İçeriğe geç

Bölüm DT-132.12 · Seviye 1 — Dünya Tarihi OmurgasıSeviye 1

Afganistan ve Sovyetlerin "Vietnam"ı

DT-132 Soğuk Savaş

2.750 kelime · yaklaşık 13 dakika okuma · seslendirme 9 dk

Dönem
1978–1992
Bölge
Orta Asya · Güney Asya · Kuzey Amerika · Anadolu
Kişiler
Leonid Brejnev · Nur Muhammed Taraki · Hafizullah Emin · Babrak Karmal · Muhammed Necibullah · Mihail Gorbaçov · Jimmy Carter · Zbigniew Brzezinski · Odd Arne Westad · Artemy Kalinovsky · Rodric Braithwaite · Steve Coll
Yerler
Kabil · Herat · Pencşir · Peşaver · Termez · Van
Sınav
YKS konusu

Yapay zekâ desteğiyle yazıldı; tarih, rakam ve alıntılar kaynağından doğrulandı. Alan uzmanı denetimi henüz yapılmadı. Bir hata görürsen metnin ilgili yerini işaretleyip bildir.

Öğrenme hedefleri

  • Afganistan'daki 1978 darbesini, Sovyetler Birliği'nin Aralık 1979'daki askerî müdahalesini, on yıl süren savaşı ve 1989'daki Sovyet çekilmesini açıklayabileceksin.
  • 1978 Sovyet-Afgan antlaşmasını, Carter'ın 1980 konuşmasını ve Gorbaçov'un 1986 raporunu karşılaştırarak müdahalenin Moskova'da ve Washington'da hangi sözcüklerle anlatıldığını değerlendirebileceksin.
  • Sovyetlerin neden Afganistan'a girdiği ve neden çıkamadığı üzerine tarihçilerin görüşlerini karşılaştırabileceksin.

Okuma metni

Kanca — bir köprüden geçen son asker

15 Şubat 1989 sabahı, Sovyetler Birliği ile Afganistan'ı ayıran Amuderya ırmağının üzerindeki köprüde, bir Sovyet generali zırhlı bir aracın üzerinden indi ve yürüyerek Özbekistan'daki Termez kentine geçti. Afganistan'daki Sovyet kuvvetlerinin komutanıydı ve ülkeden çıkan son Sovyet askeri olduğunu söyledi. Arkasında, dokuz yılı aşkın süren bir savaş, on binlerce ölü Sovyet askeri, yüz binlerce, belki bir milyonu aşkın ölü Afgan ve milyonlarca mülteci kalmıştı. Dünyanın iki süper gücünden biri, dağlık ve yoksul bir ülkede amacına ulaşamadan geri çekiliyordu. Bu ders, Sovyetler Birliği'nin Afganistan'a neden girdiğini ve Moskova'nın bu savaşta Washington'un Güneydoğu Asya'daki deneyimini neden tekrarladığını soruyor.

Bağlam — Kabil'de bir darbe

Afganistan, 1970'lerde tarafsız bir ülkeydi ve hem Sovyetler Birliği'nden hem Amerika'dan yardım alıyordu. Nisan 1978'de, Sovyet yanlısı Afganistan Halk Demokratik Partisi'ne bağlı subaylar bir darbeyle iktidarı ele geçirdi. Darbenin gerçekleştiği Afgan takvimindeki aydan dolayı bu olaya Saur Devrimi adı verildi. Yeni yönetimin başına Nur Muhammed Taraki geçti.

Yeni hükümet, kısa sürede köklü değişiklikler başlattı: toprak reformu, borçların silinmesi, evlilik ve başlık parası üzerine yeni kurallar, kızlar dahil herkes için okuma yazma kampanyaları. Ama bu reformlar, kırsal toplumun geleneklerine ve dinî duyarlılıklarına aldırmadan, çoğu zaman zorla uygulandı; muhalifler toplu tutuklamalarla susturuldu. Kısa sürede ülkenin pek çok yerinde ayaklanmalar başladı. Mart 1979'da batıdaki Herat kentinde çıkan büyük bir ayaklanmada, Sovyet danışmanları dahil pek çok kişi hayatını kaybetti.

