Öğrenme hedefleri
- 1510–1616 arasında Kopernik'in güneş merkezli sistemini, onu doğuran sorunları, kitabın yayımlanma serüvenini ve ilk tepkileri açıklayabileceksin.
- Kopernik'in önsözünü ve Osiander'in adsız okura notunu karşılaştırarak, aynı kitabın iki farklı sesle nasıl sunulduğunu ve bu farkın neden önemli olduğunu değerlendirebileceksin.
- «Kopernik bir gecede evreni değiştirdi» anlatısını, sistemin gerçek avantajlarını ve sınırlarını hesaba katarak tartışabileceksin.
Okuma metni
Kanca — ölüm döşeğindeki kitap
Mayıs 1543'te, Baltık kıyısındaki küçük Frombork kasabasında, yetmiş yaşındaki bir kilise kanoniği, Nikolaus Kopernik, felç geçirmiş olarak yatağında yatıyordu. Anlatılana göre, Nürnberg'de basılan kitabının ilk kopyası, ölmeden kısa süre önce eline ulaştı. Kitabın adı De revolutionibus orbium coelestium, yani «Göksel Kürelerin Dönüşleri Üzerine»ydi. Bu kitap, Dünya'nın evrenin hareketsiz merkezi olmadığını, kendi ekseni etrafında dönen ve bir yılda Güneş'in çevresini dolaşan gezegenlerden biri olduğunu öne sürüyordu. Ama kitabın ilk sayfalarında, Kopernik'in yazmadığı, adsız bir not vardı. Bu not, okura kitabın gerçeği değil, yalnızca hesaplamayı kolaylaştıran bir varsayımı anlattığını söylüyordu. Kopernik bunu görebildi mi, bilmiyoruz. Bu ders, bir kanoniğin Dünya'yı merkezden neden ve nasıl uzaklaştırdığını, bu fikrin neden yüzyıla yakın bir süre boyunca kabul görmekte zorlandığını ve kitabının kimlerin elinden geçerek okura ulaştığını soruyor.
Bağlam — bin dört yüz yıllık bir düzen
Kopernik'ten önce Avrupa'da, İslam dünyasında ve Bizans'ta gökbilimin temel çerçevesi, ikinci yüzyılda İskenderiye'de yaşamış gökbilimci Ptolemaios'un kitabına dayanıyordu. Bu sisteme göre Dünya, evrenin merkezinde hareketsiz duruyordu; Ay, Güneş, gezegenler ve yıldızlar onun çevresinde dönüyordu. Gezegenlerin gökyüzündeki düzensiz görünen hareketlerini, örneğin bazen geri geri gidiyor gibi görünmelerini açıklamak için Ptolemaios, büyük dairelerin üzerinde dönen küçük daireler, yani episikller kullandı. Bu yer merkezli sistem, günlük deneyimle uyumluydu: Dünya'nın hareket ettiğini hissetmiyorduk, düşen bir taş dosdoğru yere düşüyordu. Aristoteles'in fiziği de ağır cisimlerin doğal olarak evrenin merkezine doğru hareket ettiğini öğretiyordu.
Ptolemaios'un sistemi, yüzyıllar boyunca geliştirildi ve düzeltildi. Hem İslam dünyasındaki hem de Avrupa'daki gökbilimciler, onun modellerinin bazı sorunlarını fark etti. En çok tartışılan sorun, Ptolemaios'un gezegenlerin hareketini açıklamak için kullandığı ekuant adlı bir noktaydı: bu nokta, gök cisimlerinin düzgün dairesel hareket yapması gerektiği ilkesini zorluyordu. Ayrıca farklı gökbilimciler farklı modeller kullanıyor, hiçbiri gezegenlerin bütün hareketlerini tatmin edici biçimde açıklayamıyordu. Takvim de bozulmuştu: yılın uzunluğu yanlış hesaplandığı için, bayramların tarihleri mevsimlerden kayıyordu.
