Öğrenme hedefleri
- Ming hanedanının kuruluşunu, Yongle'nin başkenti Pekin'e taşımasını ve Yasak Şehir'in inşasını kronolojik olarak açıklayabileceksin.
- Timurlu bir elçinin Yongle'nin sarayına ilişkin anlatısını kullanarak, Ming saray düzenini ve imparatorluk törenlerini değerlendirebileceksin.
- Ming hanedanının 1644'teki çöküşünü, siyasal, ekonomik ve iklimsel nedenleriyle birlikte tartışabileceksin.
Okuma metni
Kanca — yeni yıl gecesi
1421'in yeni yıl gecesinde, Pekin'de, uzaktan gelmiş bir grup elçi, gece yarısı uyandırılıp yeni tamamlanmış bir saraya götürüldü. Onlara, o gece kimsenin beyaz giymemesi gerektiği söylenmişti; çünkü Çinliler için beyaz, yasın rengiydi. Kentin bütün evlerinde ve dükkânlarında o kadar çok meşale, mum ve kandil yakılmıştı ki, elçilerden birine göre güneş doğmuş sanılabilirdi. İmparator Yongle, yeni sarayında devletin büyük görevlilerine bir şölen verdi.
Bu elçiler, Timur'un oğlu Şahruh'un Herat'tan gönderdiği heyetin üyeleriydi; aralarındaki ressam Gıyaseddin Nakkaş, gördüklerini bir günlüğe kaydetti. Onların gördüğü yapı, 1912'ye kadar hanedan değişse de el değiştirmeyen imparatorluk sarayı, Yasak Şehir'di. Bu bölümün sorusu şu: Ming hanedanı neden ve nasıl böyle bir saray kenti kurdu, bu surların ardında nasıl bir yönetim işledi, ve bu güçlü görünen hanedan 1644'te neden çöktü?
Bağlam — köylüden imparatora
Ming hanedanının kurucusu Zhu Yuanzhang, Çin tarihinin en alçak kökenli imparatorlarından biriydi. Topraksız bir çiftçi ailesinin çocuğuydu; yakınlarının büyük bölümünü bir kıtlık ve salgında kaybetmiş, bir süre Budist manastırında yaşamış, sonra Yuan'a karşı ayaklanan asilere katılmıştı. 1368'de Moğolları kovarak Hongwu adıyla imparator oldu ve başkenti Nanjing'de kurdu.
Hongwu, son derece güçlü ve kuşkucu bir hükümdardı. 1380'de, başbakanının kendisine karşı komplo kurduğunu ileri sürerek onu idam ettirdi ve başbakanlık makamını tamamen kaldırdı. Bundan sonra imparator, devletin bütün bakanlıklarını doğrudan yönetti. Sonraki imparatorlar, bu ağır yükü taşıyabilmek için sarayın içinde bir danışmanlar kurulu, Büyük Sekreterlik oluşturdu. Ama sarayda gücü giderek artan bir başka grup daha vardı: imparatorun özel hizmetindeki hadımlar.
Gelişme — kuzeydeki başkent
Hongwu'nun oğlu Yongle, 1402'de iç savaşla tahta geçtikten sonra, kendi eski yurdu olan Pekin'i yeni başkent yapmaya karar verdi. Pekin, Moğol sınırına yakındı; Yongle, orduları kuzeyden yönetmek ve Moğollara karşı sınırı savunmak istiyordu. Başkentin taşınması, devasa bir inşaat demekti. Güney Çin'in ormanlarından büyük kütükler, ırmaklar ve kanallar yoluyla kuzeye taşındı; Pekin çevresindeki ocaklardan dev taş bloklar çıkarıldı; Büyük Kanal onarılarak başkente tahıl taşınması sağlandı. Kaynaklara göre, inşaatta yüz binlerce işçi, asker ve zanaatkâr çalıştı.
