İzleyiciyle sözleşme
- Temel soru
- Bu insanı o yapan şey neydi, ve olduğu kişi olmak ona ve çevresine neye mal oldu?
- Hedeflenen duygu
- Bilinen bir hayatı içeriden tanımanın verdiği yakınlık ve hayranlıkla karışık tedirginlik
- Değer ekseni
- kamusal başarı ↔ özel bedel
Biyografi izleyiciye gerçek bir insan vaat eder ve bu vaat her şeyi değiştirir. Seyirci salona sonu bilerek gelir: şarkıcının ünlü olacağını, sporcunun şampiyon olacağını, liderin öleceğini bilir. Merak «ne olacak?» sorusundan «nasıl oldu ve neden?» sorusuna kayar; seyirci afişteki ismin arkasındaki insanı görmek ister. Sözleşmenin ikinci yarısı güvendir: seyirci izlediğinin gerçeğe dayandığına inanır, bu yüzden yazarın yaptığı her değişiklik hem bir anlatı kararı hem de bir sorumluluktur.
Yapısal olarak biyografinin asıl sorunu malzemenin fazlalığıdır. Bir hayat bir senaryoya sığmaz; doğumdan ölüme bütün hayatı anlatmaya çalışan film çoğu zaman bir olaylar listesine döner. Güçlü biyografi bir kesit seçer: tek bir dönem, tek bir ilişki, tek bir başarı ya da başarısızlık, bir eserin yapılışı. Seçilen kesit bütün hayatın anlamını taşıyacak bir kriz etrafında kurulur ve gerçek kişi isteği, kusuru ve kararlarıyla bir karaktere dönüştürülür.
Tür eski bir gelenekten beslenir: azizlerin ve hükümdarların hayatlarını anlatan yazılı biyografiler, menkıbeler ve destanlar. Hollywood'un stüdyo döneminde biyografi çoğu zaman büyük adamların övgüsüne dönüştü; sonraki dönemlerde tür kahramanlarını kusurlarıyla, hatta bir karşıtın gözünden göstermeye başladı. Türk sinemasında ve dizilerinde biyografi en çok şarkıcıların, sporcuların ve tarihî figürlerin hayatları etrafında kurulur; yaşayan yakınlar, toplumsal hafıza ve kutsallaştırılmış imge yazarın en sık karşılaştığı sınırlardır.
Türün anatomisi
- Dramatik motor
- Yetenek ya da tutku → ilk zafer → yükselişin bedeli → düşüş ya da kriz → hayatı tanımlayan karar. Hikâyeyi olayların kronolojisi değil, kişinin bir şeyi isteyişi ve o isteğin ona neye mal olduğu ilerletir. Seyirci sonucu bildiği için gerilim, sonuca giden yoldaki seçimlerden ve bu seçimlerin özel hayattaki yankısından doğar.
- Başkarakter
- Gerçek, çoğu zaman tanınmış biri; ama ekrandaki hâli bir yorumdur. Kamusal kimliği (sanatçı, sporcu, mucit, lider) ile özel kişi arasındaki yarık türün dramıdır. İsteği genellikle bir eseri ya da hedefi gerçekleştirmek, tanınmak ya da bir davayı kazanmaktır. İhtiyacı çoğu zaman o hedefin gölgesinde kalan bir ilişkiyi, bir yarayı ya da bir gerçeği kabul etmektir.
- Karşı güç
- Toplum, kurum, dönem ya da rakip: kişiyi tanımayan sanat dünyası, ırkçı yasa, baskıcı bir rejim, gölgede bırakan bir usta. İçte ise kişinin kendi tutkusu, bağımlılığı ya da kibri. Güçlü biyografilerde karşı güç çoğu zaman kahramanın en yakınındadır: eşi, ortağı, babası. Gerçek bir insan karşıt olarak yazıldığında, onun da kendi gerekçesi gösterilmelidir; hem dramatik hem hukuki bir zorunluluktur.
- Dünya
- Belirli bir dönemin ve bir mesleğin dünyası: bir plak şirketinin ofisi, bir boks salonu, bir laboratuvar, bir siyasi parti. Dönem ayrıntısı inandırıcılığın temelidir, ama kostüm ve dekor tek başına dünyayı kurmaz; dünyanın kuralları (kim kimin önünde eğilir, para nereden gelir, neyi söylemek yasaktır) kişinin seçeneklerini somut olarak sınırlamalıdır.
- Tema ve dünya görüşü
- Bir insanın büyüklüğünün bedeli, kamusal imge ile gerçek kişi arasındaki fark ve tarihin bireyi mi bireyin tarihi mi yaptığı. Biyografi bir hayatı kutlayabilir, sorgulayabilir ya da çözümleyebilir; ama yalnızca anma töreni olmaktan çıktığında tür seyirciye bir şey söyler. Temanın gerçeğe dayanması, filmin ona bakışını belirsiz bırakma lüksünü azaltır.
