İçeriğe geç

Bölüm DT-120.03 · Seviye 1 — Dünya Tarihi OmurgasıSeviye 1

Barut, pusula, matbaa: Çin icatları

DT-120 Orta Çağ Asyası

2.791 kelime · yaklaşık 13 dakika okuma · seslendirme 8 dk

Dönem
850–1450
Bölge
Doğu Asya · Dünya
Tema
Bilim · Savaş · Ekonomi
Kişiler
Bi Sheng · Shen Kuo · Wang Zhen · Zeng Gongliang · Zhu Yu · Feng Dao · Gutenberg · Francis Bacon · Thomas Carter · Barbara Kreutz · Kenneth Chase · Joseph McDermott
Yerler
Kaifeng · Dunhuang · Guangzhou · Kore · Mainz · Akdeniz
Sınav
YKS konusu

Yapay zekâ desteğiyle yazıldı; tarih, rakam ve alıntılar kaynağından doğrulandı. Alan uzmanı denetimi henüz yapılmadı. Bir hata görürsen metnin ilgili yerini işaretleyip bildir.

Öğrenme hedefleri

  • Barutun, pusulanın ve baskı tekniklerinin Çin'de hangi aşamalardan geçerek geliştiğini, kronolojik olarak açıklayabileceksin.
  • Shen Kuo'nun, Wang Zhen'in ve bir Song dönemi deniz ticareti kaydının anlatılarını kullanarak, bu buluşların Çin'de nasıl kullanıldığını değerlendirebileceksin.
  • Bu buluşların Avrupa'ya nasıl ulaştığı ve orada neden farklı sonuçlar doğurduğu sorusunu, aktarım ve bağımsız buluş tartışmalarıyla birlikte tartışabileceksin.

Okuma metni

Kanca — elleri yakan karışım

Dokuzuncu yüzyıla tarihlenen Taocu bir simya metni, ölümsüzlük iksiri arayan okurlarını bir tehlikeye karşı uyarır. Metne göre, bazı simyacılar güherçileyi, kükürdü ve başka maddeleri bal ile karıştırıp ısıttıklarında, karışım alev almış, ellerini ve yüzlerini yakmış, hatta çalıştıkları evi ateşe vermişti. Uyarı, bu karışımın ölümsüzlük getirmediğini, tam tersine tehlikeli olduğunu söylüyordu. Tarihçilerin çoğu, bu satırlarda barutun yazılı kaynaklardaki ilk izlerinden birini görür.

Ölümsüzlük arayışında bulunan bir karışım, birkaç yüzyıl içinde dünyanın savaşlarını değiştirecekti. Pusula ve baskı teknikleri de benzer bir yol izledi: Çin'de uzun bir gelişme süreci geçirdiler, sonra başka toplumlara ulaşıp orada beklenmedik sonuçlar doğurdular. On yedinci yüzyılın başında İngiliz filozof Francis Bacon, matbaanın, barutun ve pusulanın dünyanın yüzünü değiştirdiğini yazdığında, bu buluşların kökenini bilmiyordu. Bu bölümün sorusu şu: Bu üç buluş Çin'de nasıl doğdu ve kullanıldı, ve başka toplumlara ulaştıklarında neden bambaşka sonuçlar doğurdular?

Bağlam — kâğıttan baskıya

Çin'de baskının kökleri, kâğıdın ve mühürlerin uzun geçmişine uzanır. Mühürlerle yazıyı kil ya da kâğıt üzerine basmak, Budist tapınaklarında aynı dua ya da resmi çok sayıda çoğaltmak için taş ve tahta kalıplar kullanmak, tahta kalıp baskıyı doğal bir sonraki adım hâline getirdi. Bu yöntemde, bir sayfanın bütün yazısı ve resmi, tek bir tahta kalıbın üzerine ters olarak oyulur; kalıp mürekkeplenir ve üzerine kâğıt bastırılır.

Tarihi kesin olarak bilinen en eski basılı kitap, Budist bir metin olan Elmas Sutra'nın 868 tarihli bir nüshasıdır. Bu nüsha, yirminci yüzyılın başında Çin'in batısındaki Dunhuang'da, mühürlenmiş bir mağarada bulunan binlerce elyazması arasından çıktı. Onuncu yüzyılda, devlet adamı Feng Dao'nun girişimiyle, Konfüçyüsçü klasikler tahta kalıplarla basıldı ve satışa sunuldu. Song döneminde basılı kitaplar yaygınlaştı; sınavlara hazırlanan öğrenciler, tüccarlar ve hekimler için klasikler, tarihler, sözlükler ve tıp kitapları basıldı.