Yasak Şehir, 1420'de tamamlandı. Sarayın düzeni, Çin'in eski evren anlayışını yansıtıyordu: yapılar kuzey–güney ekseni boyunca dizilmişti; imparator, «Göğün Oğlu» olarak, bu eksenin merkezinde, güneye bakan tahtında oturuyordu. Büyük tören salonları, avlular, kapılar ve köprüler, ziyaretçiyi imparatorun huzuruna yaklaştıkça küçülen ve yükselen bir düzen içinde ilerletiyordu. Çatıların sarı sırlı kiremitleri, yalnızca imparatora ayrılmış bir renkti.
Dönüş noktası — surların ardındaki imparatorlar
Yongle'den sonra, Ming imparatorlarının çoğu Yasak Şehir'in duvarlarının ardında, dış dünyadan giderek uzaklaşan bir hayat sürdü. 1449'da, genç İmparator Yingzong, güçlü bir hadımın teşvikiyle Moğol kökenli Oiratlara karşı bir sefere çıktı ve Tumu'da tutsak düştü. Bu felaketten sonra Ming, kuzeyde saldırıdan çok savunmaya yöneldi. On altıncı yüzyılda, bugün gördüğümüz Çin Seddi'nin büyük bölümü, tuğla ve taştan, gözetleme kuleleriyle birlikte yeniden inşa edildi.
On altıncı yüzyılın ikinci yarısında, Ming ekonomisi dünya ekonomisine giderek daha sıkı bağlandı. Japonya'dan ve Manila üzerinden Amerika'dan gelen büyük miktarda gümüş, Çin'e aktı; Çin'in ipeği ve porseleni bu gümüşle satın alınıyordu. Büyük sekreter Zhang Juzheng, 1570'lerde, çeşitli vergileri ve angaryaları gümüş olarak ödenen tek bir vergide birleştiren «tek kırbaç» reformunu yaygınlaştırdı. Ama Zhang'ın 1582'deki ölümünden sonra, genç İmparator Wanli, bakanlarıyla bir miras sorunu yüzünden çatıştı ve yıllarca devlet işlerinden neredeyse tamamen çekildi; saray toplantılarına katılmadı, boşalan makamlara atama yapmadı. Devlet, imparatorsuz bir düzen içinde işlemeye çalıştı.
Aynı yıllarda, Yasak Şehir'in kapılarına Avrupa'dan gelen ilk ziyaretçiler de ulaştı. İtalyan Cizvit rahip Matteo Ricci, uzun yıllar güney Çin'de Çince öğrendikten ve Konfüçyüsçü bilginlerle dostluk kurduktan sonra, 1601'de Pekin'e yerleşme izni aldı. İmparatora armağan olarak mekanik saatler ve bir klavsen sundu. Wanli, saatlerin çalışmasını sağlamak için Ricci ve arkadaşlarının sarayda kalmasına izin verdi; ama kaynaklara göre Ricci, imparatoru hiçbir zaman yüz yüze göremedi. Bu durum, imparatorun sarayın derinliklerinde, kendi memurlarından bile ne kadar uzak yaşadığını gösterir. Ming ordusu ise 1590'larda, Japonya'nın Kore'yi işgaline karşı Kore'ye yardım için büyük bir sefer düzenledi; bu savaş, hazineye ağır bir yük getirdi.
Yaygın yanlış«Ming hanedanı, 1644'te Mançuların saldırısıyla yıkıldı.»
Ming'in başkentini ele geçiren Mançular değil, Çinli bir asi önder olan Li Zicheng'in ordusuydu. Nisan 1644'te Li Zicheng Pekin'e girdi; son Ming imparatoru Chongzhen, Yasak Şehir'in arkasındaki Kömür Tepesi'nde kendini astı. Ancak bundan sonra, kuzeydoğu sınırındaki Ming komutanı Wu Sangui, Şanhay Geçidi'ni Mançulara açtı; Mançular Li Zicheng'i yenerek Pekin'e girdi ve Qing hanedanını kurdu.
