İçeriğe geç

K1-M07-D01 · İnsan, Aile ve Sistem Temelleri

Aile nedir? Çeşitlilik ve bağlam

K1Yeşil

2.598 kelime · yaklaşık 13 dakika okuma · 17 dakika seslendirme · 4 kaynak

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Halanın "gerçek annen hangisi" sorusu, farklı sorulara verilen cevaplardan birini ötekilerin üstüne koymayı istiyor.
  2. George Peter Murdock 1949'da aileyi ortak konut, ekonomik işbirliği ve üremeyle tanımladı ve çekirdek ailenin evrensel yapıtaşı olduğunu savundu; Kathleen Gough'un 1959'da anlattığı Nayar düzeni daha geniş bir tanım istedi.
  3. Beş sütunlu harita kan, kayıt, ev, bakım ve seçim sorularını ayrı sorar; Nurhan'ın haritasında Kadriye kan sütununda teyze, kayıtta üçüncü derece hısımdır ve boş olan yer ebeveyn soybağıdır.
  4. Çiğdem Kağıtçıbaşı'nın modeline göre kentleşmeyle maddi bağımlılık azalır, duygusal bağımlılık sürer; nişanlının "fazla" bulduğu yakınlık bu öngörüyle uyumlu.
  5. Kültürel duyarlılık şiddeti, zorla evlendirmeyi, on altı yaşın altında ya da hâkim izni olmadan on yediden küçük birinin evlendirilmesini meşrulaştırmaz.
  6. Hellinger'e göre aileye ait olmak etkiye bağlıdır; listesi Meral'e ve Kadriye'ye yer açar, Lerzan'ı ve rahmetli enişteyi saymaz, önceki eşler gibi etkiyle gelenler de beş sütunun hiçbirine oturmaz.
  7. Sütunlar arasındaki çelişki bir bilgidir: Kadriye'nin ebeveyn soybağı boşluğu mirasta görünür ve ergin evlat edinmeyle kapatılabilecek bir karar olarak Nurhan'ın önünde durur.

Açılış sahnesi

Nurhan, Konya'da düğününe iki hafta kala nişanlısının ailesiyle oturmuş masa planını yapıyor. Plan kâğıdında gelin tarafının ön masası için iki sandalye boş duruyor. Nişanlısının halası kalemi eline alıp gülümseyerek soruyor: "Peki kızım, senin gerçek annen hangisi? Meral Hanım mı, Kadriye Hanım mı? Ön masaya kimi yazalım?" Soru kibar bir merakla soruluyor, ama Nurhan'ın boğazında bir şey düğümleniyor.

Nurhan'ı annesi Meral doğurdu. Meral'in dört çocuğu vardı, kocası mevsimlik işte çalışıyordu ve iki odalı evde beşinci bir bebeğe yer yoktu. Nurhan üç aylıkken Meram'da oturan, çocuğu olmayan teyzesi Kadriye'nin yanına verildi ve orada, Kadriye ile rahmetli eniştesinin evinde büyüdü. Kimse onu resmen evlat edinmedi; nikâh başvurusu için aldığı nüfus kayıt örneğinde anne adı hanesinde hâlâ Meral yazıyor. Kadriye bugün yetmiş bir yaşında, dul ve yalnız yaşıyor; Nurhan her akşam onu arıyor, hafta sonları alışverişini yapıyor.

Nikâh şahidi olarak Meral'i de Kadriye'yi de değil, yirmi yıllık arkadaşı Lerzan'ı yazdı. Zor bir gün geçirdiğinde ilk aradığı kişi Lerzan. Halanın sorusuna o akşam bir cevap veremiyor. Eve dönerken nişanlısına "Hangisini söylesem öbürünü silmiş olacağım" diyor; nişanlısı ise başka bir şeye takılmış: "Teyzeni her akşam aramana zaten biraz fazla diyordum."

Bu derste ne olacak

Halanın sorusu masum görünüyor ama içinde hazır bir aile tanımı taşıyor: bir insanın tek bir gerçek annesi olur, öbürü onun yerini tutar. Bu ders o tanımı dört ayrı kapıdan açıyor: George Peter Murdock'ın 1949 tarihli aile tanımı, Türk Medeni Kanunu, Çiğdem Kağıtçıbaşı'nın aile değişimi modeli ve Bert Hellinger'in aileye ait olanlar listesi.