Gelişme — kilden harfler ve mıknatıslı iğne

1040'larda, adını yalnızca tek bir tanığın kaydından bildiğimiz Bi Sheng, kili oyup ateşte sertleştirerek her karakter için ayrı bir parça hazırladı. Onu tanıyan kuşaktan Shen Kuo, yıllar sonra derlediği gözlem defterinde bu yöntemi adım adım kaydetti. Ama Çin'de hareketli harf, tahta kalıp baskının yerini hiçbir zaman almadı. Çin yazısında binlerce ayrı karakter vardı; hareketli harfle basmak için on binlerce parça üretmek, bunları düzenlemek ve her baskıdan sonra yerlerine koymak gerekiyordu. Tahta kalıplar ise bir kez oyulduktan sonra saklanabiliyor ve gerektiğinde yeniden basılabiliyordu.

Pusulanın öyküsü de benzer biçimde uzun bir süreçtir. Çinliler, mıknatıs taşının demiri çektiğini ve belirli bir yönü gösterdiğini çok eskiden beri biliyordu; mıknatıslı kaşıklar ve iğneler, önce falcılıkta ve evlerin, mezarların yerini belirlemede kullanıldı. Shen Kuo, aynı notlar kitabında, mıknatısla sürtülen bir iğnenin güneyi gösterdiğini ama tam güneyi değil, biraz doğuya sapmış bir yönü gösterdiğini yazdı; bu, manyetik sapmanın bilinen en eski kayıtlarından biridir. On ikinci yüzyılın başında, mıknatıslı iğnenin denizde yön bulmak için kullanıldığı kaydedildi.

Dönüş noktası — barut savaş alanında

Barut, Çin'de kısa sürede savaşta kullanılmaya başladı. 1044'te, Song sarayının emriyle Zeng Gongliang ve arkadaşlarının hazırladığı bir askerî ansiklopedi, barutun bilinen en eski yazılı formüllerini içerir; bu formüller, düşmana mancınıklarla atılan yanıcı ve duman çıkaran bombalar içindi. On ikinci yüzyılda, uzun bir sopanın ucuna bağlanan ve alev püskürten barut tüpleri, yani ateş mızrakları kullanılmaya başlandı. Song ile Jin arasındaki ve daha sonra Moğollara karşı yapılan savaşlarda, örneğin 1232'de Moğolların kuşattığı Jin başkenti Kaifeng'de, kuşatılan kentler barutlu bombalarla ve ateş mızraklarıyla savunuldu. On üçüncü yüzyılın sonuna ait metal namlulu küçük toplar, Çin'de bulunan en eski ateşli silahlar arasındadır.

Bu buluşlar, zamanla batıya ulaştı. Barut ve ateşli silahlar, on üçüncü yüzyılda, büyük olasılıkla Moğol seferleri ve Moğol yolları üzerinden İslam dünyasına ve Avrupa'ya geçti; on dördüncü yüzyılın başında Avrupa'da ilk toplar görülmeye başlandı. Mıknatıslı iğne, on ikinci yüzyılın sonunda Avrupalı yazarların eserlerinde de anılır; ama bu bilginin Çin'den mi geldiği, yoksa Akdeniz'de bağımsız olarak mı bulunduğu tartışmalıdır. Hareketli harf, Kore'de on üçüncü ve on dördüncü yüzyıllarda bronz harflerle geliştirildi; Avrupa'da ise on beşinci yüzyılın ortasında Mainz'da Gutenberg, metal harflerle baskıyı başlattı. Gutenberg'in Çin ya da Kore'deki yöntemlerden haberi olduğuna dair doğrudan bir kanıt yoktur.

Yaygın yanlış«Çinliler barutu yalnızca havai fişek yapmak için kullandı; onu savaşta kullanmayı Avrupalılar buldu.»
Doğrusu

Bu yaygın inanç yanlıştır. Barut, Çin'de bulunmasından kısa bir süre sonra, on birinci yüzyılda askerî amaçlarla kullanılmaya başlandı; Song devleti, barut üretimini denetleyen atölyeler kurdu. Bombalar, ateş mızrakları ve sonunda metal namlulu toplar, Avrupa'dan önce Çin'de savaş alanında kullanıldı. Havai fişekler de Çin'de yaygındı; ama barutun askerî kullanımı, havai fişekten daha az önemli değildi.

