Öğrenme hedefleri
- Hatshepsut'un naiplikten krallığa nasıl geçtiğini ve bu geçişi hangi dinsel ve siyasal araçlarla meşrulaştırdığını açıklayabileceksin.
- Hatshepsut'un heykellerinde ve yazıtlarında kadın ve erkek simgelerinin nasıl bir arada kullanıldığını kanıtlarıyla değerlendirebileceksin.
- Hatshepsut'un anıtlarındaki adının ve suretlerinin silinmesini, «intikam» açıklamasıyla «ardıllık siyaseti» açıklamasını karşılaştırarak tartışabileceksin.
Okuma metni
Kanca — taş ocağındaki kırık heykeller
1920'lerin sonunda, New York'taki Metropolitan Müzesi adına Teb'in batı yakasında kazı yapan Amerikalı arkeolog Herbert Winlock, Deir el-Bahari'deki büyük tapınağın yakınındaki çukurlarda ve taş ocaklarında yüzlerce heykel parçası buldu. Parçalar, özenle yapılmış granit ve kireçtaşı heykellerindi. Hepsi de aynı kişiyi gösteriyordu: kral giysileri içinde, takma sakallı, güçlü bir firavun. Ama heykellerin sahibi bir erkek değil, bir kadındı: Hatshepsut.
Heykeller rastgele kırılmamıştı. Burunlar, gözler ve kral simgeleri özellikle hedef alınmış, parçalar çukurlara atılmıştı. Tapınağın duvarlarında da Hatshepsut'un suretleri kazınmış, adının bulunduğu kartuşlar silinmiş ya da üzerlerine başka kralların adları yazılmıştı.
Winlock ve ekibi, parçaları yıllarca birleştirmeye çalıştı; bazı heykeller neredeyse eksiksiz olarak yeniden kuruldu ve bugün müzelerde sergileniyor. Kim, neden, bir kraliçenin, hatta bir kralın izlerini bu kadar özenle silmek istemişti? Ve Hatshepsut, önceki bölümlerde gördüğümüz, tanrılarla insanlar arasında duran bu erkek makamına nasıl oturabilmişti?
Bağlam — kral kızı, kral eşi, naip
Hatshepsut, Yeni Krallık'ın On Sekizinci Hanedan'ından I. Thutmose'un kızıydı. Mısır kraliyet ailesinde sık görüldüğü gibi, üvey kardeşi II. Thutmose ile evlendi ve onun başlıca kraliçesi oldu. II. Thutmose, yaklaşık MÖ 1479'da, görece kısa bir hükümdarlıktan sonra öldü. Tahtın varisi, onun ikinci derecede bir eşinden olan küçük oğlu III. Thutmose'du. Çocuk kral henüz yönetemeyecek kadar küçüktü.
Hatshepsut'un elinde, kraliçelikten gelen önemli bir güç kaynağı daha vardı: «Amon'un tanrısal eşi» unvanı. Bu dinsel makam, onu Karnak'taki Amon tapınağının törenlerine ve zenginliğine bağlıyor, tapınağın rahipleri arasında bir yer veriyordu. Hatshepsut, bu çocuk kralın naibi oldu. Bu, Mısır'da alışılmadık bir durum değildi; daha önce de kraliçeler, çocuk krallar adına ülkeyi yönetmişti. Olağandışı olan, sonra olanlardı. Birkaç yıl içinde, Hatshepsut kendisi taç giydi ve beş adlık kral unvan dizisini aldı. Artık bir naip değil, bir kraldı. III. Thutmose ise tahttan indirilmedi; iki kral, resmî olarak birlikte hüküm sürdü.
Belgelerde yıllar, III. Thutmose'un tahta çıkışından itibaren sayılmaya devam etti. Ama anıtlarda, uzun bir süre boyunca, öne çıkan kişi Hatshepsut'tu. Hatshepsut, fiilen yaklaşık yirmi yıl boyunca, Mısır'ın zengin ve güçlü bir döneminde ülkeyi yönetti.
Gelişme — bir kadının kral bedeni
Hatshepsut'un en zor sorunu, Mısır kral imgesinin bütünüyle erkek olarak tasarlanmış olmasıydı. Kral, Horus'tu; tanrıların oğluydu; güçlü, genç bir erkek bedeniyle resmedilirdi. Bir kadın bu makama nasıl oturabilirdi?