Gelişme — Aralık 1979

Afgan hükümetinin içinde de kanlı bir iktidar mücadelesi yaşanıyordu. Eylül 1979'da Taraki'nin yardımcısı Hafizullah Emin, Taraki'yi devirdi ve kısa süre sonra öldürttü. Moskova, Emin'e güvenmiyordu; onun Batı ile ilişki kurabileceğinden ve ülkenin tamamen kontrolden çıkacağından korkuyordu. Afgan yönetimi defalarca Sovyet askerî yardımı istemişti; Sovyet yönetimi bu istekleri uzun süre geri çevirmişti.

Aralık 1979'da, Sovyet lideri Leonid Brejnev'in çevresindeki küçük bir grup, müdahale kararı aldı. 25 Aralık'ta Sovyet birlikleri sınırı geçti; iki gün sonra Sovyet özel birlikleri Kabil'deki sarayı bastı ve Emin öldürüldü. Yerine, Moskova'da bekletilen Babrak Karmal getirildi. Sovyet yöneticileri, birkaç ay içinde düzeni sağlayıp çekilebileceklerini düşünüyordu.

Müdahale, dünyada büyük bir tepki yarattı. Ocak 1980'de Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, büyük bir çoğunlukla yabancı askerlerin Afganistan'dan çekilmesini istedi. Amerika'da Başkan Jimmy Carter, Sovyetler Birliği'ne tahıl satışını kısıtladı, Moskova'da yapılacak 1980 Olimpiyat Oyunları'nı boykot etme kararı aldı ve Basra Körfezi'ni korumak için yeni bir strateji ilan etti.

Afganistan'da ise direniş hızla büyüdü. İslam adına savaşan ve mücahitler olarak anılan direniş grupları, dağlarda ve köylerde Sovyet birliklerine ve hükümet güçlerine karşı savaştı. Pakistan, sınır kenti Peşaver'i direnişin üssü hâline getirdi. Amerika, Pakistan istihbaratı aracılığıyla direnişçilere giderek artan miktarda silah ve para gönderdi; Suudi Arabistan da büyük mali destek sağladı. Dünyanın farklı ülkelerinden gönüllüler de savaşa katıldı.

Dönüş noktası — «kanayan yara»

Savaş, Sovyetlerin beklediği gibi kısa sürmedi. Sovyet ordusu kentleri ve ana yolları tuttu, ama dağları ve kırsalı denetleyemedi. Direnişçilere destek verdiği düşünülen köyler bombalandı ve boşaltıldı; milyonlarca Afgan, Pakistan'a ve İran'a sığındı. Kuzeydoğudaki Pencşir vadisi, Sovyet birliklerinin defalarca girip denetim altına alamadığı bir direniş merkezi oldu. 1986'dan itibaren Amerika'nın direnişçilere verdiği omuzdan atılan uçaksavar füzeleri, Sovyet helikopterleri ve uçakları için büyük bir tehdit oluşturdu.

Mart 1985'te Sovyetler Birliği'nin başına geçen Mihail Gorbaçov, savaşın bir çıkmaz olduğunu kısa sürede kabul etti.

Moskova, 1986'da Karmal'ı görevden alarak yerine gizli polis şefi Muhammed Necibullah'ı getirdi. Necibullah, direnişçilerle uzlaşmayı amaçlayan bir politika ilan etti; ama bu çağrı büyük ölçüde karşılıksız kaldı. Nisan 1988'de Cenevre'de, Birleşmiş Milletler aracılığıyla Afganistan, Pakistan, Sovyetler Birliği ve Amerika arasında Sovyet çekilmesini düzenleyen anlaşmalar imzalandı.

Cevap — çıkılamayan bir bataklık

Sovyetler Birliği Afganistan'a, sınırındaki komünist bir yönetimin çökmesini ve ülkenin rakip bir gücün etkisine girmesini önlemek için girdi. Sovyet yöneticileri, kısa ve sınırlı bir müdahaleyle düzeni sağlayabileceklerini düşündüler. Ama karşılarında yabancı bir orduyu ve onun desteklediği hükümeti reddeden, dışarıdan bol silah ve para alan ve sınır ötesinde güvenli üsleri olan bir direniş vardı. Tıpkı Amerika'nın Vietnam'da yaşadığı gibi, büyük bir güç, yerel bir direnişi askerî güçle bastıramadı ve sonunda amacına ulaşamadan çekildi. Savaş, Sovyet ekonomisine ve ordusunun saygınlığına ağır bir yük bindirdi; Soğuk Savaş'ın son on yılındaki gerilimi de artırdı.