Bu kapılardan toplanan sorular tek bir araçta birleşiyor: kan, kayıt, ev, bakım ve seçim sütunlarından oluşan beş sütunlu bir aile haritası. Nurhan'ın haritasını birlikte dolduracak ve iki sütunun çeliştiği yerlerin neden en çok bilgi taşıdığını göreceğiz.

Sıfır noktası

Gündelik dilde "aile" tek bir kelime, ama farklı sorulara cevap olarak kullanılıyor. Hekim aile öyküsü sorarken kan bağını, nüfus memuru kaydı, okul müdürü veli toplantısına kimin geldiğini kastediyor. Çoğu ailede bu soruların cevabı aynı kişileri gösterdiği için fark ancak cevaplar ayrıldığında görünür hâle geliyor.

Mekanizma

Murdock'ın tanımı ve itirazlar

Amerikalı antropolog George Peter Murdock, 1949'da New York'ta Macmillan'ın yayımladığı Social Structure kitabına bir tanımla başlar: aile, ortak konut, ekonomik işbirliği ve üreme ile belirlenen bir toplumsal gruptur. Aralarında en az ikisi toplumca onaylanmış bir cinsel ilişki sürdüren iki cinsiyetten yetişkinleri ve bu yetişkinlerin kendi ya da evlat edindikleri bir veya daha fazla çocuğu içerir. İki yüz elli toplumluk örnekleminde yeterli bilgisi olan yüz doksan iki toplumun kırk yedisinde olağan biçim yalnız çekirdek aile, elli üçünde çok eşli aile, doksan ikisinde geniş aileydi.

Murdock bu sayıları kendi tezine karşı değil, tezinin lehine okur. Ona göre çok eşli ve geniş aileler, atomların bir molekülde birleşmesi gibi, çekirdek ailelerin bir araya gelmesiyle kurulan bileşik biçimlerdir. Çekirdek aile bu yüzden ya tek başına ya da bu bileşik biçimlerin yapıtaşı olarak bilinen her toplumda bulunur ve Murdock taradığı iki yüz elli kültürde buna bir istisna görmediğini yazar. Tanımın gücü de buradan geliyor: pek çok toplumu tek bir dille anlatabiliyor.

Antropolog Kathleen Gough, 1959'da Journal of the Royal Anthropological Institute'ta yayımlanan "The Nayars and the Definition of Marriage" makalesinde Güney Hindistan'ın Kerala bölgesindeki Nayarların geleneksel düzenini anlattı. Taravad denen hanede kız ve erkek kardeşler ile kız kardeşlerin çocukları ve torunları birlikte yaşıyordu. Kızlar ergenlikten önce bir tören kocasıyla evlendiriliyor, bu kocayla sonradan bir arada yaşamıyordu; yetişkin kadınları geceleri ziyaret eden kocalar sabah ayrılıyordu. Babalığı üstlenen erkek doğumda ebeye hediye verip babalığı tanımak dışında çocuğa karşı bir yükümlülük taşımıyor, çocuğun sorumluluğunu anasoylu akraba grubu üstleniyordu. Gough bu düzende evliliğin var olduğunu, ama evliliğin daha geniş bir tanım gerektirdiğini savundu. Makale Murdock'ı hedef almıyordu, ama ondan çıkan sonuç onun tanımına da dokunuyor: karı kocanın ortak konutta yaşamadığı bir hane, çekirdek aile tanımına uymuyor.

Nurhan'ın hayatı aynı sorunun küçük bir örneği, çünkü Murdock'ın tek cümlesi birkaç ayrı ölçüt taşıyor. Üreme ölçütü Nurhan'ı Meral'in evine, ortak konut ve ekonomik işbirliği Kadriye'nin evine yerleştiriyor; Lerzan ise tanımın hiçbir ölçütüne girmiyor. Ölçütler ayrıldığında tanım kişiyi halanın sorusundaki gibi bir seçime zorluyor.

Beş sütunlu harita

Murdock'ın cümlesini bileşenlerine ayırdığında elinde birbirinden bağımsız sorular kalıyor ve bu ders onları beş sütuna dönüştürüyor. Üreme kan sütununa, onaylanmış birlik ve evlat edinme kayıt sütununa, ortak konut ev sütununa, ekonomik işbirliği de bakım sütununa taşınıyor; seçim ise Murdock'ın tanımında yeri olmayan beşinci soru. Aynı kişi birden çok sütunda görünebilir, bazı sütunlar boş kalabilir ve hiçbir sütun ötekinin yerine geçmez.

