İçeriğe geç

Bölüm DT-124.05 · Seviye 1 — Dünya Tarihi OmurgasıSeviye 1

Macellan: dünyanın ilk turu

DT-124 Keşifler Çağı ve İlk Küresel İmparatorluklar

2.662 kelime · yaklaşık 12 dakika okuma · seslendirme 8 dk

Dönem
1518–1529
Bölge
Güneydoğu Asya · Güney Amerika · Okyanusya
Kişiler
Fernão de Magalhães · V. Karl · Juan Sebastián Elcano · Antonio Pigafetta · Lapulapu · Malakkalı Enrique · Maximilianus Transylvanus · Oskar Spate · Tim Joyner · Laurence Bergreen · Jerry Brotton
Yerler
Sevilla · Macellan Boğazı · Büyük Okyanus · Mactan · Maluku Adaları · Yeşil Burun Adaları
Sınav
YKS konusu

Yapay zekâ desteğiyle yazıldı; tarih, rakam ve alıntılar kaynağından doğrulandı. Alan uzmanı denetimi henüz yapılmadı. Bir hata görürsen metnin ilgili yerini işaretleyip bildir.

Öğrenme hedefleri

  • Macellan seferinin amacını, güzergâhını ve sonuçlarını, İspanya ile Portekiz arasındaki rekabet içinde açıklayabileceksin.
  • Pigafetta'nın tanıklığını ve İspanya kralının Macellan'la yaptığı anlaşmayı karşılaştırarak, seferin hem bir bilgi hem de bir çıkar girişimi olduğunu değerlendirebileceksin.
  • «Dünyanın ilk turu» anlatısının kahramanlarını ve unutulan insanlarını tartışabileceksin.

Okuma metni

Kanca — bir günün kayboluşu

Temmuz 1522'de, yıpranmış tek bir İspanyol gemisi, Victoria, Afrika'nın batısındaki Yeşil Burun Adaları'ndan birine yanaştı. Gemideki insanlar açlıktan ölmek üzereydi; ama adalar, İspanya'nın rakibi Portekiz'e aitti. Denizciler, karaya çıkarken Portekizlilere, ellerinde başka gemiler olduğunu ve Amerika'dan geldiklerini söyleyerek gerçeği gizlediler. Gemide bulunan İtalyan yazar Antonio Pigafetta, karaya çıkanlardan o günün hangi gün olduğunu sormalarını istemişti. Portekizliler, perşembe dedi. Oysa gemidekilere göre gün çarşambaydı. Pigafetta, üç yıl boyunca her günü aksatmadan günlüğüne yazmıştı ve yanıldığına inanamadı. Sonra açıklamayı buldular: hep batıya, güneşin yönünde yol alarak dünyanın çevresini dolaştıkları için, bir günü yolda «kaybetmişlerdi». Bu küçük karışıklık, bir insan topluluğunun dünyanın çevresini ilk kez dolaştığının belki de en çarpıcı kanıtıydı. Bu ders, bu yolculuğun neden yapıldığını, nasıl bir bedelle tamamlandığını ve kimin hikâyesi olarak anlatıldığını soruyor.

Bağlam — Baharat Adaları'nın peşinde

Portekiz, 1511'de Malakka'yı ele geçirdikten sonra, en değerli baharatların, karanfilin ve küçük hindistancevizinin yetiştiği Maluku Adaları'na, yani Baharat Adaları'na ulaşmıştı. İspanya ise, Kolomb'un yolculuklarından sonra Amerika'ya yerleşmiş, ama Asya'ya ulaşamamıştı. 1513'te bir İspanyol kâşif, Panama kıstağını aşarak Amerika'nın batısında büyük bir okyanus bulunduğunu görmüştü. Soru şuydu: Amerika'nın güneyinden bu okyanusa geçen bir yol var mıydı ve Baharat Adaları, İspanya'nın mı, Portekiz'in mi payına düşüyordu?

Fernão de Magalhães, yani Macellan, Portekizli bir soyluydu. Gençliğinde Portekiz'in Asya'ya gönderdiği filolarda görev almış, Malakka'nın ele geçirilmesinde bulunmuştu. Portekiz kralıyla anlaşmazlığa düşünce, 1517'de İspanya'ya geçti ve İspanya kralına, Amerika'nın güneyinden geçerek Baharat Adaları'na ulaşma ve bu adaların İspanya'nın payına düştüğünü kanıtlama planını sundu.

