İçeriğe geç

Bölüm DT-120.06 · Seviye 1 — Dünya Tarihi OmurgasıSeviye 1

Heian Japonyası ve saray kültürü

DT-120 Orta Çağ Asyası

2.694 kelime · yaklaşık 12 dakika okuma · seslendirme 8 dk

Dönem
794–1185
Bölge
Doğu Asya
Tema
Gündelik hayat · Kadınlar · Siyaset
Kişiler
Kanmu · Fujiwara no Michinaga · Murasaki Shikibu · Sei Shōnagon · Ki no Tsurayuki · Sugawara no Michizane · Shirakawa · Sugawara no Takasue'nin kızı · Ivan Morris · G. Cameron Hurst · Haruo Shirane · Mikael Adolphson
Yerler
Kyoto · Nara · Çang'an · Heian-kyō · Uji · Kamakura
Sınav
YKS konusu

Yapay zekâ desteğiyle yazıldı; tarih, rakam ve alıntılar kaynağından doğrulandı. Alan uzmanı denetimi henüz yapılmadı. Bir hata görürsen metnin ilgili yerini işaretleyip bildir.

Öğrenme hedefleri

  • Heian döneminin kuruluşunu, Fujiwara ailesinin yükselişini ve emekli imparatorların yönetimini kronolojik olarak açıklayabileceksin.
  • Murasaki Shikibu'nun ve Sarashina günlüğünün yazarının anlatılarını kullanarak, Heian saray kültüründe kadınların ve yazının yerini değerlendirebileceksin.
  • Heian saray düzeninin neden savaşçı sınıfın yükselişiyle sona erdiğini, siyasal, ekonomik ve dinsel etkenlerle birlikte tartışabileceksin.

Okuma metni

Kanca — elli ciltlik bir hediye

On birinci yüzyılın başında, eyaletlerden birinde büyüyen genç bir kız, Kyoto'ya taşındıktan sonra, bir romanın ilk birkaç cildini okudu ve geri kalanını okumak için yanıp tutuşmaya başladı. Anne babasına, tapınakta dua ederken, kendisine yalnızca bu kitabın verilmesini istediğini yazar. Bir gün, taşradan yeni gelen bir teyzesi ona, bir sandık içinde, bu romanın elli cildini ve başka hikâye kitaplarını armağan etti. Kız, kitapları bir çanta içinde eve taşırken duyduğu sevinci şöyle anlatır: kraliçe olmak bile bunun yanında hiçti. Gece gündüz, gözlerini açık tutabildiği kadar, yanına bir lamba koyarak okudu.

Kızın okumaya can attığı kitap, Murasaki Shikibu adıyla bilinen bir saray hanımının yazdığı Genji Hikâyesi'ydi. Elli dört bölümlük bu uzun anlatı, bir prensin ve çevresindeki kadınların hayatını izleyen, psikolojik derinliğiyle bugün de şaşırtan bir romandır. Bu bölümün sorusu şu: Heian sarayında nasıl bir hayat sürülüyordu, bu sarayın en kalıcı eserlerini neden çoğunlukla kadınlar yazdı, ve bu incelikli dünya neden sonunda silahlı ailelerin gücüne boyun eğdi?

Bağlam — Çin'den Japonya'ya

Japonya, altıncı yüzyıldan itibaren, Kore üzerinden ve doğrudan Çin'den gelen Budizmi, Çin yazısını ve Çin devlet düzenini benimsemeye başladı. Yedinci ve sekizinci yüzyıllarda Japon imparatorları, Tang Çini'ni örnek alarak yasalar çıkardı, toprakları ve vergileri düzenleyen bir bürokrasi kurdu ve Çin'e düzenli elçilikler gönderdi. 710'da, Tang başkenti Çang'an örnek alınarak Nara'da ilk kalıcı başkent kuruldu.

794'te İmparator Kanmu, başkenti Nara'dan birkaç on kilometre kuzeye, yeni kurulan Heian-kyō'ya, yani «Barış ve Huzur Başkenti»ne taşıdı. Bugünkü Kyoto'nun temeli olan bu kent de, Çang'an gibi, satranç tahtası düzeninde, kuzeyde imparatorluk sarayı ve ortasından geçen geniş bir ana caddeyle planlandı. Bu kentte, sonraki dört yüzyıl boyunca, Japonya'nın saray aristokrasisi yaşadı. Tarihçiler, 794'ten 1185'e kadar süren bu döneme, başkentin adından ötürü Heian dönemi der.

