Öğrenme hedefleri
- İkinci Pön Savaşı'nın nedenlerini ve Hannibal'in İspanya'dan İtalya'ya uzanan yürüyüşünün aşamalarını açıklayabileceksin.
- Hannibal'in İtalya'ya denizden değil, Alpleri aşarak girmeyi seçmesinin nedenlerini, Roma'nın deniz egemenliği ve İtalya'daki müttefiklik düzeniyle ilişkilendirerek değerlendirebileceksin.
- Polybios'un ve Livius'un Alp geçişi anlatılarını karşılaştırarak, bir tarihçinin kaynak eleştirisini nasıl yaptığını tartışabileceksin.
Okuma metni
Kanca — dokuz yaşında bir yemin
MÖ 237'de, Kartacalı komutan Hamilkar Barkas, İspanya'ya bir sefere çıkmadan önce tanrılara kurban sundu. Yanında dokuz yaşındaki oğlu Hannibal vardı. Yıllar sonra Hannibal'in kendisi, bir Helenistik krala bu anı şöyle anlattı: babası kurbanı sunduktan sonra ötekileri biraz geri çekilmeye çağırmış, oğluna sefere onunla gelmek isteyip istemediğini sormuştu. Çocuk hevesle evet deyince, babası onu elinden tutup sunağa götürmüş, elini kurbanın üzerine koydurmuş ve Roma'yla asla dost olmayacağına dair ant içirmişti.
Bu yeminden yaklaşık on dokuz yıl sonra, MÖ 218 sonbaharında, Hannibal, ordusu, atları, yük hayvanları ve filleriyle birlikte, karlarla kaplı Alplerin tepesinde duruyordu. Askerleri yorgun ve umutsuzdu. Hannibal onları topladı ve aşağıda, dağların ötesinde uzanan İtalya'nın ovalarını gösterdi. Bu bölüm, bu anın arkasındaki soruyu soruyor: Hannibal, İtalya'ya ulaşmak için neden bu kadar zor ve tehlikeli bir yolu seçti, ve bu yolculuk ona ne kazandırdı, ne kaybettirdi?
Bağlam — kaybedilen deniz, kazanılan İspanya
Önceki bölümde gördüğümüz gibi, Kartaca Birinci Pön Savaşı'nı kaybetmiş, Sicilya'yı ve Sardinya'yı Roma'ya bırakmıştı. Roma, bu savaşta kurduğu donanmayla artık Batı Akdeniz'in denizlerine egemendi. Kartaca'nın bu kayıpları telafi edecek yeni bir kaynağa ihtiyacı vardı.
Hamilkar Barkas, bu kaynağı İspanya'da buldu. MÖ 237'den itibaren, İspanya'nın güney ve doğu kıyılarında, yerli halkları savaşla ve ittifaklarla kendine bağlayarak geniş bir Kartaca egemenlik alanı kurdu. İspanya'nın gümüş madenleri, Kartaca'nın hazinesini yeniden doldurdu; yerli halklar da Kartaca ordusuna asker sağladı. Hamilkar'ın ölümünden sonra damadı Hasdrubal, bu işi sürdürdü ve İspanya'nın doğu kıyısında Yeni Kartaca şehrini kurdu.
MÖ 221'de Hasdrubal öldürüldü ve ordu, yirmi altı yaşındaki Hannibal'i komutan seçti. MÖ 219'da Hannibal, Roma'nın dostu olan Saguntum şehrini, sekiz ay süren kuşatmanın sonunda aldı. Roma, Kartaca'dan Hannibal'in teslim edilmesini istedi; Kartaca reddetti. İkinci Pön Savaşı başladı.
Gelişme — denizin yerine dağlar
Roma'nın planı açıktı: bir ordu İspanya'ya gidip Hannibal'i orada tutacak, öteki ordu Sicilya'dan Afrika'ya geçip doğrudan Kartaca'ya saldıracaktı. Roma denizlere egemen olduğu için, savaşı Kartaca'nın topraklarında yürütmeyi bekliyordu.