Cevap — aynı buluş, farklı dünyalar

Barut, pusula ve baskı, Çin'de yüzyıllar süren bir gelişme sürecinin ürünleriydi: simyacıların deneyleri, falcıların mıknatıslı iğneleri, Budist tapınaklarının baskıları ve Song devletinin askerî ve bilimsel yatırımları bu süreçte birleşti. Çin'de bu buluşlar, mevcut düzeni güçlendiren biçimlerde kullanıldı: tahta kalıp baskı, sınav sistemini ve klasik kültürü yaygınlaştırdı; barut, kuşatma ve sınır savaşlarında devletin gücünü artırdı; pusula, deniz ticaretine katkıda bulundu. Avrupa'da ise aynı buluşlar, birbiriyle rekabet eden küçük devletlerin, kiliselerin ve tüccarların dünyasına girdi ve bu rekabetçi ortamda başka sonuçlar doğurdu. Buluşların etkisini, yalnızca buluşun kendisi değil, onu kullanan toplumun yapısı belirledi.

Bugünle bağ — kimin buluşu?

Bugün Çin'de barut, pusula, kâğıt ve baskı, «dört büyük buluş» olarak okullarda öğretilir ve ulusal bir gurur kaynağıdır; 2008 Pekin Olimpiyatları'nın açılış töreninde bu buluşlar büyük gösterilerle anlatıldı. Avrupa'da ise uzun süre Gutenberg'in matbaası, tek başına modern dünyanın başlangıcı olarak anlatıldı. Hangi buluşun kime ait olduğu sorusu, bugün de ulusal kimliklerle ve dünya tarihinin nasıl anlatılacağıyla ilgili tartışmaların bir parçasıdır.

Birincil kaynak

Bilgin memur Shen Kuo, 1080'lerde yazdığı Düşler Deresi Denemeleri'nde, Bi Sheng'in buluşunu şöyle anlatır. Thomas Francis Carter'ın 1925 tarihli İngilizce çevirisinden:

During the period Ch'ing-li (1041-1049) Pi Shêng, a man in cotton cloth (i.e., a man of the common people), made also movable type. His method was as follows: He took sticky clay and cut in it characters as thin as the edge of a cash. Each character formed as it were a single type. He baked them in the fire to make them hard. […] If one were to print only two or three copies, this method would be neither convenient nor quick. But for printing hundreds or thousands of copies, it was marvellously quick.

Türkçesi: Qingli döneminde (1041–1049), pamuklu giyen, yani halktan bir adam olan Bi Sheng, hareketli harfler de yaptı. Yöntemi şöyleydi: Yapışkan bir kil aldı ve üzerine, bir bakır paranın kenarı kadar ince karakterler oydu. Her karakter tek bir harf oluşturuyordu. Onları sertleşsinler diye ateşte pişirdi. […] Yalnızca iki üç nüsha basılacak olsa, bu yöntem ne kullanışlı ne de hızlı olurdu. Ama yüzlerce ya da binlerce nüsha basmak için, şaşılacak kadar hızlıydı.

Kaynak: Shen Kuo, Mengxi Bitan; Thomas Francis Carter, The Invention of Printing in China and Its Spread Westward (New York: Columbia University Press, 1925), s. 160; Internet Archive. Türkçesi, Carter'ın İngilizcesinden bizim.

  1. Shen Kuo, Bi Sheng'i nasıl tanıtıyor? Bir bilgin memurun, halktan bir zanaatkârın buluşunu kaydetmesi ne anlama gelir?
  2. Shen Kuo'ya göre bu yöntem hangi durumda yararlı, hangi durumda yararsızdır? Bu değerlendirme, hareketli harfin Çin'de neden yaygınlaşmadığını açıklamaya nasıl yardım eder?
  3. Bu anlatı, bir buluşu tanıklık eden bir çağdaşın kaleminden aktarır. Bu durum, onu bir tarihçi için neden değerli kılar?