Kan sütunu biyolojik bir soru sorar: kim kimden doğdu? Nurhan'ı Meral doğurdu ve biyolojik babası Meral'in kocası; dört kan kardeşi Meral'in evinde büyüdü. Kadriye de Meral'in kız kardeşi olarak bu sütunda duruyor; haritaya dışarıdan girmiyor.

Kayıt sütunu, hukukun kimi kime bağladığını sorar. Türk Medeni Kanunu'nun on yedinci maddesi kan hısımlığının derecesini hısımları bağlayan doğum sayısıyla ölçer; buna göre Meral birinci derece, Kadriye üçüncü derece yansoy kan hısımı. Kayıtta boş olan şey hısımlık sayılmaz, ebeveyn soybağıdır. Kanunun iki yüz seksen ikinci maddesine göre çocuk ile ana arasındaki soybağı doğumla kurulur ve soybağı ayrıca evlat edinmeyle de kurulabilir. Kadriye Nurhan'ı küçükken evlat edinmediği için kayıtta anne Meral'dir; kanunun üç yüz beşinci maddesi küçüğün evlat edinilmesini evlat edinenin onu bir yıl süreyle bakıp eğitmiş olması koşuluna bağlar ve Kadriye bu koşulu fazlasıyla karşılamıştı.

Ev sütununda, yani Murdock'ın ortak konut ölçütünde, Nurhan'ın çocukluğu boyunca Kadriye ve rahmetli eniştesi var. Bakım sütunu fiilen kimin baktığını sorar: veli toplantısına kim gitti, bugün Kadriye'nin ilaçlarını kim alıyor? Bu sütunda bakım iki yönlü akıyor ve yıllar içinde yön değiştiriyor. Seçim sütunu ise yalnız Nurhan'ın cevaplayabileceği soru: kimi ailem sayıyorum? Lerzan bu sütunda, Kadriye de öyle; Meral'in buraya girip girmediğine Nurhan henüz karar vermiş görünmüyor.

Seçilmiş aile: Weston'ın sütunu

Kath Weston, 1991'de Columbia University Press'ten çıkan Families We Choose: Lesbians, Gays, Kinship kitabında San Francisco körfez bölgesinde yaptığı alan çalışmasını ve görüşmeleri anlatır. Kitap, gey erkeklerin ve lezbiyenlerin sevginin, dostluğun ve biyolojinin simgelerinden yararlanarak kendi akrabalık anlayışlarını nasıl kurduklarını inceler; onlar için aile, kan ya da kayıt bağı olmadan da kurulabilen bir ilişki ağıydı.

Kavramı Nurhan'a uygularken onu doğduğu topluluğun dışına taşıyoruz, ama sorduğu soru geniş: insan, hayatında aile işlevi gören birini aile sayabilir mi? Nurhan'ın Lerzan'ı nikâh şahidi seçmesi bu soruya verilmiş bir cevap. Kanunun yüz kırk birinci maddesi tanıklarda akrabalık aramaz; devlet bu küçük kapıda Nurhan'ın seçim sütununu tanıyor.

Kağıtçıbaşı: "fazla" kelimesinin arkası

Çiğdem Kağıtçıbaşı (1940–2017), 1970'lerin ortasında dokuz ülkeli bir araştırma projesinin parçası olarak Türkiye çapında Çocuğun Değeri (Value of Children) çalışmasını yürüttü ve anne babaların çocuklara yüklediği iki tür değeri ayırdı. Ekonomik ya da yararcı değer, çocuğun küçükken ev işine ve geçime katkısı, büyüyünce de anne babasının yaşlılık güvencesi olmasıydı; psikolojik değer ise çocuğun verdiği sevgi, gurur ve sevinçti. Kentleşme ve gelir arttıkça ekonomik değer azalıyor, psikolojik değer ise azalmıyordu.

Kağıtçıbaşı buradan üç aile etkileşim örüntüsü ayırdı. Toplam karşılıklı bağımlılık modelinde kuşaklar hem maddi hem duygusal olarak birbirine bağlıdır ve model en çok kırsal, tarıma dayalı geçimde görülür; bağımsızlık modeli ise Batılı orta sınıf çekirdek ailenin dile getirilen idealidir. Üçüncü model ikisinin diyalektik bir sentezi: maddi bağımsızlıkla birlikte süren duygusal ve psikolojik karşılıklı bağımlılık. Kağıtçıbaşı bu modelde yetişen benliğe özerk-ilişkisel benlik adını verdi ve modelin Batı ülkelerindeki göçmen grupların aile örüntülerini de açıkladığını yazdı.