Gelişme — bir kanoniğin kuşkuları
Kopernik, 1473'te Polonya krallığına bağlı Toruń kentinde doğdu. Krakov'da, sonra İtalya'da, Bologna ve Padova'da okudu; hukuk, tıp ve gökbilim öğrendi. Döndükten sonra, amcasının piskopos olduğu Warmia bölgesinde, Frombork katedralinin kanoniklerinden biri oldu. Bu görev ona düzenli bir gelir ve gözlem yapmak için zaman sağladı. 1510'lu yıllarda, yeni fikrini özetleyen kısa bir el yazmasını birkaç dostu arasında dolaştırdı. Ama büyük kitabını yayımlamakta onlarca yıl tereddüt etti.
1539'da, Wittenberg Üniversitesi'nden genç bir matematik profesörü, Georg Joachim Rheticus, Kopernik'i ziyarete geldi ve yaklaşık iki yıl onunla kaldı. Rheticus, sistemi anlatan kısa bir özeti 1540'ta yayımladı ve sonunda yaşlı kanoniği büyük kitabı bastırmaya ikna etti. El yazmasını Nürnberg'deki ünlü matbaacı Johannes Petreius'a götürdü. Ama Rheticus başka bir kente gitmek zorunda kalınca, baskının son aşamasını Nürnberg'deki Lutherci din adamı Andreas Osiander üstlendi. Osiander, kitabın başına kendi adını koymadan bir not ekledi.
Dönüş noktası — bir hesap aracı mı, evrenin gerçek düzeni mi?
Osiander'in notuyla Kopernik'in önsözü arasındaki fark, kitabın sonraki yüzyıldaki kaderini belirledi. Osiander'in çerçevesinde bir hipotez, gerçeğin betimi değil, gözlemleri kurtaran bir hesap aracıydı. Pek çok gökbilimci, özellikle Almanya'daki Lutherci üniversitelerde, Kopernik'in hesaplama yöntemlerini ve gözlemlerini büyük bir ilgiyle kullandı; onun verilerine dayanan yeni gökbilim tabloları 1551'de yayımlandı. Ama bunların çoğu, Dünya'nın gerçekten hareket ettiğini kabul etmedi; kitabı, Osiander'in önerdiği gibi, yalnızca bir hesap aracı olarak okudu. Dünya'nın hareketi, günlük deneyimle, Aristoteles'in fiziğiyle ve kutsal metinlerin bazı pasajlarının geleneksel yorumlarıyla çelişiyor gibi görünüyordu.
Sistemin gerçek olarak kabul edilmesi için, yeni fizik ve yeni gözlemler gerekiyordu. Danimarkalı gökbilimci Tycho Brahe, on altıncı yüzyılın sonunda, teleskoptan önceki en hassas gözlemleri yaptı; ama Dünya'nın hareket etmediği, gezegenlerin Güneş'in, Güneş'in de Dünya'nın çevresinde döndüğü bir ara model önerdi. Tycho'nun gözlemlerini kullanan Kepler, 1609'da gezegenlerin daireler üzerinde değil, elipsler üzerinde hareket ettiğini gösterdi. Aynı yıllarda teleskopla yapılan gözlemler, yeni bir tartışma başlattı.
Yaygın yanlış«Kopernik'in sistemi, Ptolemaios'unkinden çok daha basitti ve gezegenlerin yerlerini çok daha doğru tahmin ediyordu.»
Kopernik de dairesel hareketlere bağlı kaldığı için, gezegenlerin hareketlerini açıklamak için yine episikller kullandı; sisteminin daire sayısı, Ptolemaios'unkinden sanıldığı kadar az değildi. Tahminlerinin doğruluğu da, dönemin Ptolemaios'a dayanan en iyi tablolarından belirgin biçimde üstün değildi. Kopernik sisteminin asıl gücü, gezegenlerin sırasını, uzaklıklarını ve geri gidiş hareketlerini tek bir uyumlu düzen içinde açıklamasıydı; yani daha doğru değil, daha tutarlı olmasıydı.