Hatshepsut'un heykelleri, bu sorunun zamanla nasıl çözüldüğünü gösterir. İlk heykellerinde, kral giysileri giymiş olsa da, bedeni kadın bedeni olarak gösterilmiştir. Daha sonraki heykellerde ise, geniş omuzlu, düz göğüslü, takma sakallı bir erkek kral bedeniyle resmedilir. Yazıtlarda da benzer bir ikilik görülür: Hatshepsut kendisinden söz ederken, erkek unvanlarını kullanır, ama dilbilgisi çoğu zaman dişildir. Kendini «dişi Horus» ve «dişi majeste» diye anar.
Bu bir kılık değiştirme ya da aldatma değildi; kimse Hatshepsut'un erkek olduğuna inanmıyordu. Heykellerdeki erkek beden, kişinin değil, makamın bedeniydi. Firavun bölümünde gördüğümüz kişi ile makam arasındaki ayrım, burada açıkça ortaya çıkıyor: Hatshepsut, kadın olarak kalırken, makamın erkek imgesini kuşanmıştı.
Dönüş noktası — tanrının kızı
Hatshepsut, yalnızca imgesini değil, soyunu da yeniden yazdı. Teb'in batı yakasında, Deir el-Bahari'de, kayalıkların eteğinde teraslar hâlinde yükselen büyük bir tapınak yaptırdı. Bu tapınağın duvarlarına, kendi doğumunun öyküsünü kazıttı.
Kabartmalara göre tanrı Amon, I. Thutmose'un kılığına girerek kraliçenin yanına gelmiş ve Hatshepsut ondan doğmuştu. Yaratıcı tanrı Hnum, çocuğu çömlekçi çarkında biçimlendirmişti. Aynı tapınakta, babası I. Thutmose'un Hatshepsut'u sarayın ileri gelenleri önünde varisi ilan ettiğini anlatan sahneler de vardı. Bu öykünün tarihsel olarak doğru olmadığı büyük olasılıktır; ama amacı, Hatshepsut'un tahta hakkını hem tanrısal hem de insani bir kaynağa bağlamaktı.
Hatshepsut'un hükümdarlığı, barışçıl ve bayındır bir dönem olarak da anlatıldı. Tapınağın duvarlarındaki en ünlü kabartmalar, Kızıldeniz kıyısında bir yer olduğu düşünülen Punt ülkesine gönderilen bir ticaret seferini gösterir.
Hatshepsut, Karnak'taki büyük Amon tapınağına da iki dikilitaş diktirdi. Asvan'daki taş ocaklarından tek parça hâlinde çıkarılan bu dikilitaşlardan biri, bugün hâlâ ayaktadır. Kaidedeki yazıta göre, dikilitaşların taş ocağındaki işlemi yedi ay sürmüştü; tepeleri, altın ve gümüş alaşımı olan elektrumla kaplanmıştı. Sabah güneşi bu parlak tepelere vurduğunda, dikilitaşların Nil'in iki yakasından da görüldüğü anlatılır. Bu anıtlar, yalnızca Amon'a bir armağan değil, Hatshepsut'un gücünün herkesin göreceği bir ilanıydı.
Yaygın yanlış«Hatshepsut, kocasını ya da üvey oğlunu tahttan zorla uzaklaştırıp iktidarı gasp etti» diye düşünülür.
Oysa II. Thutmose'un ölümünde Hatshepsut'u suçlayan hiçbir kanıt yoktur ve III. Thutmose hiçbir zaman tahttan indirilmedi; iki kral resmî olarak birlikte hüküm sürdü. Hatshepsut'un yükselişi bir darbe değil, naiplikten başlayan ve yıllar içinde kralların unvan ve simgelerini üstlenmeye doğru ilerleyen bir süreçti.
Cevap — neden silindi?
Hatshepsut, yaklaşık MÖ 1458'de öldü. III. Thutmose, bundan sonra yaklaşık otuz yıl daha tek başına hüküm sürdü ve Mısır'ın en büyük asker krallarından biri oldu. Hatshepsut'un anıtlarındaki suretlerin ve adının silinmesi, uzun süre, III. Thutmose'un kendisini yıllarca gölgede bırakan üvey annesinden intikam alması olarak yorumlandı.
