Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Bir meslek kuruluşunun tutumu öncelikle kendi üyelerini bağlar; arkasında bir yasa yoksa başka bir ülkedeki ya da başka bir meslekteki uygulayıcıya hukuki bir yükümlülük getirmez.
- DGSF 2003'te dizimi sistemik ilkelere bağlı kalınarak kullanmayı destekledi, ama temsilci ifadelerinin hipotez sayılmasını, reddetme hakkını, uzun süreci ve eğitimli uygulayıcıyı şart koştu; SG'nin 28 Eylül 2004'te kabul ettiği Potsdam Bildirisi Hellinger'in katkısını tanıyıp mutlak konuşan uygulamasından ayrıldı.
- Québec psikologlar odasının Ocak 2026 yazısı yöntemi bilim dışı bir varsayıma dayandığı için psikologlara kapattı ve Québec yasasında psikoterapi saydı; Brezilya'da CFP 2023'te psikoloji pratiğiyle bağdaşmazlık bildirdi, CNJ'de raportör mahkemelerde dizimin yasaklanmasını önerdi.
- Metinlerin ortak noktası tedavi vaadine ve kesin konuşan uygulamaya karşı durmak; hipotez dilini ve reddetme hakkını öneren yalnız Alman metinleri.
- Türkiye'de Ekim 2026 itibarıyla dizim hakkında bağlayıcı bir meslek kuruluşu kararı bulunamadı; ama TPD Etik Yönetmeliği bilimsel temeli abartan tanıtımı, belirsiz vaadi ve zarar verecek çoklu ilişkiyi zaten kapsıyor.
- Leyla'nın broşüründe görüldüğü gibi adı kadar vaadi de önemlidir; Melike'ninki gibi kendi terapi danışanına kendi yönettiği dizimi önermek ayrıca bir çift rol sorunudur.
- Bir kurumun tutumu yalnız kendi yayımladığı tarihli metinden aktarılır; kapsamı genişletilmez, daraltılmaz.
Açılış sahnesi
Leyla, Bursa'da kendi muayenehanesi olan bir klinik psikolog. İki yıldır hafta sonları bir aile dizimi eğitimine gidiyor ve son modülü bitirdiği akşam, web sitesine koyacağı ve atölye katılımcılarına dağıtacağı tanıtım broşürünün ilk taslağını yazıyor. Taslağın başlığı "Aile dizimi terapisi" ve ikinci satırında "kuşaktan kuşağa geçen yükleri çözer" diye bir cümle var. Gece yarısına doğru telefonuna Montréal'de yaşayan eski sınıf arkadaşı Mert'ten bir bağlantı geliyor: Québec psikologlar odasının dergisinde Ocak 2026'da yayımlanmış, aile dizimi üzerine bir yazı.
Mert'in mesajı kısa: "Burada psikologların bunu yapması meslek kurallarına aykırı sayılıyor. Senin orada durum ne?" Leyla sabaha kadar başka metinler arıyor. Almanya'da sistemik terapistlerin yazdığı bildirileri, Brezilya'da psikologların yayımladığı bir teknik notu, dizimcilerin kendi derneklerinin etik kurallarını buluyor. Sabah broşür taslağına döndüğünde başlığı silmiyor ama altına bir soru işareti koyuyor.
Leyla'nın elindeki soru basit görünüyor: meslek kuruluşları aile dizimi hakkında ne diyor? Ama okudukça bu sorunun tek bir cevabı olmadığını, her metnin başka birine, başka bir gerekçeyle, başka bir şey söylediğini fark ediyor.
Bu derste ne olacak
Leyla'nın gece boyunca okuduğu metinleri sırayla ve kendi kelimeleriyle okuyacağız. Önce ekolün ve alanın kendi içinden gelen sesleri dinleyeceğiz: Bert Hellinger'in çalışmasını nasıl gördüğünü ve dizimcilerin kendi derneğinin hangi kuralları koyduğunu. Sonra Almanya'daki iki büyük sistemik terapi derneğinin 2003 ve 2004'te yayımladığı tutumlara, ardından Québec ve Brezilya'daki psikologlar kuruluşlarının ve Brezilya yargısının değerlendirmesine, en sonda da Mert'in sorusuna, yani Türkiye'deki duruma bakacağız. Her metin için aynı üç soruyu soracağız: kimi bağlıyor, ne söylüyor, hangi gerekçeyle?