Cevap — bir düzen arayışı
Kopernik, Dünya'yı merkezden, daha iyi gözlemler ya da yeni aletler sayesinde değil, var olan modellerin tutarsızlığından ve «canavar» gibi birbirine uymayan parçalarından duyduğu rahatsızlıkla uzaklaştırdı. Önerdiği sistem, gezegenlerin düzenini tek bir uyum içinde açıklıyordu; ama fiziksel bir kanıt sunmuyordu. Bu yüzden kitabı, uzun süre bir hesap aracı olarak okundu. Dünya'nın gerçekten hareket ettiğinin kabulü, Kepler'in elipslerini, teleskop gözlemlerini ve sonraki yüzyılda yeni bir hareket fiziğini gerektirdi. Kopernik devrimi, bir kitabın değil, yaklaşık bir buçuk yüzyıllık bir sürecin adıdır.
Bugünle bağ — «Kopernik dönüşü»
Bugün pek çok alanda, bir düşünme biçimini kökten değiştiren yaklaşımlara «Kopernik dönüşü» deniyor. Bu deyim, bir fikrin, yerleşik bakış açısını tersine çevirerek, aynı olguları bambaşka bir düzen içinde görmeyi sağlayabileceğini hatırlatır. Ama Kopernik'in kendi hikâyesi, böyle bir dönüşün hiçbir zaman bir anda gerçekleşmediğini de gösterir.
Birincil kaynak
Kopernik'in kitabının birinci bölümünün onuncu kısmından, gezegenlerin sırasını anlattıktan sonra Güneş'in yerini tanımladığı pasaj, Latince metinden:
In medio vero omnium residet Sol. Quis enim in hoc pulcherrimo templo lampadem hanc in alio vel meliori loco poneret, quam unde totum simul possit illuminare? [...] Ita profecto tanquam in solio regali Sol residens circum agentem gubernat Astrorum familiam. [...] Invenimus igitur sub hac ordinatione admirandam mundi symmetriam, ac certum harmoniae nexum motus et magnitudinis orbium.
Türkçesi: Her şeyin ortasında ise Güneş durur. Bu en güzel tapınakta, bu lambayı, her şeyi aynı anda aydınlatabileceği yerden başka ya da daha iyi bir yere kim koyardı? [...] Gerçekten de Güneş, sanki bir kraliyet tahtında oturuyormuş gibi, çevresinde dönen yıldızlar ailesini yönetir. [...] Böylece bu düzen altında, evrenin hayranlık uyandıran bir simetrisini ve kürelerin hareketi ile büyüklüğü arasında kesin bir uyum bağını buluruz.
Kaynak: Nikolaus Kopernik, De revolutionibus orbium coelestium (Nürnberg: Johannes Petreius, 1543), I. kitap, 10. bölüm; Latince metin, Vikikaynak. Türkçesi, Latincesinden bizim.
- Kopernik, Güneş'in merkezde olması gerektiğini bu pasajda hangi tür gerekçelerle savunuyor? Bunlar gözleme mi, yoksa uyum ve güzellik düşüncesine mi dayanıyor?
- «Simetri» ve «uyum» sözcükleri, Kopernik'in önsözündeki «canavar» benzetmesiyle nasıl ilişkilidir?
- Güneş'in «kraliyet tahtında» oturması benzetmesi, dönemin siyasal dünyasından hangi imgeyi ödünç alıyor?
Tarihçiler Tartışıyor
- Thomas Kuhn (1957) — The Copernican Revolution adlı kitabında, Kopernik'in sistemini, gökbilimin, fiziğin, felsefenin ve dinsel düşüncenin birlikte değiştiği uzun bir dönüşümün başlangıcı olarak anlattı; Kopernik'i eski düzenin içinden çıkan, ama onu yıkmaya başlayan geçiş dönemi bir düşünür olarak gördü.
- Noel Swerdlow (1984) — Otto Neugebauer'le birlikte yazdığı Mathematical Astronomy in Copernicus's De Revolutionibus adlı kitabında, Kopernik'in modellerini matematiksel olarak ayrıntılı biçimde çözümledi; bu modellerin teknik açıdan Ptolemaios geleneğinin ve bu geleneğin geç dönem Arapça yazan gökbilimcilerinin araçlarına ne kadar yakın olduğunu gösterdi.