Gelişme — boğaz ve okyanus

Eylül 1519'da, Macellan beş gemi ve iki yüz elliyi aşkın denizciyle, Sevilla'dan nehir yoluyla indiği Atlantik kıyısındaki limandan yola çıktı. Filo, Atlantik'i geçerek Güney Amerika kıyısı boyunca güneye indi ve kışı bugünkü Arjantin kıyısında geçirdi. Bu sırada kaptanlardan bazıları Macellan'a karşı ayaklandı; ayaklanma bastırıldı ve önderleri cezalandırıldı. Gemilerden biri bir fırtınada kayboldu.

Filonun denizcileri de çok farklı yerlerden geliyordu. Kastilyalıların yanında, Portekizliler, İtalyanlar, Yunanlar, Fransızlar, Flamanlar ve Kuzey Afrikalılar vardı; gemide, Macellan'ın yıllar önce Asya'dan getirdiği köleleştirilmiş bir çevirmen de bulunuyordu. Bu karma mürettebat, keşif seferlerinin bir tek ulusun değil, Akdeniz ve Atlantik dünyasının denizci emek piyasasının ürünü olduğunu gösterir. Denizcilerin çoğu, yoksulluktan kaçmak ya da zengin olmak için bu tehlikeli yolculuğa katılmıştı; pek azı geri dönebildi.

Ekim 1520'de filo, kıtanın güney ucuna yakın dar ve dolambaçlı bir boğaza girdi. Bu boğazı geçmek beş haftadan fazla sürdü; bu sırada gemilerden biri gizlice geri dönüp İspanya'ya kaçtı. Kasım 1520'de kalan üç gemi, boğazdan çıkarak büyük bir okyanusa girdi. Macellan, sakin sularından dolayı bu okyanusa «Pasifik», yani barışçıl adını verdi. Bugün bu boğaz, onun adıyla, Macellan Boğazı olarak anılıyor. Boğazın güneyindeki topraklarda, geceleri kıyıda yanan yerli ateşlerini gören denizciler, bu bölgeye «Ateşler Ülkesi» anlamına gelen Tierra del Fuego adını verdi.

Dönüş noktası — Mactan ve dönüş

Mart 1521'de filo, bugünkü Filipinler'e ulaştı. Macellan, Cebu adasının hükümdarıyla dostluk kurdu ve onu ve halkını Hristiyanlığa geçmeye ikna etti. Ama komşu Mactan adasının önderi Lapulapu, İspanyollara bağlılık göstermeyi reddetti. Nisan 1521'de, Macellan, Lapulapu'yu boyun eğmeye zorlamak için adaya küçük bir kuvvetle çıktı ve orada, Mactan'lıların savunmasıyla karşılaşarak hayatını kaybetti. Bugün Filipinler'de Lapulapu, yabancı bir güce direnen ilk yerli önder olarak anılıyor.

Macellan'ın ölümünden sonra, kalan denizciler iki gemiyle Maluku Adaları'na ulaştı ve baharat yükledi. Gemilerden biri, Trinidad, Büyük Okyanus'u yeniden geçmeye çalışırken Portekizlilerin eline düştü. Öteki gemi, Victoria, İspanya'nın kuzey kıyısındaki Getaria'dan gelen deneyimli bir denizci olan Juan Sebastián Elcano'nun komutasında, Portekiz gemilerinden kaçmak için Hint Okyanusu'nun açık sularından geçerek Ümit Burnu'nu aştı ve Atlantik'e çıktı. Eylül 1522'de, yola çıkışından üç yıl sonra, Victoria on sekiz denizciyle İspanya'ya döndü. Yola çıkan beş geminin yalnızca biri ve iki yüz elliyi aşkın denizcinin küçük bir kısmı bu yolculuğu tamamlayabilmişti.

Yaygın yanlış«Macellan, dünyanın çevresini dolaşan ilk insandı.»
Doğrusu

Macellan, yolculuğun yarısında, Filipinler'de öldü; dünyanın çevresini tamamlayamadı. Yolculuğu tamamlayan, Elcano'nun komutasındaki Victoria'nın on sekiz denizcisiydi. Bazı tarihçiler, Macellan'ın yıllar önce Malakka'dan yanına aldığı ve seferde çevirmenlik yapan köleleştirilmiş adamı, Malakkalı Enrique'yi, dünyanın çevresini ilk dolaşan kişi olarak anar; çünkü o, Filipinler'de kendi dilini konuşan insanlarla karşılaştığında, belki de doğduğu bölgeye yakın bir yere dönmüştü. Bu iddia kanıtlanamaz; ama «ilk» unvanının kime verileceği sorusunun, kimin hikâyesinin anlatıldığıyla ilgili olduğunu hatırlatır.

