İçeriğe geç

K1-M08-D02 · İnsan, Aile ve Sistem Temelleri

Bağlanma örüntüleri ve ölçüm

K1K2Yeşil

1.769 kelime · yaklaşık 9 dakika okuma · 11 dakika seslendirme · 3 kaynak

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Bebek bağlanma araştırmalarında dört örüntü vardır: güvenli, kaçınan, kaygılı/dirençli, dezorganize. Dördü de belirli gözlem prosedürlerindeki davranış tarifleridir.
  2. Bu terimler çocuğun kişiliğine yapıştırılacak kimlikler değil, belirli bir ilişki ve bağlamdaki gözlem sınıflarıdır.
  3. Aynı çocuk farklı bakım verenlerle farklı sınıfta değerlendirilebilir — çünkü sınıflama çocuğu değil ilişkiyi tarif eder.
  4. Yetişkin araştırmaları iki boyut kullanır: bağlanma kaygısı ve bağlanma kaçınması. Boyutlar bir dereceyi ölçer, bir kategoriye yerleştirmez.
  5. Bir kişi her iki boyutta yüksek, her ikisinde düşük ya da karma olabilir; dört kutuya sıkıştırmak bu çeşitliliği kaybettirir.
  6. Çocukluk sınıflaması ile yetişkin öz bildirimini doğrudan eşitlemek hatalıdır: ölçüm yöntemi, ilişki türü ve yaş dönemi farklıdır.
  7. Bağlanma ile ruh sağlığı güçlükleri arasında ilişkiler bildirilmiştir; ama ilişki kader ya da tek neden değildir.
  8. Ölçüm aracı sonucu değiştirebilir — öz bildirim ile görüşme temelli değerlendirme farklı sonuç verebilir.
  9. Bir dizim sahnesindeki yaklaşma ya da uzaklaşma bağlanma sınıflaması yapmaya yetmez; deneyim ya da metafor olarak ele alınabilir.
  10. Bir sınıflama, dört alternatif açıklamayı birden kapatabilir. Adlandırmak yararlıdır; adlandırmayı kapanış saymak değildir.

Açılış sahnesi

Bir kadın telefonuna bakıyor. Partnerine dört saat önce mesaj attı, cevap yok.

Bir daha bakıyor. Bir daha.

Sonra bir arkadaşına yazıyor: "Sanırım kaygılı bağlanmam tetiklendi."

Bu cümle bugün çok sık kuruluyor ve içinde ciddi bir sıçrama var.

Kadının yaşadığı şey gerçek: kaygı yükseldi, dikkat telefona kilitlendi, düşünceler kötüye gitti. Buraya kadar bir gözlem var.

Ama "kaygılı bağlanmam" ifadesi bir gözlem değil. Bir sınıflandırma — ve o sınıflandırma belirli bir ölçüm yönteminden geliyor, bir hissin adı değil.

Peki hangi ölçümden? Ve o ölçüm bu duruma ne diyor?

Şimdi asıl soru: bu kaygının başka açıklamaları var mı? Partneri daha önce aldattı mı? Şu anda iş yerinde bir kriz mi var? Bu ilişkide mesajlaşma nasıl bir anlam taşıyor? Ve en sıradanı — partneri gerçekten güvenilmez davranıyor mu?

Bu ders bir sınıflamanın nereden geldiğini ve nereye kadar gittiğini kuruyor.

Bu akademi eğitim amaçlıdır; tanı, kişiye özel tedavi veya acil yardım sunmaz. Aktif intihar düşüncesi, gerçeklikle bağın ciddi biçimde bozulması, ağır dissosiyasyon, kontrolsüz madde etkisi ya da devam eden şiddet varsa kişisel çalışma yapmak yerine uygun profesyonel desteğe başvurun. Türkiye'de yakın ve ciddi tehlikede yüz on iki Acil Çağrı Merkezi aranmalıdır; acil olmayan psikiyatri başvurusu için Merkezi Hekim Randevu Sistemi kullanılabilir.