- Owen Gingerich (2004) — The Book Nobody Read adlı kitabında, Kopernik'in kitabının ilk iki baskısından dünyada kalan yüzlerce kopyayı tek tek inceledi; kenar notlarına bakarak, kitabın «kimsenin okumadığı» bir kitap olmadığını, döneminin gökbilimcileri tarafından dikkatle okunup incelendiğini gösterdi.
- Robert Westman (2011) — The Copernican Question adlı kitabında, Kopernik'in sistemini, dönemin yıldız falı tartışmaları ve kehanet kültürü içinde yeniden okudu; Kopernik'in ve ilk izleyicilerinin sorusunun, göklerin düzeninin yeryüzündeki olayları nasıl etkilediği tartışmasıyla bağlantılı olduğunu savundu.
Bu tartışmada araştırmacılar, Kopernik'i farklı bağlamlara yerleştirir. Kuhn, onu uzun bir düşünce dönüşümünün başlangıcı olarak görür. Swerdlow, teknik yönden onun eski geleneğe ne kadar bağlı olduğunu gösterir. Gingerich, kitabın gerçekte nasıl okunduğunu kopyaların kenar notlarından izler. Westman ise, Kopernik'in sorusunu dönemin kehanet ve yıldız falı tartışmalarına bağlar. Tartışma, Kopernik'in kitabının eski bir geleneğin son büyük ürünü mü, yoksa yeni bir bilimsel dünyanın ilk adımı mı olduğu sorusunda düğümlenir.
Derine İn
Kopernik'in kitabının teknik içeriği, onu yeni bir çağın öncüsü olduğu kadar, uzun bir geleneğin mirasçısı olarak da gösterir. Kopernik, Ptolemaios'un ekuant noktasını kaldırmak için, iki küçük dairenin birlikte dönmesiyle düz bir çizgi üzerinde hareket üreten bir geometrik araç kullandı. Bu araç, on üçüncü yüzyılda Merâga gözlemevinde çalışan Nasîrüddin Tûsî'nin geliştirdiği bir araçla aynıydı; Kopernik'in Ay modeli de, on dördüncü yüzyılda Şam'da çalışan gökbilimci İbnü'ş-Şâtır'ın modeline çok benziyordu. Kopernik'in bu çalışmalardan nasıl haberdar olduğu, kesin olarak bilinmiyor. Bazı araştırmacılar, bu fikirlerin Bizans ya da İtalya üzerinden el yazmalarıyla aktarıldığını düşünür; bazıları ise Kopernik'in aynı sorunlara bağımsız olarak aynı çözümleri bulmuş olabileceğini savunur. Kesin olan, Kopernik'in, Ptolemaios'u eleştiren uzun bir Arapça ve Latince gökbilim geleneğinin içinde çalıştığıdır.
Osiander'in notu, aslında Orta Çağ'dan beri süren bir ayrıma dayanıyordu. Üniversitelerde matematiksel gökbilim ile doğa felsefesi ayrı alanlar sayılıyordu. Gökbilimcinin görevi, gezegenlerin görünen hareketlerini doğru hesaplayan geometrik modeller kurmaktı; bu modellerin gerçekten gökte var olup olmadığı sorusu, doğa felsefecisine bırakılıyordu. Antik bir deyimle, gökbilimcinin işi «görünüşleri kurtarmak»tı. Osiander, Kopernik'in kitabını bu geleneğe yerleştirerek onu zararsız kılmaya çalıştı. Kopernik ise, önsözünde evrenin gerçek biçiminden ve parçalarının kesin uyumundan söz ederek, bu sınırı aşmak istediğini gösteriyordu. Gökbilimin fiziksel gerçeklik hakkında konuşma hakkı olup olmadığı, sonraki yüzyılda Kepler'in ve Galileo'nun da merkezinde duracağı bir soru oldu.