Yaygın yanlış«Sovyet ordusu çekilince Afganistan'da savaş sona erdi.»
Doğrusu

Sovyet ordusunun Şubat 1989'da çekilmesi, Afganistan'daki savaşı bitirmedi. Necibullah hükümeti, Sovyet yardımıyla üç yıl daha ayakta kaldı; Sovyetler Birliği'nin dağılması ve yardımın kesilmesiyle 1992'de çöktü. Ardından iktidarı alan mücahit grupları birbirleriyle savaşa girdi; Kabil bu iç savaşta büyük ölçüde yıkıldı. 1990'ların ortasında bu kargaşanın içinden yükselen Taliban hareketi, ülkenin büyük bölümünü ele geçirdi. Soğuk Savaş'ın bu son büyük çatışması, Afganistan için onlarca yıl sürecek bir savaş döneminin yalnızca bir aşamasıydı.

Bugünle bağ — Van'da bir Pamir köyü

Sovyet müdahalesi Türkiye'yi de iki yoldan etkiledi. Türkiye, Amerika'nın çağrısına katılarak 1980 Moskova Olimpiyat Oyunları'na sporcu göndermedi. Savaşın yarattığı mülteci dalgası ise Türkiye'ye doğrudan ulaştı. 1982'de, Pakistan'daki kamplarda yaşayan binlerce Afgan mülteci, aralarında Türkmenler, Özbekler ve Kırgızlar olmak üzere, Türkiye'ye getirilerek farklı kentlere yerleştirildi. Afganistan'ın Pamir dağlarından gelen Kırgız topluluğu, Van'da kendileri için kurulan Ulupamir köyüne yerleşti. Bu köy, bugün hâlâ Soğuk Savaş'ın uzak bir cephesinin Türkiye'deki izi olarak yaşıyor.

Birincil kaynak

Başkan Jimmy Carter'ın 23 Ocak 1980'de Kongre'ye sunduğu ulusun durumu konuşmasından:

The implications of the Soviet invasion of Afghanistan could pose the most serious threat to the peace since the Second World War. […] Let our position be absolutely clear: An attempt by any outside force to gain control of the Persian Gulf region will be regarded as an assault on the vital interests of the United States of America, and such an assault will be repelled by any means necessary, including military force.

Türkçesi: Sovyetlerin Afganistan'ı işgalinin sonuçları, İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana barışa yönelik en ciddi tehdit olabilir. […] Tutumumuz kesinlikle açık olsun: Herhangi bir dış gücün Basra Körfezi bölgesinin denetimini ele geçirme girişimi, Amerika Birleşik Devletleri'nin hayati çıkarlarına bir saldırı sayılacak ve böyle bir saldırı, askerî güç dahil, gereken her yolla püskürtülecektir.

Kaynak: Jimmy Carter, ulusun durumu konuşması, Washington, 23 Ocak 1980; Vikikaynak. Türkçesi, İngilizcesinden bizim.

  1. Carter, Afganistan'daki olayları neden İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana en ciddi tehdit olarak tanımlıyor? Bu değerlendirme abartılı mı?
  2. Konuşma Afganistan'dan söz ederken asıl olarak hangi bölgeyi korumayı vaat ediyor? Bunun nedeni ne olabilir?
  3. Bu doktrini Truman Doktrini ile karşılaştır. İki metin, Amerika'nın dünyadaki rolünü nasıl farklı tanımlıyor?

Tarihçiler Tartışıyor

  • Steve Coll (2004) — Ghost Wars adlı kitabında, Amerikan, Pakistan ve Suudi istihbarat servislerinin Afgan direnişine verdiği desteği ayrıntılı olarak inceledi; bu desteğin, Sovyet çekilmesinden sonra Afganistan'da ve dünyada uzun vadeli ve öngörülmemiş sonuçlar doğuran silahlı ağların güçlenmesine katkıda bulunduğunu gösterdi.
  • Odd Arne Westad (2005) — The Global Cold War adlı kitabında, Sovyet müdahalesini iki süper gücün Üçüncü Dünya'ya yönelik ideolojik müdahalecilik geleneğinin bir parçası olarak açıkladı; Moskova'nın isteksizce, ama Afganistan'daki «devrimi» kaybetmemek için müdahale ettiğini savundu.
  • Artemy Kalinovsky (2011) — A Long Goodbye adlı kitabında, Sovyet yönetiminin çekilme kararını 1985'te verdiği hâlde çekilmenin neden yıllarca sürdüğünü inceledi; Moskova'nın müttefiklerine karşı güvenilirliğini ve Kabil hükümetinin ayakta kalmasını sağlama kaygısının çekilmeyi geciktirdiğini gösterdi.
  • Rodric Braithwaite (2011) — Afgantsy adlı kitabında, savaşı Sovyet askerlerinin deneyimi üzerinden anlattı; Sovyet liderlerinin müdahaleye isteksizce karar verdiğini ve savaşın Sovyet toplumu üzerindeki etkisinin, Amerika'daki Vietnam deneyimine birçok bakımdan benzediğini savundu.

