Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Masa: "Einen Tisch für zwei, bitte." Paylaşılan masada: "Ist hier noch frei?"
- Sipariş: "Ich hätte gern einen Kaffee." / "Ich nehme den Salat." Eril isim Akkusativde einen/den olur.
- "für" Akkusativ ister: für mich, für dich, für ihn, für Sie.
- Kafede porsiyon için belirsiz artikel: einen Kaffee; ölçü birimiyle: eine Tasse Kaffee, zwei Glas Wein.
- Yemekte: "Guten Appetit!" – "Danke, gleichfalls!" Garsonu çağırmak: "Entschuldigung!"
- Hesap: "Die Rechnung, bitte." / "Zahlen, bitte." – "Zusammen oder getrennt?" – bahşiş için tutarı yuvarla ya da "Stimmt so".
Kanca
İki arkadaş bir öğle yemeğinin sonunda garsona el sallıyor. Garson masaya geliyor ve tek bir soru soruyor: "Zusammen oder getrennt?" Arkadaşlardan biri, Türkiye'deki alışkanlıkla hesabın tamamını ödemeye hazırlanırken öbürü şaşırıyor: garson neyi soruyor? Garson hesabın tek bir kişi tarafından mı ödeneceğini, yoksa herkesin kendi yediğini mi ödeyeceğini öğrenmek istiyor. Almanca konuşulan ülkelerde bu soru o kadar sık sorulur ki cevabı hazır bilmek gerekir.
Kafede ve restoranda konuşma, pazardakine benzer bir sıra izler: masaya oturmak, sipariş vermek, yemek sırasında kısa sözler ve sonunda hesap. Sipariş ettiğin her şey yine fiilin nesnesidir, yani bu modül boyunca öğrendiğin Akkusativ artikelleri burada yoğun biçimde kullanılır: "einen Kaffee", "den Salat", "ein Wasser".
Anlatım
Masaya oturmak
Bir kafeye girdiğinde ya kendin boş bir masa seçersin ya da biri seni karşılar. Garson "Wie viele Personen?" (Kaç kişi?) diye sorabilir; sen de "Einen Tisch für zwei, bitte" (İki kişilik bir masa, lütfen) dersin. Buradaki "einen Tisch" Akkusativdir: "der Tisch" eril olduğu için "ein" değil "einen" olur. Cümlede görünür bir fiil olmasa da isim, düşmüş bir "Ich möchte" fiilinin nesnesi gibi davranır.
Kalabalık bir yerde başka birinin oturduğu masada boş sandalye görürsen "Ist hier noch frei?" (Burası boş mu?) diye sorarsın. Cevap "Ja, bitte" (Evet, buyurun) ya da "Nein, leider nicht" (Hayır, maalesef) olur. Menüyü istemek için "Die Speisekarte, bitte" (Menü, lütfen) demen yeterlidir. İçecek listesi ayrıysa ona "die Getränkekarte" denir.
Sipariş vermek
Garson siparişi genellikle "Was darf ich Ihnen bringen?" (Size ne getireyim?) ya da kısaca "Was möchten Sie?" diye alır. Önce içecek sorulur: "Was möchten Sie trinken?" Cevap vermenin üç yaygın yolu vardır. "Ich hätte gern einen Kaffee" ve "Ich möchte einen Tee" kibar ve güvenli seçimlerdir. "Ich nehme den Salat" (Salatayı alıyorum) ise menüden bir şey seçerken kullanılır; burada belirli artikel sık görülür, çünkü menüdeki belli bir yemek kastedilir.
Birden fazla kişi sipariş verirken herkes kendini "für mich" (benim için) ile belirtir: "Für mich einen Orangensaft, bitte" (Bana bir portakal suyu, lütfen). "für" edatı her zaman Akkusativ ister; "mich" de A1.25'te gördüğün Akkusativ zamiridir. "Für mich" yapısı Türkçedeki "Bana bir çay" cümlesine çok yakındır. Aynı içeceği bir kez daha istemek için "Noch einen Kaffee, bitte" (Bir kahve daha, lütfen) denir; "noch" burada "daha" anlamındadır.
| İstek | Eril (der Kaffee) | Dişil (die Suppe) | Nötr (das Wasser) |
|---|---|---|---|
| Ich hätte gern … | einen Kaffee | eine Suppe | ein Wasser |
| Ich nehme … | den Kaffee | die Suppe | das Wasser |
| Noch … , bitte. | einen Kaffee | eine Suppe | ein Wasser |
Sayılamayan içecekler ve porsiyonlar
A1.26'da "Wasser", "Kaffee" gibi maddelerin genel anlamda artikelsiz kullanıldığını görmüştük: "Ich trinke gern Kaffee." Kafede ise bir porsiyon, yani bir fincan ya da bir bardak istediğin için belirsiz artikel kullanılır: "Einen Kaffee, bitte", "Ein Wasser, bitte". Aynı kelime iki kullanımda iki farklı şey anlatır: biri genel madde, öbürü masaya gelecek tek porsiyon.
Porsiyonu açıkça söylemek istersen A1.27'deki ölçü birimi mantığı devreye girer: "eine Tasse Kaffee" (bir fincan kahve), "ein Glas Wein" (bir kadeh şarap), "eine Flasche Wasser" (bir şişe su). Sayı artınca dişil birim çoğul olur, nötr birim tekil kalır: "zwei Tassen Kaffee", ama "zwei Glas Wein". Kafelerde "zwei Kaffee" gibi kısa biçimler de çok sık duyulur; bu, "zwei Tassen Kaffee" demenin gündelik kısaltmasıdır.
