Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Saati sormak: Wie spät ist es? / Wie viel Uhr ist es? Cevap: Es ist … Uhr.
- Resmî saat 24 saat düzeniyle söylenir: vierzehn Uhr dreißig.
- Günlük saatte nach = geçiyor, vor = var, Viertel = çeyrek: Viertel nach drei, zehn vor vier.
- "halb" her zaman bir sonraki saate göre söylenir: halb vier = 3:30.
- Bir etkinliğin saati "um" ile söylenir: um neun Uhr; yaklaşık saat "gegen" ile.
- Saat birde: ein Uhr ya da eins; "eins Uhr" denmez.
Kanca
Yeni Alman iş arkadaşın cuma günü seni bir kafede kahveye çağırıyor: "Treffen wir uns um halb vier?" Sen "halb" kelimesinin "yarım" demek olduğunu biliyorsun ve "vier" dört demek. Dört buçukta kafeye varıyorsun. Arkadaşın masada, fincanı neredeyse boş, gülümseyerek saatine bakıyor. O seni üç buçukta bekliyordu.
Türkçede "üç buçuk" dediğimizde geçen saatten sayarız: üç geçti, yarısı da geçti. Almanca ise buçuğu gelecek saate göre söyler: "halb vier", yani "dörde yarım kaldı". Saat Almancada Türkçe konuşanın en sık yanıldığı konulardan biridir, ama bu tek tuzak dışında Türkçeye şaşırtıcı derecede benzer. Bu modülün ilk dersinde saati sormayı, resmî ve günlük olmak üzere iki biçimde söylemeyi ve bir şeyin saatini bildirmeyi öğreneceğiz.
Anlatım
Saati sormak
Almancada saati sormanın iki yaygın yolu vardır ve ikisi de aynı anlama gelir: "Wie spät ist es?" (kelime kelime "ne kadar geç?") ve "Wie viel Uhr ist es?" (kelime kelime "kaç saat?"). Birincisi günlük konuşmada biraz daha sık duyulur. Tanımadığın birine soruyorsan başına A1.7'deki kalıbı eklersin: "Entschuldigung, wie spät ist es?"
Cevap "Es ist …" ile başlar. Yer tutucu "es", A1.3'teki "Es regnet" cümlesinde olduğu gibi, burada da özne boşluğunu doldurur: Türkçede "Saat üç" derken bir özne yoktur, Almancada ise "Es ist drei Uhr" (Saat üç) denir. Tam saatlerde "Uhr" kelimesi eklenir: "Es ist acht Uhr." Günlük konuşmada "Uhr" çoğu zaman düşer: "Es ist acht."
Saat birde küçük bir ayrıntıya dikkat et. A1.10'da gördüğün kural burada işler: isimden önce "ein", tek başına "eins". "Es ist ein Uhr" ya da kısaca "Es ist eins" denir; "Es ist eins Uhr" yanlıştır.
Resmî saat: 24 saat düzeni
Tren istasyonunda, radyoda, bir randevu yazısında ve iş hayatında saat 24 saat düzeniyle söylenir. Yapısı basittir: önce saat, sonra "Uhr", en sonda dakika. "14:30" → "vierzehn Uhr dreißig", "9:15" → "neun Uhr fünfzehn", "18:05" → "achtzehn Uhr fünf". Dakikalar A1.5'teki sayılarla söylenir; ters sıra kuralı iki basamaklı dakikalarda da geçerlidir: "20:45" → "zwanzig Uhr fünfundvierzig".
Bu düzen Türkçedeki "on dört otuz" söyleyişine çok yakındır; yalnız arada "Uhr" kelimesi vardır. Bir tren tarifesini ya da bir sınav saatini anlamak için bu biçim yeterlidir ve karışıklığa yer bırakmaz.
Günlük saat: nach ve vor
Arkadaşlar arasında, evde ve gündelik konuşmada ise saat 12 saat düzeniyle ve dakikalar saatin öncesine ya da sonrasına göre söylenir. Burada Türkçe sana büyük bir avantaj sağlar, çünkü mantık aynıdır. "nach" (sonra) Türkçedeki "geçiyor", "vor" (önce) Türkçedeki "var" anlamını taşır.
"3:05" → "fünf nach drei" (üçü beş geçiyor), "3:10" → "zehn nach drei" (üçü on geçiyor), "3:50" → "zehn vor vier" (dörde on var), "3:55" → "fünf vor vier" (dörde beş var). Çeyrekler için "Viertel" kelimesi kullanılır: "3:15" → "Viertel nach drei" (üçü çeyrek geçiyor), "3:45" → "Viertel vor vier" (dörde çeyrek var).
halb: bir sonraki saate bak
Şimdi kancadaki tuzağa gelelim. Almancada buçuklu saatler "halb" ile söylenir ve her zaman bir sonraki saate göre kurulur. "3:30" → "halb vier" (dörde yarım), "7:30" → "halb acht" (sekize yarım), "12:30" → "halb eins" (bire yarım).
Türkçe konuşan için bu, saatle ilgili tek gerçek tuzaktır, çünkü Türkçede buçuk hep geçen saate eklenir: "yedi buçuk". Tuzaktan kaçınmanın en kısa yolu "halb" duyduğunda içinden bir saat geri gitmektir: "halb acht" → sekizden bir geri → yedi buçuk. Emin değilsen, resmî biçimi sorarak doğrula: "Also sieben Uhr dreißig?" (Yani yedi otuz mu?).