Kopernik'in kitabı, din adamları arasında başlangıçta sert bir tepkiyle karşılanmadı. Kitabın Papa'ya adanması, Kopernik'in bir Katolik kanoniği olması ve Osiander'in notunun onu bir hesap aracı olarak sunması, kitabın yaklaşık yetmiş yıl boyunca serbestçe okunmasını sağladı. Bazı Protestan ilahiyatçılar, Dünya'nın hareketinin kutsal metinlerle çeliştiğini söyledi; ama bu eleştiriler kitabın dolaşımını engellemedi. Kopernik, önsözünde, Papa X. Leo döneminde Lateran konsilinde takvimin düzeltilmesi tartışılırken gökbilimcilere danışıldığını ve kendisinin de bu soruyla ilgilendiğini yazar; kitabını, kilisenin de işine yarayabilecek bir çalışma olarak sunar. Durum, ancak 1616'da, kitabın «düzeltilinceye kadar» okunmasının yasaklanmasıyla değişti.
Gingerich'in kopyalar üzerindeki araştırması, bir kitabın okunma tarihinin nasıl yazılabileceğine dair güzel bir örnektir. Kopyaların kenarlarına düşülen notlar, hangi bölümlerin dikkatle okunduğunu, hangi hesapların kontrol edildiğini, hangi öğretmenin notlarının hangi öğrenciye geçtiğini gösterir. Bu notlarda, okurların çoğunun kitabın kozmolojik iddialarından çok, teknik hesaplarıyla ilgilendiği görülür. Bu, Osiander'in önerdiği okumanın, yani kitabı bir hesap aracı olarak kullanmanın, dönemin pek çok gökbilimcisi tarafından benimsendiğini doğrular.
Son olarak, Kopernik'in sistemine karşı yöneltilen bilimsel itirazlar, döneminde ciddi ve haklı itirazlardı. Dünya gerçekten Güneş'in çevresinde dönüyorsa, yıl içinde yıldızların gökyüzündeki konumlarının biraz değişmesi gerekirdi; ama bu değişme, döneminde hiçbir aletle gözlenemedi. Kopernik, bunun yıldızların çok uzak olmasından kaynaklandığını söyledi; bu doğruydu, ama o dönemde kanıtlanamazdı. Yıldızların bu küçük kayması ancak 1838'de ölçülebildi. Bir fikrin sonradan doğru çıkması, onun döneminde kabul edilmemesinin akıl dışı olduğu anlamına gelmez.
Uzman Notu
Temel literatür
- Edward Rosen (çev.), Nicholas Copernicus, On the Revolutions (Varşova ve Baltimore: Polish Scientific Publishers ve Johns Hopkins University Press, 1978).
- Thomas S. Kuhn, The Copernican Revolution: Planetary Astronomy in the Development of Western Thought (Cambridge, Mass.: Harvard University Press, 1957).
- Noel M. Swerdlow ve Otto Neugebauer, Mathematical Astronomy in Copernicus's De Revolutionibus, 2 cilt (New York: Springer, 1984).
- Owen Gingerich, The Book Nobody Read: Chasing the Revolutions of Nicolaus Copernicus (New York: Walker, 2004).
- F. Jamil Ragep, «Copernicus and His Islamic Predecessors: Some Historical Remarks», History of Science 45 (2007), s. 65–81.
- Robert S. Westman, The Copernican Question: Prognostication, Skepticism, and Celestial Order (Berkeley: University of California Press, 2011).
Arşiv ve kaynak
Kopernik'e ilişkin kaynaklar arasında 1543 Nürnberg ve 1566 Basel baskıları, Kopernik'in kendi el yazması, onun erken dönem kısa özeti, Rheticus'un 1540'ta yayımladığı anlatı, Giese'nin ve öteki çağdaşlarının mektupları ve ilk baskıların dünyadaki kütüphanelerde korunan, kenar notlu kopyaları vardır. Kitabın Latince metni Vikikaynak'ta ve ilk baskının taranmış kopyaları dijital kütüphanelerde okunabilir.
Açık sorular
- Kopernik, Merâga ve Şam gökbilimcilerinin araçlarını nasıl öğrendi; yoksa aynı çözümlere bağımsız olarak mı ulaştı?
- Kopernik, sistemini gerçekten evrenin fiziksel düzeni olarak mı görüyordu, yoksa Osiander'in dediği gibi bir hesap aracı olarak mı?
- Kopernik sisteminin yavaş kabul görmesinde, bilimsel itirazların mı, yoksa dinsel ve felsefi kaygıların mı payı daha büyüktü?