Cevap — güçlü bir saray, kırılgan bir düzen
Ming hanedanı, Yasak Şehir'i, imparatorun göğün temsilcisi olarak dünyanın merkezinde durduğu bir evren düzenini taşa ve ahşaba dönüştürmek, kuzey sınırını yakından yönetmek ve Yongle'nin meşruiyetini güçlendirmek için kurdu. Surların ardında, imparatorun bütün bakanlıkları doğrudan yönettiği, ama zamanla hadımlara ve sekreterlere bağımlı kaldığı bir yönetim işledi. Bu düzen, güçlü imparatorlar altında etkili, zayıf ya da ilgisiz imparatorlar altında felç olmaya yatkındı. On yedinci yüzyılın başında, Küçük Buzul Çağı'nın getirdiği iklim bozulması, kıtlıklar, salgınlar, gümüş akışının azalması, sınır savaşları ve saraydaki bölünmeler bir araya gelince, Ming devleti bu yükü taşıyamadı.
Bugünle bağ — sarayın müzeye dönüşü
Son Qing imparatoru 1924'te Yasak Şehir'den çıkarıldı; ertesi yıl saray, Saray Müzesi olarak halka açıldı. Bugün her yıl milyonlarca kişi, bir zamanlar izinsiz girilemeyen bu avluları ziyaret ediyor. 1987'de UNESCO Dünya Mirası listesine alınan saray, Çin'in imparatorluk geçmişinin en güçlü simgelerinden biri. Ming döneminde yeniden inşa edilen Çin Seddi de, dünyanın en çok ziyaret edilen yapılarından biri hâline geldi.
Birincil kaynak
Timurlu elçi Gıyaseddin Nakkaş, 1421'in yeni yıl gecesi girdiği yeni saray hakkında şunları yazar. Henry Yule'ün İngilizce çevirisinden:
This was a very lofty edifice which had only now been finished after nineteen years of work. […] All the buildings are constructed of polished stone and glazed bricks of porcelain clay, which in lustre are quite like white marble. A space of two or three hundred cubits is paved with stones presenting not the very slightest deflexion or inequality, insomuch that you would think the joints had been ruled with a pen. In the arts of stone-polishing, cabinet-making, pottery, brick-making, there is nobody with us who can compare with the Chinese.
Türkçesi: Bu, ancak on dokuz yıllık bir çalışmadan sonra tamamlanmış çok yüksek bir yapıydı. […] Bütün binalar, cilalı taştan ve parlaklıkta beyaz mermere çok benzeyen, porselen kilinden yapılmış sırlı tuğlalardan yapılmıştır. İki üç yüz arşınlık bir alan, en ufak bir eğrilik ya da pürüz göstermeyen taşlarla döşenmiştir; öyle ki, taşların birleşme yerlerinin kalemle çizildiğini sanırsınız. Taş cilalamada, marangozlukta, çömlekçilikte ve tuğla yapımında bizde Çinlilerle boy ölçüşebilecek kimse yoktur.
Kaynak: Gıyaseddin Nakkaş'ın günlüğü; Henry Yule ve Henri Cordier (yay.), Cathay and the Way Thither, cilt I (Londra: Hakluyt Society, 1915), s. 281–282; Internet Archive. Türkçesi, Yule'ün İngilizcesinden bizim.
- Elçi, yeni sarayın hangi özelliklerine hayran kalıyor? Bu hayranlık, onun kendi toplumunun zanaatlarıyla karşılaştırmasında nasıl ortaya çıkıyor?
- Elçinin «on dokuz yıllık çalışma» ifadesi, Yongle'nin başkenti taşıma kararının ne zaman alındığı hakkında ne düşündürür?
- Herat'ta, Timurlu sarayında yetişmiş bir ressamın Çin sarayını anlatması, bu anlatıyı hangi bakımlardan değerli kılar?