Bu tutumları kaynaklarıyla ve kapsamlarını aşmadan aktarmayı öğrenecek, kendi çalışmanı nasıl adlandıracağına da buradan karar vereceksin.
Sıfır noktası
Bir meslek kuruluşu, belirli bir mesleğin üyelerini temsil eden ve onlar için kural koyan bir yapıdır. Kurduğu kural öncelikle kendi üyelerini bağlar: Alman sistemik terapi derneğinin bir bildirisi Bursa'daki bir psikoloğa yasal bir yükümlülük getirmez, Québec psikologlar odasının bir kararı da Brezilya'daki bir dizimciyi bağlamaz. Bazı kuruluşların arkasında ise bir yasa durur; o zaman söyledikleri yalnız bir görüş değil, o ülkede bir mesleğin sınırını çizen bir yorumdur.
Bu yüzden bir kurum metnini okurken önce şu sorulur: bilimsel bir değerlendirme mi yapıyor, bir etik kural mı koyuyor, yoksa bir yasanın kimi kapsadığını mı yorumluyor? Bir yöntemin bilimsel temelinin zayıf bulunması onu kendiliğinden yasaklamaz; bir mesleğin üyelerine kapatılması da yöntemin başkaları tarafından uygulanamayacağı anlamına gelmez.
Mekanizma
Ekolün ve alanın kendi sesi
Bert Hellinger kendi yöntemini fenomenolojik bir tutumla tarif etti: kolaylaştırıcı bir kuram kanıtlamaya çalışmadan odada görüneni olduğu gibi kabul eder. Gabriele ten Hövel'le yaptığı söyleşilerin 1996'da yayımlanan kitabının adı, Anerkennen, was ist ("olanı kabul etmek"), bu tutumu özetler. Uygulayıcıların önemli bir bölümü bu tutumdan bir sonuç çıkarır: dizimde anlamı kolaylaştırıcı vermez, temsilcilerin algısından kendiliğinden belirir, danışan da kendi anlamını kendisi kurar.
Alan, kurumsal olarak da kendi kurallarını koymaya çalıştı. Almanya'daki Deutsche Gesellschaft für Systemaufstellungen (DGfS, Alman Sistem Dizimleri Derneği), kendi kroniğine göre 1995'te Gunthard Weber'in çevresinde "Bert Hellinger'e göre Sistemik Çözümler Uluslararası Çalışma Topluluğu" adıyla kuruldu ve Aralık 2007'de adından Hellinger'i çıkararak bugünkü adını aldı. Derneğin yönetim kurulu Kasım 2015'te oybirliğiyle etik kurallar kabul etti. Kurallar danışanı "kendisinden ve hayatını nasıl kuracağından sorumlu" sayar; grupta gizliliğin hatırlatılmasını, yeterliğin ve ücretin açıkça söylenmesini ister ve bir şikâyet birimi tarif eder. Leyla bu metni okurken bir şeyi not ediyor: kuralların hiçbiri dizimin bir psikoterapi olduğunu ya da olmadığını söylemiyor.
Almanya: sistemik terapistlerin iki bildirisi
Almanya'daki iki büyük sistemik terapi derneği, dizimi kendi geleneklerinin bir parçası saydıkları için konuya dışarıdan değil, içeriden baktı. O günkü adıyla Deutsche Gesellschaft für Systemische Therapie und Familientherapie (DGSF, Alman Sistemik Terapi ve Aile Terapisi Derneği) yönetim kurulu Şubat 2003'te Köln'de bir tutum bildirisi yayımladı. Bildiri dizimin kökünü aile heykeli (family sculpture) geleneğinde gösteriyor ve onu sistemik ilkelere bağlı kalarak kullanan terapistleri desteklediğini yazıyor. Ardından Hellinger'in büyük salonlarda yürüttüğü dizimleri eleştiriyor: kavramlarını danışanın özerkliğini ciddi biçimde daraltan bir mutlaklıkla sunduğunu ve ciddi bir tartışmadan kaçarak çevresinde bir "eleştirilemezlik" havası oluşmasına yol açtığını söylüyor.