Gelişme — Fujiwara'nın gölgesinde

Heian döneminde, imparatorlar resmî olarak ülkenin başındaydı; ama gerçek güç çoğu zaman başka ellerdeydi. Dokuzuncu yüzyıldan itibaren, soylu Fujiwara ailesi, kızlarını imparatorlarla evlendirerek ve bu evliliklerden doğan çocuk imparatorların naipleri olarak, sarayda belirleyici bir güç kazandı. Bu düzenin en güçlü temsilcisi Fujiwara no Michinaga oldu: onun dört kızı imparatoriçe oldu ve üç imparator onun torunuydu. Kaynaklara göre Michinaga, 1018'de, bir kızının imparatoriçe ilan edilmesini kutlarken, bu dünyanın kendisine ait olduğunu ve dolunay gibi hiçbir eksiğinin olmadığını söyleyen bir şiir okudu.

Fujiwara'nın gücü, sarayda kadınlara önemli bir rol veriyordu. İmparatoriçelerin çevresinde, onlara arkadaşlık eden, onları eğiten ve sarayın kültürel hayatını canlı tutan eğitimli saray hanımları vardı. Soylu aileler, imparatorun dikkatini kızlarının çevresine çekmek için en yetenekli ve en eğitimli kadınları bu hizmete almaya çalıştı. Murasaki Shikibu, Michinaga'nın kızı İmparatoriçe Shōshi'nin hizmetindeydi. Ondan önce, rakip imparatoriçe Teishi'nin sarayında ise, keskin gözlemleriyle ünlü Sei Shōnagon yaşıyordu; onun Yastık Kitabı, saray hayatının küçük sevinçlerini, sıkıntılarını ve listeler hâlinde sıralanan zevklerini anlatan eşsiz bir eserdir.

894'te Japon sarayı, bilgin devlet adamı Sugawara no Michizane'nin önerisiyle, Tang Çini'ne gönderilen elçilikleri durdurdu; bu kararın arkasında, Tang'ın içindeki karışıklıklar ve deniz yolculuğunun tehlikeleri vardı. Sonraki yüzyıllarda, Çin'den gelen etkiler sürse de, Heian aristokrasisi kendine özgü bir kültür geliştirdi. Tarihçiler bu gelişmeyi «ulusal üslup» anlamına gelen kokufū adıyla anar. 905'te derlenen Kokinshū şiir antolojisi, Japonca şiiri resmî bir saygınlığa kavuşturdu; antolojinin editörlerinden Ki no Tsurayuki, 935'te, bir kadın ağzından ve kana ile, Japonca yazılmış ilk büyük günlüklerden birini kaleme aldı.

Dönüş noktası — emekli imparatorlar ve savaşçılar

On birinci yüzyılın sonunda, Fujiwara'nın gücü zayıfladı. 1086'da İmparator Shirakawa tahttan çekildi, ama yönetimi bırakmadı; emekli imparator olarak, kendi sarayından ve kendi görevlileriyle, genç oğlunun ve torunlarının adına ülkeyi yönetmeye devam etti. Bu «emekli imparator yönetimi», imparator ailesinin, Fujiwara'dan bağımsız bir güç merkezi kurmasını sağladı. Ama sarayda artık birden çok güç merkezi vardı: tahttaki imparator, emekli imparatorlar, Fujiwara ailesi ve büyük Budist tapınakları. Bu güç merkezleri, birbirleriyle rekabet ederken, askerî güce giderek daha çok ihtiyaç duydu.

Eyaletlerde, özellikle doğudaki topraklarda, soylu ailelerin ve tapınakların malikânelerini koruyan, at üzerinde ok atan silahlı adamlar ortaya çıkmıştı. Bu savaşçıların önde gelen aileleri, imparatorluk soyundan gelen Taira ve Minamoto aileleriydi. 1156'da ve 1159'da, saraydaki taht ve naiplik kavgaları, başkentin sokaklarında savaşçıların çatıştığı kısa ama kanlı çatışmalara dönüştü. Bu çatışmalardan zaferle çıkan Taira no Kiyomori, saraydaki en güçlü kişi oldu; kızını imparatorla evlendirerek, Fujiwara'nın eski yöntemini bu kez bir savaşçı aile adına uyguladı.