Tarihçiler Tartışıyor
- Ray Huang (1981) — Wanli döneminde «önemsiz» görünen tek bir yılı, 1587'yi merkeze alarak, Ming devletinin işleyişini inceledi. İmparatorun, bakanların, bir generalin ve bir filozofun hayatları üzerinden, Ming bürokrasisinin ahlak ve tören kurallarına bağlılığının onu değişime kapalı ve çözüm üretemez bir yapıya dönüştürdüğünü savundu.
- Susan Naquin (2000) — Pekin'in 1400–1900 arasındaki tarihini, kentin tapınakları ve kent hayatı üzerinden inceledi. Pekin'i yalnızca bir saray kenti olarak değil, farklı toplulukların, tapınakların ve derneklerin canlı bir kentsel hayat kurduğu bir yer olarak anlattı.
- Craig Clunas (2007) — Ming dönemini görsel ve maddi kültür üzerinden ele aldı. Resimlerin, kitapların, mobilyaların, porselenin ve saray törenlerinin, Ming imparatorluğunun gücünü ve toplumsal düzenini nasıl görünür kıldığını gösterdi.
- Geoffrey Parker (2013) — On yedinci yüzyılın dünya çapındaki bunalımını, iklim değişikliği, savaş ve felaketler arasındaki bağlantı üzerinden inceledi. Ming'in çöküşünü, Küçük Buzul Çağı'nın getirdiği soğuk yıllar, kuraklıklar ve kıtlıklarla birlikte, küresel bir bunalımın en ağır örneklerinden biri olarak değerlendirdi.
Bu tartışmada tarihçiler, Ming Çini'ni farklı ölçeklerde inceler. Huang, bürokrasinin iç işleyişine ve kurumların katılığına bakar. Naquin ve Clunas ise, sarayın dışındaki kent hayatını ve Ming kültürünün maddi dünyasını görünür kılar. Parker, Ming'in çöküşünü dünya çapında bir iklim bunalımının parçası olarak açıklar. Bu yaklaşımlar birlikte, Ming'in hem kendi kurumları hem de çevresindeki büyük dünyayla ilişkisi içinde anlaşılması gerektiğini gösterir.
Derine İn
Yasak Şehir'deki gündelik hayat, katı kurallara bağlıydı. Sarayda binlerce hadım, saray kadını, muhafız ve hizmetçi yaşıyordu. Hadımlar, zamanla sarayın her alanında görev aldı: imparatorun belgelerini taşıdılar, saray atölyelerini ve depolarını yönettiler, gizli polis örgütlerinin başına geçtiler. Bazı hadımlar, zayıf imparatorlar döneminde devletin fiilî yöneticileri oldu. On yedinci yüzyılın başında, hadım Wei Zhongxian, genç bir imparatorun güvenini kazanarak muhaliflerini acımasızca bastırdı ve kendisi için tapınaklar yaptırttı. Konfüçyüsçü memurlar, hadımların bu gücüne karşı sürekli mücadele etti; bu çatışma, Ming siyasetinin temel özelliklerinden biri oldu.
Ming'in son yıllarında, iklim de hanedanın aleyhine döndü. On yedinci yüzyılın ilk yarısı, dünyanın pek çok yerinde olduğu gibi Çin'de de olağandışı soğuk ve kurak geçti. 1630'larda ve 1640'ların başında, kuzey Çin'de art arda gelen kuraklıklar ve kıtlıklar yaşandı; çekirge istilaları ve salgınlar bunlara eklendi. Aynı yıllarda, Japonya'dan ve Amerika'dan gelen gümüş akışı azaldı; bu, vergileri gümüşle ödemek zorunda olan köylülerin yükünü artırdı. Devlet ise, kuzeydoğudaki Mançu tehdidine karşı ordulara para bulmak için vergileri yükseltti. Açlıktan kaçan köylüler, işsiz kalan askerler ve posta istasyonlarından çıkarılan görevliler, asi ordularına katıldı. Li Zicheng de, işini kaybetmiş eski bir posta görevlisiydi.