Hannibal, bu planı bozacak bir karar verdi. Savaşı Roma'nın topraklarına, İtalya'ya taşıyacaktı. Ama Roma donanması denizleri tuttuğu için, İtalya'ya gemilerle bir ordu taşımak neredeyse imkânsızdı. Geriye tek bir yol kalıyordu: karadan, İspanya'dan Galya'nın güneyine, oradan Alplerin üzerinden İtalya'nın kuzeyine yürümek.
MÖ 218 baharında Hannibal, Yeni Kartaca'dan yola çıktı. Pireneleri aştı, Galya'nın güneyinden geçti ve Rhône ırmağına ulaştı. Irmağın öbür yakasında ona karşı çıkan yerli halkları aşmak için, askerlerinin bir kısmını gizlice yukarıdan geçirerek düşmanı arkadan vurdu. Fillerini, ırmağın üzerine toprakla kaplanmış büyük sallar yerleştirerek geçirdi. Bu sırada, Hannibal'i yakalamak için İspanya'ya giden Romalı konsül Publius Cornelius Scipio, Rhône'un ağzına ulaşmıştı; ama Hannibal'in ordugâhına geldiğinde, onun üç gün önce ayrıldığını gördü.
Dönüş noktası — on beş günlük geçit
Hannibal, MÖ 218 sonbaharının sonlarında Alplere tırmanmaya başladı. Polybios'un anlatısına göre, geçişin ilk günlerinde yerli dağ halkları, dar geçitlerin üzerindeki tepeleri tutarak orduya saldırdı. Dar ve dik yollarda, sırtları yüklü binlerce hayvan uçurumlardan yuvarlandı. Başka bir yerli grup, dostluk işareti olarak dallar ve çelenklerle geldi, rehine verdi, rehberlik etti; ama birkaç gün sonra, dar bir boğazda orduya yukarıdan kayalar yuvarlayarak saldırdı.
Dokuzuncu günün sonunda ordu, geçidin tepesine ulaştı. Artık kar yağmaya başlamıştı; askerlerin morali çökmüştü.
Polybios'a göre, Yeni Kartaca'dan yürüyüş beş ay, Alp geçişinin kendisi ise on beş gün sürdü. Hannibal İtalya'ya, kendi diktirdiği bir yazıta dayanarak Polybios'un aktardığı sayıya göre, on iki bin Afrikalı ve sekiz bin İspanyol piyade ile en fazla altı bin atlıyla girdi. İspanya'dan yola çıkarken yanında bunun birkaç katı asker vardı.
Yaygın yanlış«Hannibal, Alpleri daha önce kimsenin geçmediği, insanların aşamayacağı bir yerden, yalnızca olağanüstü cesaretiyle aştı» diye düşünülür.
Oysa Polybios bu tür anlatıları açıkça eleştirir. Ona göre Alpler boş ve geçilmez bir çöl değildi: dağlarda kalabalık halklar yaşıyordu ve Rhône vadisinin Keltleri, Hannibal'den önce de birkaç kez büyük kuvvetlerle Alpleri aşıp İtalya'daki Keltlerle birlikte Romalılara karşı savaşmıştı. Hannibal da körü körüne yola çıkmamış, varacağı ülkenin verimliliğini ve oradaki halkların Roma'ya düşmanlığını önceden öğrenmiş, yerli rehberler kullanmıştı. Alp geçişi olağanüstü zordu, ama bir mucize değil, dikkatle hazırlanmış bir askerî harekâttı.
Cevap — kazanılan zaferler, kazanılmayan savaş
Öyleyse Hannibal Alpleri neden aştı? Çünkü Roma'nın deniz egemenliği, ona İtalya'ya başka bir yol bırakmıyordu; ve çünkü savaşı kazanmanın tek yolunun, onu Roma'nın kendi topraklarına taşımak olduğuna inanıyordu. Hannibal'in amacı, Roma şehrini kuşatıp almak değil, Roma'nın gücünün kaynağını, yani önceki bölümlerde gördüğümüz İtalyan müttefikler ağını çözmekti. Roma'yı savaş alanında yenerse, müttefiklerin Roma'yı bırakıp onun yanına geçeceğini umuyordu.