Yaygın yanlış«Heian Japonyası'nda insanlar, Genji Hikâyesi'nde anlatılan zarif saray hayatını yaşıyordu.»
Doğrusu

Genji ve öteki saray eserleri, başkentteki birkaç bin kişilik bir aristokrasinin hayatını anlatır. Japonya'nın nüfusunun büyük çoğunluğu, eyaletlerde, pirinç tarlalarında çalışan ve bu eserlerde neredeyse hiç görünmeyen köylülerdi. Saray aristokrasisinin zenginliği, bu köylülerin emeğine ve eyaletlerdeki malikânelerden gelen gelirlere dayanıyordu. Heian saray kültürü, bütün bir toplumun değil, onun küçük ve ayrıcalıklı bir kesiminin kültürüydü.

Cevap — zarafetin temelleri ve sınırları

Heian sarayı, Çin'den alınan kurumların ve yazının üzerine, kendine özgü bir aristokratik kültür kurdu. Bu kültürde şiir, güzel yazı, giysilerin renk uyumu, kokular ve ince bir duyarlılık, insanın toplumsal değerini belirleyen ölçülerdi. Fujiwara ailesinin, kızları aracılığıyla güç kazanmaya dayanan siyaseti, eğitimli saray hanımlarına sarayda önemli bir yer açtı; kana ile yazan bu kadınlar, Japonca düzyazının büyük eserlerini yarattı. Ama bu zarif dünya, eyaletlerden gelen gelirlere ve bu gelirleri koruyan savaşçılara bağımlıydı. Saraydaki güç merkezleri çoğaldıkça ve kavgaları savaşçıların kılıçlarına taşındıkça, gerçek güç, sarayın dışındaki savaşçı ailelere geçti.

Bugünle bağ — bir romanın dünyası

Genji Hikâyesi, bugün Japonya'da okullarda okutulur; sayısız resme, tiyatro oyununa ve çizgi romana konu olmuştur. 2008'de, romanın saray günlüğünde ilk kez anıldığı yılın bininci yıldönümü, Japonya'da büyük kutlamalarla anıldı. Roman, İngilizceden Türkçeye kadar pek çok dile çevrildi. Heian döneminin kadın yazarlarının eserleri, bugün dünya edebiyatında, kadınların sesinin erken ve güçlü bir biçimde duyulduğu örnekler olarak incelenir.

Birincil kaynak

Murasaki Shikibu, günlüğünde, Çince bilgisini neden gizlediğini şöyle anlatır. Annie Shepley Omori ile Kochi Doi'nin 1920 tarihli İngilizce çevirisinden:

When my elder brother Shikibu-no-Jo was a boy he was taught to read "Chinese Historical Records." I listened, sitting beside him, and learned wonderfully fast, though he was sometimes slow and forgot. Father, who was devoted to study, regretted that I had not been a son, but I heard people saying that it is not beautiful even for a man to be proud of his learning, and after that I did not write so much as the figure one in Chinese.

Türkçesi: Ağabeyim Shikibu-no-Jo küçükken ona «Çin Tarih Kayıtları» okutuluyordu. Ben de yanında oturup dinliyor ve şaşılacak kadar hızlı öğreniyordum; oysa o bazen ağır kalıyor ve unutuyordu. Kendini ilme adamış olan babam, benim bir oğlan olmadığıma hayıflanırdı. Ama insanların, bilgisiyle övünmenin bir erkek için bile güzel olmadığını söylediğini duydum ve o günden sonra Çince «bir» rakamını bile yazmadım.

Kaynak: Murasaki Shikibu, Murasaki Shikibu Nikki; Annie Shepley Omori ve Kochi Doi (çev.), Diaries of Court Ladies of Old Japan (Boston: Houghton Mifflin, 1920), s. 135–136; Internet Archive. Türkçesi, İngilizcesinden bizim.

  1. Murasaki'nin babası neden onun bir oğlan olmadığına hayıflanıyordu? Bu, Heian toplumunda eğitim ve cinsiyet hakkında ne söylüyor?
  2. Murasaki, Çince bilgisini neden gizlemeye karar verdi? Bu karar, onun Sei Shōnagon'u eleştirmesiyle nasıl ilişkilendirilebilir?
  3. Bir yazarın, kendi bilgisini gizlediğini yazdığı bir günlük, bir tarihçi için neden hem değerli hem de dikkatle okunması gereken bir kaynaktır?