Ama ayrıntılı çalışmalar bu açıklamayı sarstı. Silme işlemi, Hatshepsut'un ölümünden hemen sonra değil, III. Thutmose'un hükümdarlığının son yıllarında, yaklaşık yirmi yıl sonra başladı. Üstelik yalnızca Hatshepsut'un kral olarak gösterildiği suretler hedef alındı; kraliçe olarak gösterildiği bazı sahneler dokunulmadan kaldı. Bazı yerlerde, silinen Hatshepsut suretinin yerine babası I. Thutmose'un ya da kocası II. Thutmose'un adı yazıldı. Böylece Hatshepsut'un yaptırdığı anıtlar ortadan kaldırılmadı; yalnızca sahipleri değiştirildi. Tapınaklar ayakta kaldı, ama onları yaptıran kadın kralın adı, krallar zincirinden sessizce çıkarıldı.
Bu bulgular, başka bir açıklamayı öne çıkardı: III. Thutmose, yaşlandığında, tahtı oğlu II. Amenhotep'e güvenle bırakmak istiyordu. Kral olmuş bir kadının anıtları, kraliyet ailesinin kadın kolundan gelecek başka hak iddialarına örnek oluşturabilirdi. Hatshepsut'un kral olarak silinmesi, bir kişisel öfkeden çok, krallık zincirini «düzeltmeye» yönelik soğukkanlı bir siyasi karar olabilirdi. Nitekim sonraki dönemlerin kral listelerinde Hatshepsut'un adı yer almaz.
Bugünle bağ — silinen kadınlar
Hatshepsut'un öyküsü, tarihin kimleri hatırladığı ve kimleri unuttuğu sorusunu gündeme getiriyor. Onun adı silinmişti; ama taş ocaklarına atılan heykeller, kazınmış duvarların izleri ve başka krallara ait gibi görünen yazıtlar, onu yeniden bulmamızı sağladı. Tarihçiler, bugün de, resmî kayıtların dışında bırakılmış kadınların izlerini benzer bir sabırla arıyor. Hatshepsut'un yeniden bulunuşu da bir süreçti: on dokuzuncu yüzyılın bilginleri, kazınmış kartuşların ve dişil dilbilgisinin arasında, önce bu kralın kim olduğunu anlamakta zorlandı. Bir adın silinmesi, bazen o adın ne kadar güçlü olduğunun en iyi kanıtıdır.
Birincil kaynak
Hatshepsut, Karnak'taki dikilitaşlarının kaidesine, gelecek kuşaklara seslenen şu sözleri yazdırdı:
My majesty (fem.) knoweth that he is divine. I did (it) under his command, he it was who led me […]. O ye people, who shall see my monument after years, those who shall speak of that which I have made, beware (lest) ye say, 'I know not, I know not why this was made' […]. I thought how the people would say my mouth was excellent by reason of that which issued from it, (for) I did not turn back from that which I had said. […] Let not him who shall hear this say it is a lie which I have said, but say, 'How like her it is! who is truthful in the sight of her father!'
Türkçesi: Majestem (dişil), onun tanrısal olduğunu bilir. Bunu onun buyruğuyla yaptım; bana yol gösteren oydu […]. Ey yıllar sonra anıtımı görecek olan insanlar, yaptığım şeyden söz edecek olanlar, sakın «bilmiyorum, bilmiyorum bunun neden yapıldığını» demeyin […]. İnsanların, ağzımdan çıkan söz yüzünden ağzımın mükemmel olduğunu söyleyeceğini düşündüm, çünkü söylediğimden geri dönmedim. […] Bunu duyan, söylediğimin yalan olduğunu söylemesin; «Ne kadar da ona benziyor! Babasının gözünde doğru olan!» desin.
Kaynak: Hatshepsut'un Karnak dikilitaşlarının kaide yazıtı; James Henry Breasted, Ancient Records of Egypt, cilt II (Chicago, 1906), §316–320. Breasted'ın çevirisindeki dilbilgisi işareti olduğu gibi korunmuştur; kırık yerleri ve belirsiz sözcükleri gösteren işaretler kısaltılmıştır. Türkçesi bizim.
- Hatshepsut, anıtının kimin buyruğuyla yapıldığını söylüyor? Bu, onun tahta hakkını nasıl destekliyor?