Bildirinin en çok alıntılanan kısmı koşullar. DGSF'ye göre dizim sistemik bir yöntem olarak ancak temsilcilerin ve terapistin söyledikleri hipotez sayılırsa, danışana bunları "şu an işe yaramıyor" diye reddetme hakkı her zaman tanınırsa ve dizim daha uzun bir terapi ya da danışmanlık sürecinin bir parçası olursa kullanılabilir. Uygulayıcının sistemik terapi ya da danışmanlık alanında sağlam bir eğitimi ve deneyimi olmalıdır. Büyük gruplarda seyirci etkisi amacıyla yapılan dizimler ise "etik dışı" (unethisch) diye reddediliyor.
Ertesi yıl Systemische Gesellschaft (SG, Sistemik Araştırma, Terapi, Süpervizyon ve Danışmanlık Alman Derneği) "Potsdam Bildirisi"ni (Potsdamer Erklärung) yayımladı. Potsdam'daki bir gelecek çalıştayında (Zukunftskonferenz) hazırlanan metnin yazarları derneğin o zamanki başkanı Arist von Schlippe, Hans Schindler ve Matthias Varga von Kibéd; metnin altında "Temmuz 2004" tarihi var ve dernek onu 28 Eylül 2004'te Berlin'deki üye toplantısında karşı oy olmadan kabul etti. Bildiri Hellinger'in hakkını vererek başlıyor: dizim çalışmasını yoğunlaştırdığını ve özellikle dolanıklık dinamiklerinin çözümünde yeni ve yaratıcı yollar geliştirdiğini kabul ediyor. Sonra sistemik terapinin temel öncülleriyle bağdaşmadığını düşündüğü uygulamaları sayıyor: danışanın talebinin netleştirilmemesi, "daha büyük bir şey" gibi gizemlileştiren betimlemeler, "her zaman" ve "tek yol" türünden genellemeler, aşağılayıcı olabilecek müdahaleler ve bir hakikate başkalarından daha çok sahip olunduğu fikri. Kapanış cümlesi dengeyi kuruyor: dizim çalışması "Hellinger'in ötesinde" bir terapi aracı olarak gelişmeli, ama onun adıyla sıkı bağı bugün artık sürdürülemez. Aynı metin, bu tür uygulamaya yönelik "ayrım gözetmeyen eleştiriye" de karşı çıkıyor.
DGSF'nin dizim uzmanlık grubu sonradan bu çizgiyi uygulamaya döken bir kalite rehberi hazırladı. Rehber, temsilcinin algısının danışanın gerçekliğiyle karşılaştırılması gerektiğini, "bilen alan"ın bilgisinin yalnızca danışanın o anki iç resmini yansıttığını yazıyor ve kaçınılacak hatalar listesine şu cümleyi koyuyor: "Temsilci hakikati söyler."
Québec ve Brezilya: psikologlar ve yargı
Leyla'nın gecesini başlatan yazı başka bir türden. Québec psikologlar odası (Ordre des psychologues du Québec) adına kalite ve uygulama geliştirme direktör vekili Béatrice Vandevelde'nin Ocak 2026'da yayımladığı yazı iki ayrı soru soruyor. İlki bilimsel: yazı, yöntemin temelindeki fikrin, temsilcilerin bilinçdışlarının danışanın aile bilinçdışıyla iletişim kurduğu varsayımının, bilim tarafından desteklenmediğini ve bunun psikolojiden parapsikolojiye bir kayma olduğunu söylüyor; bu varsayımın açıklamasını Rupert Sheldrake'in morfik rezonans hipotezinde buluyor. Bu yüzden bir psikoloğun bu yöntemi uygulaması, mesleği "genel olarak kabul görmüş bilimsel ve mesleki ilkelere göre" yürütmeyi isteyen etik kuralın 5. maddesine aykırı sayılıyor. Yazı burada bir ayrım yapıyor: kuşaklar arası aktarımla çalışan terapileri ya da psikodramadaki gibi sahneye koymayı hedef almıyor; sorun gördüğü şey yöntemin dayandığı varsayım.
Bir savunucu tam burada itiraz eder ve itirazın bir dayanağı var. Pek çok uygulayıcı dizimi Sheldrake'in alanına bağlamıyor; DGSF rehberi temsilcinin bilgisini danışanın iç resmine indiriyor, Varga von Kibéd ve Insa Sparrer'in yapısal dizimlerinde kullanılan "temsil eden algı" ifadesi de yaşananı adlandırıp nereden geldiğine dair bir iddia taşımıyor. Odanın yazısı bu temkinli kanadı ayrıca tartışmıyor; ama yöntemin psikoterapi sayılıp sayılmadığına dair hukuki sonucu bu açıklamaya bağlı değil.