Bu çerçeve Nurhan'ın evine iki yerden dokunuyor. Meral'in beşinci bebeğini kız kardeşine vermesi iki odalı bir evin ve mevsimlik işin koşullarından ayrı okunamaz; bunu sevgisizlik saymak, bir geçim gerçeğini psikolojik bir örüntüye çevirmek olur. Nişanlısının "fazla" kelimesi ise ayrılmayı sağlıklı gelişimin ölçüsü sayan bir bakıştan geliyor. Oysa kendi geçimini sağlarken teyzesine duygusal olarak bağlı kalan Nurhan'ın tablosu, Kağıtçıbaşı'nın modelinin kentli biri için öngördüğü örüntüyle uyumlu.

Duyarlılığın bittiği yer

Kültüre duyarlı olmak, bir aile davranışını başka bir kültürün normuyla otomatik olarak hastalıklı saymamak demek; ama kültür, şiddeti, zorla evlendirmeyi ya da çocuğun haklarının çiğnenmesini meşrulaştıran bir gerekçe olarak kullanılamaz. Türk Medeni Kanunu'nun yüz yirmi dördüncü maddesine göre kadın ya da erkek kimse on yedi yaşını doldurmadan evlenemez; hâkim ancak olağanüstü durumlarda ve pek önemli bir sebeple on altı yaşını doldurmuş birinin evlenmesine izin verebilir. On altı yaşın altında ya da hâkim izni olmadan on yediden küçük birinin evlendirilmesi bir gelenek çeşitliliği olarak tartışılmaz; ALO 183 Sosyal Destek Hattı'na bildirilmesi gereken bir zarar olarak ele alınır.

Din ile kayıt ayrımı da haritada görünüyor. Medeni Kanun'un yüz kırk üçüncü maddesine göre aile cüzdanı gösterilmeden evlenmenin dinî töreni yapılamaz ve evliliğin geçerliliği dinî törene bağlı tutulmaz. Yalnız dinî nikâhla birlikte yaşayan bir çift bu yüzden ev, bakım ve seçim sütunlarında birbirinin eşidir, kayıt sütununda ise kanun önünde eş sayılmaz. Kayıt sütunu boş kalan bir kadın, örneğin, eş sıfatıyla mirasçı olamaz.

Ekolün sorusu: kim aileye aittir

Bert Hellinger, Zweierlei Glück kitabının İngilizce uyarlaması Love's Hidden Symmetry'de (1998) yaşayıp yaşamadıklarına bakmadan şunları aile sistemine ait sayar: çocuklar, anne babalar ve onların kardeşleri, büyükanne ve büyükbabalar, kimi zaman bir kuşak daha yukarısı. Listeye kan bağı olmayan iki grup daha girer: sistemde birine yer açmak için kenara çekilmiş olanlar, örneğin bir anne babanın ya da büyükanne büyükbabanın önceki eşi ya da sevgilisi, ve kaybından, talihsizliğinden ya da ölümünden ailenin bir üyesinin çıkar sağladığı biri. Dışlanmış üyeler üzerine yazarken de Hellinger üyeliğin ailenin kararına ya da inancına bağlı olmadığını, yalnız etkiye bağlı olduğunu söyler.

Bu öğretinin gücü, ailenin unutmak istediği insanlara yer açmasında: Hellinger'in çerçevesinde Meral, Nurhan onu ister seçsin ister seçmesin aileye aittir. Aynı kitapta Hellinger, anne babası tarafından büyütülemeyen bir çocuk için en iyi seçeneğin büyük olasılıkla büyükanne ve büyükbaba, ardından genellikle bir teyze, hala, amca ya da dayı olduğunu, evlat edinmenin ancak son çare sayılması gerektiğini söyler. Bu bakışta Nurhan'ın teyzesinin yanında büyümesi ekolün kendi önerdiği bir yol ve Kadriye, anne babanın kardeşi olarak listede zaten yer alıyor. Rahmetli enişte ise listenin hiçbir grubuna girmiyor: anne babanın kardeşlerinin eşleri listede anılmıyor ve Nurhan'ın hikâyesinde onun birine yer açtığına ya da kaybından birinin çıkar sağladığına dair bir iz yok.