Bu tarihçiler, savaşın farklı yanlarını öne çıkarır. Coll, dışarıdan verilen desteğin uzun vadeli sonuçlarına bakar. Westad, müdahaleyi küresel Soğuk Savaş'ın ideolojik rekabeti içine yerleştirir. Kalinovsky, çekilmenin neden bu kadar uzun sürdüğünü sorar. Braithwaite ise savaşı onu yaşayan askerlerin gözünden anlatır. Birlikte okunduklarında, Afganistan savaşının hem bir süper gücün yanlış hesabı hem de dışarıdan beslenen bir çatışma olduğu görülür.

Derine İn

Sovyet yönetiminin müdahale kararı, geniş bir tartışmanın değil, küçük bir grubun ürünüydü. Sovyetler Birliği'nin dağılmasından sonra açılan belgeler, kararın Brejnev'in çevresindeki birkaç yaşlı lider tarafından, ordunun genelkurmay başkanının itirazlarına rağmen alındığını gösterdi. Mart 1979'daki Herat ayaklanmasından sonra yapılan toplantılarda, Sovyet yöneticileri asker göndermenin bir felaket olacağını kendileri söylemişlerdi. Dokuz ay sonra aynı yöneticiler, tam tersi bir karar aldı.

Savaş, Sovyet toplumunda derin izler bıraktı. Resmî rakamlara göre on beş bin dolayında Sovyet askeri hayatını kaybetti; on binlercesi yaralandı ya da hastalandı. Ölen askerlerin cenazeleri, çinko tabutlar içinde sessizce ailelerine teslim edildi; uzun yıllar boyunca savaş hakkında açıkça konuşmak yasaktı. Savaştan dönen askerler, «Afgantsı» olarak anıldı ve topluma uyum sağlamakta zorlandı. Gorbaçov döneminde basının daha özgür hâle gelmesiyle, savaşın gerçek yüzü ilk kez Sovyet kamuoyunun önüne çıktı.

Savaşın Afganistan'a bedeli çok daha ağırdı. Kaç Afganın öldüğü hiçbir zaman kesin olarak belirlenemedi; tahminler birkaç yüz binden iki milyona kadar uzanır. Savaş boyunca beş milyonu aşkın Afgan, Pakistan'a ve İran'a sığındı; bu, o yıllarda dünyanın en büyük mülteci nüfusuydu. Milyonlarca kişi de ülkenin içinde yerinden edildi. Kırsal alanlara döşenen mayınlar, çatışmalar bittikten çok sonra da can almaya devam etti.

Amerikan desteğinin ne zaman başladığı da tartışma konusudur. Sonradan açılan belgeler, Carter'ın Temmuz 1979'da, yani Sovyet müdahalesinden aylar önce, Afgan direnişçilerine silah dışı gizli yardım yapılmasına onay verdiğini gösterir. Ulusal Güvenlik Danışmanı Zbigniew Brzezinski, yıllar sonra verdiği bir söyleşide bu yardımın Sovyetleri bir tuzağa çekmeyi amaçladığını ima etti; ama söyleşinin çevirisi ve Brzezinski'nin sözlerinin anlamı tartışmalıdır. Tarihçilerin çoğu, Sovyet kararının asıl nedeninin Amerikan yardımı değil, Kabil'deki rejimin çöküş tehlikesi olduğunu düşünür.

Direnişe verilen dış destek, uzun vadeli sonuçlar doğurdu. Pakistan istihbaratı, yardımı kendi tercih ettiği, çoğunlukla daha radikal gruplara yönlendirdi. Arap ülkelerinden gelen gönüllüler, savaşta örgütlenme ve silahlı mücadele deneyimi kazandı; bunların bir kısmı, Sovyet çekilmesinden sonra başka ülkelerdeki çatışmalara ve uluslararası silahlı örgütlere katıldı. Dağıtılan büyük miktarda silah, savaştan sonra da bölgede dolaşmaya devam etti.