İkinci soru o hukuki soru. Québec'te psikoterapi Meslekler Yasası'nın (Code des professions) 187.1. maddesinde tanımlı ve yetkili meslek mensuplarına ayrılmış bir faaliyet. Yazı, dizimcilerin bir itirazını da aktarıyor: anlamı kolaylaştırıcı değil, temsilcilerin algısı ve danışanın kendisi kurduğu için bunun psikoterapi olmadığı. Oda bu itirazı kabul etmiyor, çünkü psikoterapide de keşfi danışanın kendisinin yapması amaçlanıyor. Yazıya göre dizim, sunulduğu biçimiyle psikoterapinin yasal tanımındaki üç öğeyi de taşıyor ve yetkisi olmadan sunan birinin yasa dışı psikoterapi yaptığına dair "güçlü karineler" var, ama kesin hüküm için her hizmet teklifinin tek tek incelenmesi gerekiyor.
Brezilya'da iki kurum konuştu. Conselho Federal de Psicologia (CFP, Federal Psikoloji Konseyi) 2023'te yayımladığı 1/2023 sayılı teknik notta yöntemin psikolojinin bir tekniği olarak kullanılmasının etik ve mesleki bakımdan bağdaşmaz olduğunu söyledi. Notun saydığı gerekçeler beş başlıkta toplanıyor: bazı ifadelerin şiddete uğrayan kadınlara ve kız çocuklarına sorumluluk yüklemesi, ani psikolojik sarsıntıları yönetecek teknik bilginin bulunmaması, oturumların canlı ya da çevrimiçi yayımlanmasının gizliliği çiğnemesi, çocukluğu ve gençliği haklardan yoksun gören ve Çocuk ve Ergen Statüsü'yle (ECA) çelişen bir bakış ve cinsel yönelimle toplumsal cinsiyet kimliklerini patolojik sayan kavramlar. Not, psikolog olmayanların uygulamasını düzenlemiyor.
Ulusal Yargı Konseyi'nde (Conselho Nacional de Justiça, CNJ) görülen dosyayı 2019'da açan ise dizimcilerin kendi derneği Associação Brasileira de Constelações Sistêmicas'tı ve istediği şey yargıda dizimin kurallara bağlanmasıydı. Raportör Marcio Luiz Freitas Ekim 2023'te düzenleme talebinin reddedilmesini ve mahkemelerde ve yargı organlarında dizimin ya da kadının rolüne ve aile yapısına dair kalıp yargılara dayanan başka tekniklerin yasaklanmasını önerdi; gerekçesi suç mağdurlarının yeniden mağdur edilmesi (revitimização) riskiydi. Dosya Aralık 2023'te sanal genel kurulda yeniden görüşüldü; hukuk haber sitesi Conjur'un Mart 2024 haberine göre beş üye raportöre tümüyle, bir üye kısmen katıldı ve karar fiziki genel kurulda tamamlanmayı bekliyordu.
Metinleri yan yana koymak
Leyla sabaha karşı metinleri bir tabloya diziyor. Hiçbir metin yöntemi bütün uygulayıcılar için yasaklamıyor, ama bu yumuşak bir sonuç değil. Québec'teki oda yöntemi psikologlara kapatıyor ve yetkisiz sunanların yasa dışı psikoterapi yapmış olabileceğini söylüyor; Brezilya'daki konsey yöntemi psikoloji pratiğiyle bağdaşmaz buluyor; CNJ'deki öneri kabul edilirse Brezilya mahkemelerinde dizim tümüyle yasaklanmış olacak. Alman dernekleri ise yöntemi sahipleniyor ama belirli bir uygulama biçimini, yani büyük salonda tek seferlik, mutlak konuşan ve danışanın itirazına yer bırakmayan biçimi reddediyor.
Metinlerin ortak noktası daha dar ve Leyla'nın broşürüne doğrudan dokunuyor: hepsi tedavi vaadine ve kesin konuşan uygulamaya karşı duruyor. Temsilcinin sözünü bir hipotez olarak kullanmayı ve danışana reddetme hakkı tanımayı öneren ise yalnız Alman metinleri. Québec yazısı varsayımın kendisini bilim dışı sayıyor ve bir hipotez diliyle kurtarılabileceğini söylemiyor; CNJ'deki oy da reddetme hakkından değil, mağdurun korunmasından söz ediyor.