- Hatshepsut, gelecekteki okurlardan neden korkuyor? Yazıtta hangi kuşku ya da eleştiriye karşı konuşuyor olabilir?
- «Majestem (dişil)» ifadesi, bir kadının erkek makamını nasıl dile getirdiği hakkında ne söylüyor?
Tarihçiler Tartışıyor
- James Henry Breasted (1906) — Hatshepsut'un yazıtlarını çevirip yayımladı; ama onun dönemini, Thutmose ailesi içinde tahta hak iddia eden kişilerin sert bir çekişmesi olarak yorumladı ve Hatshepsut'u bu çekişmenin tarafı olarak gördü.
- Peter Dorman (1988) — Hatshepsut'un ve yakın görevlisi Senenmut'un anıtlarını inceleyerek, silme işleminin III. Thutmose'un hükümdarlığının son yıllarında yapıldığını gösterdi ve «intikam» açıklamasının tarihlerle uyuşmadığını ortaya koydu.
- Joyce Tyldesley (1996) — Hatshepsut'u, erkek bir makamın geleneklerine kendini uyarlayan, akıllı ve yetenekli bir yönetici olarak ele aldı; onu «hırslı bir gaspçı» olarak gösteren eski anlatıları eleştirdi.
- Kara Cooney (2014) — Hatshepsut'un yükselişini, bir kadının Mısır kraliyet sistemindeki fırsatları ve sınırları üzerinden okudu; onun başarısının, aynı zamanda bu sistemin kadın iktidarına ne kadar dar bir alan bıraktığını gösterdiğini savundu.
Bu tartışma, bir tarihçinin kendi döneminin bakış açısının geçmişi nasıl biçimlendirebileceğini de gösteriyor. Yirminci yüzyılın başındaki yorumlar, iktidardaki bir kadını çoğu zaman bir aile çekişmesinin ya da kişisel hırsın ürünü olarak gördü. Dorman'ın çalışması, bu tür yorumları tarihlerle sınayarak, silme işleminin zamanlamasını tartışmanın merkezine koydu. Tyldesley ve Cooney ise, Hatshepsut'u kendi koşulları içinde, kadın bir yöneticinin karşılaştığı engeller ve kullandığı araçlar üzerinden değerlendirdi. Tartışma bugün, Hatshepsut'un «iyi» ya da «kötü» bir kral olup olmadığından çok, onun iktidarının nasıl mümkün olduğu ve neden sonradan silindiği sorusuna yöneliyor.
Derine İn
Hatshepsut'un hükümdarlığının en ilgi çekici figürlerinden biri, onun yakın görevlisi Senenmut'tur. Senenmut, sıradan bir aileden gelmiş, ama Hatshepsut'un döneminde saray yönetiminin en yüksek mevkilerine yükselmişti. Hatshepsut'un kızı Neferura'nın eğitmeni ve Amon tapınağının mülklerinin yöneticisiydi. Deir el-Bahari'deki tapınağın yapımında da önemli bir rol oynadığı düşünülüyor. Senenmut'un, kendi heykellerinin sayısı ve tapınak içindeki gizli suretleri, onun olağanüstü bir güce ve ayrıcalığa sahip olduğunu gösteriyor. Hatshepsut ile Senenmut arasındaki ilişkiye dair pek çok söylenti yazılmıştır; ama bunları destekleyen güvenilir bir kanıt yoktur.
Hatshepsut'un yönetim yapısı da ilgi çekicidir. Onun döneminde, sarayın ve tapınakların yönetiminde, kendisine kişisel olarak bağlı bir grup görevli öne çıktı. Bunların önemli bir kısmı, eski soylu ailelerden değil, kraliçenin güvenini kazanmış kişilerden oluşuyordu. Bir kadın kral için, kendisine borçlu olan bir yönetici kadro kurmak, iktidarını ayakta tutmanın bir yoluydu. Bu görevlilerin anıtlarının bir kısmı da, Hatshepsut'unkilerle birlikte, sonradan zarar gördü.
Hatshepsut'un hükümdarlığı, çoğu zaman barışçıl bir dönem olarak anlatılır. Ama bu da bir yorumdur. Bazı yazıtlar, Hatshepsut döneminde Nübye'ye askerî seferler yapıldığını gösteriyor. Hatshepsut'un anıtlarının barışı ve ticareti öne çıkarması, onun gerçekten savaştan kaçındığını değil, kendi imgesini bu yönde kurmak istediğini de gösterebilir. Bir kadın kral için, erkek krallardan farklı bir kral imgesi kurmak, belki bir zorunluluk, belki bir seçimdi.