Tarihçiler Tartışıyor

  • Thomas Carter (1925) — Çin'de baskının doğuşunu ve batıya yayılışını inceleyen ilk kapsamlı çalışmayı yazdı. Tahta kalıp baskının ve hareketli harfin Çin'deki gelişimini belgelere dayanarak anlattı; Avrupa matbaasının, Doğu'dan gelen kâğıt, iskambil kâğıdı ve basılı resimler gibi dolaylı etkiler içinde doğduğunu savundu.
  • Barbara Kreutz (1973) — Ortaçağ denizcilik pusulasının Avrupa'daki gelişimini inceledi. Mıknatıslı iğnenin Akdeniz'de on ikinci yüzyılın sonunda ortaya çıkışını ve özellikle İtalyan denizcilerin katkılarını vurgulayarak, Avrupa pusulasının Çin'den doğrudan aktarıldığı varsayımını sorguladı ve bağımsız bir gelişme ihtimalini tartıştı.
  • Kenneth Chase (2003) — Ateşli silahların 1700'e kadarki dünya tarihini yazdı. Çin'de icat edilen ateşli silahların Avrupa'da daha hızlı geliştiğini, çünkü Çin'in asıl düşmanı olan bozkır atlılarına karşı ağır ve yavaş ateşli silahların uzun süre etkili olmadığını; Avrupa'da ise kuşatma savaşlarının ve piyade ordularının bu silahları daha yararlı kıldığını savundu.
  • Joseph McDermott (2006) — Geç imparatorluk Çin'inde kitabın toplumsal tarihini inceledi. Basılı kitapların Çin'de sanıldığı kadar hızlı yaygınlaşmadığını, elyazması kültürünün uzun süre sürdüğünü ve tahta kalıp baskının Çin yazısının ve kitap ekonomisinin koşullarına hareketli harften daha uygun olduğunu gösterdi.

Bu tartışmada tarihçiler, buluşların hem kökenini hem de etkisini farklı açılardan değerlendirir. Carter ve Kreutz, buluşların Çin'den Avrupa'ya aktarılıp aktarılmadığını sorar: biri dolaylı bir aktarımı, öteki bağımsız bir gelişme ihtimalini öne çıkarır. Chase ve McDermott ise buluşların neden farklı toplumlarda farklı sonuçlar doğurduğunu açıklar: biri savaşın koşullarına, öteki kitap ekonomisine bakar. Birlikte okunduklarında, bir buluşun etkisinin onu kullanan toplumun ihtiyaçlarına bağlı olduğu görülür.

Derine İn

Bir buluşun bir toplumdan ötekine nasıl geçtiğini göstermek, tarihçiler için zordur. Çoğu zaman elimizde, bir buluşun önce bir yerde, sonra başka bir yerde görüldüğünü gösteren kanıtlar vardır; ama bu ikisi arasındaki bağlantı belgelenmemiştir. Tarihçiler bu durumda, «uyarıcı yayılma» denen bir kavramı kullanır: bir toplum, başka bir toplumdaki bir buluşun yalnızca haberini alır ve kendi koşullarına uygun olarak onu yeniden icat eder. Avrupa matbaası ve pusulası için bu açıklama sık sık öne sürülür; ama kesin kanıt eksikliği, tartışmayı açık bırakır. Barut için ise, Moğol dönemindeki yakın temaslar ve İslam dünyasındaki erken kayıtlar, bir aktarımı daha olası kılar.

İslam dünyası da bu aktarımın önemli bir halkasıydı. On üçüncü yüzyılın sonunda Memlük Mısır'ında yazılan askerî kitaplar, güherçilenin arıtılmasını ve barutlu silahların yapımını ayrıntılı olarak anlatır; bu kitaplarda güherçileye verilen adlardan biri, «Çin karı» anlamına gelir. Moğol ordularında görev yapan Çinli ve Orta Asyalı mühendisler, kuşatma tekniklerini İran'a ve Ortadoğu'ya taşıdı. Bu yüzden barutun batıya yolculuğu, doğrudan bir Çin–Avrupa bağlantısından çok, birçok elden geçen bir aktarım zinciri olarak anlaşılır.

Kore, bu hikâyede çoğu zaman gözden kaçan önemli bir aktördür. Kore'de on üçüncü yüzyılda metal hareketli harflerle kitaplar basıldığı kaydedilir. Bugün var olan metal harfle basılmış en eski kitap, 1377'de Kore'de basılan Budist bir metindir; bu kitap, Gutenberg'in İncil'inden yaklaşık yetmiş yıl önceye tarihlenir ve bugün Paris'teki Fransız Ulusal Kütüphanesi'nde korunur. On beşinci yüzyılda Kore kralları, devlet atölyelerinde bronz harfler döktürerek pek çok kitap bastırdı. Kore'de de, Çin'de olduğu gibi, hareketli harf çoğunlukla devletin ve soyluların kitap ihtiyacına hizmet etti; ticari bir matbaa endüstrisi doğmadı. Kore'de 1446'da ilan edilen ve öğrenilmesi kolay bir alfabe olan Hangıl da, zamanla basılı kitapların daha geniş bir okur kitlesine ulaşmasına katkıda bulundu.