Cevap — bir tur, birçok hikâye

Macellan seferi, İspanya'nın Baharat Adaları'na batıdan ulaşma ve bu adaları kendi payına düşürme girişimiydi. Bu amacına ulaşamadı: 1529'da İspanya, Baharat Adaları üzerindeki iddiasını büyük bir para karşılığında Portekiz'e sattı. Ama sefer, dünyanın çevresinin dolaşılabileceğini, Büyük Okyanus'un devasa genişliğini ve Amerika ile Asya arasında aşılması aylar süren bir su kütlesinin uzandığını kesin olarak gösterdi. Bu başarı, yüzlerce denizcinin ölümüyle ve karşılaşılan halklarla yaşanan çatışmalarla ödendi. «İlk dünya turu», bir kaptanın kahramanlık hikâyesi olarak anlatılabileceği gibi, açlıktan ölen denizcilerin, adı unutulan bir çevirmenin ve yurdunu savunan bir önderin hikâyesi olarak da anlatılabilir.

Bugünle bağ — bir yıldönümü, iki anlatı

2019–2022 yılları arasında, seferin beş yüzüncü yıldönümü İspanya'da ve Portekiz'de törenlerle anıldı; iki ülke, seferin «ortak mirası» üzerine uzun tartışmalar yaptı. Filipinler'de ise 2021'deki anma, Macellan'ın gelişini değil, Lapulapu'nun direnişini ve Filipin halklarının kendi tarihini merkeze alan bir anlayışla düzenlendi. Aynı olay, farklı ülkelerde farklı kahramanlarla anılıyor.

Birincil kaynak

Pigafetta, Victoria'nın Temmuz 1522'de Yeşil Burun Adaları'na yanaştığı günü anlatır. Stanley'nin İngilizce çevirisinden:

In order to see whether we had kept an exact account of the days, we charged those who went ashore to ask what day of the week it was, and they were told by the Portuguese inhabitants of the island that it was Thursday, which was a great cause of wondering to us, since with us it was only Wednesday. [...] But we were afterwards advised that there was no error on our part, since as we had always sailed towards the west, following the course of the sun, and had returned to the same place, we must have gained twenty-four hours.

Türkçesi: Günlerin doğru bir hesabını tutup tutmadığımızı görmek için, karaya çıkanlara haftanın hangi günü olduğunu sormalarını söyledik; adanın Portekizli sakinleri onlara perşembe olduğunu söyledi. Bu bizi çok şaşırttı, çünkü bize göre gün yalnızca çarşambaydı. [...] Ama sonradan, bizim tarafımızda bir yanlışlık olmadığını öğrendik; çünkü hep batıya doğru, güneşin yolunu izleyerek yelken açmış ve aynı yere dönmüştük, bu yüzden yirmi dört saati kazanmış olmalıydık.

Kaynak: Antonio Pigafetta, Relazione del primo viaggio intorno al mondo (1524 dolayları); Lord Stanley of Alderley (çev. ve ed.), The First Voyage Round the World by Magellan (Londra: Hakluyt Society, 1874), s. 161; Internet Archive. Türkçesi, İngilizcesinden bizim.

  1. Denizciler neden bir günü «kaybettiklerini» sandılar? Pigafetta'nın açıklaması, dünyanın biçimi ve dönüşü hakkında ne gösteriyor?
  2. Pigafetta, her günü aksatmadan yazdığını vurguluyor. Bu vurgu, onun anlatısının güvenilirliği hakkında ne düşündürüyor?
  3. Bu karışıklık, sonraki yüzyıllarda uluslararası bir tarih çizgisinin gerekliliğini nasıl önceden haber veriyordu?

