Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Çekim: ich kann, du kannst, er kann, wir können, ihr könnt, sie/Sie können. ich ve er aynı, "-t" yok.
- Modal ikinci kutuda çekimlenir, asıl fiil mastar hâlinde en sona gider: Ich kann gut kochen.
- Ayrılabilen fiil modalla ayrılmaz: Ich kann morgen einkaufen.
- Soru: Kannst du schwimmen? Olumsuz: Ich kann heute nicht kommen.
- Anlamlar: yetenek (Ich kann schwimmen), olasılık (Hier kann man parken), rica ve izin (Kann ich …?).
- Dil bilgisinde mastar düşebilir: Ich kann Deutsch.
Kanca
Bir iş görüşmesinde sana soruyorlar: "Können Sie Englisch?" Sen hemen cevap veriyorsun: "Ja, ich kann Englisch sprechen gut." Görüşmeci başını sallıyor ama cümleni kafasında yeniden diziyor: "Ich kann gut Englisch sprechen." Senin cümlende bütün kelimeler doğruydu; yalnızca "sprechen" yanlış yerdeydi. Türkçede "İngilizceyi iyi konuşabilirim" derken yetenek, fiilin sonuna yapışan tek bir ekle söylenir: "-ebil-". Almancada ise yeteneği ayrı bir fiil taşır ve asıl fiil bambaşka bir yere, cümlenin en sonuna gider.
Bu modülde modal fiilleri, yani başka bir fiile "yapabilmek", "zorunda olmak", "istemek" gibi anlamlar katan yardımcı fiilleri öğreneceğiz. İlki "können". Kasada ödeme yaparken ezberlediğin "Kann ich …?" sorusu da bu fiille kuruluyordu; bu derste o sorunun iskeletini, "können" fiilinin nasıl çekimlendiğini ve hangi anlamlarda kullanıldığını göreceğiz.
Anlatım
Çekim: ich ve er aynı
"können" düzensiz bir fiildir ve tekil kişilerde kökteki ünlü değişir: "ö" yerine "a" gelir. Çoğul kişilerde ise mastardaki "ö" geri döner.
| Kişi | Çekim | Türkçe |
|---|---|---|
| ich | kann | yapabilirim |
| du | kannst | yapabilirsin |
| er / sie / es | kann | yapabilir |
| wir | können | yapabiliriz |
| ihr | könnt | yapabilirsiniz |
| sie / Sie | können | yapabilirler / yapabilirsiniz |
Tablodaki en önemli ayrıntı, "ich" ve "er" biçimlerinin aynı olmasıdır: "ich kann", "er kann". A1.13'te düzenli fiillerde "er" biçiminin "-t" ile bittiğini öğrenmiştin ("er wohnt", "er lernt"). Modal fiillerde bu "-t" yoktur; "er kannt" diye bir biçim bulunmaz. Bu özellik bütün modal fiillerde ortaktır ve sıradaki derslerde aynı düzeni tekrar tekrar göreceksin.
Cümle kuruluşu: modal ikinci, mastar sonda
Modal fiil cümlede A1.16'daki altın kurala uyar: çekimli hâliyle ikinci kutuya gider. Asıl fiil ise çekimlenmez; mastar hâlinde, yani sözlükteki biçimiyle cümlenin en sonuna gider: "Ich kann gut kochen" (İyi yemek yapabilirim). Cümlenin geri kalanı bu iki fiilin arasına girer.
Bu yapıyı tanıyorsun. A1.16'da "çerçeve" adını verdiğimiz, A1.22'de ayrılabilen fiillerde tekrar gördüğümüz yapıyla aynıdır: ikinci kutudaki çekimli fiil ile sondaki parça, cümlenin geri kalanını arasına alır. Tek fark, sondaki parçanın bu kez bir önek değil, tam bir mastar olmasıdır.
| 1. kutu | 2. kutu (modal) | orta alan | son (mastar) |
|---|---|---|---|
| Ich | kann | gut | kochen. |
| Morgen | kann | ich nicht | kommen. |
| Wir | können | heute Abend | schwimmen gehen. |
Ayrılabilen bir fiil modal fiille kullanıldığında ayrılmaz; mastar hâlinde tek parça olarak sona gider: "Ich kaufe heute ein", ama "Ich kann heute einkaufen" (Bugün alışveriş yapabilirim). Önek, fiilin çekimli olmadığı her durumda köküne geri yapışır.
Soru ve olumsuzluk
Evet-hayır sorusunda modal fiil birinci kutuya geçer, mastar yine sonda kalır: "Kannst du schwimmen?" (Yüzebilir misin?), "Können Sie das wiederholen?" (Bunu tekrar edebilir misiniz?). Soru kelimesiyle başlayan soruda modal ikinci kutudadır: "Wann kannst du kommen?" (Ne zaman gelebilirsin?). Kısa cevapta mastar tekrarlanmaz, modal tek başına yeterlidir: "Kannst du schwimmen? – Ja, ich kann." Olumsuz cevap için "Nein, leider nicht" (Hayır, maalesef) kalıbı çok sık duyulur.
Olumsuzluk için "nicht" kullanılır ve genellikle mastardan hemen önce, orta alanın sonunda durur: "Ich kann heute nicht kommen" (Bugün gelemem). Türkçede olumsuzluk da ekle yapılır: "gelebilirim" olumsuzda "gelemem" olur ve "-ebil-" eki kaybolur. Almancada ise "kann" yerinde kalır, yalnızca "nicht" eklenir.
können ne anlatır?