Barutun Avrupa'daki etkisi, Çin'dekinden çok farklı oldu. Avrupa'da on beşinci ve on altıncı yüzyıllarda toplar, ortaçağ kalelerinin yüksek surlarını yıkabiliyordu; bu, kalelerin mimarisini değiştirdi ve büyük orduları besleyebilen merkezî devletlerin güçlenmesine katkıda bulundu. Bazı tarihçiler, Avrupa'da birbirleriyle sürekli savaşan devletlerin, silah teknolojisini geliştirmek için daha güçlü bir baskı altında olduğunu ileri sürer. Çin'de ise, uzun barış dönemleri ve asıl tehdidin bozkırdan gelmesi, silah geliştirmeye farklı bir öncelik verdirdi. Ama Çin de, on altıncı ve on yedinci yüzyıllarda Avrupa'dan gelen yeni top ve tüfek türlerini hızla benimsedi.

Son olarak, Bacon'ın ünlü sözü de bir tarih yazımı sorunu gösterir. On yedinci yüzyıl Avrupalıları, bu üç buluşu kendi dünyalarını değiştiren yenilikler olarak gördü; ama kökenleri hakkında bilgileri sınırlıydı. On dokuzuncu ve yirminci yüzyıllarda Çin kaynaklarının incelenmesi, bu buluşların uzun Asya geçmişini ortaya çıkardı. Bu keşif, dünya tarihinin, Avrupa'yı tek merkez alan bir anlatıdan, farklı bölgelerin birbirini etkilediği bir anlatıya doğru dönüşmesinde önemli bir rol oynadı.

Uzman Notu

Temel literatür

  • Thomas Francis Carter, The Invention of Printing in China and Its Spread Westward (New York: Columbia University Press, 1925).
  • Friedrich Hirth ve W. W. Rockhill (çev.), Chau Ju-kua: His Work on the Chinese and Arab Trade in the Twelfth and Thirteenth Centuries (St. Petersburg: Imperial Academy of Sciences, 1911).
  • Barbara M. Kreutz, «Mediterranean Contributions to the Medieval Mariner's Compass», Technology and Culture 14 (1973).
  • Kenneth Chase, Firearms: A Global History to 1700 (Cambridge: Cambridge University Press, 2003).
  • Joseph P. McDermott, A Social History of the Chinese Book: Books and Literati Culture in Late Imperial China (Hong Kong: Hong Kong University Press, 2006).

Arşiv ve kaynak

Barutun, pusulanın ve baskının Çin'deki tarihi için başlıca kaynaklar, Shen Kuo'nun Mengxi Bitan'ı, 1044 tarihli askerî ansiklopedi Wujing Zongyao, Zhu Yu'nun Pingzhou Ketan'ı ve Wang Zhen'in tarım kitabıdır. Elmas Sutra'nın 868 tarihli nüshası bugün Londra'daki British Library'de, 1377 tarihli Kore kitabı Paris'teki Fransız Ulusal Kütüphanesi'nde korunur. Carter'ın kitabı ve Hirth ile Rockhill'in çevirisi çevrimiçi arşivlerde okunabilir.

Açık sorular

  • Avrupa pusulası ve matbaası, Çin'deki buluşların bir aktarımı mıdır, yoksa bağımsız buluşlar mı?
  • Hareketli harf, Çin'de ve Kore'de neden Avrupa'daki gibi bir baskı devrimine yol açmadı?
  • «Dört büyük buluş» anlatısı, Çin'in bilim tarihini anlamamıza mı yardım eder, yoksa onu birkaç ünlü buluşa mı indirger?