Türkiye: Mert'in sorusu
Leyla Mert'e cevap yazmadan önce kendi ülkesindeki metinleri okuyor. Türkiye'de psikologlara ait ayrı bir meslek yasası yok; klinik psikolog 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun'un 2011'de eklenen ek 13. maddesinde tanımlanıyor. Bu maddeye göre klinik psikolog, uluslararası sınıflama sistemlerinde hastalık sayılmayan ve Sağlık Bakanlığı'nın uygun bulduğu durumlarda psikoterapi işlemleri yapabiliyor; hastalık durumlarında ise ancak uzman hekimin tanısı ve yönlendirmesiyle. Sağlık Bakanlığı'nın 28 Nisan 2026'da Resmî Gazete'de yayımlanan Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulamaları Yönetmeliği de uygulamaları ekindeki listeyle sınırlıyor; akupunkturdan müzikterapiye on beş uygulamayı sayan bu listede aile dizimi yok.
Türk Psikologlar Derneği (TPD) bir oda değil, üyeliği gönüllü bir dernek; Etik Yönetmeliği 2004'te kabul edildi ve 2018'de güncellendi. Yönetmelik aile dizimini adıyla anmıyor, ama Leyla'nın broşürüne doğrudan dokunan maddeler içeriyor. Psikolog yalnız yetkinliğini elde ettiği alanda çalışır; kendini tanıtırken "verdiği hizmetlerin bilimsel temelleri ve sonuçları" hakkında yanıltıcı bildirimde bulunmaz; "tanıtım broşürleri" de dahil olmak üzere topluma yönelik bilgilendirmede aldatıcı açıklama yapmaz ve "gerçek dışı belirsiz vaatlerde" bulunmaz. Leyla Ekim 2026 itibarıyla TPD'nin ya da başka bir Türk meslek kuruluşunun aile dizimi hakkında yayımlanmış, tarihli bir tutum metnini bulamıyor ve Mert'e bunu açıkça yazıyor: "Burada dizim hakkında bağlayıcı bir meslek kuruluşu kararı yok; ama derneğimin etik yönetmeliği broşürümdeki 'yükleri çözer' cümlesini zaten taşımıyor."
Odada ne söylenir
Leyla'nın broşürüne geri dönelim. "Aile dizimi terapisi" başlığı ve "kuşaktan kuşağa geçen yükleri çözer" cümlesi, okuduğu metinlerin hepsinin uyardığı şeyi yapıyor: bilimsel olarak gösterilmemiş bir sonucu vaat ediyor ve çalışmayı bir tedavi olarak çerçeveliyor. Bunun yerine şöyle bir metin yazılabilir: "Aile dizimi, aile ilişkilerinin sembolik olarak sahnelendiği bir grup çalışmasıdır. Temsilcilerin söyledikleri sizin için bir öneridir, ailenize dair bir bilgi değildir; işinize yaramayanı bırakabilirsiniz. Bu çalışmanın etkisine dair araştırmalar sınırlıdır ve psikoterapinin ya da psikiyatrik tedavinin yerini tutmaz."
Daha zor soru, Leyla'nın kendi terapi danışanlarıyla ilgili. Melike bir yıldır Leyla'yla bireysel terapide ve broşürü Leyla'nın web sitesinde görünce gruba katılmak istiyor. TPD Etik Yönetmeliği'nin çoklu ilişkiler maddesi, psikoloğun aynı kişiyle ek bir rol üstlenmesini, bu rol nesnelliğini ya da etkinliğini azaltacak ya da danışana zarar verecekse yasaklıyor. Burada üç risk var: Melike'nin aile sırları terapi odasının gizliliğinden çıkıp otuz kişilik bir gruba taşınır, terapistinin önerisini geri çevirmek ona zor gelebilir ve grupta yaşadıkları bireysel terapiye Leyla'nın kendi yönettiği bir sahnenin yorumu olarak geri döner. Leyla'nın söyleyebileceği cümle şuna benzer: "Bu çalışmayı kendi danışanlarıma önermiyorum, çünkü burada senin terapistinim ve o odada başka bir rolüm olur. Yine de merak ediyorsan bunu burada konuşabiliriz; denemek istersen benim yönetmediğim bir grubu birlikte düşünürüz. Québec'teki psikologlar odası ve Brezilya'daki psikoloji konseyi bu yöntemi psikologların kullanmaması gereken bir yöntem sayıyor, Almanya'daki sistemik terapistler ise belirli koşullarla kullanıyor; bunu da bilmeni isterim."