Hannibal'in planının ilk bölümü şaşırtıcı biçimde başarılı oldu. MÖ 218'de Trebia ırmağı kıyısında, MÖ 217'de Trasimeno gölünün yanında, MÖ 216'da da Cannae'de Roma ordularını ağır yenilgilere uğrattı; Cannae'de bir günde on binlerce Romalı öldü. Po ovasının Galyalıları ona katıldı; güney İtalya'nın bazı şehirleri, özellikle Capua, Roma'yı bıraktı.
Ama planın ikinci bölümü gerçekleşmedi. Orta İtalya'daki Latin kolonileri ve müttefiklerin çoğu, Roma'ya sadık kaldı. Bu müttefik sadakati, Hannibal'in bütün hesaplarını boşa çıkaran etken oldu. Roma, dictator seçilen Quintus Fabius Maximus'un önderliğinde, Hannibal'le büyük bir meydan savaşından kaçınıp onu yıpratan bir strateji izledi.
Hannibal, İtalya'da on beş yıl kaldı, hiçbir büyük meydan savaşını kaybetmedi, ama Roma'yı teslim olmaya zorlayamadı. Sonunda Roma, Rhône'da Hannibal'i kaçıran konsülün oğlu, genç komutan Scipio'yu, sonradan «Africanus» lakabıyla anılacak olan Scipio Africanus'u Afrika'ya gönderdi; Hannibal Kartaca'yı savunmak için geri çağrıldı ve MÖ 202'de Zama'da yenildi. Alpleri aşmak, Hannibal'e zaferler kazandırmış, ama savaşı kazandırmamıştı.
Bugünle bağ — hangi geçit?
Hannibal'in Alpleri tam olarak hangi geçitten aştığı, iki bin yıldır tartışılıyor. Polybios, geçidi kendisinin de dolaştığını söyler, ama adını vermez. Araştırmacılar, Fransa ile İtalya arasındaki pek çok geçidi aday olarak gösterdi. Son yıllarda bir araştırma grubu, yüksek bir geçidin yakınındaki bir turbalıkta, büyük miktarda at ve katır dışkısının izlerini içeren ve MÖ üçüncü yüzyılın sonu dolaylarına tarihlenen bir toprak katmanı bulduğunu ve bunun Hannibal'in ordusunun izi olabileceğini ileri sürdü. Bu yorum da tartışmalıdır. Antik bir yürüyüşün izini, bugün hâlâ toprağın içinde aramaya devam ediyoruz.
Birincil kaynak
Polybios, Alp geçişini anlatmadan önce, bu konuda yazan öteki tarihçileri şöyle eleştirir:
For of course Hannibal did not act as these writers say he did; but, on the contrary, conducted his plans with the utmost prudence. He had thoroughly informed himself of the fertility of the country into which he designed to descend, and of the hostile feelings of its inhabitants towards Rome, and for his journey through the difficult district which intervened he employed native guides and pioneers, whose interests were bound up with his own. I speak with confidence on these points, because I have questioned persons actually engaged on the facts, and have inspected the country, and gone over the Alpine pass myself, in order to inform myself of the truth and see with my own eyes.
Türkçesi: Çünkü elbette Hannibal, bu yazarların söylediği gibi davranmadı; tersine, planlarını en büyük sağduyuyla yürüttü. İnmeyi tasarladığı ülkenin verimliliği ve orada yaşayanların Roma'ya düşman duyguları hakkında kendini iyice bilgilendirmişti; aradaki zorlu bölgeden geçmek için de çıkarları kendi çıkarlarına bağlı yerli rehberler ve öncüler kullandı. Bu konularda güvenle konuşuyorum, çünkü olaylara gerçekten katılmış kişileri sorguladım, ülkeyi inceledim ve gerçeği öğrenmek ve kendi gözlerimle görmek için Alp geçidini kendim de aştım.
Kaynak: Polybios, Tarihler, III.48; E. S. Shuckburgh'ün İngilizce çevirisi (Londra: Macmillan, 1889), Project Gutenberg. Türkçesi bizim.
- Polybios, Hannibal'in Alp geçişini anlatan öteki tarihçileri hangi noktada eleştiriyor?
- Polybios'a göre Hannibal'in başarısının arkasında hangi hazırlıklar vardı?