İki bakışı haritada yan yana koyunca bir boşluk görünüyor. Hellinger'in kan çizgisindekileri kan sütununda bulabilirsin, ama önceki eşler, yer açanlar ve kaybından çıkar sağlanan kişiler beş sütunun hiçbirine oturmuyor; onların ölçütü etki ya da kader ve bu haritada etkinin bir sütunu yok. Tersinden de aynı şey geçerli: Weston'ın çerçevesinde Lerzan Nurhan'ın seçimiyle aileye giriyor, Hellinger'in listesinde ise bir arkadaş için bir grup yok. Kimin aileye ait sayıldığını sınayan bir araştırma bilmiyoruz; liste ekolün öğretisi olarak aktarılıyor ve sonraki katmanda ayrıntılı işlenecek.

Kaynaklardan okuma

Usta katmanı

Sütunlar arasındaki çelişki bir hata olarak düzeltilmez, bir bilgi olarak okunur. Kadriye'nin kayıt sütunundaki boşluk, yani aralarında ebeveyn soybağı olmaması, bir gün mirasta birden görünür hâle gelebilir: kanunun dört yüz doksan beşinci maddesine göre birinci derece mirasçılar altsoydur ve Nurhan, Kadriye'nin altsoyu sayılmaz. Bu boşluk kapanmış da sayılmaz. Medeni Kanun'un üç yüz on üçüncü maddesi, küçükken en az beş yıl süreyle evlat edinen tarafından bakılıp gözetilmiş ve eğitilmiş bir erginin evlat edinilebileceğini söyler; kanun bu yolda evlat edinenin altsoyunun açık onayını arar ve evli birinin ancak eşinin rızasıyla evlat edinilebileceğini söyler. Kadriye dul ve çocuksuz, bu şart ise Nurhan için geçerli: düğünden sonra bu adım nişanlısının, yani teyzesini her akşam aramayı "fazla" bulan adamın rızasına bağlanacak. Nurhan'ın haritası bu yüzden bir karar da önüne koyuyor ve o kararı kimin sesinin biçimlendireceği de haritanın bir parçası.

Bu haritayla bir dizime geçildiğinde kolaylaştırıcının ilk işi halanın sorusunu odaya taşımamak. "Annen olarak kimi koyalım?" sorusu danışanı yine seçime zorlar; "Haritandaki kimleri bu sahnede görmek istiyorsun?" sorusu iki kadına da yer bırakır. Nurhan'ın sahnesinde Meral ve Kadriye için iki ayrı temsilci kurulabilir ve Nurhan'a önerilecek cümle ikisini birden adlandırabilir: "Beni sen doğurdun, beni sen büyüttün; ikinize de yer var."

Yaygın hatalar

Yaygın yanlış"Bir insanın bir gerçek annesi vardır, öbürü onun yerini tutar."
Doğrusu

Kan, kayıt, ev, bakım ve seçim sütunları farklı soruları cevaplar; Meral'i ve Kadriye'yi aynı sütunda yarıştırmak, soruyu soranın tanımını herkese dayatmak olur.

Yaygın yanlış"Klasik modele uymayan bir aile risk altındadır."
Doğrusu

Biçim, ailenin ne iş gördüğünü belirlemez; tek ebeveynli bir ev iyi işleyebilir, kalabalık bir çekirdek aile kötü işleyebilir ve bunu ölçmek için biçim listesine değil işlev sorularına bakılır.

Yaygın yanlış"Yetişkin bir kadının teyzesini her gün araması ayrışamamanın işaretidir."
Doğrusu

Maddi olarak bağımsız birinin duygusal yakınlığı sürdürmesi Kağıtçıbaşı'nın duygusal karşılıklı bağımlılık modeliyle uyumlu bir örüntü; tek bir kültürün ayrılma idealini ölçü almak bu tabloyu eksiklik gibi gösterir.