Afganistan savaşı, Sovyetler Birliği'nin dağılmasında da bir rol oynadı. Savaşın maliyeti tek başına belirleyici değildi; ama savaş, ekonomik sıkıntıların büyüdüğü bir dönemde kaynakları tüketti, ordunun saygınlığını zedeledi ve resmî açıklamalarla gerçek arasındaki uçurumu gözler önüne serdi. Gorbaçov'un çekilme kararı, Moskova'nın artık Doğu Avrupa'da da askerî güce başvurmayacağının ilk işaretlerinden biri olarak da okundu.

Sovyet ordusunun sınırına yakın Orta Asya cumhuriyetlerinden gelen askerler, savaşta özel bir konumdaydı. Müdahalenin ilk aylarında, Afganlarla dil ve kültür yakınlığı olduğu düşünülen Özbek, Tacik ve Türkmen askerlerinden oluşan birlikler gönderildi. Ama bu askerlerin bir kısmının yerel halkla bağ kurması, Sovyet yönetimini kaygılandırdı ve bu birlikler kısa süre sonra geri çekildi. Savaş, Sovyetler Birliği'nin kendi Müslüman nüfusuyla ilişkisi üzerine de yeni sorular doğurdu.

Uzman Notu

Temel literatür

  • Barnett R. Rubin, The Fragmentation of Afghanistan: State Formation and Collapse in the International System (New Haven: Yale University Press, 1995).
  • Steve Coll, Ghost Wars: The Secret History of the CIA, Afghanistan, and Bin Laden, from the Soviet Invasion to September 10, 2001 (New York: Penguin Press, 2004).
  • Odd Arne Westad, The Global Cold War: Third World Interventions and the Making of Our Times (Cambridge: Cambridge University Press, 2005).
  • Gregory Feifer, The Great Gamble: The Soviet War in Afghanistan (New York: HarperCollins, 2009).
  • Artemy M. Kalinovsky, A Long Goodbye: The Soviet Withdrawal from Afghanistan (Cambridge: Harvard University Press, 2011).
  • Rodric Braithwaite, Afgantsy: The Russians in Afghanistan, 1979–89 (Londra: Profile Books, 2011).

Arşiv ve kaynak

Afganistan savaşının kaynakları arasında Sovyet Politbürosu'nun Sovyetler Birliği'nin dağılmasından sonra yayımlanan toplantı tutanakları, Amerikan istihbarat raporları ve Beyaz Saray belgeleri, Birleşmiş Milletler'in Cenevre görüşmelerine ilişkin belgeleri, Pakistan'daki mülteci kamplarına dair yardım örgütlerinin raporları, Sovyet askerlerinin ve Afganların anıları ve sözlü tarih çalışmaları vardır. Sovyet-Afgan antlaşması Rusça Vikikaynak'ta, Carter'ın konuşması İngilizce Vikikaynak'ta, Gorbaçov'un 1986 raporunun İngilizce çevirisi Internet Archive'da okunabilir.

Açık sorular

  • Sovyet yönetimi 1979'da müdahale etmeseydi, Kabil'deki komünist hükümet ayakta kalabilir miydi?
  • Amerika'nın ve müttefiklerinin direnişe verdiği destek, Sovyet çekilmesinde mi yoksa sonraki iç savaşta mı daha belirleyici oldu?
  • Afganistan savaşı, Sovyetler Birliği'nin dağılmasının nedenlerinden biri miydi, yoksa yalnızca daha derin bir krizin belirtisi miydi?

Mini sınav

  1. (Hedef 1) Sovyet birlikleri Afganistan'a hangi ayda girdi? A) Nisan 1978 B) Mart 1979 C) Aralık 1979 D) Şubat 1989
  2. (Hedef 1) Sovyetlerin Afganistan'dan çekilmesini düzenleyen anlaşmalar 1988'de nerede imzalandı? A) Cenevre'de B) Moskova'da C) İslamabad'da D) New York'ta
  3. (Hedef 2) Carter Doktrini'ne göre Amerika hangi bölgeyi ele geçirme girişimini hayati çıkarlarına saldırı sayacaktı? A) Orta Asya B) Kafkasya C) Hint Okyanusu adaları D) Basra Körfezi
  4. (Hedef 2) Gorbaçov 1986 raporunda Afganistan'ı nasıl nitelendirdi? A) Kazanılmış bir zafer B) Kanayan bir yara C) Kardeş bir cumhuriyet D) Geçici bir sorun
  5. (Hedef 3) Sovyet yönetiminin çekilme kararından sonra çekilmenin neden yıllarca sürdüğünü inceleyen tarihçi kimdir? A) Steve Coll B) Odd Arne Westad C) Artemy Kalinovsky D) Rodric Braithwaite

