İzleyiciyle sözleşme
- Temel soru
- Bu karakter, söyleyemediği şeyi şarkıyla söylediğinde neyi değiştirecek?
- Hedeflenen duygu
- Coşku ve özlem; duygunun büyütülmüş, paylaşılan hâli
- Değer ekseni
- bastırma ↔ ifade
Müzikalin izleyiciyle sözleşmesi, gerçekçiliğin bilerek askıya alınmasıdır. Seyirci, bir karakterin sokağın ortasında şarkıya başlamasını ve çevresindekilerin ona katılmasını kabul eder; karşılığında o şarkının sıradan bir konuşmanın taşıyamayacağı bir duyguyu ya da kararı taşımasını bekler. Bu sözleşme ilk şarkıda imzalanır: film hangi koşulda şarkıya geçtiğini orada öğretir ve sonrasını o kurala göre izletir.
Yapısal olarak müzikalde şarkı bir sahnedir, ara değildir. Şarkıdan önce bir durum vardır, şarkı boyunca bir şey değişir, şarkıdan sonra karakter başka bir yerdedir. Bir karakterin ne istediğini ilan ettiği şarkı, iki karakterin karşıt arzularını aynı anda söylediği düet ve bütün topluluğun sesini birleştirdiği şarkı, türün olay örgüsünü taşıyan duraklarıdır. Senaryo (libretto) ile şarkı sözleri birlikte yazılır; biri ötekinin işini yapar.
Tür sesli sinemanın ilk yıllarında Broadway sahnesinden aktarıldı ve Hollywood'un stüdyo döneminde en gösterişli biçimine ulaştı; Fransız müzikali tüm diyalogları şarkıya çevirmeyi, Hint sineması ise şarkıyı neredeyse her filmin ayrılmaz parçası yapmayı denedi. Yeşilçam'da şarkıcıların başrol oynadığı şarkılı filmler ve arabesk melodramlar, şarkıyı çoğunlukla karakterin sahnede ya da radyoda söylediği gerçekçi bir an olarak kurdu. Jukebox müzikali ise bilinen şarkıları yeni bir hikâyenin içinde yeniden anlamlandırır.
Türün anatomisi
- Dramatik motor
- Durum → duygu konuşmaya sığmaz → şarkı → şarkı içinde değişim → yeni durum. Müzikal, duygunun en yüksek noktalarını şarkıya devreder; aradaki diyalog sahneleri bu noktalara giden yolu hazırlar. Gerilim, karakterin bastırdığı şeyin ne zaman ve hangi biçimde şarkıya döneceğinden doğar.
- Başkarakter
- Bir şeyi bütün varlığıyla isteyen ve bunu henüz dünyaya söyleyemeyen biri: sahneye çıkmak isteyen genç, yasak bir aşkın içindeki iki insan, sesi bastırılmış bir topluluğun üyesi. Arzusu erken bir şarkıda açıkça ilan edilir. Türün başkarakteri çoğu zaman bir sanatçıdır ya da sanatı bir kaçış yolu olarak gören biridir; ama müzikal, şarkıyı hiç sahneye çıkmayacak bir terzinin, bir askerin, bir öğretmenin içine de yerleştirebilir.
- Karşı güç
- Şarkıyı susturmak isteyen her şey: katı bir aile, bir toplumsal düzen, bir rakip, bir savaş ya da karakterin kendi utancı. Güçlü karşıtın da bir şarkısı olabilir; karşıtlık düetinde iki taraf aynı melodiyi farklı sözlerle söylediğinde çatışma en açık hâliyle görünür.
- Dünya
- Gerçeklik düzeyi baştan seçilir. Gerçekçi müzikalde şarkılar yalnızca sahnede, provada, kulüpte ya da kayıtta söylenir (sahne içi müzik, diegetic). Stilize müzikalde karakterler sokakta, mutfakta, işte şarkıya geçer ve dünya buna uyum sağlar. Bir üçüncü yol şarkıyı karakterin hayal dünyasına yerleştirir. Seçilen düzey renk, dekor, kostüm ve dans diliyle birlikte kurulur ve film boyunca korunur.
- Tema ve dünya görüşü
- İfadenin özgürleştirici gücü ve bedeli. Müzikal çoğu zaman bastırılan sesin kendini duyurmasını, topluluğun bir şarkıda birleşmesini ya da hayal ile gerçek arasındaki mesafeyi tartışır. Bazı müzikaller şarkıyı bir kurtuluş olarak sunar, bazıları ise karakterin acı gerçekten kaçtığı bir sığınak olarak; ikisi de türün meşru tutumlarıdır.