Mançular, Ming'in kuzeydoğusundaki Jürchen topluluklarından doğdu. Önderleri Nurhaci, 1616'da kendi devletini ilan etti ve Ming'e karşı savaşlar başlattı; oğlu Hong Taiji, 1636'da devletinin adını Qing olarak değiştirdi. Qing, Ming'in çöküşünden yararlanarak Pekin'e girdiğinde, kendisini Ming imparatorunun intikamını alan ve düzeni yeniden kuran bir güç olarak sundu. Güney Çin'de Ming prensleri ve sadık komutanlar, yıllarca direndi; ama Qing, 1680'lerde bütün Çin'i ve Tayvan'ı denetimi altına aldı. Yasak Şehir, Qing imparatorlarının sarayı olarak yaşamaya devam etti. Qing, Ming'in yönetim kurumlarının, sınav sisteminin ve saray törenlerinin çoğunu korudu; ama sarayda hadımların gücünü sınırlamaya özen gösterdi ve Ming'in son yıllarındaki hataları sık sık bir uyarı olarak andı.
Ming'in son on yıllarında, devletin mali durumu giderek kötüleşti. Kuzeydoğuda Mançulara karşı savaşan ordulara, Kore'deki savaşın masraflarına ve sarayın harcamalarına para bulmak için, saray hadımları vergi toplayıcısı olarak eyaletlere gönderildi; bu görevliler maden ve ticaret vergileri adı altında kentlerden zorla para topladı ve pek çok kentte ayaklanmalara yol açtı. Bu arada, güneydeki zengin bölgelerde ticaret ve kent hayatı canlılığını korudu. Ming'in çöküşü, bütün ülkenin aynı anda yoksullaşmasından çok, devletin zenginliğe ulaşamaması ve kuzeydeki bunalımı çözememesinden kaynaklandı.
Ming dönemi, Çin'in kültürel hayatında da derin izler bıraktı. Ming porselenleri, özellikle mavi-beyaz porselenler, dünyanın dört bir yanına ihraç edildi ve Avrupa'da, Osmanlı sarayında, İran'da büyük bir hayranlık uyandırdı. Ming döneminde yazılan büyük romanlar, sonraki yüzyıllarda Çin edebiyatının klasikleri arasına girdi. Bu kültürel canlılık, Ming'in siyasal bunalımlarının gölgesinde, kentlerin, tüccarların ve okur-yazarların genişleyen dünyasında gelişti.
Uzman Notu
Temel literatür
- Henry Yule ve Henri Cordier (yay.), Cathay and the Way Thither, cilt I (Londra: Hakluyt Society, 1915).
- Ray Huang, 1587, A Year of No Significance: The Ming Dynasty in Decline (New Haven: Yale University Press, 1981).
- Susan Naquin, Peking: Temples and City Life, 1400–1900 (Berkeley: University of California Press, 2000).
- Craig Clunas, Empire of Great Brightness: Visual and Material Cultures of Ming China, 1368–1644 (Londra: Reaktion Books, 2007).
- Geoffrey Parker, Global Crisis: War, Climate Change and Catastrophe in the Seventeenth Century (New Haven: Yale University Press, 2013).
Arşiv ve kaynak
Ming dönemi için başlıca Çince kaynaklar, saray kayıtları Ming Shilu, Qing döneminde derlenen resmî Mingshi ve binlerce yerel tarih ile memurların yazdığı denemeler ve mektuplardır. Gıyaseddin Nakkaş'ın günlüğü, Farsça olarak Abdürrezzak Semerkandî'nin tarihinde korunmuştur. Yasak Şehir'in yapıları ve arşivleri, bugün Pekin'deki Saray Müzesi'ndedir. Yule'ün Cathay çevirisi çevrimiçi arşivlerde okunabilir.
Açık sorular
- Hongwu'nun başbakanlığı kaldırması, Ming devletini güçlendirdi mi, yoksa sonraki yüzyıllarda felce mi uğrattı?
- Ming'in çöküşünde iklim mi, yoksa siyasal ve kurumsal sorunlar mı daha belirleyiciydi?