Açık uçlu soru

(Hedef 3) Sovyetler Birliği Afganistan'a neden girdi ve bu savaşı Amerika'nın Vietnam deneyimiyle karşılaştırmak hangi bakımlardan yerindedir? Cevabında 1978 antlaşmasını, Carter'ın konuşmasını ve Gorbaçov'un raporunu kullan; Westad ile Kalinovsky'nin yaklaşımlarını karşılaştır.

Cevaplar

  1. C — Aralık 1979.
  2. A — Cenevre'de.
  3. D — Basra Körfezi.
  4. B — Kanayan bir yara.
  5. C — Artemy Kalinovsky.

Kapsamlı bir cevap, Sovyetler Birliği'nin sınırındaki komünist yönetimin çökmesini ve ülkenin rakip bir gücün etkisine girmesini önlemek için kısa bir müdahale umuduyla Afganistan'a girdiğini; ama dışarıdan desteklenen ve sınır ötesinde güvenli üsleri olan bir direniş karşısında, Amerika'nın Vietnam'da yaşadığına benzer biçimde, amacına ulaşamadan çekilmek zorunda kaldığını açıklar. 1978 antlaşmasını, müdahalenin hukuki gerekçesi olarak kullanılan ama askerî bir taahhüt içermeyen bir metnin örneği olarak; Carter'ın konuşmasını, müdahalenin Amerika'da küresel bir tehdit olarak algılanmasının ve yeni bir stratejiye yol açmasının belgesi olarak; Gorbaçov'un raporunu ise Sovyet yönetiminin savaşı bir «yara» olarak kabul edip suçu dışarıya yüklemesinin tanıklığı olarak kullanır. Güçlü bir yanıt, Westad'ın müdahaleyi ideolojik müdahalecilik içinde açıklayan yaklaşımını Kalinovsky'nin çekilmenin gecikmesini inceleyen yaklaşımıyla karşılaştırır.

Sonraki bölüme köprü

Afganistan'dan çekilme kararını veren Gorbaçov, savaşı yalnızca bir dış politika sorunu olarak değil, Sovyet sisteminin daha derin bir krizinin belirtisi olarak görüyordu. Durgunlaşan ekonomi, gerçeği gizleyen bir basın ve halkın güvenini yitirmiş bir yönetim, onu iki büyük reform programına yöneltti. Bir sonraki derste, Gorbaçov'un açıklık ve yeniden yapılanma adını verdiği bu reformları, neyi değiştirmeyi amaçladıklarını ve neden umulmadık sonuçlar doğurduklarını inceleyeceğiz.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Görsel plan ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Görsel plan

  • 0:00–1:10 Kanca: geniş bir ırmağın üzerindeki uzun bir köprü; köprüden yürüyerek geçen tek bir yüzsüz silüet ve arkasında duran zırhlı bir aracın uzaktan görünüşü.
  • 1:10–2:50 Bağlam: karlı dağlarla çevrili bir başkentin uzaktan görünüşü; ardından bir köy okulunda tahtaya harfler yazan bir öğretmen silüeti ve dinleyen çocuklar.
  • 2:50–4:40 Gelişme: bir harita üzerinde kuzeyden aşağıya inen oklar; ardından boş bir stadyumun tribünleri ve bir masada imzalanan bir boykot kararı.
  • 4:40–6:50 Dönüş noktası: dar bir dağ vadisi ve tepelerdeki taş evler; ardından bir kongre salonunda sıra sıra oturan delegeler ve uzakta bir konuşmacı.
  • 6:50–9:00 Kapanış: sınır ötesinde uzanan mülteci çadırları; ardından yüksek bir dağ ovasında, Van gölüne yakın küçük bir köyün evleri.

Kişiler yüzsüz silüet; kutsal kişiler resmedilmez; savaş ve şiddet sahneleri gösterilmez.