Bu derste ne olacak

Önce bebek bağlanma araştırmalarındaki dört örüntüyü kuracağız ve bunların nereden geldiğini — hangi gözlem prosedüründen — söyleyeceğiz. Sonra bunların neden kişilik etiketi olmadığını göreceğiz. Ardından yetişkin araştırmalarındaki iki boyuta geçeceğiz: kaygı ve kaçınma. Sonra dersin merkezine geleceğiz: çocuk sınıflaması ile yetişkin öz bildirimini doğrudan eşitlemek neden hatalı? En sonda bir dizim sahnesinin bağlanma sınıflaması için neden yetmediğini konuşacağız.

Ders bittiğinde bir bağlanma ifadesi duyduğunuzda "bu hangi ölçümden geliyor" sorusunu sorabiliyor ve bir gözlemi hemen bir sınıfa çevirmeden önce en az dört alternatif üretebiliyor olacaksınız.

Sıfır noktası

Bir ateş ölçümü düşünün.

Koltuk altından ölçtünüz: otuz yedi virgül iki. Kulaktan ölçtünüz: otuz yedi virgül sekiz. Alından ölçtünüz: otuz yedi virgül dört.

Üç farklı sayı. Hangisi doğru?

Üçü de doğru — ama üçü aynı şeyi ölçmüyor. Farklı bölgeler, farklı yöntemler, farklı normal aralıklar.

Şimdi kritik hata: koltuk altı normalini kulak ölçümüne uygulamak. Sayılar birbirine benziyor, birim aynı, ama karşılaştırma geçersiz.

Bağlanma ölçümünde tam olarak bu hata yapılıyor.

Bebek bağlanma sınıflaması bir gözlem prosedüründen geliyor. Yetişkin bağlanma boyutları bir öz bildirim ölçeğinden geliyor. İkisi de geçerli, ikisi de yararlı — ve ikisi doğrudan birbirine çevrilemiyor.

Bu benzetme bir yere kadar doğru. Ateşte tek bir gerçek vücut sıcaklığı var ve üç yöntem ona yaklaşıyor. Bağlanmada altta tek bir "gerçek stil" olduğu varsayımı bile tartışmalıdır. Buna usta katmanında döneceğiz.

Mekanizma

Dört bebek örüntüsü

Bebek bağlanma araştırmalarında dört örüntüden söz edilir. Bu sınıflamalar belirli gözlem prosedürlerine — özellikle ayrılık ve yeniden birleşme anlarındaki davranışlara — dayanır.

Güvenli örüntüde çocuk bakım vereni güvenli üs olarak kullanabilir ve yeniden birleşmede yatışabilir.

Kaçınan örüntüde yakınlık işaretleri bastırılmış ya da sınırlı görünebilir. Çocuk ayrılıkta belirgin sıkıntı göstermeyebilir ve dönüşte yaklaşmayabilir.

Kaygılı ya da dirençli örüntüde yoğun yakınlık arama ile yatışmakta güçlük birlikte bulunabilir. Çocuk hem yaklaşır hem sakinleşemez.

Dezorganize sınıflama ise aynı anda yaklaşma ve kaçınma gibi çelişkili ya da yönsüz davranışları tarif eder.

Dikkat edin: dördü de DAVRANIŞ tarifi. Hiçbiri çocuğun içinde ne olduğu hakkında bir iddia değil.

Bunlar kimlik değil

Şimdi bu bölümün en önemli cümlesi.

Bu terimler çocuğun kişiliğine yapıştırılacak kimlikler değildir. Belirli bir ilişki ve bağlamdaki gözlem sınıflarıdır.

"Belirli bir ilişki" ifadesi kritik. Aynı çocuk anneyle bir sınıfta, babayla başka bir sınıfta değerlendirilebilir. Çünkü sınıflama çocuğu değil, o İLİŞKİYİ tarif ediyor.

