin, gelmen yasak). Türkçede de bu iki anlam iki ayrı yapıyla söylenir: "zorunda değilsin" ve "yapmamalısın / yasak". Sorun, Türkçedeki "-meli" ekinin olumsuzda ("gelmemelisin") yasak anlamına gelmesidir; öğrenci "-meli = müssen" eşleştirmesini olumsuza taşıdığında yasak yerine serbestlik söylemiş olur.
Yasak bir isimle anlatılıyorsa A1.12'deki "kein" kullanılır: "Sie dürfen keinen Alkohol trinken" (Alkol içmemelisiniz). Tabelalarda ve kurallarda "man darf nicht" kalıbı çok sık görülür: "Hier darf man nicht rauchen" (Burada sigara içmek yasak).
| Almanca | Anlam | Türkçe |
|---|---|---|
| Du musst kommen. | zorunluluk | Gelmelisin. |
| Du musst nicht kommen. | zorunluluk yok | Gelmek zorunda değilsin. |
| Du darfst kommen. | izin | Gelebilirsin. |
| Du darfst nicht kommen. | yasak | Gelmemelisin. |
Örnekler
Her örnekte önce fiili bul: zorunluluk mu, izin mi? Sonra "nicht" olup olmadığına bak.
Üçüncü ve beşinci örnekleri yan yana koy: ikisinde de "nicht" var, ama biri serbestlik, öbürü yasak anlatır. Altıncı örnek bir doktorun hastasına söyleyeceği türden bir cümledir; yasak bir isme bağlı olduğu için "keinen" kullanılır.
Sık yapılan hatalar
Yaygın yanlışYasak için "nicht müssen" kullanmak: "Hier musst du nicht rauchen."
— Türkçede "-meli" eki olumsuzda "-memeli" olup yasak anlatır; "-meli = müssen" diye öğrenen öğrenci olumsuzu da aynı fiille kurar. Cümle "Burada sigara içmek zorunda değilsin" anlamına gelir. Doğrusu: "Hier darfst du nicht rauchen." Zorunluluğun kalktığını söylemek istiyorsan "nicht müssen" doğrudur: "Du musst nicht rauchen."
Yaygın yanlış"gerek" ve "lazım" için "brauchen" kullanmak: "Ich brauche arbeiten."
— Türkçedeki "çalışmam lazım" ya da "çalışmam gerek" yapısında bir ihtiyaç kelimesi olduğu için öğrenci A1.31'de gördüğü "brauchen" (ihtiyaç duymak) fiiline uzanır. "brauchen" bir isimle kullanılır: "Ich brauche einen Kühlschrank." Bir eylemin gerekliliği "müssen" ile söylenir. Doğrusu: "Ich muss arbeiten."
Yaygın yanlış"du" biçiminde fazladan "s" ya da "er" biçiminde "-t": "du mussst", "er musst", "er darft".
— Düzenli çekimde "du" "-st", "er" "-t" aldığı için öğrenci ekleri köke olduğu gibi yapıştırır. "muss" zaten "s" ile biter; "du" biçimine yalnız "-t" eklenir. "er" biçimi ise "ich" ile aynıdır. Doğrusu: "du musst", "er muss", "er darf".
Mini alıştırma
Cevaplar
- du darfst, er muss, ihr müsst.
- "In der Bibliothek darf man nicht laut sprechen." (yasak) "Morgen ist Sonntag, ich muss nicht arbeiten." (zorunluluk yok)
- "Darf ich das Fenster aufmachen?"
- "Ich muss heute einkaufen."
- "Hier darf man nicht parken."
Özet kartı
- müssen: muss, musst, muss, müssen, müsst, müssen. dürfen: darf, darfst, darf, dürfen, dürft, dürfen.
- müssen zorunluluk anlatır (-meli, zorunda, lazım): Ich muss arbeiten. Yönle fiil düşebilir: Ich muss zum Arzt.
- dürfen izin anlatır: Hier darf man parken. Kibar izin sorusu: Darf ich …?
- nicht müssen = zorunluluk yok; nicht dürfen = yasak. Türkçedeki "-memeli" → nicht dürfen.
- İsimle yasak: dürfen + kein: Sie dürfen keinen Alkohol trinken.
- Hizmet dilinde dürfen: Was darf es sein? Was darf ich Ihnen bringen?
Sonraki derse köprü
Zorunluluk ve izin dışarıdan gelir; bir kural, bir ihtiyaç ya da birinin izni. Sıradaki derste isteği anlatan iki modal fiili karşılaştıracağız: "wollen" ve "möchten". A1.28'de siparişte "Ich will" demenin sert duyulduğunu görmüştün; bu derste iki fiilin çekimlerini, aralarındaki nezaket farkını ve hangisinin hangi durumda doğal olduğunu öğreneceksin.