- Yasak Şehir, bir güç gösterisi miydi, yoksa imparatoru halkından ve dünyadan yalıtan bir hapishane mi?
Mini sınav
- (Hedef 1) Ming hanedanının başkentini Nanjing'den Pekin'e taşıyan imparator kimdir? A) Hongwu B) Wanli C) Yongle D) Chongzhen
- (Hedef 2) Gıyaseddin Nakkaş'ın anlatısına göre imparatorun sözlerini yazmakla kimler görevliydi? A) Tahtın iki yanındaki iki genç kız B) Hadımlar C) Timurlu elçiler D) Büyük sekreterler
- (Hedef 1) Çeşitli vergileri gümüşle ödenen tek bir vergide birleştiren reformu yaygınlaştıran devlet adamı kimdir? A) Li Zicheng B) Wu Sangui C) Wei Zhongxian D) Zhang Juzheng
- (Hedef 3) Nisan 1644'te Pekin'i ele geçiren kimdi? A) Nurhaci B) Li Zicheng C) Hong Taiji D) Wu Sangui
- (Hedef 3) Ming'in çöküşünü on yedinci yüzyılın dünya çapındaki iklim bunalımıyla ilişkilendiren tarihçi kimdir? A) Geoffrey Parker B) Ray Huang C) Susan Naquin D) Craig Clunas
Açık uçlu soru
(Hedef 3) «Ming hanedanı neden çöktü?» sorusunu tartış. Cevabında Hongwu'nun kurduğu yönetim düzenini, hadımların gücünü, Wanli'nin devlet işlerinden çekilmesini, gümüş akışını, Küçük Buzul Çağı'nı ve Li Zicheng isyanını kullan; Ray Huang ile Geoffrey Parker'ın yaklaşımlarını karşılaştır.
Cevaplar
- C — Başkenti Yongle taşıdı.
- A — İmparatorun sözlerini tahtın iki yanındaki iki genç kız yazıyordu.
- D — Bu reformu Zhang Juzheng yaygınlaştırdı.
- B — Pekin'i Li Zicheng ele geçirdi.
- A — Bu tarihçi Geoffrey Parker'dır.
Kapsamlı bir cevap, Hongwu'nun başbakanlığı kaldırarak bütün yükü imparatora bıraktığını ve bu düzenin güçlü imparatorlar altında işlerken zayıf imparatorlar altında hadımların ve saray kliklerinin gücünü artırdığını açıklar. Wanli'nin devlet işlerinden çekilmesini, bürokrasinin felç olmasının bir örneği olarak kullanır. Küçük Buzul Çağı'nın getirdiği kuraklıkları ve kıtlıkları, gümüş akışının azalmasını ve Mançu tehdidinin vergileri artırmasını, köylü isyanlarının nedenleri olarak tartışır. Ray Huang'ın kurumların katılığını öne çıkaran yorumunu, Parker'ın iklim ve küresel bunalım vurgusuyla karşılaştırır. Güçlü bir yanıt, bu etkenlerin birbirini nasıl güçlendirdiğini gösterir.
Sonraki bölüme köprü
Ming'in doğusunda, denizin ötesinde, Çin'den yüzyıllar önce etkilenmiş bir başka saray kültürü gelişmişti. Sekizinci yüzyılın sonunda Japon imparatorları, Tang Çini'nin başkenti Çang'an'ı örnek alarak Heian-kyō adında, yani bugünkü Kyoto'da yeni bir başkent kurdu. Sonraki dört yüzyılda bu kentte, şiire, güzel yazıya, kokulara ve renk uyumuna büyük önem veren zarif bir saray aristokrasisi yaşadı; bu sarayın kadın yazarları, dünya edebiyatının ilk büyük romanlarından birini ve eşsiz günlükler yazdı. Sıradaki derste bu dünyayı inceleyeceğiz: Heian sarayı nasıl bir toplumdu, kadın yazarlar neden bu kadar öne çıktı, ve bu zarif dünya neden savaşçıların yükselişiyle sona erdi?