Günlük konuşmada "halb" ile birlikte beş dakikalık farklar da söylenebilir: "fünf vor halb vier" (3:25) ve "fünf nach halb vier" (3:35). Bu kalıpları ilk başta duymakta zorlanabilirsin; kendin kullanmak zorunda değilsin, "drei Uhr fünfundzwanzig" demek de her zaman doğrudur.
| Saat | Günlük | Resmî |
|---|---|---|
| 3:05 | fünf nach drei | drei Uhr fünf |
| 3:15 | Viertel nach drei | drei Uhr fünfzehn |
| 3:30 | halb vier | drei Uhr dreißig |
| 3:45 | Viertel vor vier | drei Uhr fünfundvierzig |
| 3:50 | zehn vor vier | drei Uhr fünfzig |
Bir şeyin saatini söylemek: um
Bir etkinliğin ne zaman olduğunu söylerken saatin önüne "um" gelir: "Der Kurs beginnt um zehn Uhr" (Kurs saat onda başlıyor). Türkçedeki "-de" eki ("onda") bu durumda Almancada "um" olur. Soru biçimi "Um wie viel Uhr …?" (Saat kaçta …?) ya da kısaca "Wann …?" olur: "Um wie viel Uhr beginnt der Kurs?"
Kesin olmayan bir saat için "gegen" (civarında) kullanılır: "Ich komme gegen acht" (Sekiz gibi gelirim). Bazı bölgelerde, özellikle güneyde ve doğuda, çeyrek saatler için farklı söyleyişler de duyulur; örneğin "Viertel vier" 3:15, "dreiviertel vier" 3:45 anlamına gelebilir. Bu biçimleri duyduğunda tanıman yeter; kendin standart "Viertel nach drei" ve "Viertel vor vier" biçimlerini kullan.
Örnekler
Her örnekte saatin günlük mü resmî mi söylendiğine ve "halb" kelimesinin hangi saati gösterdiğine dikkat et.
Beşinci ve sekizinci örneklerde "halb" kelimesinin Türkçe karşılığının hep bir saat geride olduğuna dikkat et: "halb neun" sekiz buçuk, "halb sieben" altı buçuk.
Sık yapılan hatalar
Yaygın yanlış"halb" ile söylenen saati bir saat ileri anlamak: "halb vier" için dört buçuk.
— Türkçede buçuk geçen saate eklendiği için ("üç buçuk") öğrenci "halb vier" kelimelerini "dört buçuk" diye çevirir ve buluşmaya bir saat geç gelir. Almancada "halb" bir sonraki saate göre söylenir. Doğrusu: "halb vier" = 3:30. İçinden bir saat geri git.
Yaygın yanlışTürkçedeki "-de" ekini unutup saati çıplak söylemek: "Der Kurs beginnt neun Uhr."
— Türkçede "dokuzda" tek kelime olduğu için Almancada ayrı bir kelimeye ihtiyaç duyulmaz sanılır. Almancada bir şeyin saatini bildirirken "um" zorunludur. Doğrusu: "Der Kurs beginnt um neun Uhr."
Yaygın yanlışSaat birde "eins Uhr" demek.
— A1.5'te tek başına sayarken "eins" öğrenildiği için öğrenci onu "Uhr" kelimesinin önüne de koyar. "Uhr" bir isimdir ve önündeki bir "ein" olur. Doğrusu: "Es ist ein Uhr" ya da kısaca "Es ist eins."
Mini alıştırma
Cevaplar
- halb drei = 2:30, Viertel vor fünf = 4:45, zehn nach sechs = 6:10.
- halb acht, Viertel nach neun, Viertel vor zwölf.
- achtzehn Uhr zwanzig, einundzwanzig Uhr fünfundvierzig.
- "Um wie viel Uhr beginnt der Kurs?" "Um acht (Uhr)."
- Dokuz buçukta (9:30). "halb zehn" onuncu saate yarım kaldığını söyler.
Özet kartı
- Saati sormak: Wie spät ist es? / Wie viel Uhr ist es? Cevap: Es ist … Uhr.
- Resmî saat 24 saat düzeniyle söylenir: vierzehn Uhr dreißig.
- Günlük saatte nach = geçiyor, vor = var, Viertel = çeyrek: Viertel nach drei, zehn vor vier.
- "halb" her zaman bir sonraki saate göre söylenir: halb vier = 3:30.
- Bir etkinliğin saati "um" ile söylenir: um neun Uhr; yaklaşık saat "gegen" ile.
- Saat birde: ein Uhr ya da eins; "eins Uhr" denmez.
Sonraki derse köprü
Saati söyledin; şimdi takvimin geri kalanına geçiyoruz. A1.9'da günlerin, ayların ve mevsimlerin eril olduğunu görmüştün; A1.16'da "Am Samstag" diye başlayan bir cümle kurdun. Peki pazartesi günü bir şey yaptığını söylerken neden "am", mayıs ayında yaptığını söylerken neden "im" denir? Bir sonraki derste haftanın günlerini, ayları ve mevsimleri öğrenecek ve onlarla zaman söylerken hangi küçük kelimelerin kullanıldığını göreceğiz.