- Polybios, bilgisinin güvenilirliğini hangi yöntemlerle kanıtlamaya çalışıyor? Bu yöntemler, bugünkü bir tarihçinin kaynak eleştirisiyle nasıl karşılaştırılabilir?
Tarihçiler Tartışıyor
- Adrian Goldsworthy (2000) — Pön savaşlarını askerî açıdan inceledi; Hannibal'in İtalya'yı işgal kararının cesur ama mantıklı bir strateji olduğunu, ancak Roma'nın insan gücünü ve müttefiklerinin sadakatini hafife aldığını, bu yüzden taktik zaferlerini stratejik bir başarıya dönüştüremediğini savundu.
- Dexter Hoyos (2003) — Barka ailesinin İspanya'daki egemenliğini ve siyasetini inceledi; Hannibal'in İtalya seferini, babası ile eniştesinin İspanya'da kurduğu güç temelinin bir devamı olarak değerlendirdi ve savaşın kaynağını yalnızca ailenin kişisel kininde görmeyi reddetti.
- Eve MacDonald (2015) — Hannibal'i yalnızca bir Kartacalı komutan olarak değil, Yunan kültürüyle yetişmiş, Helenistik kralları örnek alan bir figür olarak ele aldı; onun kendini Büyük İskender ve Pyrrhos gibi komutanların mirasçısı olarak sunduğunu vurguladı.
- William Mahaney ve arkadaşları (2017) — Hannibal'in geçtiği geçidi bulmak için yerbilimsel ve biyolojik yöntemler kullandı; yüksek bir geçidin yakınındaki toprak katmanlarında büyük bir hayvan sürüsünün izlerini bulduklarını ve bunun Hannibal'in ordusuna ait olabileceğini ileri sürdü.
Bu tartışma, Hannibal'in seferini farklı ölçeklerde okuyor. Goldsworthy, stratejinin mantığını ve sınırlarını soruyor. Hoyos, seferin İspanya'daki kökenlerine bakıyor ve Barka ailesinin kişisel kini imgesini, daha geniş bir siyasi güç mücadelesiyle değiştiriyor. MacDonald, Hannibal'in kendini nasıl sunduğuna odaklanıyor. Mahaney ve arkadaşları ise antik bir soruya doğa bilimlerinin araçlarıyla cevap arıyor; ama onların bulgularının Hannibal'e ait olduğu, öteki araştırmacılar tarafından kuşkuyla karşılandı.
Derine İn
Hannibal'in Alp geçişinin en ünlü ayrıntılarından biri, Romalı tarihçi Livius'tan gelir. Livius'a göre, inişte yolu büyük bir kaya kapatınca Hannibal'in askerleri kayanın çevresinde büyük ateşler yaktı, kaya kızınca üzerine sirke döktü ve böylece ufalanan kayayı kazmalarla parçalayarak yol açtı. Bu öykü, yüzyıllar boyunca tekrarlandı. Ama Polybios, aynı yerde yalnızca askerlerin uçurumun yüzüne büyük bir emekle bir yol açtığını anlatır; sirkeden ve ateşten söz etmez. Ateşle ısıtılan kayaların soğuk suyla ya da sirkeyle kırılması, antik madencilikte bilinen bir yöntemdi; ama dağın tepesinde bu kadar sirke ve odunu bulmanın mümkün olup olmadığı tartışılıyor. İki anlatının karşılaştırılması, sonraki kaynakların dramatik ayrıntıları nasıl eklediğini gösteriyor.
Polybios'un sayıları da yakından incelenmeyi hak ediyor. Polybios, Hannibal'in İtalya'ya girdiği ordunun büyüklüğünü, Hannibal'in İtalya'nın güneyindeki Lacinium burnuna diktirdiği bronz bir yazıttan aldığını söyler. Bu, bir komutanın kendi eliyle yazdırdığı bir kaynağa dayanıyor; Polybios bunu güvenilir buluyor. Ama bir komutanın kendi başarısını anlatan bir yazıtın, sayıları nasıl sunduğunu da düşünmek gerekir. İspanya'dan yola çıkan orduyla İtalya'ya ulaşan ordu arasındaki büyük fark, yolda ölenlerin yanında, İspanya'da ve Galya'da bırakılan birliklerden ve kaçan askerlerden de kaynaklanıyordu.