Mini sınav
- (Hedef 1) Kopernik'in De revolutionibus adlı kitabı hangi yıl yayımlandı? A) 1473 B) 1510 C) 1543 D) 1616
- (Hedef 1) Kopernik'i ziyaret ederek onu kitabını yayımlamaya ikna eden genç matematikçi kimdir? A) Tycho Brahe B) Georg Joachim Rheticus C) Johannes Kepler D) Andreas Osiander
- (Hedef 2) Kopernik, önsözünde dönemin gökbilim modellerini neye benzetti? A) Birbirine uymayan organlardan oluşan bir canavara B) Çöken bir binaya C) Bozuk bir saate D) Yolunu kaybetmiş bir gemiye
- (Hedef 2) Kitabın başına eklenen adsız okura notunun yazarı kimdir ve bu not neyi savunur? A) Kopernik; sistemin kesin gerçek olduğunu B) Giese; kitabın yasaklanması gerektiğini C) Rheticus; Dünya'nın hareketsiz olduğunu D) Osiander; varsayımların doğru olması gerekmediğini
- (Hedef 3) Kopernik'in kitabının ilk baskılarının kopyalarını tek tek inceleyerek kitabın dikkatle okunduğunu gösteren tarihçi kimdir? A) Owen Gingerich B) Thomas Kuhn C) Robert Westman D) Noel Swerdlow
Açık uçlu soru
(Hedef 3) Kopernik, Dünya'yı evrenin merkezinden neden uzaklaştırdı ve bu fikir neden yaklaşık bir yüzyıl boyunca geniş kabul görmedi? Cevabında Kopernik'in önsözünü, Osiander'in notunu ve Güneş'in yerini anlatan pasajı kullan; Kuhn ile Swerdlow'un yaklaşımlarını karşılaştır.
Cevaplar
- C — Kitap 1543'te yayımlandı.
- B — Bu matematikçi Georg Joachim Rheticus'tur.
- A — Kopernik, bu modelleri birbirine uymayan organlardan oluşan bir canavara benzetti.
- D — Notun yazarı Osiander'dir; varsayımların doğru olması gerekmediğini savunur.
- A — Bu tarihçi Owen Gingerich'tir.
Kapsamlı bir cevap, Kopernik'in Dünya'yı merkezden, yeni gözlemlerle değil, var olan modellerin tutarsızlığından ve uyumsuzluğundan duyduğu rahatsızlıkla uzaklaştırdığını açıklar. Önsözdeki canavar benzetmesini ve Güneş'in yerini anlatan pasajdaki simetri ve uyum vurgusunu, Kopernik'in evrenin gerçek ve uyumlu düzenini aradığının kanıtı olarak okur. Osiander'in notunu, kitabın uzun süre bir hesap aracı olarak okunmasını sağlayan ve Kopernik'in kendi niyetiyle çelişen bir çerçeve olarak değerlendirir. Güçlü bir yanıt, Kuhn'un Kopernik'i uzun bir düşünce dönüşümünün başlangıcı olarak gören yaklaşımını, Swerdlow'un onun eski gökbilim geleneğine teknik bağlılığını gösteren çalışmasıyla karşılaştırır ve fikrin kabulünün yeni fizik ve gözlemler gerektirdiğini vurgular.
Sonraki bölüme köprü
Bu derste, Kopernik'in kitabının, Osiander'in notu sayesinde yetmiş yıl kadar bir hesap aracı olarak serbestçe okunduğunu gördük. Bu durum, bir İtalyan matematikçinin teleskopu göğe çevirip gördüklerini, Güneş merkezli sistemin gerçek olduğunun kanıtı olarak sunmasıyla değişti. 1616'da Roma'da Kopernik'in kitabı «düzeltilinceye kadar» yasaklandı; on yedi yıl sonra da o İtalyan matematikçi, Engizisyon mahkemesinin karşısına çıkarıldı. Ama onu bu mahkemeye getiren, yalnızca Dünya'nın hareketi hakkındaki görüşü müydü? Sonraki bölüm bunu soruyor: Galileo gerçekten neden yargılandı?