Tarihçiler Tartışıyor

  • Ivan Morris (1964) — Heian saray kültürünü, Genji Hikâyesi'nin dünyası üzerinden anlattı. Heian aristokrasisinin güzelliğe, duyarlılığa ve incelikli davranışa dayanan değerlerini, onların siyasetini, dinini ve gündelik hayatını birlikte incelediği canlı bir tablo çizdi; aynı zamanda bu dünyanın ne kadar dar ve kapalı bir kesime ait olduğunu vurguladı.
  • G. Cameron Hurst (1976) — Heian döneminin son yüzyılında emekli imparatorların yönetimini inceledi. Bu yönetimin, Fujiwara'nın gücünü kırmak için imparator ailesinin kurduğu yeni bir siyasal düzen olduğunu; emekli imparatorların kendi malikâneleri, görevlileri ve savaşçılarıyla ayrı bir güç merkezi oluşturduğunu gösterdi.
  • Haruo Shirane (1987) — Genji Hikâyesi'ni edebî yapısı ve şiirsel dili üzerinden inceledi. Romanın, Heian aristokrasisinin değerlerini yalnızca yansıtmakla kalmayıp onları sorguladığını; özellikle kadın karakterlerin deneyimleri üzerinden, saray hayatının acılarını ve sınırlarını gösterdiğini savundu.
  • Mikael Adolphson (2000) — Heian ve erken Kamakura dönemlerinde Budist tapınaklarının siyasal gücünü inceledi. Büyük tapınakların, saray aristokrasisi ve savaşçılarla birlikte, kendi toprakları, silahlı keşişleri ve siyasal çıkarları olan bir güç merkezi olduğunu; Heian siyasetinin bu üç gücün dengesi içinde anlaşılması gerektiğini gösterdi.

Bu tartışmada tarihçiler, Heian dünyasını farklı açılardan değerlendirir. Morris ve Shirane, saray kültürüne ve edebiyatına bakar: biri bu dünyanın değerlerini anlatır, öteki onların edebiyatta nasıl sorgulandığını gösterir. Hurst ve Adolphson ise, sarayın siyasal yapısını inceler: biri emekli imparatorların, öteki tapınakların gücünü öne çıkarır. Bu yaklaşımlar birlikte, Heian kültürünün zarafetinin, karmaşık bir güç dengesi üzerinde yükseldiğini gösterir.

Derine İn

Heian döneminde yazının cinsiyete göre bölünmesi, dönemin en ilginç özelliklerinden biridir. Erkekler, resmî belgeleri, tarihleri ve ciddi şiirlerini Çince yazmaya devam etti; Çince bilgisi, bir erkeğin eğitiminin ve toplumsal konumunun göstergesiydi. Kadınların Çince öğrenmesi yasak değildi; Murasaki'nin örneğinde görüldüğü gibi, pek çok soylu kadın Çinceyi iyi biliyordu. Ama bu bilgiyi açıkça göstermek, bir kadın için uygunsuz sayılabiliyordu. Kadınlar, bu yüzden, Japoncayı kana ile yazdı; ve bu, beklenmedik bir sonuç doğurdu: Japonca düzyazının ilk büyük eserleri, çoğunlukla kadınların elinden çıktı. Ki no Tsurayuki gibi bir erkeğin Japonca bir günlük yazmak için kadın ağzını seçmesi, bu durumun ne kadar güçlü bir gelenek olduğunu gösterir.

Heian aristokrasisinin dinsel dünyası da bu dönemin kültürünü derinden etkiledi. Budizm, saray hayatının her alanına girmişti; soylular tapınaklara bağışlar yaptı, keşişlere dualar okuttu ve hayatlarının sonunda çoğu zaman manastıra çekildi. On birinci yüzyılda yaygınlaşan bir inanca göre, Buda'nın öğretisinin gerilediği bir çağ başlamıştı; bu inanç, insanların kendi çabalarıyla kurtuluşa ulaşamayacağı, bu yüzden Buda Amida'nın merhametine sığınması gerektiği düşüncesini güçlendirdi. Murasaki Shikibu'nun günlüğünde de, dünyadan çekilip Amida Buda'ya dua etme isteği görülür. Kyoto yakınlarındaki Uji'de, Fujiwara ailesinin 1053'te tamamladığı Byōdō-in tapınağı, bu inancın en güzel mimari örneklerinden biridir.