Hannibal'in fillerinin kaderi de dikkat çekicidir. Polybios'a göre filler, Alp geçişinde yerli halkları korkutarak orduyu korudu. Ama iniş sırasında açlıktan perişan oldular; İtalya'daki ilk kış ve savaşlar, fillerin neredeyse hepsinin ölümüne yol açtı. Livius'a göre Hannibal, sonraki yıl bataklıklardan geçerken, hayatta kalan son filin üzerindeydi. Fillerin savaşa katkısı, Hannibal'in efsanesindeki yerinden çok daha küçüktü. Yine de sonraki yüzyıllarda, resimlerde, heykellerde ve ders kitaplarında Hannibal'in en tanınmış simgesi, karlı dağlarda ilerleyen filler oldu; bir imge, tarihsel ağırlığından çok daha büyük bir yer kaplayabiliyor.
Hannibal'in İtalya'daki en büyük sorunu, takviye alamamasıydı. Roma donanması denizleri tuttuğu için, Kartaca'dan ona asker ve erzak göndermek çok zordu. İspanya'dan kardeşi Hasdrubal, MÖ 207'de onun yolunu izleyerek Alpleri aşıp yardıma geldi; ama Metaurus ırmağı kıyısında Roma ordularına yenildi ve öldürüldü. Livius'a göre Romalılar, Hasdrubal'in kesik başını Hannibal'in ordugâhına fırlattı; Hannibal kardeşinin başını tanıyınca Kartaca'nın kaderini gördüğünü söyledi. Alpleri aşmak Hannibal'i İtalya'ya getirmişti, ama aynı yolun ikinci kez aşılması, onu kurtaramadı.
Son olarak, Hannibal'in İtalya'daki on beş yılı, İtalya'nın halkları için büyük bir yıkım demekti. Her iki ordu da tarlaları yaktı, şehirleri yağmaladı, erzak için köyleri boşalttı. Roma'ya karşı ayaklanan şehirler, Roma tarafından ağır biçimde cezalandırıldı; Capua, MÖ 211'de yeniden ele geçirildiğinde, önderleri öldürüldü ve halkının bir kısmı sürüldü. Bu savaş, İtalya'nın kırsal toprağında ve toplumunda derin izler bıraktı; bazı tarihçiler, sonraki bölümlerde göreceğimiz büyük toprak sorununun kökenlerini de tam burada, bu savaşın bıraktığı yıkımda arıyor.
Uzman Notu
Temel literatür
- Polybius, The Histories of Polybius, çev. Evelyn S. Shuckburgh, 2 cilt (Londra: Macmillan, 1889).
- Livy, The History of Rome, Books IX–XXVI, çev. D. Spillan ve Cyrus Edmonds (Londra: Henry G. Bohn), Project Gutenberg.
- Adrian Goldsworthy, The Punic Wars (Londra: Cassell, 2000).
- Dexter Hoyos, Hannibal's Dynasty: Power and Politics in the Western Mediterranean, 247–183 BC (Londra: Routledge, 2003).
- Eve MacDonald, Hannibal: A Hellenistic Life (New Haven: Yale University Press, 2015).
- W. C. Mahaney ve diğerleri, «Biostratigraphic Evidence Relating to the Age-Old Question of Hannibal's Invasion of Italy», Archaeometry 59 (2017).
Arşiv ve kaynak
Polybios'un üçüncü kitabı, Hannibal'in İtalya seferinin en eski ve en ayrıntılı anlatısıdır ve Shuckburgh çevirisiyle Project Gutenberg'de okunabiliyor. Livius'un yirmi birinci kitabı, Alp geçişinin daha dramatik bir anlatısını verir ve Spillan ile Edmonds çevirisiyle aynı yerde bulunuyor. Hannibal'in İtalya'daki savaş alanları, özellikle Trasimeno gölü kıyısı ve Cannae, bugün ziyaret edilebiliyor.
Açık sorular
- Hannibal Alpleri hangi geçitten aştı?
- Ebro antlaşması Saguntum'u kapsıyor muydu, ve savaşın sorumluluğu kimdeydi?