Tarihçiler Tartışıyor

  • Oskar Spate (1979) — The Spanish Lake adlı kitabında, Macellan seferini, Büyük Okyanus'un Avrupalıların dünya görüşüne ve ticaret ağlarına katılmasının başlangıcı olarak ele aldı. Seferin ardından İspanya'nın Filipinler'i ve Amerika ile Asya arasındaki deniz yolunu nasıl kurduğunu, Büyük Okyanus'un nasıl bir «İspanyol gölü»ne dönüştüğünü anlattı.
  • Tim Joyner (1992) — Magellan adlı biyografisinde, Macellan'ı, Portekiz ve İspanya arasındaki siyasal çekişmelerin, sarayların entrikalarının ve denizciler arasındaki gerilimlerin içinde, ne bir aziz ne de bir hain olarak, kusurlarıyla ve hırslarıyla birlikte anlattı.
  • Laurence Bergreen (2003) — Over the Edge of the World adlı kitabında, seferi, açlığın, isyanların ve ölümlerin gölgesinde, denizcilerin deneyimini öne çıkaran dramatik bir anlatıyla yeniden kurdu; Pigafetta'nın tanıklığını merkeze aldı.
  • Jerry Brotton (2012) — A History of the World in Twelve Maps adlı kitabında, seferden sonra İspanya ile Portekiz arasında Baharat Adaları üzerine yapılan pazarlıkları ve bu pazarlıklar için çizilen haritaları inceledi. Seferin asıl sonucunun, dünyayı paylaşmaya yönelik yeni bir haritacılık ve diplomasi olduğunu gösterdi.

Bu tartışmada araştırmacılar, seferi farklı ölçeklerde değerlendirir. Spate, onu Büyük Okyanus'un dünya tarihine katılmasının başlangıcı olarak görür. Joyner, Macellan'ı siyasal çekişmeler içinde anlatır. Bergreen, denizcilerin deneyimini öne çıkarır. Brotton ise, seferin haritacılık ve diplomasi üzerindeki etkisini inceler. Tartışma, seferin bir keşif başarısı mı, bir ticari girişim mi, yoksa bir insan dramı mı olarak anlatılması gerektiği sorusunda düğümlenir.

Derine İn

Macellan seferinin en önemli tanığı olan Antonio Pigafetta'nın anlatısı, seferin nasıl hatırlandığını büyük ölçüde belirledi. Pigafetta, Vicenzalı bir İtalyan soyluydu ve sefere, dünyanın harikalarını görmek için katılmıştı. Macellan'a büyük hayranlık duyuyordu; onun ölümünü anlatırken, onu bir aziz gibi yüceltti. Buna karşılık, Macellan'ın ölümünden sonra yolculuğu tamamlayan Elcano'dan anlatısında neredeyse hiç söz etmedi; iki adamın arasında bir anlaşmazlık olduğu düşünülür. Bu yüzden, seferin kahramanı olarak Macellan'ın öne çıkması, kısmen Pigafetta'nın kaleminin bir sonucudur. Elcano ise, İspanya'da uzun süre daha çok anıldı; kral ona, üzerinde bir dünya küresi ve «Beni ilk dolaşan sensin» anlamına gelen Latince bir yazı bulunan bir arma verdi.

Seferin ilk basılı anlatısı, Pigafetta'nın değil, İspanya kralının sekreteri Maximilianus Transylvanus'undu. Transylvanus, İspanya'ya dönen denizcilerle konuşarak 1522'de Latince bir mektup yazdı; bu mektup 1523'te basılarak Avrupa'ya yayıldı. Pigafetta'nın daha ayrıntılı anlatısı ise ancak birkaç yıl sonra, önce kısaltılmış bir Fransızca baskıyla yayımlandı. Bir olayın ilk nasıl anlatıldığı, onun sonraki kuşaklarca nasıl hatırlanacağını da etkiler.

Seferin diplomatik sonuçları, onun ticari sonuçlarından daha büyük oldu. Victoria'nın getirdiği karanfil yükü, seferin masraflarını karşıladı; ama İspanya, Baharat Adaları'nı elinde tutamadı. İki krallık, adaların Tordesillas çizgisinin hangi tarafında kaldığını belirlemek için uzmanlar kurulu topladı; ama o dönemde boylamı doğru ölçmek imkânsız olduğundan, uzmanlar anlaşamadı. 1529'da imzalanan Zaragoza Antlaşması ile İspanya, iddiasını Portekiz'e büyük bir para karşılığında sattı. Ama İspanya, birkaç on yıl sonra, Filipinler'e yerleşti ve Manila'yı, Amerika'nın gümüşünü Çin'in ipeği ve porseleniyle değiş tokuş eden büyük bir ticaret yolunun merkezine dönüştürdü.