Hatshepsut'un anıtlarının bir kısmı ise, silinmek yerine sökülüp başka yapıların içine gömüldü. Karnak'ta, onun yaptırdığı kırmızı taştan bir tören şapeli, sonradan parçalara ayrılarak bir başka kralın yaptırdığı büyük bir kapının dolgusu olarak kullanıldı. Yirminci yüzyılda bu bloklar bulunup çıkarıldı ve şapel, açık hava müzesinde yeniden bir araya getirildi. Yıkım, bu örnekte olduğu gibi, bazen korumanın beklenmedik bir yolu olabiliyor: taşlar, dolgu olarak gömüldükleri için renklerini ve kabartmalarını bugüne kadar koruyabildi.
Hatshepsut'un Orta Mısır'daki bir kaya tapınağına yazdırdığı bir başka yazıt, onun geçmişi nasıl kullandığını gösterir. Yazıtta Hatshepsut, kendisinden birkaç kuşak önce Mısır'ın kuzeyini yönetmiş yabancı hükümdarların, Hiksosların, tapınakları ihmal ettiğini ve kendisinin bu tahribatı onardığını anlatır. Böylece kendini, kaostan sonra düzeni yeniden kuran, maatı yeniden tesis eden bir kral olarak sunar. Bu anlatı, gerçek bir onarım çalışmasını yansıtıyor olabilir; ama aynı zamanda, geçmişin bir düşman imgesini kendi meşruiyeti için kullanan bir siyasal dildir.
Son olarak, Hatshepsut'un mumyası da uzun süre bir sırdı. 2007'de Mısır Eski Eserler Yüksek Konseyi, Krallar Vadisi'ndeki küçük bir mezarda bulunan bir kadın mumyasının Hatshepsut'a ait olduğunu açıkladı. Bu tanımlama, Hatshepsut'un adını taşıyan bir kutudaki bir dişin, mumyanın ağzındaki boşluğa uyduğu iddiasına dayanıyordu. Ancak bazı araştırmacılar, bu kanıtın yeterince güçlü olmadığını ve tanımlamanın hâlâ kesin sayılamayacağını düşünüyor. Hatshepsut, ölümünden üç bin yıldan fazla süre sonra bile, tartışmalı bir kimlik olarak kalmaya devam ediyor.
Uzman Notu
Temel literatür
- James Henry Breasted, Ancient Records of Egypt, cilt II (Chicago: University of Chicago Press, 1906).
- Herbert E. Winlock, Excavations at Deir el Bahri, 1911–1931 (New York: Macmillan, 1942).
- Peter F. Dorman, The Monuments of Senenmut: Problems in Historical Methodology (Londra: Kegan Paul International, 1988).
- Joyce Tyldesley, Hatchepsut: The Female Pharaoh (Londra: Viking, 1996).
- Catharine H. Roehrig (ed.), Hatshepsut: From Queen to Pharaoh (New York: Metropolitan Museum of Art, 2005).
- Kara Cooney, The Woman Who Would Be King (New York: Crown, 2014).
Arşiv ve kaynak
Winlock'un Deir el-Bahari'de bulduğu heykellerin önemli bir kısmı, parçaları birleştirilerek New York'taki Metropolitan Müzesi'nde ve Kahire'de sergileniyor. Karnak'taki dikilitaşlardan biri hâlâ ayaktadır; öbürünün kırık parçaları yakınında bulunuyor. Breasted'ın çevirileri, telifi dolmuş bir yayın olarak dijital kütüphanelerde okunabiliyor.
Açık sorular
- Hatshepsut'un naiplikten krallığa geçişi hangi yılda ve hangi koşullarda gerçekleşti?
- Silme işleminin asıl nedeni ardıllık siyaseti miydi, yoksa başka etkenler de rol oynadı mı?
- 2007'de açıklanan mumya tanımlaması, bağımsız incelemelerle doğrulanabilir mi?