Türe özgü vuruşlar (genre beats)
Üç perdenin üstüne yerleşen, bu türe ait dönüm noktaları. Sıra hikâyenin akışıdır; sayfa konumu filmden filme değişir.
Efsanenin ya da imgenin kurulması
Film çoğu zaman kişinin kamusal imgesiyle açılır: bir konser, bir ödül töreni, bir duruşma. Seyirci tanıdığı yüzü görür; hikâyenin geri kalanı bu imgenin arkasına bakacaktır.
Yaranın ya da kökün gösterilmesi
Kişiyi o yapan erken bir deneyim: yoksulluk, bir kayıp, bir baba, bir aşağılanma. Kısa tutulur ve bir kez gösterilir; bu kök filmin geri kalanında kişinin her büyük kararında yankılanır.
Yeteneğin ya da tutkunun keşfi
Kişinin kendi yolunu bulduğu ya da başkalarınca fark edildiği an. Seyirci, bildiği sonuca giden yolun ilk adımını görür ve kişinin o yola neden bu kadar sıkı tutunduğunu anlar.
İlk zafer
Kişi ilk kez tanınır: ilk plak, ilk maç, ilk buluş, ilk konuşma. Türün yükseliş sevinci buradadır; seyirci bu başarının neye mal olacağını henüz görmez.
Yükselişin bedeli
Başarı büyüdükçe özel hayat daralır: eş ihmal edilir, eski dost geride kalır, bağımlılık başlar, ilkeler esner. Kamusal kimlik ile özel kişi arasındaki yarık bu bölümde görünür olur.
Kriz ya da düşüş
Bir skandal, bir yenilgi, bir hastalık, bir ihanet ya da sistemin karşı saldırısı. Kişi kazandığı her şeyi kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalır; biyografinin ikinci perdesinin sonu çoğu zaman buradadır.
Hayatı tanımlayan karar
Kişi, sonrasında onu tarihte tanınan kişi yapan seçimi yapar: bir ilkeye bağlı kalmak, bir eseri tamamlamak, bir yanlışı kabul etmek, bir mücadeleyi sürdürmek. Seyirci sonucu bilir ama kararın bedelini burada görür.
Doruk olay
Kişinin hayatının en bilinen anı sahnelenir: büyük maç, efsane konser, tarihî konuşma, mahkeme kararı. Seyirci bu anı başından beri bekler; artık onu içeriden, bütün bedeliyle birlikte görür.
Sonrası ve kartlar
Son sahne ve ardından gelen yazılı kartlar kişinin sonrasını, etkisini ya da ölümünü söyler. Kartlar filmin gerçekle sözleşmesini kapatır; neyi söyleyip neyi söylemediği bir yorumdur.
Zorunlu sahneler (obligatory scenes)
İzleyicinin görmeden salonu tatminsiz terk edeceği sahneler. Kendi senaryonda hangilerinin bulunduğunu işaretle; işaretler yalnız bu tarayıcıda kalır.
Senaryonda 0 / 6 zorunlu sahne işaretli
Türün özel kuralları
Kural burada estetik bir yasa değil, izleyici beklentisinin adıdır. Bozulabilir; ama neyi bozduğunu bilerek.
Hayat değil kesit anlatılır
Seyirci bütün bir hayatı iki saatte izlemeye değil, bir insanı tanımaya gelir. Doğumdan ölüme yürüyen anlatı her olaya birkaç dakika verir ve hiçbirini dramatize edemez. Seçilen dönem, ilişki ya da olay, kişinin bütün hayatının anlamını taşıyabilecek bir kriz olmalıdır; seyirci o kesitten bütün insanı çıkarabilmelidir.
Gerçek kişi bir karaktere dönüşmeli
Biyografinin başkarakteri de bir istek, bir ihtiyaç, bir kusur ve bir yay taşımalıdır. Olaylar «gerçekte böyle oldu» diye sıralandığında seyirci bir ansiklopedi maddesi dinler. Yazarın işi, gerçek olaylar içinde kişinin seçimlerini ve bu seçimlerin onu nasıl değiştirdiğini bulmaktır.
Azizleştirme de şeytanlaştırma da seyirciyi kaybeder
Kusursuz bir kahraman seyirciye övgü gibi gelir ve inandırıcılığını yitirir; yalnızca kötülükleriyle gösterilen bir kişi ise bir iddianameye döner. Seyirci gerçek bir insanın çelişkilerini görmek ister: hem hayran olabileceği hem rahatsız olabileceği biri. Yakınların ya da hayranların tepkisinden korkup kusurları silmek, filmi bir anma törenine çevirir.