Bunu kaçırmak, alandaki en yaygın hatanın kaynağı: "bu çocuk kaçınan" cümlesi kurulduğu anda, bir ilişki tarifi bir kişilik tarifine dönüşmüş oluyor.

İki yetişkin boyutu

Yetişkin romantik bağlanma araştırmalarında farklı bir yaklaşım kullanılır.

Dört kutu yerine iki boyut var: bağlanma kaygısı ve bağlanma kaçınması.

İki boyut olmasının önemli bir sonucu var: bir kişi her iki boyutta da yüksek, her ikisinde de düşük ya da birinde yüksek birinde düşük olabilir. Dört kutuya sıkıştırmak bu çeşitliliği kaybettirir.

Ve ikinci sonuç: boyutlar bir dereceyi ölçer, bir kategoriye yerleştirmez. "Kaygılıyım" değil, "bu ölçekte kaygı boyutunda şu düzeydeyim".

Kişiler farklı ilişkilerde ve farklı zamanlarda farklı düzeyler gösterebilir.

Dersin merkezi: iki ölçüm eşitlenemez

Şimdi ateş benzetmesine dönelim.

Çocukluk sınıflaması ile yetişkin öz bildirimini doğrudan eşitlemek hatalıdır.

Üç fark var.

Birincisi ölçüm yöntemi. Biri bir gözlemcinin davranışı sınıflandırması, öbürü kişinin kendi hakkında bir ölçeği doldurması. Bir kişinin kendini nasıl gördüğü ile bir gözlemcinin ne gördüğü aynı şey değildir.

İkincisi ilişki türü. Biri bebek–bakım veren ilişkisi, öbürü yetişkin romantik ilişkisi. İkisinde de yakınlık düzenlemesi var ama koşullar tamamen farklı.

Üçüncüsü yaş dönemi. Arada yirmi ya da otuz yıl ve o sürede yaşanmış her şey var.

Bu yüzden "çocukken kaçınandım, o yüzden şimdi böyleyim" cümlesi bir çıkarım değil, bir sıçrama. İki ayrı ölçüm arasında köprü kuruyor ve köprünün varlığı gösterilmiş değil.

Yaygın yanlış"Bebeklikteki sınıfım yetişkinlikteki stilimi belirler."
Doğrusu

İki ölçüm farklı yöntem, farklı ilişki ve farklı yaş dönemine ait. Aralarında süreklilik bildirilmiştir ama bu, birinden diğerini okumaya izin vermez.

İlişki var, kader yok

Mizaç, yaşam olayları, sosyal destek, yoksulluk, ayrımcılık ve sonraki ilişkiler de belirleyicidir.

Bu, M06'daki çoksonluluk ilkesinin bağlanmadaki karşılığı: aynı başlangıç farklı sonuçlara gidebilir.

Sahne sınıflama yapmaz

Şimdi bu akademiye özgü kısım.

Bir dizim sırasında temsilcinin yaklaşması ya da uzaklaşması, bağlanma sınıflaması yapmaya yetmez.

Neden? Çünkü sınıflamanın dayandığı hiçbir koşul orada yok. Standart bir prosedür yok, tekrarlanmış bir gözlem yok, ilişkinin kendisi yok — odadaki kişi o ilişkinin tarafı değil, temsilcisi.

Bu hareket yalnızca sahnedeki bir deneyim ya da bir metafor olarak ele alınabilir.

Ve fark önemli: "temsilci uzaklaştı, demek ki kaçınan bağlanma var" cümlesi bir sınıflama iddiasıdır. "Temsilci uzaklaştı; bu sende ne çağrıştırıyor?" cümlesi bir çağrışım sorusudur.

Birincisi Katman sıfırdaki merdivenin üçüncü basamağına atlıyor; ikincisi ikinci basamakta duruyor.

Kaynaklardan okuma

Usta katmanı

Şimdi ateş benzetmesinin kırıldığı yere gelelim.

Ateşte altta tek bir gerçek vücut sıcaklığı var. Üç yöntem ona yaklaşıyor ve aralarındaki fark bir ölçüm hatası.