- Hannibal, Cannae'den sonra Roma'yı neden kuşatmadı?
Mini sınav
- (Hedef 1) Polybios'a göre Hannibal, çocukken babasının önünde neye yemin etti? A) Kartaca'yı hiç terk etmeyeceğine B) Roma'nın hiçbir zaman dostu olmayacağına C) İspanya'yı fethedeceğine D) Alpleri aşacağına
- (Hedef 1) İkinci Pön Savaşı'nın doğrudan nedeni olan, Hannibal'in kuşatıp ele geçirdiği Roma dostu İspanyol şehri hangisidir? A) Saguntum B) Yeni Kartaca C) Messana D) Capua
- (Hedef 2) Hannibal İtalya'ya neden denizden değil, karadan girmeyi seçti? A) Filleri gemilere sığmadığı için B) Roma donanması denizlere egemen olduğu için C) Kartaca'nın hiç gemisi olmadığı için D) Alpler daha kısa bir yol olduğu için
- (Hedef 3) Polybios, Alp geçişi hakkındaki bilgisinin güvenilirliğini nasıl kanıtlamaya çalışır? A) Hannibal'in mektuplarını okuduğunu söyleyerek B) Tanrıların ona gerçeği bildirdiğini söyleyerek C) Olaylara katılanları sorguladığını ve geçidi kendisinin aştığını söyleyerek D) Livius'un eserini okuduğunu söyleyerek
- (Hedef 2) Hannibal'le büyük bir meydan savaşından kaçınarak onu yıpratan Romalı komutanın adıyla anılan strateji hangisidir? A) Kama düzeni B) Karma anayasa C) Oyalama stratejisi D) Kuşatma stratejisi
Açık uçlu soru
(Hedef 3) Hannibal'in Alp geçişini, Polybios'un anlatısından yararlanarak değerlendir: Hannibal'in yemini, Polybios'un öteki tarihçileri eleştirmesi, Hannibal'in askerlerine İtalya'yı göstermesi ve Livius'un sirke öyküsüyle Polybios'un anlatısı arasındaki fark. Ardından, Goldsworthy'nin Hannibal'in stratejisinin sınırlarını vurgulayan yorumunu değerlendirerek, Alp geçişinin Hannibal için bir başarı mı, yoksa ağır bir bedeli olan bir kumar mı olduğunu tartış ve tercihini gerekçelendir.
Cevaplar
- B — Hannibal, Roma'nın hiçbir zaman dostu olmayacağına yemin etti.
- A — Hannibal'in ele geçirdiği şehir Saguntum'du.
- B — Roma donanması denizlere egemendi.
- C — Polybios, olaylara katılanları sorguladığını ve geçidi kendisinin aştığını söyler.
- C — Bu strateji oyalama stratejisidir.
Güçlü bir değerlendirme, Hannibal'in yemininin bir siyasi savunmanın parçası olarak anlatıldığını, Polybios'un Alp geçişini bir mucize olarak değil, dikkatle hazırlanmış bir harekât olarak sunduğunu ve bunu kendi araştırmasıyla desteklediğini, Livius'un sirke öyküsünün ise sonradan eklenmiş dramatik bir ayrıntı olabileceğini belirtir. Goldsworthy'nin yorumunu değerlendirirken, geçişin Hannibal'e İtalya'da büyük zaferler kazandırdığını, ama ordusunun büyük bir kısmını yok ettiğini ve Roma'nın müttefiklerini çözmeyi başaramadığını hesaba katarak bir sonuca varır.
Sonraki bölüme köprü
Cannae'de yok edilen Roma ordusunun yerine yenisi kuruldu; birkaç on yıl sonra da aynı Roma'nın lejyonları, Tesalya'daki tepelerde ve Pydna'da İskender'in mirasçısı Makedon falanksını dağıttı. Polybios bu başarının sırrını, satranç tahtası gibi dizilen küçük birliklerde, her akşam kurulan ordugâhta ve onur ile utanca dayalı bir disiplinde aradı. Sonraki bölüm bunu soruyor: Roma lejyonu neden bu kadar başarılıydı, ve gerçekten yenilmez miydi?