İçeriğe geç

K3-M32-D02 · Uygulayıcı Çekirdeği

Katılımcının kendi cümlesi

K1Sarı

1.265 kelime · yaklaşık 6 dakika okuma · 8 dakika seslendirme · 2 kaynak

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Bir oturumun son cümlesi bir özet değil, kişinin odadan taşıdığı şeydir.
  2. Kolaylaştırıcının özeti kendi anlamasıdır; kişinin anlaması ayrı bir olgudur.
  3. Kapanış sorusu tektir: bugün buradan ne anladın, kendi cümlenle söyler misin?
  4. "Ne anladın" sorulur, "nasıl hissediyorsun" değil; his durum bildirir, anlama içerik verir.
  5. Soru sonda sorulur; ortada sorulan aynı soru bir müdahaledir.
  6. Yanlış anlaşılmanın üç kaynağı vardır: sembolik dil, kültürel hazır çerçeve, sonuç beklentisi.
  7. Sorunlu bir cevap küçültülmez; kaynağı sorulur ve söylenmeyen açıkça söylenir.
  8. Yorum bir hata olarak değil bir veri olarak geri verilir ve en yararlı soru genellikle oradan çıkar.
  9. Sıra bozulmaz: önce kapanış cümlesi, sonra taşınabilir çıktı.
  10. Cevap kayda aynen yazılır; kapanış cümlelerinde tekrar eden kelime kolaylaştırıcının kör noktasını gösterir.

Açılış sahnesi

Çalışma bitti ve kolaylaştırıcı kapanışı yapıyor.

Sonra, neredeyse sonradan aklına gelmiş gibi soruyor: "Bugün buradan ne anladın? Kendi cümlenle söyler misin?"

Kadın düşünüyor. Sonra söylüyor:

"Annemi affetmem gerektiğini anladım."

Odada kimse bunu söylemedi. Bir kez bile.

Çalışma annenin kendi annesiyle ilgiliydi. Affetmek kelimesi hiç geçmedi.

Ve o soru sorulmasaydı, bu kadın oradan bir görevle çıkacaktı — kimsenin vermediği bir görevle.

Bu akademi eğitim amaçlıdır; tanı, kişiye özel tedavi veya acil yardım sunmaz. Aktif intihar düşüncesi, gerçeklikle bağın ciddi biçimde bozulması, ağır dissosiyasyon, kontrolsüz madde etkisi ya da devam eden şiddet varsa kişisel çalışma yapmak yerine uygun profesyonel desteğe başvurun. Türkiye'de yakın ve ciddi tehlikede yüz on iki Acil Çağrı Merkezi aranmalıdır; acil olmayan psikiyatri başvurusu için Merkezi Hekim Randevu Sistemi kullanılabilir.

Bu derste ne olacak

Önce son cümlenin kime ait olduğunu soracağız. Sonra kapanış sorusunu kuracağız — dersin tek aracı. Ardından yanlış anlaşılmanın neden tam burada yakalandığını göreceğiz. Sonra kesinleşmiş bir yorumun nasıl geri açılacağına geleceğiz. En sonda cevap gelmediğinde ne yapılacağını ele alacağız.

Ders bittiğinde bir oturumu, kişinin ne anladığını bilmeden kapatmıyor olacaksınız.

Bu ders sarı bölgededir.

Sıfır noktası

Bir önceki derste kapanışın yönünü kurduk: bugüne doğru.

Şimdi kapanışın sesine bakıyoruz.

Bir oturumun son cümlesi çoğu zaman kolaylaştırıcı tarafından kuruluyor. Güzel, toparlayıcı, kapatıcı bir cümle.

Ve o cümle, kişinin o gün ne anladığının yerine geçiyor.

Mekanizma

Son cümle kimin

M29'da sahiplik ilkesini kurmuştuk: yorum danışana bırakılır.

Kapanış o ilkenin en çok ihlal edildiği yer. Çünkü kapanış bir toparlama ister gibi duruyor ve toparlamak kolaylaştırıcının işi sanılıyor.

Ama bir çalışmanın son cümlesi bir özet değil.

Son cümle, kişinin odadan çıkarken taşıdığı şeydir. Ve o şeyi ancak kişinin kendisi söyleyebilir.

Bir kolaylaştırıcı ne kadar isabetli özetlerse özetlesin, özet kendi anlamasıdır. Odadaki diğer kişinin ne anladığı ayrı bir olgudur ve sorulmadan bilinmez.

Kapanış sorusu

Dersin tek aracı ve tek cümle:

"Bugün buradan ne anladın? Kendi cümlenle söyler misin?"

Üç ayrıntısı var ve üçü de taşıyıcı.

"Ne anladın" — "nasıl hissediyorsun" değil. His sorusu bir durum bildiriyor; anlama sorusu bir içerik veriyor.