Bağlanmada altta tek bir "gerçek stil" olduğu varsayımı bile tartışmalıdır.

Belki de ölçtüğümüz şey bir kişide bulunan sabit bir özellik değil, bir ilişkide oluşan bir düzenleme biçimi. Öyleyse iki ölçümün farklı sonuç vermesi bir hata değil, doğru bilgi: iki farklı ilişkide iki farklı örüntü var.

Bu bakış, popüler "bağlanma stilini öğren" anlatısını kökünden değiştirir. Öğrenilecek bir stil değil, incelenecek bir ilişki var.

İkinci nüans: sınıflama dili kişinin kendi hakkındaki anlatısına yerleşiyor.

Açılış sahnesindeki kadın "kaygılı bağlanmam tetiklendi" dediğinde iki şey birden yapıyor. Bir yandan yaşadığını adlandırıyor — bu yararlı. Öbür yandan sorumluluğu kendi içindeki bir yapıya devrediyor — ve bu, ilişkinin kendisine bakmayı zorlaştırıyor.

Çünkü eğer kaygı "benim stilim"se, partnerin davranışını sorgulamak gereksiz görünür.

Oysa dört alternatif vardı: ilişkideki gerçek güvensizlik, aldatma geçmişi, güncel stres, kültürel iletişim beklentileri. Bir sınıflama bu dördünü de kapatabiliyor.

Üçüncü ve en önemli nokta: bu, kişinin kendi diline müdahale etme yetkisi vermiyor.

Bir danışan "ben kaygılı bağlanmayım" diyorsa, o cümleyi düzeltmek uygulayıcının işi değil. Kişinin kendi anlatısı onun hakkı.

Yapılabilecek şey başka: yanına bir soru eklemek. "Bu her ilişkinde böyle mi?" ya da "bu ilişkide olan bir şey de var mı?"

Fark şu — birincisi kişinin dilini elinden alır, ikincisi ona bir kapı daha açar. Katman sıfırdaki güvenli dil kuralı burada da geçerli: seçenek bırakan cümle.

Yaygın hatalar

Yaygın yanlış"Dört bağlanma tipi vardır ve herkes birine girer."
Doğrusu

Bebek araştırmasındaki dört örüntü gözlem sınıfıdır; yetişkin araştırması ise iki boyut kullanır ve boyutlar dereceyi ölçer, kategoriye yerleştirmez.

Yaygın yanlış"Bağlanma sınıfı çocuğun bir özelliğidir."
Doğrusu

Sınıflama çocuğu değil, belirli bir ilişkiyi ve bağlamı tarif eder. Aynı çocuk farklı bakım verenlerle farklı sınıfta olabilir.

Yaygın yanlış"Bağlanma ruh sağlığı sonuçlarını belirler."
Doğrusu

İlişkiler bildirilmiştir ama tek neden ya da kader değildir. Mizaç, yaşam olayları, destek, yoksulluk, ayrımcılık ve sonraki ilişkiler de belirleyicidir.

Yaygın yanlış"Sahnedeki mesafe bağlanmayı gösterir."
Doğrusu

Sınıflamanın dayandığı hiçbir koşul sahnede yoktur. Hareket bir deneyim ya da metafor olarak ele alınabilir, bir sınıflama olarak değil.