Brezilya'daki tartışmanın uyardığı durum da odada karşına çıkabilir: bir katılımcı süren bir şiddeti anlatırsa dizim orada durur, kişiyle yalnız konuşulur ve ALO 183 ile KADES uygulaması anlatılır; yakın tehlike varsa 112 aranır.
Kaynaklardan okuma
Usta katmanı
Bir kurum metnini başkasına aktarırken en sık yapılan hata, kapsamını genişletmek ya da daraltmaktır: Québec yazısını "Kanada yasakladı" diye paylaşmak da, DGSF bildirisini koşulları atlanarak "sistemik terapistler destekliyor" diye anmak da metnin bir cümlesini alıp ötekini bırakır.
Bu metinlerin bir kısmının dizime içeriden, onu kendi geleneğinin bir parçası sayan meslektaşlardan gelmesi de ayrıca önemli. Potsdam Bildirisi'ni yazanlardan biri olan Varga von Kibéd, kendisi dizimle çalışan bir kuramcıydı; bildiri dizimi sistemik terapiden kovmak için değil, onu Hellinger'in belirli tutumlarından ayırmak için yazıldı. Brezilya'da yargıda düzenleme isteyen dernek de dizimcilerin kendisiydi. Bu, hem alanın kendini düzeltebildiğini hem de en yakın komşularının bile belirli uygulamaları kabul edilemez bulduğunu gösterir.
Türkiye için bir kural koymak gerekirse şu olabilir: bir meslek kuruluşunun tutumunu ancak kuruluşun kendi yayımladığı, tarihli ve kurul adıyla imzalanmış bir metinden aktar. Bir tutum metni yoksa bunu "yasak yok, demek ki serbest" diye okuma; o zaman seni genel etik kurallar bağlar ve Leyla'nın örneğindeki gibi çoğu zaman yeterince açık konuşurlar.
Yaygın hatalar
Yaygın yanlış"Meslek kuruluşları aile dizimini yasakladı."
Okuduğumuz metinlerin her biri belirli bir grubu bağlıyor: Alman dernekleri kendi üyelerinin uygulama biçimini, Québec ve Brezilya'daki kuruluşlar psikologları, CNJ'deki öneri mahkemeleri hedefliyor.
Yaygın yanlış"Alman sistemik terapistleri dizimi onaylıyor, demek ki sorun yok."
DGSF 2003'te desteğini hipotez dili, reddetme hakkı, uzun süreç ve eğitimli uygulayıcı koşullarına bağladı ve seyirci etkisi için büyük gruplarda yapılan dizimleri etik dışı saydı.
Yaygın yanlış"Bu eleştiriler yöntemi tanımayan dışarıdan insanlardan geliyor."
Potsdam Bildirisi ve DGSF bildirisi, dizimi kendi geleneklerinin parçası sayan sistemik terapistlerden; Brezilya'daki düzenleme talebi ise dizimcilerin kendi derneğinden geldi.
Yaygın yanlış"Türkiye'de bir karar olmadığına göre psikolog olarak istediğim gibi sunabilirim."
TPD Etik Yönetmeliği hizmetin bilimsel temelleri hakkında yanıltıcı bildirimi, broşürde aldatıcı açıklamayı ve zarar verecek çoklu ilişkiyi zaten kapsıyor; kurala yöntemin adı geçmeden de uyulması gerekiyor.
Uygulama
Kilit özet
- Bir meslek kuruluşunun tutumu öncelikle kendi üyelerini bağlar; arkasında bir yasa yoksa başka bir ülkedeki ya da başka bir meslekteki uygulayıcıya hukuki bir yükümlülük getirmez.
- DGSF 2003'te dizimi sistemik ilkelere bağlı kalınarak kullanmayı destekledi, ama temsilci ifadelerinin hipotez sayılmasını, reddetme hakkını, uzun süreci ve eğitimli uygulayıcıyı şart koştu; SG'nin 28 Eylül 2004'te kabul ettiği Potsdam Bildirisi Hellinger'in katkısını tanıyıp mutlak konuşan uygulamasından ayrıldı.