Türe özgü vuruşlar (genre beats)
Üç perdenin üstüne yerleşen, bu türe ait dönüm noktaları. Sıra hikâyenin akışıdır; sayfa konumu filmden filme değişir.
Açılış numarası
Film ilk şarkısıyla dünyasını, tonunu ve gerçeklik düzeyini kurar. Seyirci burada şarkıların hangi koşulda başlayacağını, dansın ne kadar stilize olacağını ve filmin ritmini öğrenir.
«İstiyorum» şarkısı (I want song)
Başkarakter ne istediğini açıkça söyler. Bu şarkı filmin ilk perdesindeki en önemli numaradır; seyirci, sonraki her şarkıyı bu arzuya göre ölçer.
Karakter tanıtım şarkısı
Bir yan karakter ya da karşıt kendi dünya görüşünü şarkıyla tanıtır. Şarkı, karakteri birkaç dakikada tam bir figüre dönüştürür; bu işi diyalogla yapmak çok daha uzun sürerdi.
Aşk düeti ya da birleşme şarkısı
İki karakterin ilk kez aynı şarkıyı paylaştığı an. Düet, ilişkinin konuşmayla ulaşılamayacak bir yakınlığa vardığını gösterir; sesler başta ayrı, sonda birlikte söyler.
Topluluk şarkısı
Kalabalığın, mahallenin, takımın ya da bütün kadronun tek bir sesle söylediği büyük numara. Kişisel arzu toplumsal bir anlam kazanır ya da toplumun baskısı karakterin üstüne çöker.
İçsel çatışma şarkısı
Karakter iki seçim arasında kalır ve bunu yalnız başına söyler. Çoğu zaman ikinci perdenin sonuna yakın gelir; dış dünya susar ve şarkı karakterin içini açar.
Tekrar (reprise)
Daha önce duyulan bir şarkı, değişen bir durumda yeni sözlerle ya da farklı bir tempoyla geri döner. Melodinin aynı, anlamının farklı olması karakterin ne kadar yol aldığını sözsüz ölçer.
Final şarkısı
Arzunun gerçekleştiği, bırakıldığı ya da dönüştüğü numara. Çoğu zaman istiyorum şarkısının motiflerini geri getirir ve açılıştaki soruyu müzikle yanıtlar.
Zorunlu sahneler (obligatory scenes)
İzleyicinin görmeden salonu tatminsiz terk edeceği sahneler. Kendi senaryonda hangilerinin bulunduğunu işaretle; işaretler yalnız bu tarayıcıda kalır.
Senaryonda 0 / 6 zorunlu sahne işaretli
Türün özel kuralları
Kural burada estetik bir yasa değil, izleyici beklentisinin adıdır. Bozulabilir; ama neyi bozduğunu bilerek.
Her şarkı hikâyeyi değiştirir
Müzikalin sözleşmesi şarkının bir sahne olmasıdır. Şarkı bittiğinde karakter bir karar almış, bir şey öğrenmiş, bir ilişkiye girmiş ya da bir şey kaybetmiş olmalıdır. Hiçbir şeyi değiştirmeyen şarkı olay örgüsünü durdurur; seyirci onu bir ara olarak dinler ve dikkatini filme geri vermek için bitmesini bekler.
Şarkı, konuşma yetmediğinde gelir
Karakter bir duyguyu sıradan bir cümleyle söyleyebiliyorsa şarkıya gerek yoktur. Şarkı, duygunun yoğunluğu konuşmanın sınırını aştığında başlar. Bu yüzden şarkıdan önceki sahne duyguyu tırmandırır; seyirci şarkıya geçişi bir boşalma olarak yaşar ve tuhaf bulmaz.
Gerçeklik düzeyi baştan sabitlenir
Film şarkıları sahne içi (diegetic) mi, stilize mi, hayal olarak mı kuracağını ilk numarada gösterir. Gerçekçi bir müzikalde karakter birden sokakta şarkıya başlarsa seyirci sözleşmenin değiştiğini hisseder. Kural değiştirilecekse bu bilinçli bir kırılma olarak, hikâyede bir şeyin değiştiğini göstermek için yapılır.