"können" üç ana anlamda kullanılır. Birincisi yetenektir: "Ich kann schwimmen" (Yüzebilirim, yüzmeyi bilirim), "Sie kann gut singen" (İyi şarkı söyleyebilir). İkincisi olasılıktır: "Hier kann man parken" (Burada park edilebilir). "man" (insan, kişi) kelimesi genel bir özne olarak kullanılır ve fiil onunla "er" gibi çekimlenir; Türkçedeki "-ebilir" ya da edilgen "-ilebilir" yapısına karşılık gelir.
Üçüncüsü, rica ve izin istemektir: "Kannst du mich morgen abholen?" (Yarın beni alabilir misin?), "Kann ich das Fenster aufmachen?" (Pencereyi açabilir miyim?). Günlük konuşmada izin istemek için en sık kullanılan kalıp budur. Daha resmî bir izin kalıbı olan "dürfen" fiilini bir sonraki derste göreceğiz.
Dil bilmekten söz ederken asıl fiil çoğu zaman düşer: "Ich kann Deutsch" (Almanca biliyorum), "Kannst du Türkisch?" (Türkçe biliyor musun?). Buradaki "sprechen" söylenmese de anlaşılır. Bu kullanım yalnızca dil ve birkaç beceri için doğaldır; öteki fiiller düşmez.
"-ebilir" her zaman "kann" değildir
Türkçedeki "-ebilir" eki yetenek ve olasılığın yanında bir tahmini de anlatır: "Yarın yağmur yağabilir" cümlesi "belki yağar" demektir. Almancada bu tür tahminler için "können" yerine çoğu zaman "vielleicht" (belki) kullanılır ve fiil olağan biçimde çekimlenir: "Morgen regnet es vielleicht" (Yarın belki yağmur yağar). "Er kommt vielleicht später" (Belki daha sonra gelir). "können" ile kurulan tahmin de vardır, ama genellikle sabit bir kalıp olarak duyulur: "Das kann sein" (Olabilir). Kısacası Türkçede "-ebilir" duyduğunda önce sor: bu bir yetenek ya da imkân mı, yoksa bir tahmin mi? Tahminse Almanca cümleye "vielleicht" koymak çoğu zaman daha doğal sonuç verir.
Örnekler
Her örnekte çekimli "können" biçimini ve sondaki mastarı bul.
Altıncı ve yedinci örneklerde "einkaufen" ve "abholen" ayrılabilen fiillerdir ama modalla birlikte mastar hâlinde, tek parça kalırlar. Sekizinci örnekteki "schon" (artık, şimdiden) bir yeteneğin yeni kazanıldığını anlatır.
Sık yapılan hatalar
Yaygın yanlışAsıl fiili de çekimlemek: "Ich kann spiele", "Er kann kommt."
— Türkçede "-ebil-" eki fiile yapışır ve kişi eki onun ardından gelir ("oynayabilirim"); öğrenci Almancada da iki fiili birlikte çekimlemeye çalışır. Almancada kişiye yalnız modal fiil uyar; asıl fiil mastar kalır. Doğrusu: "Ich kann spielen." "Er kann kommen."
Yaygın yanlışMastarı sona koymamak: "Ich kann Englisch sprechen gut", "Ich kann kommen morgen nicht."
— Türkçede fiil zaten sonda olduğu için öğrenci mastarı modalın hemen arkasına koyunca işin bittiğini düşünür ve kalan kelimeleri ardına ekler. Mastar çerçevenin kapanışıdır; ondan sonra kelime gelmez. Doğrusu: "Ich kann gut Englisch sprechen." "Ich kann morgen nicht kommen."
Yaygın yanlış"er" biçimine "-t" eklemek: "Er kannt Deutsch", "Sie kannt schwimmen."
— A1.13'teki düzenli çekimi iyi öğrenmiş öğrenci her "er" biçimine "-t" ekler. Modal fiillerde "ich" ve "er" biçimleri aynıdır ve "-t" almaz. Doğrusu: "Er kann Deutsch." "Sie kann schwimmen."
Mini alıştırma
Cevaplar
- du kannst, wir können, ihr könnt.
- "Ich kann Gitarre spielen."
- "Wir können heute nicht kommen."
- "Kannst du morgen einkaufen?"
- "Hier kann man nicht rauchen."
Özet kartı
- Çekim: ich kann, du kannst, er kann, wir können, ihr könnt, sie/Sie können. ich ve er aynı, "-t" yok.
- Modal ikinci kutuda çekimlenir, asıl fiil mastar hâlinde en sona gider: Ich kann gut kochen.
- Ayrılabilen fiil modalla ayrılmaz: Ich kann morgen einkaufen.
- Soru: Kannst du schwimmen? Olumsuz: Ich kann heute nicht kommen.
- Anlamlar: yetenek (Ich kann schwimmen), olasılık (Hier kann man parken), rica ve izin (Kann ich …?).
- Dil bilgisinde mastar düşebilir: Ich kann Deutsch.
Sonraki derse köprü
"können" bir şeyi yapabildiğini söyler; ama günlük hayat, yapmak zorunda olduğun ve yapmana izin verilen şeylerle de doludur. Sıradaki derste iki modal fiili yan yana öğreneceğiz: zorunluluğu anlatan "müssen" ve izni anlatan "dürfen". İkisi de bu dersteki çerçeveyi kullanır, ama olumsuz biçimlerinde Türkçe konuşanı şaşırtan bir fark vardır: "nicht müssen" ile "nicht dürfen" aynı şeyi söylemez.