Seferin Filipinler'deki mirası da tartışmalıdır. Macellan'ın Cebu'da başlattığı Hristiyanlaştırma, İspanyol sömürge yönetimi altında sonraki yüzyıllarda yayıldı ve Filipinler, bugün Asya'nın en büyük Hristiyan nüfusuna sahip ülkelerinden biri oldu. Aynı zamanda, Lapulapu'nun direnişi, Filipin ulusal kimliğinin önemli simgelerinden biri hâline geldi. Bu iki miras, bir ülkenin tarihinde bir arada yaşıyor; Mactan'da bugün hem Lapulapu'nun heykeli hem de Macellan'ın ölümünü anan eski bir anıt yan yana duruyor.

Seferin bilimsel sonuçları da önemliydi. Victoria'nın dönüşü, dünyanın çevresinin Kolomb'un sandığından çok daha büyük olduğunu, yani eski coğrafyacıların büyük tahminlerinin doğruya daha yakın olduğunu kanıtladı. Haritacılar, sonraki yıllarda Büyük Okyanus'u haritalarına çok daha geniş bir su kütlesi olarak çizmeye başladı. Kayıp gün sorunu ise, dünyanın dönüşü ve zamanın ölçülmesi üzerine yeni soruları gündeme getirdi; bu sorular, yüzyıllar sonra, on dokuzuncu yüzyılda, Büyük Okyanus'un ortasından geçen uluslararası bir tarih çizgisinin kabul edilmesiyle çözülecekti.

Son olarak, Macellan seferi, bilginin nasıl biriktiğini de gösterir. Seferin başarısı, yalnızca Macellan'ın cesaretine değil, Portekiz'in Hint Okyanusu'nda edindiği deneyime, Faleiro gibi astronomların hesaplarına, Malakkalı Enrique gibi çevirmenlerin dil bilgisine ve yol boyunca karşılaşılan yerli halkların sunduğu yiyeceklere ve bilgiye dayanıyordu.

Uzman Notu

Temel literatür

  • Lord Stanley of Alderley (çev. ve ed.), The First Voyage Round the World by Magellan (Londra: Hakluyt Society, 1874).
  • O. H. K. Spate, The Spanish Lake (Canberra: Australian National University Press, 1979).
  • Tim Joyner, Magellan (Camden, Maine: International Marine, 1992).
  • Laurence Bergreen, Over the Edge of the World: Magellan's Terrifying Circumnavigation of the Globe (New York: William Morrow, 2003).
  • Jerry Brotton, A History of the World in Twelve Maps (Londra: Allen Lane, 2012).
  • Felipe Fernández-Armesto, Pathfinders: A Global History of Exploration (Oxford: Oxford University Press, 2006).

Arşiv ve kaynak

Macellan seferinin kaynakları arasında Pigafetta'nın anlatısı, Transylvanus'un mektubu, Elcano'nun krala yazdığı mektup, seferden dönen denizcilerin ifadeleri, gemilerin kaptanlarının seyir kayıtları ve İspanya'nın sömürge arşivlerinde saklanan hazırlık ve hesap belgeleri vardır. Stanley'nin çevirisi, Hakluyt Society'nin ilk dizisinin taranmış ciltleri arasındadır.

Açık sorular

  • Macellan seferi, bir keşif yolculuğu muydu, yoksa İspanya'nın Baharat Adaları üzerindeki iddiasını kanıtlamaya yönelik bir ticari ve siyasal girişim mi?
  • Pigafetta'nın Macellan'a duyduğu hayranlık, seferin nasıl hatırlandığını ne ölçüde biçimlendirdi?
  • Malakkalı Enrique, gerçekten dünyanın çevresini ilk dolaşan kişi miydi?