Yemek sırasında
Yemek geldiğinde garson ya da masadakiler "Guten Appetit!" (Afiyet olsun!) der; cevap "Danke, gleichfalls!" (Teşekkürler, size de!) olur. "gleichfalls" kelimesi karşıdakinin iyi dileğini ona geri verir ve günün başka anlarında da işe yarar. Garson yemeğin nasıl olduğunu "Schmeckt es Ihnen?" (Beğendiniz mi?) diye sorabilir; A1.26'daki "schmecken" fiilini burada Sie ile duyarsın. Cevap çoğunlukla "Ja, sehr gut, danke" olur.
Garsonu çağırmak için "Entschuldigung!" demek yeterlidir; göz göze gelip elini kısaca kaldırmak da yaygındır. Parmak şıklatmak ya da yüksek sesle seslenmek kaba karşılanır. Bir şey eksikse bunu isteyerek söylersin: "Kann ich noch eine Gabel haben?" (Bir çatal daha alabilir miyim?).
Hesabı istemek ve ödemek
Hesap için iki kalıp vardır: "Die Rechnung, bitte" (Hesap, lütfen) ve daha gündelik "Zahlen, bitte!" (kelimesi kelimesine "ödemek, lütfen"). Almanca konuşulan ülkelerde hesap çoğu zaman masada, garsonun elindeki cihaz ya da cüzdanla ödenir; garson da kancadaki soruyu sorar: "Zusammen oder getrennt?" (Birlikte mi, ayrı mı?). Tek kişi ödüyorsa "Zusammen, bitte", herkes kendi payını ödüyorsa "Getrennt, bitte" dersin. Ayrı ödemede garson her kişiye ne yediğini sorar ve tutarı tek tek söyler.
Bahşiş (das Trinkgeld) genellikle ayrı bırakılmaz; ödeme sırasında tutar yuvarlanarak söylenir. Hesap 18,40 € ise "Zwanzig, bitte" (Yirmi olsun, lütfen) dersin ve garson paranın üstünü buna göre verir. Hiç para üstü istemiyorsan "Stimmt so" (Üstü kalsın) dersin.
Örnekler
Her örnekte sipariş edilen şeyin artikeline bak: eril isim Akkusativde "einen" ya da "den" olur.
Dördüncü örnekte "für" edatından sonra zamirin "mich", içeceğin "einen" olduğuna dikkat et; ikisi de Akkusativdir. Beşinci örnekteki "nehmen" fiili düzensizdir: "ich nehme" ama "du nimmst", "er nimmt".
Sık yapılan hatalar
Yaygın yanlışSipariş verirken Nominativ kullanmak: "Ich möchte ein Kaffee."
— Türkçede "Bir kahve istiyorum" derken "kahve" hiçbir ek almadığı için öğrenci Almancada da ismi değiştirmeden bırakır. "der Kaffee" eril olduğu için nesne konumunda "einen Kaffee" olur. Doğrusu: "Ich möchte einen Kaffee." Nötr ve dişilde biçim değişmez: "ein Wasser", "eine Suppe".
Yaygın yanlış"für" edatından sonra "ich" demek: "Für ich einen Tee."
— Türkçedeki "benim için" yapısında zamir bir ek alır, ama öğrenci Almancada ilk bildiği "ich" biçimini koyar. "für" her zaman Akkusativ ister. Doğrusu: "Für mich einen Tee, bitte." Aynı şekilde "für dich", "für ihn", "für Sie".
Yaygın yanlışSipariş verirken "Ich will …" demek: "Ich will einen Kaffee."
— Sözlükte "istemek" karşılığı olarak ilk "wollen" bulunduğu için öğrenci siparişi bu fiille kurar. Cümle dil bilgisi açısından doğrudur, ama garsona karşı doğrudan bir talep gibi, "Kahve istiyorum, getir" sertliğinde duyulur. Doğrusu: "Ich hätte gern einen Kaffee" ya da "Ich möchte einen Kaffee." Hesap için de "Ich will zahlen" yerine: "Ich möchte bitte zahlen."
Mini alıştırma
Cevaplar
- "Einen Tisch für zwei, bitte."
- "Ich hätte gern einen Tee." "Ich nehme die Suppe."
- "Für ihn ein Wasser und für mich einen Kaffee, bitte." (Arkadaşın kadınsa: "Für sie ein Wasser …")
- "Danke, gleichfalls!" (Garson yemek yemiyorsa yalnız "Danke!" de yeterlidir.)
- "Dreißig, bitte." ya da "Stimmt so."
Özet kartı
- Masa: "Einen Tisch für zwei, bitte." Paylaşılan masada: "Ist hier noch frei?"
- Sipariş: "Ich hätte gern einen Kaffee." / "Ich nehme den Salat." Eril isim Akkusativde einen/den olur.
- "für" Akkusativ ister: für mich, für dich, für ihn, für Sie.
- Kafede porsiyon için belirsiz artikel: einen Kaffee; ölçü birimiyle: eine Tasse Kaffee, zwei Glas Wein.
- Yemekte: "Guten Appetit!" – "Danke, gleichfalls!" Garsonu çağırmak: "Entschuldigung!"
- Hesap: "Die Rechnung, bitte." / "Zahlen, bitte." – "Zusammen oder getrennt?" – bahşiş için tutarı yuvarla ya da "Stimmt so".
Sonraki derse köprü
Akkusativ modülü burada kapanıyor ve sıradaki modül, konuşmayı kendi hayatına taşıyor: aile ve ev. İlk adım aile üyelerinin adları olacak: anne, baba, kardeşler, büyükanne ve büyükbaba. Türkçedeki "abla", "ağabey", "teyze", "hala" gibi ince ayrımların Almancada nasıl daha az kelimeyle karşılandığını, kardeş sayını ve ailedeki kişileri nasıl anlattığını göreceksin.