Mini sınav

  1. (Hedef 1) Tarihi kesin olarak bilinen en eski basılı kitap hangisidir? A) Gutenberg İncili B) 1377 tarihli Kore kitabı C) 868 tarihli Elmas Sutra D) Wujing Zongyao
  2. (Hedef 1) On birinci yüzyılda pişmiş kilden hareketli harfler yapan zanaatkâr kimdir? A) Shen Kuo B) Bi Sheng C) Wang Zhen D) Feng Dao
  3. (Hedef 2) Pingzhou Ketan'a göre gemi kaptanları güneyi gösteren iğneye ne zaman bakardı? A) Güneş bulutlarla örtüldüğünde B) Her sabah C) Limana girerken D) Fırtına dindiğinde
  4. (Hedef 3) Çin'in bozkır atlılarına karşı ağır ateşli silahları daha az yararlı bulduğunu savunan tarihçi kimdir? A) Thomas Carter B) Barbara Kreutz C) Joseph McDermott D) Kenneth Chase
  5. (Hedef 2) Wang Zhen'in hareketli harf dizmeyi kolaylaştırmak için kullandığı düzenek nedir? A) Su çarkı B) Döner masa C) Metal pres D) Mıknatıslı iğne

Açık uçlu soru

(Hedef 3) «Barut, pusula ve matbaa Avrupa'da neden Çin'dekinden farklı sonuçlar doğurdu?» sorusunu tartış. Cevabında Shen Kuo'nun Bi Sheng anlatısını, Wang Zhen'in döner masasını, Pingzhou Ketan'daki pusula kaydını ve barutun Song savaşlarındaki kullanımını kullan; Chase ile McDermott'un yaklaşımlarını karşılaştır.

Cevaplar

  1. C — En eski tarihli basılı kitap, 868 tarihli Elmas Sutra'dır.
  2. B — Kil harfleri Bi Sheng yaptı.
  3. A — Kaptanlar güneş bulutlarla örtüldüğünde iğneye bakardı.
  4. D — Bu görüş Kenneth Chase'e aittir.
  5. B — Wang Zhen döner masa kullandı.

Kapsamlı bir cevap, üç buluşun Çin'de uzun bir gelişme süreci geçirdiğini ve devletin, tapınakların ve tüccarların ihtiyaçlarına göre kullanıldığını açıklar. Shen Kuo'nun ve Wang Zhen'in anlatılarını, hareketli harfin Çin yazısının koşullarında neden tahta kalıp baskının yerini almadığını göstermek için kullanır. Pusulanın, eski yön bulma yöntemlerinin yanında bir yardımcı araç olarak anıldığını belirtir. Chase'in savaşın koşullarını öne çıkaran açıklamasını, McDermott'un kitap ekonomisine dayanan açıklamasıyla karşılaştırır. Güçlü bir yanıt, bir buluşun etkisinin onu kullanan toplumun yapısına bağlı olduğunu tartışır.

Sonraki bölüme köprü

Pusulanın ve Çin'in büyük gemi yapım geleneğinin en görkemli sonucu, on beşinci yüzyılın başında ortaya çıktı. Moğolları kovarak kurulan Ming hanedanının üçüncü imparatoru Yongle, 1405'ten itibaren saray hadımı Zheng He'nin komutasında, yüzlerce gemiden oluşan büyük filoları Hint Okyanusu'na gönderdi. Bu filolar, Güneydoğu Asya'ya, Hindistan'a, Arabistan'a ve Doğu Afrika kıyılarına kadar ulaştı. Ama 1433'ten sonra seferler durduruldu ve Çin, okyanuslara bir daha bu ölçüde açılmadı. Sıradaki bölümün sorusu bu kararla ilgili: Zheng He'nin filoları neden yola çıktı, neler yaptı, ve Ming sarayı onları neden geri çağırdı?

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Görsel plan ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Görsel plan

  • 0:00–1:40 Kanca: bir simyacının masasında karışımlar ve bir kapta yükselen ani bir alev; ardından kararmış bir oda. Hiçbir yüz çizilmez.
  • 1:40–3:20 Bağlam: bir tahta kalıbın ters oyulmuş yazısı, mürekkeplenmesi ve üzerine kâğıt bastırılması; bir mağaranın içinde üst üste yığılmış tomarlar.
  • 3:20–5:40 Gelişme: pişirilen kil harfler; iki döner masa arasında oturan bir dizicinin silüeti; ardından bulutlu bir gökyüzü altında, bir kasenin içinde yüzen mıknatıslı iğne.
  • 5:40–7:30 Dönüş noktası: bir kale surunun üzerinden fırlatılan barut kaplarının izleri; ardından Asya'dan Avrupa'ya uzanan oklar ve Mainz'da bir baskı presi silüeti.
  • 7:30–9:00 Kapanış: yan yana duran dört simge: kâğıt, pusula, barut kabı ve bir baskı kalıbı.

Kişiler yüzsüz silüet; kutsal kişiler resmedilmez; savaş ve şiddet sahneleri gösterilmez.