Aynı duygu iki kez şarkılanmaz
İki şarkı aynı arzuyu ya da aynı acıyı aynı açıdan söylerse ikincisi ilkinin gücünü azaltır. Her numara yeni bir duygu, yeni bir bakış açısı ya da duygunun yeni bir evresi taşımalıdır. Tekrar (reprise) bu kuralın istisnası değildir; aynı melodi değişmiş bir durumu ölçmek için döner.
Şarkı türü dramatik işleve göre seçilir
İstiyorum şarkısı arzuyu ilan eder, karakter tanıtım şarkısı bir kişiliği kurar, karşıtlık düeti çatışmayı görünür kılar, topluluk şarkısı kişisel olanı toplumsala bağlar. Hangi işlevin gerektiğini bilmeden yazılan şarkı doğru yerde olsa bile yanlış işi yapar.
Şarkı sözü karakterin sesiyle konuşur
Sözler karakterin eğitimini, yaşını, mizacını ve dünyasını taşımalıdır. Her karakter aynı süslü dille şarkı söylerse seyirci karakterleri değil şarkı yazarını duyar. Jukebox müzikalinde bu kural tersinden işler: var olan sözlerin hikâyedeki duruma gerçekten oturması gerekir, aksi hâlde şarkı bir alıntı olarak kalır.
Şarkıdan diyaloğa dönüş de yazılır
Seyircinin dikkati şarkının bittiği anda en kırılgandır. Şarkıdan hemen sonra gelen replik, değişen durumu ilk kez sözle tanımlar. Bu geçiş yazılmazsa karakterler sanki hiçbir şey olmamış gibi konuşmaya döner ve şarkının etkisi dağılır.
Konvansiyonlar (conventions)
Türün tanınır öğeleri: karakter tipleri, mekânlar, nesneler, motifler.
- Konuşmadan şarkıya geçiş anı: konuşmanın ritme oturması, bir enstrümanın girişi ya da çevre seslerinin müziğe dönüşmesi
- Prova salonu, sahne, kulüp, kayıt stüdyosu gibi şarkının doğal olarak yer aldığı mekânlar
- Melodik motif (leitmotiv): bir karaktere ya da duyguya bağlanan ve film boyunca dönen ezgi
- Dans aracılığıyla anlatılan ilişki: uzaklaşan ve yaklaşan bedenler, ortak koreografi
- Gerçek dünyanın renginden ve ışığından ayrışan hayal ya da rüya numarası
- Tekrar edilen şarkıyla değişen anlam
- Sahne arkası hikâyesi (backstage): gösteriyi hazırlayan topluluğun öyküsü
Sık düşülen hatalar
Şarkı olarak videoklip
Şarkı, karakterin durumundan bağımsız güzel görüntülerle süslenir ama hikâyede hiçbir şey ilerlemez. Seyirci o dakikaları filmin dışında geçirir.
İstiyorum şarkısının eksikliği
Başkarakterin arzusu ilk perdede şarkıyla ilan edilmez. Sonraki şarkılar neye hizmet ettiklerini bilemez ve film bir şarkı derlemesine dönüşür.
Jukebox zorlaması
Bilinen bir şarkıyı kullanmak için hikâyeye yapay bir durum eklenir. Seyirci şarkıyı tanır ama sahneye inanmaz; olay örgüsü şarkı listesinin peşinden sürüklenir.
Hak sorununu sona bırakmak
Var olan şarkılar üzerine yazılan senaryonun telif ve kullanım hakları geç düşünülür. Hak alınamayan şarkı senaryodan çıkınca sahnenin dramatik işlevi de çöker; yapı baştan bu ihtimale göre kurulmalıdır.
Şarkı arası diyaloğun ihmali
Bütün emek şarkılara harcanır, aradaki sahneler ise yalnızca bir sonraki numaraya geçiş için yazılır. Şarkıların taşıyacağı duygusal yükü kuracak sahne kalmaz.
Kuralı bilerek bükmek
Türü tazeleyen hamleler: sözleşmenin kalbini koruyup biçimini değiştirmek.
Yalnız hayalde şarkı söylenen müzikal
Şarkılar karakterin zihnindeki kaçış alanıdır; gerçek dünya sert ve sessiz kalır. Gerçek ile hayal arasındaki mesafe filmin temasına dönüşür.
Bütünüyle şarkılı film
Bütün diyaloglar şarkıyla söylenir; sıradan konuşma bile melodiye bağlanır. Şarkıya geçiş kuralı ortadan kalktığı için gerçeklik düzeyi baştan farklı bir yerde kurulur ve seyirci buna ilk dakikalarda alışır.