"Kendi cümlenle" — bu ek, kişiyi kolaylaştırıcının kelimelerini tekrar etmekten çıkarıyor.

Soru sonda sorulur. Çalışmanın ortasında sorulan aynı soru bir müdahaledir; sonda sorulan bir kontroldür.

Ve bir kural: soruyu sorduktan sonra cevabı düzeltmeyin. Önce dinleyin.

Yanlış anlaşılma kapanışta yakalanır

Bu soru bir nezaket değil, bir güvenlik kontrolü.

Çünkü bir çalışmada yanlış anlaşılma olağan ve üç kaynağı var.

Bir — sembolik dil. Sahnede olan şey sembolik. Kişi onu kendi diline çevirirken bir şey ekliyor.

İki — kültürel hazır çerçeve. "Affetmek", "kabullenmek", "helalleşmek" gibi çerçeveler odaya kişiyle birlikte geliyor. Çalışma bir boşluk bıraktığında bu çerçeveler o boşluğu dolduruyor.

Üç — beklenti. Kişi bir sonuç bekleyerek geldi. Sonuç gelmediğinde bir sonuç üretiyor.

Üçü de yakalanabilir. Yalnız tek bir yerde: sorulduğunda.

Ve tek bir zamanda: kişi odadan çıkmadan önce.

Kesinleşmiş yorumu geri açmak

Diyelim cevap geldi ve sorunlu.

"Annemi affetmem gerektiğini anladım."

Şimdi ne yapılır? Üç adım ve sırası önemli.

Bir — küçültmeyin. "Hayır, öyle değil" cümlesi kapıyı kapatıyor. Kişi o cevabı savunmaya geçiyor ve yorum daha da sertleşiyor.

İki — kaynağını sorun. "Bu düşünce nereden geldi, sahnede seni oraya götüren neydi?" Bu soru yorumu yıkmıyor, açıyor.

Üç — söylenmeyeni söyleyin. "Bugün burada affetmekle ilgili bir şey söylenmedi. Bu senin eklediğin bir şey olabilir ve o da bir bilgi."

Son cümledeki "o da bir bilgi" kısmı taşıyıcı. Yorumu bir hata olarak değil, bir veri olarak geri veriyor.

Ve çoğu zaman en yararlı soru buradan çıkıyor: neden affetmek?

Cevap gelmezse

İki biçimde gelmez.

"Bilmiyorum." Bu geçerli bir cevap ve doldurulmaz. "Şu an bir cümlen yoksa sorun değil" denir ve kapanış devam eder.

"Sizin dediğiniz gibi." Bu daha zor bir durum, çünkü bir cevap gibi görünüyor.

Yapılacak şey soruyu bir kez daha, farklı sormak: "Ben ne dediysem bir yana, sende ne kaldı?"

Yine gelmezse bırakılır. Zorlanan bir cümle zaten kişinin cümlesi olmuyor.

Ve bir not: cevap vermeyen kişi anlamamış değil. Bazı insanlar günler sonra kelimeyi buluyor. Takip araması tam bu yüzden var.

Kaynaklardan okuma

Usta katmanı

Üç ince nokta.

Birincisi: bu soru kolaylaştırıcı için rahatsız edici bir soru.

Çünkü cevap çoğu zaman beklenenden farklı geliyor. Ve bazen cevap, çalışmanın işe yaramadığını gösteriyor.

Sormamak o rahatsızlığı ortadan kaldırıyor. Kolaylaştırıcı kendi özetiyle kapatıyor, oda memnun dağılıyor ve kimse bir şey öğrenmiyor.

Bu soruyu sormak, kendi çalışmanız hakkında bilgi almayı kabul etmek demek.

Ve o bilgi bir uygulayıcıyı yıllar içinde geliştiren tek şey.

İkincisi: cevap ile çıktı aynı şey değil.

Bir önceki derste taşınabilir çıktıyı kurmuştuk. Bu ders kapanış cümlesini kuruyor.

İkisi ayrı ve sıraları var: önce cümle, sonra çıktı.

Çünkü çıktı, kişinin anladığı şeyin üzerine kurulur. Yanlış anlaşılmış bir çalışmadan üretilen bir çıktı, yanlış anlaşılmayı pekiştiriyor.

"Annemi affetmem gerektiğini anladım" diyen kişiye o an bir davranış görevi vermek, kimsenin söylemediği bir şeyi bir haftalık uygulamaya çevirirdi.

Sıra bozulmaz: sor, gerekirse aç, sonra çıktıya geç.

Üçüncüsü ve en pratiği: cevabı kaydınıza aynen yazın.

Kendi kelimelerinizle özetlemeyin. Kişinin kullandığı kelimeleri tırnak içinde yazın.

M29'un beş harfinde bu bir A'dır — bir aktarım, kişinin söylediği.