Heian'ın sonu, Genpei Savaşı ile geldi. 1180'de Minamoto ailesi, Taira'ya karşı ayaklandı; beş yıl süren savaş, 1185'te Taira'nın denizde yok edilmesiyle sona erdi. Zaferin önderi Minamoto no Yoritomo, doğudaki Kamakura'da, saraydan bağımsız bir askerî yönetim kurdu. İmparator ve saray aristokrasisi Kyoto'da kalmaya devam etti; törenler, şiir ve güzel sanatlar sürdü. Ama ülkenin gerçek yönetimi, bundan sonra yaklaşık yedi yüzyıl boyunca, savaşçı sınıfın elinde kaldı. Heian saray kültürü ise, sonraki yüzyıllarda, savaşçıların da hayranlık duyduğu ve taklit etmeye çalıştığı klasik bir model olarak yaşamaya devam etti.

Heian saray hayatının gündelik kuralları da bu kültürün bir parçasıydı. Soylu kadınlar, çoğu zaman perdelerin ve paravanların ardında yaşar, erkeklerle doğrudan yüz yüze görüşmek yerine şiirli mektuplar yazışırdı. Bir mektubun kâğıdının rengi, katlanışı, eklenen çiçek dalı ve el yazısının güzelliği, yazanın kişiliği hakkında önemli ipuçları sayılırdı. Kadınların kat kat giydiği renkli giysilerin, kollarının ucundan görünen renk uyumu, bir zevk göstergesiydi. Bu kurallar, dışarıdan bakan biri için yapay görünebilir; ama Heian aristokrasisi için bunlar, insanın iç dünyasını ve eğitimini ifade etmenin yollarıydı.

Son olarak, Genji Hikâyesi'nin nasıl korunduğu da bir tarih sorusudur. Murasaki'nin kendi elinden çıkmış bir nüsha günümüze ulaşmamıştır; romanı bugün, on ikinci ve on üçüncü yüzyıllarda hazırlanan kopyalar ve sonraki yüzyıllarda yapılan düzeltmeler aracılığıyla biliyoruz. On ikinci yüzyılda hazırlanan resimli bir Genji tomarının parçaları, bugün Japonya'nın ulusal hazineleri arasındadır.

Uzman Notu

Temel literatür

  • Annie Shepley Omori ve Kochi Doi (çev.), Diaries of Court Ladies of Old Japan (Boston: Houghton Mifflin, 1920).
  • Ivan Morris, The World of the Shining Prince: Court Life in Ancient Japan (New York: Knopf, 1964).
  • G. Cameron Hurst III, Insei: Abdicated Sovereigns in the Politics of Late Heian Japan, 1086–1185 (New York: Columbia University Press, 1976).
  • Haruo Shirane, The Bridge of Dreams: A Poetics of «The Tale of Genji» (Stanford: Stanford University Press, 1987).
  • Mikael S. Adolphson, The Gates of Power: Monks, Courtiers, and Warriors in Premodern Japan (Honolulu: University of Hawai'i Press, 2000).

Arşiv ve kaynak

Heian dönemi için başlıca kaynaklar, saray hanımlarının günlükleri, Genji Hikâyesi, Yastık Kitabı, Kokinshū gibi şiir antolojileri, erkek soyluların Çince tuttukları günlükler ve sarayın resmî kayıtlarıdır. Fujiwara no Michinaga'nın kendi eliyle tuttuğu günlüğün bir bölümü günümüze ulaşmıştır ve UNESCO'nun Dünya Belleği listesindedir. Omori ile Doi'nin çevirisi çevrimiçi arşivlerde okunabilir.

Açık sorular

  • Heian döneminde kadın yazarların öne çıkması, onların toplumsal konumunun güçlü olduğunu mu, yoksa Çince yazının onlara kapalı olduğunu mu gösterir?
  • Genji Hikâyesi, Heian aristokrasisinin değerlerini yüceltir mi, yoksa onları sorgular mı?
  • Heian saray kültürü, savaşçıların yükselişini önleyebilir miydi?