Değişiklik bir anlam taşımalı
Olayları birleştirmek, tarih sırasını değiştirmek, birleşik karakter kurmak ve diyalog yazmak biyografinin meşru araçlarıdır. Seyirci ise bu değişikliklerin gerçeğin özünü koruduğuna güvenir. Değişiklik kişiyi daha anlaşılır kılmak için yapılıyorsa sözleşme korunur; kişiyi gerçekte olmadığı biri yapmak için yapılıyorsa seyirci sonradan öğrendiğinde bütün filme güvenini kaybeder.
Bilinen son, bilinmeyen yol
Seyirci sonucu bildiği için gerilim olayın kendisinden değil, kararlardan ve bedellerden kurulmalıdır. Herkesin bildiği anı yalnızca yeniden üretmek seyirciye yeni bir şey vermez. Biyografi tanıdık sonuca seyircinin bilmediği bir yoldan, beklemediği bir bedel ya da bir ilişki üzerinden varmalıdır.
Kamusal yüz ile özel kişi aynı hikâyede tutulur
Seyirci kişinin hem sahnedeki hâlini hem kapı kapandıktan sonraki hâlini görmek ister. Yalnızca kamusal anlardan oluşan bir film bir haber arşivi gibidir; yalnızca özel anlardan oluşan bir film ise kişiyi neden izlediğimizi unutturur. Türün dramı, iki yüz arasındaki yarıkta durur.
Gerçek insanların hakları senaryonun parçasıdır
Yaşayan kişiler ve ölmüş kişilerin yakınları, özel hayat ve itibar konusunda haklara sahiptir; bu sınırlar ülkeden ülkeye değişir ve yapım öncesinde hukuki inceleme gerektirir. Yazar bu sınırları bir engel olarak değil bir kurgu kararı olarak görmelidir: bir sahneyi değiştirmek, birleşik karakter kullanmak ya da bir olayı ima etmek hem riski azaltır hem anlatıyı daraltır. Doğrulanamayan bir iddiayı gerçek bir kişiye kesin olarak yüklemek, hem seyircinin güvenini hem filmin geleceğini riske atar.
Konvansiyonlar (conventions)
Türün tanınır öğeleri: karakter tipleri, mekânlar, nesneler, motifler.
- Kamusal anın (konser, maç, duruşma, konuşma) aynı anda içeriden ve dışarıdan gösterilmesi
- Hayatın bir sorgu, bir röportaj ya da bir ölüm döşeği gibi çerçeve sahneyle anlatılması
- Yaşları ve dönemleri işaretleyen zaman sıçramaları; yazılı tarih ve yer kartları
- Bedeli ödeyen eş, ortak ya da çocuk; kişiyi ilk keşfeden akıl hocası
- Gerçek eserin, şarkının ya da konuşmanın yeniden üretilmesi
- Finalde gerçek kişinin fotoğrafı ya da arşiv görüntüsü
- Birden fazla gerçek kişinin tek karakterde birleştirildiği birleşik karakter (composite character)
- Sonraki yılları özetleyen yazılı kapanış kartları
Sık düşülen hatalar
En önemli anlar listesi
Film kişinin bütün bilinen başarılarını ve olaylarını sırayla sahneler. Hiçbir sahne ötekine neden-sonuç bağıyla bağlanmaz; seyirci bir sonraki madde başlığını bekler.
Anma töreni
Kişinin kusurları yumuşatılır ya da yakınlarını kırmamak için hiç gösterilmez. Kahraman herkesin haklı olduğu bir dünyada yalnızca haksızlığa uğrar; film bir övgüye döner.
Taklit gösterisi
Oyuncunun ses ve hareket benzerliği filmin asıl çekimi hâline gelir. Seyirci bir süre etkilenir, ama karakterin bir isteği ve bir değişimi olmadığında taklidin ötesinde kimseyi tanımaz.
Bilgi aktaran diyalog
Karakterler birbirlerine seyircinin bilmesi gereken tarihleri ve olayları anlatır: «Ama sen 1964'ten beri bu sahnede şarkı söylüyorsun.» Diyalog dramatik değil ansiklopedik çalışır.
Çerçevenin yükünü taşımaması
Röportaj ya da sorgu gibi bir çerçeve sahne kurulur, ama çerçevenin kendi gerilimi yoktur; yalnızca geriye dönüşlere geçiş aracı olarak kalır.
Kuralı bilerek bükmek
Türü tazeleyen hamleler: sözleşmenin kalbini koruyup biçimini değiştirmek.
Karşıtın gözünden biyografi
Hikâye kişinin kendisi yerine onu kıskanan, ona hizmet eden ya da ona karşı duran birinin gözünden anlatılır. Seyirci kahramanı dışarıdan, bir yargıyla birlikte görür.