Mini sınav

  1. (Hedef 1) Macellan seferinin temel amacı neydi? A) Amerika'yı fethetmek B) Baharat Adaları'na batıdan ulaşmak C) Afrika'yı dolaşmak D) Kuzey Kutbu'na ulaşmak
  2. (Hedef 1) Macellan hangi adada, yerli bir önderin kuvvetleriyle karşılaşarak hayatını kaybetti? A) Cebu B) Guam C) Mactan D) Tidore
  3. (Hedef 2) Pigafetta'ya göre, Büyük Okyanus'u geçerken birçok denizcinin ölümüne yol açan hastalık nasıl bir belirti gösteriyordu? A) Yüksek ateş B) Dişetlerinin şişmesi C) Körlük D) Deri döküntüsü
  4. (Hedef 2) Victoria'nın denizcileri Yeşil Burun Adaları'nda neyin farkına vardı? A) Takvimlerinin bir gün geride kaldığının B) Pusulalarının bozulduğunun C) Portekizlilerin dostça davrandığının D) Yanlış kıtaya vardıklarının
  5. (Hedef 3) Büyük Okyanus'un Macellan seferinden sonra bir «İspanyol gölü»ne dönüştüğünü anlatan tarihçi kimdir? A) Tim Joyner B) Laurence Bergreen C) Jerry Brotton D) Oskar Spate

Açık uçlu soru

(Hedef 3) Macellan seferi kimin hikâyesidir? Cevabında Pigafetta'nın Büyük Okyanus'u geçişe ve kayıp güne ilişkin tanıklıklarını ve İspanya kralının Macellan'la yaptığı anlaşmayı kullan; Spate ile Bergreen'in yaklaşımlarını karşılaştır.

Cevaplar

  1. B — Temel amaç, Baharat Adaları'na batıdan ulaşmaktı.
  2. C — Macellan, Mactan adasında hayatını kaybetti.
  3. B — Hastalık, dişetlerinin şişmesiyle kendini gösteriyordu.
  4. A — Denizciler takvimlerinin bir gün geride kaldığını fark etti.
  5. D — Bu tarihçi Oskar Spate'tir.

Kapsamlı bir cevap, İspanya kralının anlaşmasını, seferin bir bilim yolculuğu değil, iki krallık arasındaki bir sınır anlaşmazlığında İspanya'nın iddiasını kanıtlama girişimi olduğunun belgesi olarak kullanır. Pigafetta'nın Büyük Okyanus tanıklığında, bu girişimin bedelini denizcilerin bedenleriyle ödediğini görür; kayıp gün anlatısını ise, dünyanın çevresinin ilk kez dolaşıldığının somut bir kanıtı olarak okur. Güçlü bir yanıt, Spate'in seferi Büyük Okyanus'un dünya tarihine katılmasının başlangıcı olarak gören yorumunu, Bergreen'in denizcilerin deneyimini merkeze alan anlatısının yanına koyar ve seferi, Macellan'ın olduğu kadar Elcano'nun, Enrique'nin, ölen denizcilerin ve Lapulapu'nun da hikâyesi olarak tanımlar.

Sonraki bölüme köprü

Bu derste İspanya'nın, Asya'ya ulaşma çabasının yan ürünü olarak bulduğu Amerika'da, adalardan ve kıyılardan öteye henüz geçmediğini gördük. Macellan filosu Büyük Okyanus'ta açlıkla boğuşurken, Meksika'da küçük bir İspanyol kuvveti, Amerika'nın en güçlü devletlerinden birinin başkentine doğru ilerliyordu. Birkaç yüz askerle başlayan bu sefer, iki yıl içinde bir imparatorluğun çöküşüyle sonuçlandı. Sonraki bölüm bunu soruyor: Cortés birkaç yüz askerle Aztekleri nasıl yıktı?

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Görsel plan ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Görsel plan

  • 0:00–1:15 Kanca: bir kıyıya yanaşan yıpranmış tek bir geminin silüeti; bir günlüğün sayfasında çarpı işaretiyle düzeltilen bir gün adı.
  • 1:15–3:05 Bağlam: dünya haritasında Atlantik'ten geçen bir çizgi; çizginin dünyanın öbür yüzünde nereden geçeceğini soran bir soru işareti; haritada parlayan küçük adalar.
  • 3:05–4:35 Gelişme: dar bir boğazın kıvrımları arasında ilerleyen gemi silüetleri; ardından ufka kadar uzanan boş ve sakin bir okyanus.
  • 4:35–6:45 Dönüş noktası: tropik bir adanın kıyısı; kıyıda bekleyen yüzsüz silüetler; ardından Afrika'nın güney ucunu dolaşan tek bir gemi.
  • 6:45–9:00 Kapanış: yavaşça dönen bir dünya küresinin çevresinde tamamlanan tek bir çizgi.

Kişiler yüzsüz silüet; kutsal kişiler resmedilmez; savaş ve şiddet sahneleri gösterilmez.