Mini sınav

  1. (Hedef 1) 794'te başkenti Heian-kyō'ya taşıyan imparator kimdir? A) Shirakawa B) Kanmu C) Michinaga D) Yoritomo
  2. (Hedef 1) Kızlarını imparatorlarla evlendirerek sarayda güç kazanan soylu aile hangisidir? A) Fujiwara B) Minamoto C) Taira D) Sugawara
  3. (Hedef 2) Murasaki Shikibu'ya göre Sei Shōnagon'un en belirgin kusuru neydi? A) Şiir yazamaması B) Saraydan uzak durması C) Çok gururlu olması ve Çince yazılarını her yere saçması D) Budizme ilgi duymaması
  4. (Hedef 3) 1086'da tahttan çekilip emekli imparator olarak yönetimi sürdüren imparator kimdir? A) Kanmu B) Michizane C) Kiyomori D) Shirakawa
  5. (Hedef 3) Heian siyasetinde Budist tapınaklarının gücünü inceleyen tarihçi kimdir? A) Ivan Morris B) Haruo Shirane C) G. Cameron Hurst D) Mikael Adolphson

Açık uçlu soru

(Hedef 2) «Heian döneminde kadın yazarlar neden bu kadar öne çıktı?» sorusunu tartış. Cevabında Murasaki'nin Çince bilgisini gizlemesini, onun Sei Shōnagon hakkındaki değerlendirmesini, Sarashina günlüğünün yazarının Genji tutkusunu ve Fujiwara'nın evlilik siyasetini kullan; Morris ile Shirane'nin yaklaşımlarını karşılaştır.

Cevaplar

  1. B — Başkenti Kanmu taşıdı.
  2. A — Bu aile Fujiwara'dır.
  3. C — Murasaki'ye göre Sei Shōnagon çok gururluydu ve Çince yazılarını her yere saçıyordu.
  4. D — Bu imparator Shirakawa'dır.
  5. D — Bu tarihçi Mikael Adolphson'dur.

Kapsamlı bir cevap, Fujiwara'nın kızları aracılığıyla güç kazanma siyasetinin imparatoriçelerin çevresinde eğitimli saray hanımlarına önemli bir yer açtığını açıklar. Murasaki'nin Çince bilgisini gizlemesini ve Sei Shōnagon'u Çince yazılarını göstermekle eleştirmesini, kadınların Çince bilgisini açıkça göstermesinin uygunsuz sayıldığının kanıtları olarak kullanır; bu durumun kadınları kana ile Japonca yazmaya yönelttiğini gösterir. Sarashina günlüğünü, Genji'nin geniş bir kadın okur kitlesine ulaştığının kanıtı olarak değerlendirir. Güçlü bir yanıt, Morris'in Heian değerlerini anlatan yaklaşımını, Shirane'nin romanın bu değerleri sorguladığını gösteren yorumuyla karşılaştırır.

Sonraki bölüme köprü

Genpei Savaşı'ndan zaferle çıkan Minamoto no Yoritomo, 1192'de imparatordan «şogun», yani «barbarları bastıran büyük general» unvanını aldı. Doğudaki Kamakura'da kurduğu askerî yönetim, ülkenin eyaletlerine kendi adamlarını atadı, toprak anlaşmazlıklarını çözdü ve saray aristokrasisini gerçek güçten uzaklaştırdı. Sonraki yüzyıllarda şogunlar ve onlara bağlı savaşçılar, yani samuraylar, Japonya'nın yöneticileri oldu. Sıradaki derste bu savaşçı sınıfı inceleyeceğiz: samuraylar kimlerdi, şogunluk nasıl bir yönetimdi, ve samurayların ideali olarak anlatılan değerler gerçekte ne kadar eskiydi?

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Görsel plan ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Görsel plan

  • 0:00–1:40 Kanca: bir odanın köşesinde, perdenin arkasında yanan bir lamba; yere dizilmiş tomarlar ve açık bir sandık. Hiçbir yüz çizilmez.
  • 1:40–3:20 Bağlam: Çang'an'ın satranç tahtası planının, denizin öte yanında Heian-kyō'nun planına dönüşmesi; ardından Çin karakterlerinden türeyen kana harfleri.
  • 3:20–5:40 Gelişme: bir saray avlusunda katmanlı renkli giysilerin kenarları; ardından iki ayrı saray salonu ve aralarında gidip gelen mektuplar.
  • 5:40–7:30 Dönüş noktası: bir sarayın kapısından çıkan emekli imparatorun alayı; ardından eyaletlerde at üzerinde ok atan savaşçıların silüetleri.
  • 7:30–9:00 Kapanış: bir göl kıyısında Byōdō-in'in silüeti; ardından bugünün bir kitapçısında dizili Genji çevirileri.

Kişiler yüzsüz silüet; kutsal kişiler resmedilmez; savaş ve şiddet sahneleri gösterilmez.