Uygulama

Kilit özet

  1. Bebek bağlanma araştırmalarında dört örüntü vardır: güvenli, kaçınan, kaygılı/dirençli, dezorganize. Dördü de belirli gözlem prosedürlerindeki davranış tarifleridir.
  2. Bu terimler çocuğun kişiliğine yapıştırılacak kimlikler değil, belirli bir ilişki ve bağlamdaki gözlem sınıflarıdır.
  3. Aynı çocuk farklı bakım verenlerle farklı sınıfta değerlendirilebilir — çünkü sınıflama çocuğu değil ilişkiyi tarif eder.
  4. Yetişkin araştırmaları iki boyut kullanır: bağlanma kaygısı ve bağlanma kaçınması. Boyutlar bir dereceyi ölçer, bir kategoriye yerleştirmez.
  5. Bir kişi her iki boyutta yüksek, her ikisinde düşük ya da karma olabilir; dört kutuya sıkıştırmak bu çeşitliliği kaybettirir.
  6. Çocukluk sınıflaması ile yetişkin öz bildirimini doğrudan eşitlemek hatalıdır: ölçüm yöntemi, ilişki türü ve yaş dönemi farklıdır.
  7. Bağlanma ile ruh sağlığı güçlükleri arasında ilişkiler bildirilmiştir; ama ilişki kader ya da tek neden değildir.
  8. Ölçüm aracı sonucu değiştirebilir — öz bildirim ile görüşme temelli değerlendirme farklı sonuç verebilir.
  9. Bir dizim sahnesindeki yaklaşma ya da uzaklaşma bağlanma sınıflaması yapmaya yetmez; deneyim ya da metafor olarak ele alınabilir.
  10. Bir sınıflama, dört alternatif açıklamayı birden kapatabilir. Adlandırmak yararlıdır; adlandırmayı kapanış saymak değildir.

Sonraki derse köprü

Bu derste ölçümün ne söylediğini ve ne söylemediğini kurduk. Sıradaki derste doğrudan çarpıtmalara gireceğiz.

Bağlanma, popüler kültürde en çok yanlış kullanılan psikoloji kavramlarından biri ve bu yanlış kullanımların bazıları zararsız değil. Özellikle bir tanesi: dezorganize bağlanmanın çocuk istismarını kanıtladığı iddiası.

Sıradaki derste beş miti tek tek sökeceğiz ve o beşincisi üzerinde özellikle duracağız — çünkü çocuk koruma alanında gerçek sonuçları olan bir hata.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Açılış sahnesinde telefon ekranı ve bekleyen mesaj gösterilmeli. "Kaygılı bağlanmam tetiklendi" cümlesi belirdiğinde, arkasında dört alternatif açıklama soluk hâlde durmalı — cümle onları kapatıyor izlenimi verilmeli.

Ateş ölçümü benzetmesi üç ayrı termometre ve üç ayrı sayı olarak çizilmeli. Sonra bir sayının başka bir yöntemin normaline uygulanması görsel bir "geçersiz" işaretiyle gösterilmeli.

Dört bebek örüntüsü ayrılık ve yeniden birleşme anlarıyla birlikte çizilmeli; her örüntü için gözlenen DAVRANIŞ gösterilmeli, çocuğun iç dünyasına dair hiçbir görsel kullanılmamalı. Bu bölümün görsel kuralı budur.

İki yetişkin boyutu bir eksen sistemi olarak çizilmeli — dört kutu olarak değil. Bir nokta eksende gezdirilerek "her iki boyutta yüksek", "her ikisinde düşük" gibi konumlar gösterilmeli. Sonra aynı görselin üzerine dört kutu bindirilip neyin kaybolduğu gösterilmeli.

İki ölçüm karşılaştırması üç farkla — yöntem, ilişki türü, yaş dönemi — üç sütun olarak durmalı. Aralarına çizilen köprü kesikli ve soru işaretli olmalı.

Sahne bölümünde bilgi merdiveni geri çağrılmalı; "temsilci uzaklaştı demek ki kaçınan" ifadesi üçüncü basamakta, "bu sende ne çağrıştırıyor" ikinci basamakta işaretlenmeli.

Seslendirme: açılış sahnesi yargısız — kadının cümlesi alay edilerek okunmamalı. Dört örüntü bölümü nötr ve tanımlayıcı. "İki ölçüm eşitlenemez" bölümünde tempo yavaşlamalı. Usta katmanında "kişinin kendi anlatısı onun hakkı" cümlesi sıcak bir tonda okunmalı.

Sayılar metinde harfle yazılmıştır; seslendirmede olduğu gibi okunmalıdır.