Mini sınav
- (Hedef 1) Hatshepsut, II. Thutmose'un ölümünden sonra ilk olarak hangi rolü üstlendi? A) Başrahibelik B) Çocuk kral III. Thutmose'un naipliği C) Ordu komutanlığı D) Vezirlik
- (Hedef 2) Hatshepsut'un sonraki heykellerinde erkek kral bedeniyle gösterilmesi en iyi nasıl açıklanır? A) Halkı erkek olduğuna inandırmak istemesiyle B) Heykeltıraşların yanlışlığıyla C) Makamın erkek olarak tasarlanmış imgesini kuşanmasıyla D) Sonradan başka bir kral için değiştirilmesiyle
- (Hedef 1) Deir el-Bahari'deki «ilahi doğum» kabartmaları neyi anlatır? A) Hatshepsut'un Punt'ta doğduğunu B) Hatshepsut'un tanrı Amon'un kızı olduğunu C) Hatshepsut'un bir rahibe olduğunu D) Hatshepsut'un yabancı bir soydan geldiğini
- (Hedef 3) Hatshepsut'un adının silinmesinin «intikam» olarak açıklanmasına karşı en güçlü kanıt nedir? A) Silme işleminin, ölümünden yaklaşık yirmi yıl sonra, III. Thutmose'un son yıllarında başlaması B) Hiçbir heykelinin kırılmamış olması C) III. Thutmose'un Hatshepsut'tan önce ölmesi D) Silme işlemini Hatshepsut'un kendisinin başlatması
- (Hedef 3) Silme işleminin «ardıllık siyaseti» açıklamasına göre amacı neydi? A) Tapınakları yeniden inşa etmek B) Punt seferlerini gizlemek C) Senenmut'u cezalandırmak D) Tahtı II. Amenhotep'e güvenle bırakmak ve kadın kral örneğini krallık zincirinden çıkarmak
Açık uçlu soru
(Hedef 3) Hatshepsut'un adının ve suretlerinin silinmesini, «intikam» ve «ardıllık siyaseti» açıklamalarıyla karşılaştır. Her açıklamanın hangi kanıtlara dayandığını ve hangi kanıtlarla zorlandığını belirt. Ardından birincil kaynaktaki «Ey yıllar sonra anıtımı görecek olan insanlar» seslenişini de kullanarak, Hatshepsut'un kendi hatırasının geleceğinden neden kaygı duymuş olabileceğini tartış.
Cevaplar
- B — Hatshepsut önce çocuk kral III. Thutmose'un naibi oldu.
- C — Erkek kral bedeni, makamın erkek olarak tasarlanmış imgesini gösteriyordu.
- B — İlahi doğum kabartmaları, Hatshepsut'un Amon'un kızı olduğunu anlatır.
- A — Silme işlemi ölümünden yaklaşık yirmi yıl sonra başladı; bu, ani bir intikamla uyuşmaz.
- D — Amaç, tahtı II. Amenhotep'e güvenle bırakmak ve kadın kral örneğini zincirden çıkarmaktı.
Güçlü bir cevap, «intikam» açıklamasının Hatshepsut'un III. Thutmose'u uzun süre gölgede bıraktığı gerçeğine dayandığını, ama silme işleminin geç başlaması ve yalnızca kral suretlerinin hedef alınmasıyla zorlandığını belirtir. «Ardıllık siyaseti» açıklamasının bu tarihlerle ve kral listelerindeki yokluğuyla daha uyumlu olduğunu açıklar. Birincil kaynaktaki seslenişin, Hatshepsut'un yaptıklarının sorgulanabileceğini ya da yalan sayılabileceğini öngördüğünü, bu kaygının da onun konumunun ne kadar alışılmadık olduğunu gösterdiğini tartışır.
Sonraki bölüme köprü
Hatshepsut, kendi krallığını meşrulaştırmak için Amon'a dayanmış, kendini Amon'un kızı ilan etmiş, Karnak'taki Amon tapınağını dikilitaşlarla süslemişti. Amon'un rahipleri ve tapınakları, bu dönemden sonra giderek zenginleşti ve güçlendi. Yaklaşık yüz yıl sonra, başka bir kral, Amon'u ve öteki tanrıları bir kenara bırakıp tek bir tanrıya, güneş kursu Aton'a yöneldi. Sonraki bölüm bu şaşırtıcı dönemi soruyor: Akhenaton neden tanrıları değiştirmeye kalkıştı?