Birkaç gün ya da tek olay
Bütün hayat birkaç güne, bir kampanyaya ya da bir gecelik bir olaya sıkıştırılır. Kişinin karakteri tek bir krizin içinde açığa çıkar; biyografi bir gerilim ya da oda dramı yapısına yaklaşır.
Bilinçli olarak güvenilmez biyografi
Film kendi kurgusunu saklamaz; çelişkili tanıklıklar, birbirini tutmayan anlatılar ve kendi uydurmalarını açıkça gösterir. Seyirci bir hayatı değil, bir hayatın nasıl anlatıldığını izler.
Bilinmeyen kişinin biyografisi
Kahraman ünlü değildir; tarihin kenarında kalmış bir işçi, bir öğretmen, bir tanık. Seyirci sonucu bilmediği için klasik merak geri döner, ama gerçeğe dayanmanın ağırlığı korunur.
İncelenecek örnekler
Müslüm (2018)
Ketche, Can Ulkay
Müslüm Gürses'in yoksul bir çocukluktan geniş kitlelerin sesine uzanan hayatı; kamusal bir şöhret ile özel yaraların aynı anlatıda tutulmaya çalışılması.
Arabistanlı Lawrence (1962)
Lawrence of Arabia · David Lean
Birinci Dünya Savaşı sırasında Arap isyanına katılan bir İngiliz subayının hikâyesi; açılıştaki cenaze ve tartışmalı anma sahnesiyle kişinin kamusal imgesini baştan sorguya açar.
Kızgın Boğa (1980)
Raging Bull · Martin Scorsese
Boksör Jake LaMotta'nın ring içindeki başarısı ile kıskançlık ve şiddetle dağılan özel hayatı; kahramanı azizleştirmeden, rahatsız edici kusurlarıyla gösteren biyografi.
Amadeus (1984)
Miloš Forman
Mozart'ın hayatı, onu kıskanan besteci Salieri'nin yaşlılığındaki itirafı üzerinden anlatılır; karşıtın gözünden kurulan ve tarihsel gerçeği bilerek kurgulayan biyografi.
Sosyal Ağ (2010)
The Social Network · David Fincher
Facebook'un kuruluşu, iki ayrı davanın ifade odaları çerçevesiyle anlatılır; çelişkili tanıklıklar arasında kurulan ve yaşayan kişileri konu alan bir biyografi.
Selma (2014)
Ava DuVernay
Martin Luther King Jr.'ın bütün hayatı yerine 1965'teki Selma-Montgomery yürüyüşü kampanyasına odaklanan biyografi; tek bir kesitin bütün bir kişiliği taşıması.
Yazım alıştırmaları
- 1Seçtiğin gerçek kişinin hayatından üç kesit belirle: bir dönem, bir ilişki, bir başarısızlık. Her birini tek paragrafta özetle ve hangisinin kişinin bütün hayatının anlamını taşıdığına karar ver; gerekçesini yaz.
- 2Kişinin kamusal bir anını ve aynı günün akşamını iki ardışık sahne olarak yaz: sahnede ve kapı kapandıktan sonra. İkinci sahnede kamusal imgenin çatladığı tek bir ayrıntı olsun.
- 3Bedeli ödeyen yakının sahnesini yaz: eş, çocuk ya da ortak, kişinin hırsından payına düşeni söylesin. Kişi kendini savunsun ve savunması anlaşılır olsun.
- 4Senaryonda yaptığın bütün gerçeklik değişikliklerini (birleştirilen olay, değiştirilen sıra, birleşik karakter, yazılan diyalog) bir tabloya dök. Her birinin yanına neden yaptığını ve gerçeğin özünü koruyup korumadığını yaz.
- 5Kapanış kartlarını yaz, en fazla dört kart. Hangi bilgiyi verdiğin ve hangisini dışarıda bıraktığın, filmin kişi hakkındaki hükmünü söylesin.
Hibrit eşleşmeler
Bu tür yardımcı ya da ana tür olarak hangi türlerle iyi birleşir.
- Biyografi + SporSporcu biyografisi antrenman, rakip ve büyük maçla somut bir yükseliş-düşüş yapısı kazanır; ring ya da saha kamusal yüzü sahneler.
- Biyografi + MüzikalMüzisyen biyografisinde şarkılar hem eserin kanıtı hem de iç dünyanın dili olur; konser sahneleri doruğu taşır.
- Biyografi + SavaşBir askerin ya da liderin hayatı, savaşın büyük ölçeğini tek bir insanın kararlarına indirger.
- Biyografi + Suç ve soygunGerçek bir suçlunun ya da suç olayının biyografisi, gerçeğe dayanmanın ahlaki ağırlığını gerilimle birleştirir; mağdurların hakları ayrıca gözetilir.
- Biyografi + DramKamusal başarıdan çok bir ilişkiye ya da bir aile krizine odaklanır; gerçek kişinin özel hayatı ön plana geçer.