- Québec psikologlar odasının Ocak 2026 yazısı yöntemi bilim dışı bir varsayıma dayandığı için psikologlara kapattı ve Québec yasasında psikoterapi saydı; Brezilya'da CFP 2023'te psikoloji pratiğiyle bağdaşmazlık bildirdi, CNJ'de raportör mahkemelerde dizimin yasaklanmasını önerdi.
- Metinlerin ortak noktası tedavi vaadine ve kesin konuşan uygulamaya karşı durmak; hipotez dilini ve reddetme hakkını öneren yalnız Alman metinleri.
- Türkiye'de Ekim 2026 itibarıyla dizim hakkında bağlayıcı bir meslek kuruluşu kararı bulunamadı; ama TPD Etik Yönetmeliği bilimsel temeli abartan tanıtımı, belirsiz vaadi ve zarar verecek çoklu ilişkiyi zaten kapsıyor.
- Leyla'nın broşüründe görüldüğü gibi adı kadar vaadi de önemlidir; Melike'ninki gibi kendi terapi danışanına kendi yönettiği dizimi önermek ayrıca bir çift rol sorunudur.
- Bir kurumun tutumu yalnız kendi yayımladığı tarihli metinden aktarılır; kapsamı genişletilmez, daraltılmaz.
Sonraki derse köprü
Leyla'nın broşürü bir uygulayıcının kendi çalışmasını nasıl adlandıracağı sorusuydu. Modülün son dersinde aynı soruyu bir adım öteye taşıyacağız: bir öğreti hem öğretilip hem de kanıt durumu dürüstçe söylenebilir mi?
O derste bu katman boyunca okuduğumuz kavramları, aidiyeti, düzeni, dengeyi, vicdanı, dolanıklığı ve bilen alanı, savunmadan ve reddetmeden aktarmanın kurallarını kuracağız: her önermenin kaynağını ve kanıt düzeyini söylemek, belirsizliği cümlenin kenarına değil çekirdeğine koymak ve sembolik dilin nerede bir imge önerdiğini, nerede bir kişiye kimlik atadığını ayırmak.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.
Animasyon ve seslendirme notları
Animasyon ve seslendirme notları
Açılış sahnesinde Leyla'nın masası: ekranda broşür taslağı, yanında telefonda Mert'in mesajı. "Aile dizimi terapisi" başlığının altına sabah bir soru işareti ekleniyor.
Zaman çizgisi: 1995 DGfS'nin öncülü, 1996 Hellinger ve ten Hövel, Şubat 2003 DGSF bildirisi, Nisan 2004 TPD Etik Yönetmeliği, Eylül 2004 Potsdam Bildirisi, 2011 1219 sayılı Kanun ek 13. madde, Kasım 2015 DGfS etik kuralları, 2023 CFP teknik notu, Ekim ve Aralık 2023 CNJ, Ocak 2026 Québec yazısı, Nisan 2026 geleneksel ve tamamlayıcı tıp yönetmeliği. Her noktanın altında tek satır ve kurumun ülkesi.
"Metinleri yan yana koymak" bölümünde dört sütunlu bir tablo: kurum, kimi bağlıyor, ne söylüyor, gerekçe. Sütunlar Leyla'nın kalemiyle tek tek doluyor. Tablonun altındaki ortak satır yalnız "tedavi vaadine ve kesin konuşan uygulamaya karşı" demeli; "hipotez dili" satırı yalnız iki Alman metninin hizasında durmalı.
Melike sahnesinde terapi odası ve grup salonu iki ayrı oda olarak çizilmeli; aralarındaki kapı Leyla'nın cümlesiyle kapanıyor. Broşürün eski ve yeni metni yan yana gösterilmeli; eski cümlelerin üstü çizilmeden, yalnızca soluk renkte. Üç soru tablosu ve broşür yeniden yazım formu yazdırılabilir olmalı.
Seslendirme: kurum metinlerinden yapılan alıntılar tarafsız, aynı tonda okunmalı; hiçbir kurumun sözü diğerinden daha sert ya da daha yumuşak seslendirilmemeli. Almanca, Fransızca ve Portekizce kurum adları ilk geçtiklerinde özgün dilde, sonra Türkçe karşılıklarıyla okunmalı. Leyla'nın Melike'ye verdiği cevap sakin ve sıcak.