Ve iki işe yarıyor. Takip aramasında o cümleyi hatırlatabiliyorsunuz. Ve zaman içinde bir örüntü görüyorsunuz: sizin çalışmalarınızdan çıkan cümleler birbirine benziyorsa, o benzerlik sizden geliyordur.

Yirmi kapanış cümlesinin on beşinde aynı kelime geçiyorsa, o kelimeyi odaya siz taşıyorsunuz.

Bu, kendi kör noktanızı bulmanın en ucuz yolu.

Yaygın hatalar

Yaygın yanlış"Kapanışta kolaylaştırıcı toparlar."
Doğrusu

Toparlama kolaylaştırıcının anlamasıdır; kişinin ne anladığı ayrı bir olgudur ve sorulmadan bilinmez.

Yaygın yanlış"Nasıl hissettiğini sormak yeterlidir."
Doğrusu

His sorusu bir durum bildirir; anlama sorusu içerik verir ve yanlış anlaşılmayı ancak ikincisi yakalar.

Yaygın yanlış"Yanlış anlaşılma düzeltilir."
Doğrusu

Düzeltmek yorumu sertleştirir; kaynağı sorulur ve söylenmeyen açıkça söylenir.

Yaygın yanlış"Cevap vermeyen kişi anlamamıştır."
Doğrusu

Bazı insanlar kelimeyi günler sonra bulur; zorlanan cümle zaten kişinin cümlesi olmaz.

Uygulama

Kilit özet

  1. Bir oturumun son cümlesi bir özet değil, kişinin odadan taşıdığı şeydir.
  2. Kolaylaştırıcının özeti kendi anlamasıdır; kişinin anlaması ayrı bir olgudur.
  3. Kapanış sorusu tektir: bugün buradan ne anladın, kendi cümlenle söyler misin?
  4. "Ne anladın" sorulur, "nasıl hissediyorsun" değil; his durum bildirir, anlama içerik verir.
  5. Soru sonda sorulur; ortada sorulan aynı soru bir müdahaledir.
  6. Yanlış anlaşılmanın üç kaynağı vardır: sembolik dil, kültürel hazır çerçeve, sonuç beklentisi.
  7. Sorunlu bir cevap küçültülmez; kaynağı sorulur ve söylenmeyen açıkça söylenir.
  8. Yorum bir hata olarak değil bir veri olarak geri verilir ve en yararlı soru genellikle oradan çıkar.
  9. Sıra bozulmaz: önce kapanış cümlesi, sonra taşınabilir çıktı.
  10. Cevap kayda aynen yazılır; kapanış cümlelerinde tekrar eden kelime kolaylaştırıcının kör noktasını gösterir.

Sonraki derse köprü

Danışanın cümlesini aldık. Ama odada danışan yalnız değildi.

Sıradaki ders grubun kapanışı.

Temsilciler bir konumda durdu, izleyenler bir çalışmaya tanık oldu ve hepsi odadan bir şey taşıyarak çıkacak.

M30'da temsilcinin korunmasını kurmuştuk. Sıradaki derste bu, grubun tamamına genişliyor: rolden çıkarma kontrolü, dağılmadan önceki son bakış ve gizliliğin son hatırlatması.

Ve bir soru duracak: odadan çıkan kişi ne taşıyor?

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Açılış sahnesinde çalışma sahnesi solda, kadının cümlesi sağda belirmeli. Sahnede geçen kelimeler tek tek listelenmeli ve "affetmek" kelimesi listede olmamalı — boşluk görünmeli.

Kapanış sorusu tam ekran bir kart olmalı ve üç ayrıntısı ayrı ayrı vurgulanmalı: "ne anladın", "kendi cümlenle", "sonda".

Yanlış anlaşılmanın üç kaynağı üç ok olarak çizilmeli; üçü de dışarıdan gelip çalışmanın bıraktığı boşluğa girmeli.

Geri açma bölümü üç adımlı bir sıra olmalı ve birinci adımın yanlış hâli — "hayır, öyle değil" — üstü çizili görünmeli. Yorum kutusu birinci hamlede sertleşmeli, ikinci hamlede yumuşamalı.

Kelime sayımı bölümünde yirmi kapanış cümlesi bir liste olarak akmalı ve tekrar eden kelime her geçtiğinde işaretlenmeli; sonunda sayaç görünmeli.

Sarı bölge işareti ders başında görünür durmalı.

Seslendirme: açılış sahnesindeki cevap sakin okunmalı, şaşırma tonu olmamalı. "Bir kez bile" cümlesinden önce duruş. Üç adım net ve ayrık. "O da bir bilgi" cümlesi yumuşak. Son bölümdeki kör nokta cümlesi suçlayıcı değil, davet edici bir tonda. Sayılar metinde harfle yazılmıştır; seslendirmede olduğu gibi okunmalıdır.