Uygulama

Kilit özet

  1. Halanın "gerçek annen hangisi" sorusu, farklı sorulara verilen cevaplardan birini ötekilerin üstüne koymayı istiyor.
  2. George Peter Murdock 1949'da aileyi ortak konut, ekonomik işbirliği ve üremeyle tanımladı ve çekirdek ailenin evrensel yapıtaşı olduğunu savundu; Kathleen Gough'un 1959'da anlattığı Nayar düzeni daha geniş bir tanım istedi.
  3. Beş sütunlu harita kan, kayıt, ev, bakım ve seçim sorularını ayrı sorar; Nurhan'ın haritasında Kadriye kan sütununda teyze, kayıtta üçüncü derece hısımdır ve boş olan yer ebeveyn soybağıdır.
  4. Çiğdem Kağıtçıbaşı'nın modeline göre kentleşmeyle maddi bağımlılık azalır, duygusal bağımlılık sürer; nişanlının "fazla" bulduğu yakınlık bu öngörüyle uyumlu.
  5. Kültürel duyarlılık şiddeti, zorla evlendirmeyi, on altı yaşın altında ya da hâkim izni olmadan on yediden küçük birinin evlendirilmesini meşrulaştırmaz.
  6. Hellinger'e göre aileye ait olmak etkiye bağlıdır; listesi Meral'e ve Kadriye'ye yer açar, Lerzan'ı ve rahmetli enişteyi saymaz, önceki eşler gibi etkiyle gelenler de beş sütunun hiçbirine oturmaz.
  7. Sütunlar arasındaki çelişki bir bilgidir: Kadriye'nin ebeveyn soybağı boşluğu mirasta görünür ve ergin evlat edinmeyle kapatılabilecek bir karar olarak Nurhan'ın önünde durur.

Sonraki derse köprü

Kadriye'nin evi Nurhan'ın çocukluğunda bir biçimden fazlasıydı: bir öğretmen Nurhan'ın içine kapandığını fark edip Kadriye'yi arıyor, alt kattaki komşu okul çıkışında onu karşılıyordu. Bakım tek bir evin duvarları içinde kalmıyor, bir ağın içinde dolaşıyordu. Meral'in kalabalık evine dışarıdan bakan biri ise belki tek bir etiket yapıştırırdı: "işlevsiz aile".

Bir sonraki ders o etiketin yerine konabilecek şeyle uğraşıyor: aileyi ne iş gördüğüne göre değerlendirmek, bakımın hangi düğümlerde karşılandığını görmek ve "işlevsiz" yerine hangi işlevin hangi bağlamda zayıfladığını söyleyen somut cümleler kurmak.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Açılış sahnesinde masa planı yukarıdan görünmeli: gelin tarafının ön masasında iki boş sandalye ve halanın kalemi ikisinin arasında duruyor. "Gerçek annen hangisi?" sorusu sorulduğunda iki sandalyeden biri solmaya başlar ve hangisinin solduğu belli olmadan kare kesilir. Nüfus kayıt örneği yakın planda gösterilebilir, ama kişisel bilgiler yerine yalnız "Anne adı: Meral" satırı okunur kalmalı.

Murdock bölümünde tanım cümlesi ekrana yazılır ve ölçütler tek tek renklenip cümleden ayrılır; kan, kayıt, ev ve bakım sütunlarının başlıklarına yerleşir, seçim sütunu cümlenin dışından ayrı bir renkle gelir. Gough paragrafında bir taravad evi şematik olarak çizilebilir: kardeşler ve kız kardeşlerin çocukları içeride, ziyaret eden koca kapıdan giriyor ve sabah çıkıyor. Beş sütunlu harita dersin ana görseli: Nurhan'ın doldurulmuş haritası indirilebilir bir örnek, boş hâli yazdırılabilir bir form olarak verilmeli. Haritanın altında "hiçbir sütuna oturmayanlar" için ayrı bir şerit bulunmalı.

Kağıtçıbaşı bölümünde üç model yan yana üç diyagram olarak çizilmeli: maddi ve duygusal bağın ikisi de dolu, ikisi de boş, maddi boş ve duygusal dolu. Gerçek kişilerin fotoğrafları kullanılmamalı.

Seslendirme: halanın sorusu kibar ve meraklı okunmalı, kötü niyetli değil. Nişanlının "biraz fazla" cümlesi düz, iğnelemeden. Duyarlılığın sınırı bölümünde ton netleşmeli ama sertleşmemeli. Usta katmanındaki "ikinize de yer var" cümlesi sakin ve sıcak. Sayılar metinde harfle, yıllar rakamla yazılmıştır; yıllar okunurken tam söylenmelidir.