Yalnızca sahne içi müzik
Karakterler yalnızca gerçekten şarkı söyleyebilecekleri yerlerde (kulüp, prova, konser) şarkı söyler. Şarkılar yine de hikâyeyi yorumlar; seyirci sahnedeki şarkının sahne dışındaki olayları anlattığını sezer.
Tür kalıplarıyla kurulan acı-tatlı final
Film klasik müzikalin parlak dilini kullanır ama arzu gerçekleşmez ya da büyük bir bedelle gerçekleşir. Seyirci beklediği coşkuyu biçimde bulur, içerikte bulamaz.
İncelenecek örnekler
Singin' in the Rain (1952)
Stanley Donen, Gene Kelly
Hollywood'un sessiz filmden sesli filme geçişini anlatan backstage müzikali; şarkılar hem karakterlerin coşkusunu hem de sinemanın kendi geçiş dönemini anlatır.
West Side Story (1961)
Robert Wise, Jerome Robbins
New York sokaklarında iki çete arasında geçen yasak bir aşk; dans ve topluluk numaraları çatışmayı bedenlere taşır, final trajik bir sonuçla kapanır.
Les Parapluies de Cherbourg (1964)
Jacques Demy
Bütün diyalogların şarkıyla söylendiği bir aşk hikâyesi; sıradan konuşmanın bile melodiye bağlanması gerçeklik düzeyini baştan farklı bir yerde kurar.
Cabaret (1972)
Bob Fosse
Şarkıların çoğu Berlin'deki bir kulübün sahnesinde söylenir; sahne içi numaralar, dışarıda yükselen siyasi tehdidi yorumlayan bir koro işlevi görür.
Dancer in the Dark (2000)
Lars von Trier
Görme yetisini yitiren bir fabrika işçisi, ağır gerçeklikten yalnızca hayalindeki müzikal numaralarda kurtulur; şarkı bir kaçış alanı olarak kurulur.
La La Land (2016)
Damien Chazelle
Los Angeles'ta bir caz piyanisti ile oyuncu olmak isteyen bir kadın; klasik müzikalin dilini kullanır ama arzuların bedelini acı-tatlı bir finalle gösterir.
Yazım alıştırmaları
- 1Başkarakterin istiyorum şarkısı için düz yazıyla bir «şarkı kartı» yaz: şarkıdan önceki durum, şarkı boyunca değişen şey, şarkıdan sonraki yeni durum. Sözleri henüz yazma; önce dramatik işlevi netleştir.
- 2Bir konuşmadan şarkıya geçiş sahnesi yaz (bir sayfa). Duygunun konuşmayla artık taşınamadığı anı işaretle ve geçişin hangi sesle, hangi hareketle başladığını sahne tarifinde belirt.
- 3İki karakter için bir karşıtlık düetinin planını çıkar: ikisi aynı melodiyi hangi karşıt arzularla söylüyor? Her kıtada kimin üstünlük kazandığını not et.
- 4Filmin ilk yarısındaki bir şarkıyı seç ve ikinci yarıda tekrar (reprise) olarak nasıl döneceğini yaz: aynı melodi, değişmiş durum, değişen birkaç söz.
- 5Şarkı listeni çıkar ve her şarkının yanına tek kelimelik işlevini yaz (arzu, tanıtım, düet, topluluk, içsel çatışma, final). Aynı işlevi taşıyan iki şarkı varsa birini kes ya da işlevini değiştir.
Hibrit eşleşmeler
Bu tür yardımcı ya da ana tür olarak hangi türlerle iyi birleşir.
- Müzikal + Romantik komediAşk düeti romantik ilişkinin ilk savunmasızlık anını taşır; atışma bile şarkıyla ritim kazanır.
- Müzikal + BiyografiMüzisyen biyografisi, şarkıları hem sahne içi performans hem de hayatın yorumu olarak kullanır.
- Müzikal + MelodramBüyük duygular ve yasak aşklar şarkıyla doruğa ulaşır; Yeşilçam'ın şarkılı melodramı bu birleşimin yerel biçimidir.
- Müzikal + FantastikStilize gerçeklik düzeyi büyülü dünyalarla doğal olarak örtüşür; şarkı bir dünya kuralı gibi işleyebilir.
- Müzikal + DramAğır bir toplumsal ya da kişisel dramda şarkı, karakterin söyleyemediği acıyı dile getiren tek alan olur.